Anormal Psikoloji

Vajinismus Nedir, Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Nasıldır?

Vajinismusla ilgili yıllar içerisinde çok fazla teori öne sürülmüştür. Psikoanalitik görüşe göre vajinismus bir konversiyon belirtisidir. Çözülmemiş psikoseksüel çatışmalar bu reaksiyonun nedenleridir. Bozuk anne-çocuk ilişkisi, babayla ilgili gerçek ya da fantezi ensestiöz tehditlere karşı bir savunma, kadınlık rolünün inkarı gibi konular en çok üzerinde durulan örneklerdir.

Vajinismus Nedir?

Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajen adı verilir. Vajenin etrafındaki kasların kasılması, tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali, kadının bacaklarını sıkıca kapatması ve elleriyle eşini itmesine yol açan, istemsiz bir şekilde yani kadının kontrolü dışındaki bilinçdışı vajinal kasılmalara vajinismus denir. Halk arasında evli bakireler, tamamlanmamış evlilik veya cinsel fobi, tıp literatüründe cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında ise cinsel ağrı bozukluğu da denilir. Ağrılı cinsel ilişki ile vajinismus birbirlerini tetikleyebilen iki patolojidir.

Vajinanın giriş bölümündeki 2 cm’lik düz kaslardan oluşan ağzı gergin ve serttir. Bu nedenle cinsel birleşme olanağı vermez. Penis vajinaya giremez.

Vajinismuslu kadınlar cinsellikle ilgili konuşmayı sevmezler, cinselliği iğrenç olarak algılayabilirler. Vücutlarının eşleri tarafından beğenilmeme korkusu yaşayabilirler, vücutları ile barışık değillerdir. Eşleri tarafından terk edilme duyguları ve güvensizlik yaşayabilirler.

The Merck Manuel’e göre vajinismusun tanımı şu şekildedir: “Kadınlarda, penisin vajinaya girmesini önlemek konusunda mevcut bilinçdışı bir istek sonucu vajina aşağı bölümündeki kasların adeta bir şartlı refleks gibi kasılması sonucu meydana gelen vajina spazmıdır. Penisin vajinaya girmesi çok zaman olanaksız olduğundan bu olay iyi gitmeyen evliliklerde sık görülür.”

Amerikan Psikiyatristler Birliği tarafından ise vajinismus; “istemsiz kasılmalar sonucu ilişkinin gerçekleşememesi” durumudur. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yalnızca girişimin hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir. Hatta muayene esnasında da kasılmalar ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal doğum bile mümkün olmayabilir.

Geçmiş de yaşanmış cinsel bir travma yok ise ve parmak ile vajen girişi ve vajen içi kontrol edilebiliyorsa, ancak cinsel ilişki sırasında eşi itme ve kasılma oluyorsa bu durum “basit vajinismus” olarak adlandırılabilir ve nispeten tedavisi daha kolaydır.

Bazı kadınlar istemli olarak, ağrı, yanma, acı ve kanama olacağı korkusuyla veya partneri ile olan diğer problemleri nedeniyle cinsel birleşme esnasında kendilerini kasarak ilişkiye müsaade etmezler. Bu durum vajinismustan farklıdır ve karıştırılmamalıdır.”

Vajinismusun Nedenleri Nelerdir?

Vajinismusun en sık nedenleri psikolojik kaygılardır. Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçdışımıza kodladığı “cinsellik kötüdür”, “kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar. Bazen neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma olabilir. Bazen de altta yatan neden özellikle çocukluk dönemindeki travmatik bir yaşantıdır. Bu durumda geçmiş de yaşanmış taciz gibi travmatik olayların bilinçdışına itilen bugünkü izdüşümleri ve etkileri gibi daha karmaşık içsel çatışmalar, yanlış kalıplar yada zorlamalar beden-zihin bütünlüğünü bozup vajinismusa neden olabilir. M. Erickson’un dediği gibi “defolu bir öğrenme ve kabullenme” vardır.

Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere göre de ele alabiliriz.

