Konum

Whatsapp

+90 505 495 4727

Genel

Panik atak nedir? Panik atak belirtileri nelerdir?

Panik atak, günümüz dünyasında, yaygınlık oranı en yüksek psikolojik semptomlardan (belirtilerden) biridir. Bununla birlikte, mesleki deneyimlerim bana, “panik atak” ifadesinin, bir terim olarak, sıkça hatalı bir şekilde kullanıldığını gösteriyor.

İlk bölümde, “panik atak (panik atağı)” teriminin anlamını netleştirmeye ve okuyucuların, yaşadıkları deneyimin panik atak olup olmadığına karar vermelerine yarımcı olmaya çalışacağım.

Panik atak (panic attack) terimini Prof. Dr. Sirel Karakaş Psikoloji Sözlüğü‘nde şöyle tanımlıyor:

Giderek artan ve dakikalar içinde doruğa ulaşan, görünür nedeni olmayan, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan yoğun korku ya da iç sıkıntısı.

https://www.psikolojisozlugu.com/panic-attack-panik-atak

Panik atak (panik atağı), her şeyden evvel, bir bozukluk veya hastalık değil, belirtidir. Bu yüzden panik atağı, baş dönmesi, mide bulantısı, iştah kaybı titreme, üşüme vb. gibi bir semptom (belirti) olarak ele almalıyız. Bu noktanın önemine, yazının sonraki kısmında ele alacağım “Panik atak hastası mıyım?” sorusuna cevap verirken yeniden değineceğim.

“Yaşadığım şey panik atak mı?” diyen birisine yardım edebilmek için, kılavuz olarak DSM-V’in listelediği maddeleri ele alacağım. Bunun anlamı şudur: Bir psikiyatrist, yaşadığınız deneyimin bir panik atağı olup olmadığını anlamaya çalışırken, aşağıda paylaşacağım on üç maddeyi dikkate alıyor.

Panik atak belirtileri nelerdir?

Tahmin edeceğiniz üzere, panik atağın, farkında olunmadan yaşanması söz konusu değildir. İnsanlar, panik atakları tetiklendiğinde, genelde, zor bir deneyimle karşı karşıya olduklarının farkında olurlar; ancak, yaşadıkları şeyi tanımlamakta zorlanabilirler. Bununla birlikte insanlar, yaşadıkları deneyimi isimlendirirken, depresyon ve kaygı gibi başka belirti veya bozukluklarla karıştırabilirler. Peki yaşadığımız şeyin panik atağı olduğunu nasıl anlayabiliriz?

Psikiyatrik tanı sistemi olan DSM-V, yaşadığımız deneyimin panik atağı olup olmadığına karar vermemize yardımcı olmak için, on üç maddeden bahsediyor. “Yaşadığım şeyin adı panik atak mı?” sorusuna vereceğim cevap şudur: Aşağıda dile getireceğim on üç maddenin dördünü yaşıyorsanız, büyük bir ihtimalle panik atağı yaşıyorsunuz.

1- Kalp çarpıntısı, kalbinizin küt küt atması; ya da kalp hızınızın artması: Birdenbire, yoğun bir korku ya da rahatsızlık duyduğunuzda, kalbinizin normalden çok daha hızlı attığını fark edersiniz.

2- Terleme: Bu olay esnasında, her zamankinden daha fazla terlediğinizi fark edersiniz. Söz konusu terleme, hızlı yürüme veya aşırı sıcağın etkisiyle oluşmaz.

3- Titreme veya sarsılma: Bu olay esnasında, bir sarsılma geçirirsiniz veya vücudunuzda bir titreme meydana gelir.

4- Soluğunun daraldığını veya boğulmakta olduğunu hissetme: Bu olay esnasında, soluk almakta güçlük çektiğinizi ve boğulmak üzere olduğunuzu hissedersiniz.

5- Boğazının daraldığını hissetme: Olay esnasında, biri sanki boğazınızı sıkıyormuş gibi, nefesinizin kesildiğini hissedersiniz. “Sanki boğazımda bir yumru var.” gibi cümleler kurabilirsiniz.

6- Göğsün ağrıması ya da sıkışması: Bu olay esnasında, göğsünüzde bir ağrı veya sıkışma yaşayabilirsiniz. Bunu bir kalp krizi işareti olarak yorumlayabilirsiniz.

7- Mide bulantısı veya karın ağrısı: Bu olay esnasında, mideniz bulanabilir, kusacakmış gibi olabilirsiniz veya karnınızda bir ağrı hissedebilirsiniz.

8- Baş dönmesi, sersemleme, ya da bayılacakmış gibi hissetme: Başınız dönebilir, ayakta durmakta zorlanabilirsiniz, bayılacakmış gibi hissedebilirsiniz.

9- Titreme, üşüme, ürperme veya ateş basması: Bu alay esnasında, titreyebilir, üşüyebilir, ürperebilir veya vücudunuzu ateş basmış gibi hissedebilirsiniz.

10- Uyuşmalar: Vücudunuzda uyuşma veya karıncalanmalar olabilir.

11- Depersonalizasyon veya derealizasyon: Depersonalizasyon, kendine yabancılaşma, kendinden kopma; derealizasyon ise, gerçeğe yabancılaşma, geçekten kopma demektir. Depersonalizasyonda, kendi vücudunuza dışarıdan bakıyormuş, vücudunuza yabancıymışsınız gibi hissedersiniz; derealizasyonda ise, tanıdık, bildik yerler sanki gerçek değilmiş gibi gelebilir size.

Bakınız: Depersonalizasyon-derealizasyon bozukluğu nedir?

12- Denetimini yitirmekten veya çıldırmaktan korkma: Bu olay esnasında, bedeniniz ve zihniniz üzerindeki kontrolü kaybetmek üzere olduğunuzu ve çıldırmak üzere olduğunuzu düşünebilirsiniz.

13- Ölüm korkusu: Bu olay esnasında, ölmek üzere olduğunuzu düşünebilirsiniz. “Ölüyorum galiba.” gibi cümleler kurabilirsiniz.

Yukarıda da belirttiğim gibi, yaşadığınız şeye panik atağı diyebilmek için, tüm belirtileri yaşamanıza gerek yok. On üç maddenin herhangi dördünü aynı anda yaşıyorsanız, panik atağı yaşıyorsunuz demektir.

Panik atak hastası mıyım?

“Panik atak hastası mıyım?” sorusuna bakacak olursak; burada da panik atağın ne olduğunu tekrar hatırlatmak isterim: Panik atak bir hastalık (veya psikolojik bozukluk) değil, bir semptom (belirti) olarak kabul ediliyor. Bu açıdan bakınca da, panik atağı, bazı psikolojik bozuklukların bir semptomudur, belirtisidir. Peki, panik atağı hangi bozuklukların belirtisi olabilir?

Panik atağın işaret edebileceği bazı ruhsal bozukluklar şunlar olabilir:

  • Panik bozukluğu
  • Sosyal anksiyete bozukluğu
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Özgül fobi
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Ayrılma anksiyetesi bozukluğu
  • Depresyon
  • Madde kullanımına bağlı bozukluklar

Şayet panik atağı yaşadığınıza karar verdiyseniz, bunun hangi ruhsal bozukluğun belirtisi olduğu üzerine düşünebilirsiniz. Burada şöyle bir risk var: Dile getirdiğimiz bozuklukların varlığı veya yokluğu için yetkin ve yetkili olan kişiler, hekim (tıp doktoru) olan psikiyatristlerdir. Burada okuduklarınızı, kendinize tanı koyma çabası için değil de ipucu elde etmek için kullanmanızı tavsiye ediyorum.

Panik atak neden olur?