Bilişsel-davranışçı yaklaşıma göre ; vajinismus ağrı beklentisine koşullanmış bir korku ya da anksiyete tepkisidir. Penis yaklaşmaya çalıştığında aversif bir uyarana dönüşür ve ağrılı spazmlarla birlikte bir kaçınma davranışına yol açar. Vajinismuslu kadınların çoğunda vajenlerinin çok küçük olduğu, kızlık zarlarının kalın olduğu ya da penisin çok büyük olduğu şeklinde gerçekdışı düşünceler mevcuttur. Bu nedenle de tedavi öğrenme prensiplerine dayanır. Bilgilendirme, bilişsel yeniden yapılandırma, sistemik desensitizasyonlar, ev ödevleri tedavinin temelini oluşturmaktadır.

Psikodinamik yaklaşıma göre: Vajinismik yanıt geliştiren kadınların büyük bir kısmı bilinçte ya da bilinç öncesinde kocalarına karşı kızgınlık ve onlar hakkında ambivalan duygulara sahiptir. Bu duygulara sahip kadınların çok da farkında olmadan eşlerini cinsel olarak mutsuz etmek, cinsel birleşmeye izin vermemek gibi bir tatmin mekanizması geliştirebilecekleri psikodinamik yaklaşımın temel nüvesidir.

Interaksiyonel bakışta vajinismusla ilgili şikayetlerin eşler arasındaki dengeyi korumada ya da kadının emosyonel işlevselliği üzerinde bir rolü olduğuna inanılır. Bir anlamda sorun başka bir sorunu çözümlemektedir. Bu problem dışında çift her açıdan sorunsuz ve uyumlu gibi görünmektedir. Bu teoride erkek eşin kişilik özellikleri ve davranış modeli göz önünde tutulur. Vajinismuslu kadınların eşlerinin de incelendiği birçok çalışmada erkek düşük öz saygısı olan, pasif, bağımlı, anksiyeteli bir birey olarak ortaya çıkar

Sosyokültürel bakışta vajinismusun sosyal hayatta kadını bir şehvet nesnesi ya da sadece bir anneye indirgeyen ataerkil normlara karşı bir protesto özelliği taşıdığı belirtilmektedir. Feminist düşünceler kadınların cinsellikte erkeklerden farklı olarak duygusal yakınlığa daha fazla önem verdiğini savunur, terapide de cinsel birleşme hedef olmaktan çıkarılır ve kadının kendi bedeni üzerindeki gücünü keşfetmesi ve cinselliği yönetmesi amaçlanır.

Diğer bir bakış açısı pelvik taban kaslarının aşırı aktivasyonuyla ilgili bir teoridir. Van der Velde ve ark. vajinistik reaksiyonların tehdit edici bir duruma karşı gelişen genel bir savunma mekanizmasının bir parçası olduğunu ve bu reaksiyonların koşullanmayla yerleştiklerini öne sürmektedirler. Çalışmalarında vajinismusu olan ve olmayan kadınlara farklı uyaranlar içeren filmler seyrettirilmiş, pelvik taban ve trapeziyus bölgesindeki kasların EMG incelemeleri yapılmış, tehdit içeren sahnelerde her iki bölgede EMG aktivitelerinde artış olduğu gözlenmiştir. Diğer bir çalışmada Shafik ve El-Sibai, vajinismuslu kadınların pelvik taban kaslarında istirahat halinde ve vajinal uyarıyla artan EMG aktivitesi tespit etmişler ve patogenezinde nöropatik ya da miyojenik kaynaklı bir bozulmuş refleks arkından bahsetmişlerdir. Bu konuda çok sayıda araştırma yapmış olan Binik ve ark. DSM-IV kriterlerinde de belirtilmekte olan vajinal spazmın aslında hiçbir çalışmada anlamlı olarak tespit edilemediğini, vajinismusun vulvar vestibülitten ayrımının çok zor olduğunu ve bir genital ağrı bozukluğu olarak yeniden kavramlaştırılması gerektiğini savunmaktadırlar. Kuşkusuz tüm bu yaklaşımların vajinismus etiyolojisinde anlamlı bir yeri vardır, bu nedenle çok yönlü bir yaklaşımın kabulü daha tutarlıdır.

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?

Vajinismus’un en temel belirtisi cinsel ilişki sırasında kadının panik atak yaşaması, eşini itmesi, kasılması,endişe, korku ve kaygı duymasıdır.Burada kişinin bilinci açıktır fakat kontrol kaybı vardır.  Kişi burada suçluluk, utanç, hayal kırıklığı ve sonrasında gelen cinsel isteksizlik vb şeyler yaşar.

Vajinismus söz konusu olduğunda hastalığın bir cinsel işlev bozukluğundan çok bir ağrı bozukluğu olarak ele alınması gerektiğini savunan düşünceler olsa da  Uluslararası Erektil ve Seksüel Disfonksiyonlar Konsültasyonu’nda problemin, ağrının kendisinden çok ağrı beklentisine karşı genel bir defansif reaksiyon olarak değerlendirilip, tanımının “kadının arzusuna rağmen penis, parmak ya da herhangi bir nesnenin vajinal girişini sağlamak konusunda sıkıntı yaşaması, genellikle bu duruma eşlik eden bir kaçınma ve ağrı beklentisinin olması, bu duruma sebep olabilecek yapısal ve fiziksel anormalliklerin dışlanmış olması “ şeklinde değiştirilmesi önerilmiştir.

Vajinismus ve Gebelik

Vajinismus ve gebelik kelimeleri yan yana yazılmayacak kadar azdır. Nitekim vajinismus problemi yaşayan bayanların normal yollarla gebelik olasılıkları son derece azdır. Çünkü gebelik oluşabilmesi için yeterli bir miktarda spermin vajina içerisine girmesi gereklidir. Ancak yine de vajinismus bayanları tam bir birliktelik yaşayamasa da ilişki sonrası eşlerinin vajina dışına boşalması ile spermlerin yüzme hareketinden dolayı çok çok nadir de olsa gebelik mümkündür.

Vajinismus ve Annelik

Doğum yapan ve anne olan kadınların vajinismusu genellikle devam eder.Zaten vajinismuslu kadınların normal doğum yapamaları çok zordur  genellikle sezaryeni tercih ederler. Hamilelikleri boyunca eşleriyle olan problemleri devam eder.

Vajinismus ve Cinsel İsteksizlik

Vajinismus hastalarında başlangıçta cinsel isteksizlik sorunu yoktur. Hatta özellikle evliliğin ilk zamanlarında tam bir cinsel ilişki yaşanamasa da renkli sayılabilecelk bir cinsel yaşam vardır. Çiftler birbirlerini farklı yöntemlerle tatmin etme yollarına gidebilirler Ancak ilişki sırasında acı duyma ve zarar görme duygusu ön plandadır, cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur. 

Zamanla cinsel ilişkide yaşanan olumsuz denemeler cinsel isteksizlik problemine neden olabilir.

Vajinismusun görülme sıklığı nedir?

Maalesef vajinismus, ülkemizde dünya popülasyonuna göre yaygın oranda görülmektedir. Dünya popülasyonunda bu rakam kadınların içinde %1-2 iken ülkemizde ise %7-10 arasında bir rakam ile seyretmektedir. 

Vajinismus ve Fobik Tepkiler

Vajinismus tanısı alan kişilerde fobik tepkiler/korku önemli yer tutmaktadır. Vajinismus tanısı konan kadınlar; korkulan uyaranla karşılaşan fobik bireylerden pek de farklı değildir. Eğer bu doğru ise vajinismusun özgül bir fobi olabileceği akla gelmektedir. Klinik olarak, korkulan uyarana maruz kalınlığında (örn.muayene sırasında) yaşanan anksiyete, bazı vakalarda panik ve ardından gelen kaçınma davranışı bu görüşü güçlendirmektedir . Vajinismusta, korkulan uyaran gerçek ya da beklenen ağrı yaşantısı olabileceği gibi şu an bilinmeyen bir kaynak da olabilir.

Vajinismusun davranışsal modelinde de; vajinal tepki, belirli (cinsel) bir uyarana koşullanmış korku tepkisini temsil eder. Korku ve anksiyeteyi azaltmaya yönelik aşamalı maruz bırakma, gevşeme egzersizi gibi uygulamalardan sonra bu kadınların pek çoğunun cinsel ilişkiye girebilmesi, vajinismusun etiyolojisinde korku ve anksiyetenin önemli bir rolü olduğunun kanıtı niteliğindedir.

Vajinismus Tedavisi Nasıldır?