Panik atak, herhangi bir tehlikeyle karşılaşmamanıza rağmen, şiddetli korku duymanız, kalp krizi geçireceğinizi düşünmeniz ve bununla beraber ölüm korkusunun gelmesiyle kendini göstermektedir.

Panik atak yaşamak, kişi için korkutucu ve içinden çıkılamaz bir durumdur. Panik ataklarınız sonrasında sürekli olarak panik atak yaşayacağına dair korkular da panik bozukluk durumunu oluşturur. Bu durum hayat kalitenizi büyük ölçüde etkiler. Sosyal hayatınızı sürekli temkinli bir şekilde geçirebilir ve ilişkilerinizde problemler yaşayabilirsiniz. Panik atak, dünya çapında yapılan araştırmalara göre, insan hayatında en az bir kere karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu devamlı bir şekilde hayatınızı etkiliyorsa ortada bir sorun var demektir.

Panik atağın psikolojik dinamikleri?

Panik atağın neden ortaya çıktığı hakkında, araştırmacılar kesin bir yanıt verememektedir. Ancak aşağıda sayılan faktörlerin, panik atağın oluşumunda önemli bir payının olabileceğini söyleyebiliriz.

Hayatınızda büyük stres deneyimleri yaşamanız panik atak geçirmenizin nedenlerinden biri olabilir. Stresli yaşam deneyimleri, bedeninize karşı duyarlılığı arttırmakta ve sizi olumsuz anlamda etkileyecek duyguları ortaya çıkarabilmektedir.

Genetik faktörler de bu soruna yatkınlığınızı arttırmaktadır. Eğer aile geçmişinde bu sorunu yaşayan kişiler varsa, bu durum panik atak geçirmenize bir temel oluşturabilmektedir.

Bir diğer neden olarak da her insanın doğasında bulunan savaş-kaç tepkisinin, panik atağa bir temel hazırladığını söyleyebiliriz. Savaş-kaç tepkisini kısaca özetleyecek olursak; Geçmişten bugüne insanlar hayatta kalmak için savaş-kaç tepkisine ihtiyaç duymuştur. Örneğin yırtıcı bir hayvan gören insan, hayatta kalmak amacıyla biyolojik olarak o anda solunum ve kalp atışının hızlanmasıyla bir tepki için hazırlanır. Daha Sonrasında savaşmaya ya da kaçmaya karar verir. Ancak bakıyoruz ki panik atak yaşayan bir kişi, söz ettiğimiz savaş ya da kaç tepkisinin aynısını hiçbir şey olmadan yaşamaktadır.

Sevilen bir yakının kaybı ya da ciddi bir hastalık geçirmesi kişide panik atak semptomlarının gözükmesine neden olabilir.

Cinsel istismar, şiddet, ciddi bir kaza veya doğal afet gibi travmatik bir olayın yaşanması, yine kişide kendini panik atak gibi sorunlarla kendini gösterebilir.

Aynı zamanda gün içinde aşırı kahve ve sigara tüketimi, kafeinin ve nikotinin uyarıcı etkisi nedeniyle çarpıntı gibi bir durumla karşılaşılmasına neden olabilmektedir. Daha önce belirtilerde söylediğimiz kalp atış hızında artış gibi nedenler kişinin yanlış anlaması ve kalp krizi geçiriyormuş gibi hissetmesi sonucu panik atak boyutunu alabilmektedir. Bu nedenle panik atak yaşayan kişilerin kahve ve sigara kullanım miktarını azaltmaları önem taşımaktadır.

Panik atağa ne iyi gelir?

Bu bölümde, panik atak hastalarının denemiş olduğu, kısmen de olsa rahatlamalarını sağlayan bazı işe yarar taktikleri anlatacağım. Bu taktikleri zaman zaman deneyerek kendiniz için en uygun olanları ritüel haline getirebilirsiniz.

Devam etmeden önce tüm bu önerilerin kesinlikle tıbbi bir tavsiye olmadığını bilmenizi isterim. Başkalarında işe yarayan bu yöntemleri denemeden önce mutlaka doktora gidin.