Temel vajinismus tedavi stratejisi Kaplan tarafından “inanılmayacak kadar basit” olarak nitelendirilerek şöyle özetlenmiştir:

  1. vajinal genişletme ve/veya vajinal egzersizler yoluyla kadını vajinal penetrasyona karşı duyarsızlaştırmak, vajinal kaslarda istemli kontrol geliştirmek ve böylelikle spazmı önlemek;
  2. cinselliğin doğal, normal bir aktivite olduğuna yönelik bilgi ve inanışları arttırmak amacıyla kadını eğitmek;
  3.  fobik unsurlar, olumsuz koşullanma, suçluluk duygusu, ağrı korkusu gibi bağlantılı psikolojik sorunları psiko-terapötik ya da cinsel terapi müdahaleleri yoluyla gidermek

Tedavisinde öncelikle anatomik, fizyolojik bilgilendirme, kişinin cinsellikle ilgili mitlerinin öğrenilmesi ve bunlar üzerinde tartışılması, çiftin cinsellikle ilgili beklentileri, cinsel uyumu, iletişimi güçlendirmeleri yönünde yaklaşımlar, bilişsel davranışcı yönelimli cinsel terapiler ön plandadır. Cinsel terapide öncelikle kadının penetrasyon konusundaki kaygısını azaltmak için koit yasağı uygulanır, sonrasında sistemik sensitizasyon tekniklerini içeren ev ödevleri verilir ve kademeli olarak penis girişi amaçlanır.Bunun yanında VVS tedavisinde bahsedilen pelvik taban fizyoterapisi, EMG biofeedback, cerrahi teknikler ve botulinum toksini uygulamalarına da rastlanmaktadır.

Vajinismus,  psikosomatik bir korku, içsel çatışmaların bir sembolü, diğer ağrı bozukluklarının bir belirtisi ya da tüm bunların bir kombinasyonu olabilir. Bu yüzden tedavi yöntemleri psikanalizden cerrahi operasyonlara kadar çok geniş bir alana yayılmıştır . Ancak şu an için en çok kullanılan tedaviler; Kaplan’ın önerdiği sistematik duyarsızlaştırma, gevşeme ve genişletici kullanarak kas egzersizleri yapma tekniklerinden oluşan geleneksel, semptom odaklı ve kısa süreli tedavilerdir.

Vajinismusta ilk etkili modeller Masters ve Johnson’dan gelmiştir.  Bu araştırma ekibi, çiftler için günlük psikolojik-eğitim tedavisiyle birlikte, eğitici pelvis incelemesi, çiftin yatak odasında 2 haftalık bir dönem boyunca giderek artan boyuttaki genişleticilerin günlük olarak kullanılması ödevlerini uyguladıkları bir tedavi modeli oluşturmuşlardır. Bu tedavi yöntemi ile kesin sonuç alınmaktadır.

 Vajinismusun davranışçı tedavisinde çeşitli büyüklükteki plastik, cam ya da metal çubukların (dilatör), eşin ya da kadının parmağının vajinaya yerleştirilerek, hem penetrasyon korkusunun hem de vajinal spazmın azaltılması amaçlanan tedavi tekniğinin, kegel egzersizi, sistematik duyarsızlaştırma, aşamalı kas gevşetme ya da biofeedback yöntemleri ile birlikte kullanılarak yapılmaktadır.

Vajinismusun bilişsel davranışçı terapi; bilişsel yeniden yapılandırma, eğitim, cinsel terapi ve ev ödevlerinden oluşur.

Önerilen Yazı: Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

Ağrıyı sorgularken geniş kapsamlı bir medikal ve psikoseksüel öykü almak en önemli adımdır. Predisposan, şiddetlendiren ve sürdüren faktörler ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, beraberken anlatılamayan birtakım sıkıntılar da olabileceğinden eşler mutlaka ayrı ayrı da değerlendirilmelidir. Psikoseksüel öyküde kadının geçmişinde bir seksüel abuse olup olmadığı, cinselliğe bakışı, istek, uyarılma ve orgazm bozukluğu olup olmadığı sorgulanmalıdır. Ağrıyı sorgularken ağrının lokalizasyonu (penisle ya da başka bir şeyle dokunulduğunda mı, penis içeride bastırdığında mı), tipi (yanıcı, künt), ağrıyla birlikte vücudunun kasıldığını hissedip hissetmediği, ağrının ne kadar devam ettiği, yeterince ıslanma olup olmadığı, ilişki sırasında ağrı hissettiğinde nasıl tepki verdiği (devam ediyorlar mı, bırakıyorlar mı vs.), ağrının genel olarak eşiyle ilişkisinde nasıl bir rol oynadığı gibi sorular mutlaka cevaplanmalıdır.

Vajinismus ve Gevşeme Egzersizleri

Bu egzersizde önce duş alınır, eşle birlikte yatakta yan yana sırt üstü yatılır. Derin nefesler alıp verilir. Ayak uçlarınızdan itibaren sırasıyla boynunuza kadar tüm kaslar kasıp gevşetilir. Günde en az 20 dakika yapılmalıdır.

Cinsel terapi döneminde her gece yatakta, uyumadan önce, gözler kapalı bir şekilde eşle cinsel birliktelik hayal edilir, buna “fantezi modellemesi” denir. Hayalin gerçekmiş gibi yaşanması önemlidir.

Önerilen Yazı: Cinsel Terapi Nedir?

Vajinismus Hakkında Bilinmeyenler

  • Vajinismus bir hastalık değil ailesel yani evli çifte ait bir problemdir. Kadının ve erkeğin ortak bir sorunudur. Bu nedenle cinsel terapide bir tarafın diğerini suçlamaması veya anlayışlı olması öğütlenir.
  • Kişinin istediği kişiyle evlenememesi vajinismusa neden olmaz. “Başkasıyla evlenseydim yine de olur muydu?” sorusu hep akla gelir. Ama bu sorunun eşlerle bir ilgisi yoktur. Hatta evlenmeden önce uzun yıllar flört eden çiftler de evlenince bu sorunu yaşayabilir.
  • Cinsel terapide başarı şansını arttıran en önemli faktör eşlerin seanslar sırasında kendilerine verilen ev ödevlerini uygun bir şekilde uygulaması ve sonuna kadar tedaviye inançlarını yitirmemeleridir.
  • Genel anestezi altında ilişkiye girilmesi, alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girmesi, sakinleştirici, kas gevşetici ve antidepresan ilaçlar da tedavi edici değildir. Aksine bu tip ilaçlar cinsel isteği azaltabilir.
  • Kızlık zarlarının çok kalın olması, bilinenin aksine, vajinismusa yol açmaz.
  • Bu rahatsızlık ilk cinsel ilişki de ortaya çıkabileceği gibi uzun yıllar normal bir işlevsellikten sonra da ortaya çıkabilir.
  • Vajinismus sosyokültürel ve ekonomik düzeyi yüksek, daha çok okuyan veya üniversite mezunu çitlerde daha sık olarak görülmektedir.
  • 10-15 yıldır evli olup halen ilişkiye giremedikleri için boşanan veya evliliklerini bu şekilde kabullenip “aseksüel” olarak yaşayan çiftlerin sayısı az değildir.
  • Bir partnerle yaşanan sorun başka bir partnerle ortaya çıkmayabilir.
  • Eğitim, kültür ve sosyal seviye ile ilgili değildir. Sadece cahil insanlarda olmaz, üniversite mezunu çiftlerde görülebilir.
  • Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır.
  • Vajinismus problemi yaşayan kadınların yüzde 80″i ve eşlerinin yüzde 90″ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını ifade etmektedirler.
  • Vajinismuslu kadınların yüzde 57″si kocalarını bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15″i öfkeli ve saldırgan, yüzde 28″i tepkisiz olarak değerlendirmektedir.
  • Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm olabilirler.
  • Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar. Öncelikle çözümü büyü yapılmasıyla bağlandıklarını düşünerek tıp dışı alanlarda ararlar, sonuç başarısızdır.
  • Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil, muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.
  • Hemen bütün yaş grubundaki kadınları etkileyebilir.
  • Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde bu duruma rastlanıldığıdır.
  • Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın sağlanamaması söz konusu değildir.
  • Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen “neden hala çocuk yapmıyorsunuz?” şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan sıkıldıkları için bir cinsel terapiste baş vururlar.
  • Bazen vajinismus bir koruma davranışı olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda, cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.