1. Nefes alma ritminizi kontrol edebileceğiniz müzikler dinleyin: Panik atağın başlama evresinde hızlı bir nefes alışverişi yaşanır. İşte bu dengesiz ritmi kontrol edebileceğiniz sakin bir müzik türü seçip, önceden telefonunuza kaydedersiniz, atağınızın başlamaya yüz tuttuğu anda dingin hissedebileceğiniz müzikleri dinleyebilirsiniz.

2. Duyularınızı meşgul edecek bir oyuncakla oynayın: Oyuncakların ağlayan bir bebeği neden susturduğunu hiç düşündünüz mü? Bazı oyuncak türleri yetişkinlerin farklı bir aleme dalmasına yardımcı olduğu için, panik ataklar esnasında kullanılabilir.

3. Yoga yapmayı öğrenebilirsiniz: Bir Uzakdoğu ritüeli olan yoga ruhu dinginleştirdiği ve zihni düşüncelerden arındırdığı için panik atak hastalarına önerilmektedir. Yabancı kültürlerden uzak kalmak isteyen kişiler için ise kendi kültürümüzde yer alan Kur’an okuyarak veya namaz kılarak düşüncelerden arınmak tabi ki mümkündür.

4. Oyun hamuru ile uğraşabilirsiniz: Bu uğraş dokunma duyu organınızı harekete geçirerek, zihninizin dikkatini oraya çekecektir. Bir müddet sonra hamurların şekli ile düşünmeye başladığınızda kalbinizin hızlı atışının ve seri soluk alıp-vermenizin düzene girdiğini göreceksiniz.

5. Daha önce okuduğunuz ve iyi hatırladığınız bir kitabı okuyun: Size ilginç gelebilir ancak daha önce okuduğunuz bir kitabı okurken beyniniz bir sonraki sayfayı hatırlamaya çalışacağından, bünyenizdeki panik atak havanız dağılır.

6. Atak hissettiğinizde komik bir karikatür üzerine odaklanın: Panik atağınızın başladığı anda telefonunuzdan komik bir karikatür açıp ona odaklanabilirsiniz. Görsel olarak kendi kendinize göndereceğiniz bu uyarıcı sayesinde zihin panik durumuna odaklanmaktan uzaklaşır.

7. Atak başladığında “Bu bana zarar vermeyecek” gibi bir düşünce kalıbını tekrar edin: Panik atakları her defasında çekilmez kılan sonunun tahmin edilememesidir. Oysa ki atak başladığında daha önceden de olduğu gibi tekrarlayacağınız bir kalıp cümle, zihninizi doğrudan önceki sonuca yönlendirecektir. Önceki atağınızda size bir şey olmadığını hatırlayacak ve yeni ataktan daha hızlı ayrılacaksınız.

8. Panik belirtilerini hafifletmek için sakız çiğneyin: Vücudunuz panik atak anında tehlike altında olduğunuza inanır. Oysa ki sakız çiğnemek gibi basit bir eylem, her şeyin sıradan olduğunu hissettirebilir.

9. Panik atağınıza sebep olan şeylerin bir listesiniz tutun: Panik atak başladığında bu listeyi gözünüzün önüne getirirseniz, daha önceki sebeplerin sizi öldürmediğini görürsünüz ve daha kolay sakinleşirsiniz.

10. Atak anında sakinleşmenizi sağlayan birilerini arayın: Daha önceki atağınızda telefon ile görüştüğünüz ve rahatlamanızı sağlayan birilerini telefonunuzun sık kullanılanlar listesine kaydedin ve yeni bir atak anında yine o kişiyi arayın.

11. Yüksek sesle kendinizle konuşun: Bulunduğunuz yer müsaitse, panik anında kendinizle yüksek sesle konuşmanızın faydasını görürsünüz.