Vajinismus Erkeğine İlişkisel Aşamada Düşen Görevler

  • Kadının ruhunu okşamak
  • Gün içerisinde de kadına dokunmak
  • Kadına değer vermek ve onu önemsemek
  • Karar verirken kadına danışmak vb.
  • İlişkiyi flört havasına sokmak
  • İlişkiden hemen sonra bir süre daha kadının yanında kalmak, onu okşamak ve sevmek
  • Kadına romantizm ve erotizm sunmak

Tutkuyu devam ettirmenin yolları

  • Reddetmeyi göze alarak istek ve arzuları partnerle paylaşmak
  • Kadının isteme ve reddetme hakkının olması
  • Sonuç her ne olursa olsun koşulsuz sevgi ile kabul etmek
  • Çiftlerin birbirine küsüp darılmaması
  • İlişkiyi renklendirmek için aşk oyunları oynamak
  • Çiftlerin erotik film izlemesi , erotik roman okuması ve fantazi kurmaları

Evliliğin 5 şartı vardır:

  • Yapılan iyiliklere vefa göstermek
  • Birlikte aynı saatte yatmak
  • Birlikte banyo yapmak
  • Her gün el ele, göz göze en az 30 dakika sohbet etmek
  • Birbirini cinsel olarak tatmin etmek

Eşlerin cinselliğe bakış açısı ve cinsel davranış özellikleri çok önemlidir. Çiftler bazen  yanlış davranış kalıpları sergileyebilirler. Bu yüzden bu kalıplar irdelenmeli ve çiftlerin birbirlerine karşı yaklaşım şekilleri göz önüne alınmalı. İlişkideki çatışmalar,  çiftlerin birbirine karşı olan davranışlarını belirleyerek ilişkinin dinamiğini bozabilir. İlişkideki çatışmalar hem sorunun kaynağını oluşturabilmekte hem de terapi sürecini olumsuz yönde etkilemektedir. Cinsel  bozukluklar, ilişkideki çatışmalar sonucu da oluşabilmektedir. Doyumlu bir cinsel yaşam için doyumlu bir ilişkinin gerekliliği olan evlilik terapisi , cinsel terapi ile bütünleştirilmelidir.

İlişkinin ilk aşamaları, her zaman daha tutkulu, eğlenceli ve heyecanlıdır.İki insan çift olmaya karar verdiğinde, cinsel heyecanın baş döndürücü olduğu günlerin sonsuza dek süreceği beklentisiyle dolup taşabilir.Ancak zamanla pembe gözlükler çıkartılır ve çift birbirine alışır, ilişkilerinde belli bir rahatlığa kavuşur ve hayatları hareketsiz bir rutine oturabilir. Beslenmek, su içmek ve nefes almak yaşamın bir gerekliliği olduğu gibi ilişkiye girmek de evliliğin bir gerekliliğidir. Bunlar görev veya mecburiyet değildir, zoraki yapılmamalıdır, istekle ve bazen kendiliğinden olmalıdır. Çiftlerin ilişkiye girmesi evliliğin bir gereği, hayatın bir parçasıdır.Sabır, sadakat, koiulsuz sevmek, samimiyet, tutku ve saygı olursa mutlu bir birliktelik ve sağlıklı bir cinsel yaşam olur.

Uzun süreli ilişkilerde cinsel tutkuyu sürdürmenin şifresi, duygusal açıdan karşıdaki insanla bütünleşirken kendin olarak kalabilme yeteneğidir. Bu tür  bir kendini geliştirmenin beş ana bileşeni olur. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Açık iletişim kurma
  • Dokunma
  • Suçlamak yerine sorumluluk alma
  • Endişelerin üzerine gitme
  • Güç savaşlarına son verme

 Açık iletişim kurma, kendini özgürce ifade edebilmedir.Yani kişinin ne istediğini doğrudan söyleyerek kendini ortaya koyması, sorunlara dürüstçe yanıtlar vermesi,cinsel açıdan aynı yoğunlukta olmasa bile bunu partnerinden saklamaması ve onu engellemesi demektir.

Flört etmek, konuşmak, rolleri netleştirmek, aradakileri  çıkartmak, ortal zevklerin peşinden koşmak ve yatak odasını kutsamak açık bir iletişimle mümkündür.Kişi böylece kimlik sınırlarını netleştirir ve kendi seçtiği şekilde davranabilir.Çünkü kendin olma duygusunu kaybetme  ve kendine başkalarının tepkilerine göre ifade etme eğilimi duygusal kaynaşma olarak adlandırılır.Duygusal kaynaşma nedeniyle kimlik sınırları belirsizleşir ve karşıdan gelen basınca veya anlaşmazlığa karşı direnç azalır.

Karşıdakinin düşünceleri, ihtiyaçları,duyguları ve endişeleri tarafından istila edilmek; kendi seçmediği şekilde davranmak, karşıdakine odaklanmak, kendini ifade etmekten kaçınmak ve zorunlu bir uzlaşma aramak anlamına gelir. Duygusal açıdan kaynaşmış bir çift cinsel deneyimlerini tek bir gerçeklik halinde birleştirmek ister. Sonuçta her birinin hissettiği mutluluk düzeyi, kaçınılmaz şekilde karşısındakinin deneyim ve isteklerine bağlı olur.Bu bağımlılık durumu cinsel doyumu azaltır.Bu nedenle bağımlılığın olduğu duygusal kaynaşma yerine kalplerin bağlılığıyla oluşan ayrışma gerekir.

Ayrışma, kaynaşmanın zıttıdır ve duygusal açıdan karşıdakiyle bütünleşmişken kimliğini özgürce ifade etmeyi sürdürebilme yeteneğidir. Ayrışma düzeyi arttıkça benlik duygusu esnekleşir.Benlik duygusu kaybedilmediğinde, ilişkide ortaya çıkan doğal streslerle baş etme kapasitesi ve kişinin kendi davranışını seçme gücü artar. Ayrışma kişiyi başkalarından farklı kılan ve özgün kimliğini ortaya çıkaran düşünceler, duygular, değerler, duyarlılıklar, güçler, arzular ve erotizmin ifadesidir. İyi düzeyde ayrışan bir kişi çok sayıda, farklı ve eşit ağırlıkta gerçeklere hoşgörüyle bakabilir, başkalarıyla birlikteyken kendisi olabilir ve başkalarının da kendisi gibi olmasını kabul edebilir.

Doğal ve kendiliğinden gelişen cinsel birleşmede yakınlık beklentisi, duygusal tatmin ya da zevk yoktur.Ancak çoğu cinsellik bu tarz değildir ve uygun beklenti ve becerilerle yaklaşımlası gerekir. Ne istediğimizi, ne hissettiğimizi, kendi yeterliliğimiz ve karşımızdakinin deneyimi hakkında neler düşündüğümüzü söylemek bunlar arasındadır.İletişim cinsel isteği iki şekilde dengeler : Cinselliği daha zevkli hale getirir ve insanların kendini yanlız ve gergin hissetmelerini engeller .

Yakın olmak, kendin olmayı kabul etne endişesini doğururken, uzlaşmak da karşıdakini kaybetme endişesi duyulmasına yol açabilir. Eğer kişi kendi olma konusunda bir sorun yaşıyorsa, onun için ayrılmak zorlaşır ve karşıdaki insana cinsel,duygusal ya da entelektüel açıdan giriş izni vermeye karşı doğal bir direnç geliştirebilir.Ayrışmamış insanlar cinsel ilişkilerindeki baskılarla baş etmek için ya ısrarlı taleplerde bulunurlar ya acı çekerler ya da seks istemekten kaçınırlar.

Bu nedenle boun eğme, yani kendini görünmez kılmaya çalışma, baskı kurma yani karşıdakini görünmez kılmaya çalışma ve mesafe koyma yani karşıdakiyle olan ilişkiyi görünmez kılmaya çalışma şeklinde çeşitli savunmalar devreye sokarlar. Bu savunmaların alternatifi kişinin kendinin ve partnerinin  görünür olmasına izin vermektir. Beraber banyo yapmak, beraber yatıp beraber kalkmak, öpüşmek,sarılmak, kucağına yatırıp saçlarını okşamak, el ele dolaşmak, erotik masaj yapmak gibii dokunma eylemleri, hem huzur verir hem de çiftin kendini güvende hissetmesine yol açar.

Vajinismusta Endişe ve Korku

Endişelerin üzerine gitmek, vajinismuslarla çalışılan temel noktalardan biridir. Endişe, bedensel belirtilerin eşlik ettiği normal dışı bir tedirginlik ve korku halidir. Endişeyi anksiyete, kaygı, sıkıntı veya bunaltı olarak da adlandırabiliriz. Endişe yaşayan kişi Bu durumu kötü bir şey olacakmış hissi, hoş olmayan bir kaygı hali ya da nedensiz bir korku olarak ifade edebilir.Genellikle birbirlerinin yerine kullanılsalar da, endişe ve korku farklıdır.