12. Varsa evcil hayvanınıza sarılın: Tanıdık bir canlı her zaman panik ve korku havasını dindirir. Bu evcil hayvanız bile olsa denemekten çekinmeyin.

13. Biraz soğuk hava alın: Ataklarınız kış aylarında oluyorsa, pencereleri açıp veya balkona çıkıp soğuk hava almanız işe yarayacaktır.

14. Alfabeyi geriye doğru sayın: Düz saymaya alıştığımız alfabeyi bir de geriden başa doğru saymaya başlayın. Zihniniz bir sonraki harfi bulmaya odaklanacağından panik havanız normal havaya dönüşür.

15. Sol yumruğunuzu sıkıp açın: Sol yumruğu sıkmak özellikle kalp krizi anında en fazla önerilen şeylerden biridir. Bunun sebebi, sol elle yumruk yapıp serbest bırakmak direkt olara kalbe kan pompalayacağı için kalp ritminizi düzene sokacaktır.

16. Panik atağınızı gece gördüğünüz bir kabus gibi düşünün: Birazdan uyanacaksınız ve kabus (panik atak) bitecek.

17. Atak anında kullanabileceğiniz bir yüzük takın: Panik atağınız başladığında parmağınızda bulunan yüzüğünüzü sayarak çevirin. Bir müddet sonra sayılara odaklanırsınız ve atak ortadan kalkar.

18. Rahatlamanızı sağlayan bir nefes alma-verme tekniği uygulayın: Kısa aralıklarla veya farklı bir düzende nefes alıp vererek, sizi rahatlatacak bir soluk egzersizi bulun ve atak anında uygulayın.

19. Panik atak konulu kitaplar okuyun: Panik atağın ne olduğunu bilmeniz, atak esnasında yaşayacaklarınızı tahmin etmeniz açısından iyi gelecektir. Yabancı hislerden korkmak yerine tanıdık duygularla baş etmek daha kolaydır.

20. Telefonunuzdan boyama oyunları oynayın: Panik atak yaşayan birçok hasta üzerinde yapılan klinik deneylerde, boyama etkinliği ile uğraşan atak halindeki hastaların belirtilerinin kısa bir süre içinde kaybolduğu veya atakları daha hafif yaşadıkları görülmüştür. Bu yüzden sizler de telefonunuza bu tür oyunlar yükleyerek rahatlayabilirsiniz.

En başta da belirttiğim gibi panik ataklarınızı yönetmek sizin elinizde. Ancak başlangıçta iyi bir profesyonelden yardım almalısınız. Daha sonraki süreçte atak durumlarınızı hafifletmek, atağınızdan çabucak kurtulmak için ilaç kullanabilirsiniz. İlaç kullanırken de yaşanabilecek olası ataklarda, paylaştığım bu 20 öneriyi deneyebilirsiniz.

Kaynakça
  • Alkın T (2001) Panik bozukluğu için tedavi algoritmaları. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi, 9: 71-90
  • American Psychiatric Association (1994) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, 4. Baskı  (DSM IV), Washington DC
  • Otto MW, Gould RA, Pollack MH (1994) Cognitive-behavioral treatment of panic disorder: Considerations for the treatment of patients over the long term. Psychiatric Ann, 24: 307-315.
  • Tükel R (2002) Panik bozukluğu. Klinik Psikiyatri, 3:5-13
  • Türkçapar H (2004) Anksiyete Bozukluğu ve Depresyonun Tanısal İlişkileri. Klinik Psikiyatri, 4:12-16

E-Posta Aboneliği

İçeriği beğendiniz mi? Benzer içeriklerden ilk siz haberdar olun.

  Gereksiz e-posta gönderilmez.

Photo of author

Yusuf Bayalan

Psikolojik Danışman. İstanbul'da kendi ofisinde (yüz yüze ve online), yetişkinlerle, bireysel sorunlar ve ilişki sorunları üzerine çalışıyor. Psikodinamik psikoterapi uyguluyor.

Yorum yapın