Korku, nesnel bir tehlike karşısında, kendini korumak için ortaya çıkan bir duygudur.Endişe ise bilinçdışı ve tanınmayan tehlikeye karşı hissedilen bir duygudur. Kişi, isteklerini dile getirdiği takdirde eleştirileceği, reddedileceği veya terk edileceğine ilişkin endişe yaşayabilir ve bu endişeler nedeniyle ne istediğini bilemez bir duruma gelebilir.

Kişi mahrem cinsel deneyimlerin yarattığı endişeleri durdurmak ya da onlardan uzaklaşmak yerine, endişelerin üzerine gitmelidir. Kendini açığa vurma endişesi iile baş edebilmek esneklik sağlar, erotizmi ve cinsel tutkuyu ortaya çıkartır. Çünkü endişelerin üzerine gitmek, cinsel sınırları genişletmek ve engelleri aşmak cinsel heyecan ve tutkuyu oluşturur.

Vajinismusta Güç Savaşı

Cinsel istek bozukluklarının tedavisindeki zorluklardan biri de güç dinamikleridir.Cinsellikle daha az ilgilenen partner, tipik olarak cinsel ilişkinin sıklığı ve içeriğini belirler. Bu durum başka faktörlerin istem dışı sonucu veya bilinçli olarak güce sahip olmayı isteme gibi durumlara bağlı olabilir.

Bazı insanlar kasten cinselliği ellerinde tutmak için bu dinamikte rol yaparlar; bazıları ise özür dileme, kabul etme ve isteklerini belirtme için cinselliği bir araç olarak kullanır.  İnsanların ilişkinin geri kalan bölümünün nasıl gittiğini test etmek için cinselliği kullanmasında da güç dinamikleri devrededir.

Cinsel İsteksizliğin Sebepleri

  • Cinsel isteksizlik bilişsel aşamada bir savunma mekanizmasıdır. Bir çok insan için engellenen veya duruma göre değişiklik gösteren cinsel istek, kendi cinselliğini algılama şeklinden kaynaklanan endişelerine karşı bir savunma mekanizmasıdır.
  • Evlilikle ilgili çatışmaların çözüme kavuşturulamaması
  • Partnerin fiziki cazibeden yoksun olması
  • Partnerin cinsel becerilerinin zayıf olması
  • Aşk hissinin cinsel istek hissiyle kaynaşması (Freud’un prenses/fahişe sendromu)
  • Yakınlık korkusu
  • Aldatma ve diğer güven sarsan davranışlar
  • Kendisine ait bir alan yaratma kaygıları ve
  • Duygularını dışa vurma farklılıkları yer alır.

Vajinismusta Duygusal Aşama

Cinsel İsteksizlik yaşayan kadınların olumsuz duygularının farkına varmalarını engelleyen veya bloke eden şemsiyeleri vardır.

Şemsiye altında yer alan duygular genel olarak şunlardır:

  • Suçluluk ve günahkarlık
  • Endişe, korku, bunaltı, sıkıntı
  • Öfke
  • Tiksinme ve
  • Gücenme

Dinamik yönü ağır basan ve geçmişi travmalarla dolu olan vajinismus kadınlarıyla duygular üzerine çalışmak,  geçmişe regrese olmasını sağlayarak  şu anki duyguları ile geçmiş duyguları arasında bağlantı kurmak, travmaları çözümlemek  önemlidir.

Kaynakça
  • Doğan, S., Özkorumak, E. (2008). Ağrılı Genital Cinsel Aktivite ve Vajinismus Tanısında Yaşanan Güçlükler.Klinik Psikiyatri, 11,135-142.
  • YARGIÇ, İ., KAYIR, A. (1996). Vajinismus: Bir Grup Psikoterapisi Sunumu.Düşünen Adam, 9 (1), 31-34.
  • Özdel, K., Yılmaz, A., Çeri, Ö., Kumbasar, H. (2012). Vajinismus Tedavisinde Tedavinin Tamamlanmasını Yordayan Etmenler.Türk Psikiyatri Dergisi , 23.
  • Cem Keçe Vajinusmus Kitabı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı