Kategoriler
Genel

Tüp Bebek Tedavisinde Zorluklar ve Başarı Oranı

Stres, bir tüp bebek tedavisi döngüsünün seyrini olumsuz olarak etkileyebilir. Başarı şansını düşürmesi açısından değil; daha çok, çiftlerin yaşam kalitesini düşürmesi açısından önemli bir faktördür.

Bir tüp bebek tedavisinde başarının psikolojik strese bağlı olarak tehlikeye girebileceğini gösteren bazı çalışmalar olsa da; bir tedavi yalnızca hamilelik başarı oranları ile ifade edilemez. Aynı zamanda, süreç boyunca çiftlerin zihinsel refahının da korunması gerekir.

Bir tüp bebek tedavisinde başarısızlığa neden olan faktörlerden biri; bir ya da daha fazla başarısızlıkla sonuçlanan tedavinin ardından vazgeçmektir. Çiftler, büyük ölçüde tedavinin maddi ve psikolojik yükleri ile baş edemedikleri için vazgeçer. Bu nedenle, bir tüp bebek tedavisi gören çiftler için maksimum destek sağlamak ve günlük hayatın olumsuz etkilenmesini en aza indirmek önemlidir.

Tüp bebek tedavisinde, 2000’li yılların başlarından beri çiftlere psikolojik destek verilmektedir. Bu bir kısırlık tedavisi yöntemi olarak değil, kısırlığın neden olduğu psikolojik sorunlar ile mücadele edilmesini kolaylaştırmaktır. Bu durumda, bir psikoloğun tüp bebek tedavisinde ekibin ayrılmaz bir parçası olması gerekir.

Bireysel ya da çiftlere yönelik olarak yapılan psikolojik tedaviler; kısırlığın teşhis edilmesi sürecinden tüp bebek tedavisinin tüm aşamalarında, tüm hastalar için büyük yarar sağlamaktadır. Bu nedenle, bir tüp bebek tedavisi döngüsünün kaçınılmaz bir adımı olmalıdır.

Tüp bebek tedavisi gören bir çift, tedaviye başlamadan önce ve sonra, aşağıdaki sorunları yaşayabilir:

  • İnsanlarla iletişim ve ilişki kurmada zorlanma,
  • Sosyal olarak kendini yalnız hissetme ve sosyal ortamlardan uzaklaşma,
  • Gündelik aktivitelere olan ilginin azalması,
  • Konsantrasyon problemleri, dikkatin kolay dağılması,
  • Olaylara ve kendine karşı gelişen negatiflik,
  • Sık sık mutsuz hissetme ve ağlama,
  • Kızgınlık ve öfke,
  • Kendini değersiz ve suçsuz hissetme,
  • İştahta azalma ya da artış,
  • Ani kilo kaybı ve alımları,
  • Uyku problemleri
  • Alkol tüketiminde artış
  • Tüp bebek tedavisinin sonucuyla ilgili aşırı endişe

Beklenmedik Zorluklar

Bir tüp bebek tedavisi, süreci geçiren kadın ve erkeğin yaşamının tüm alanlarını etkiler. Evlilikler, sosyal yaşam, fiziksel ve psikolojik durum, maddi durum tedaviden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenir.

Hem aile içi hem de sosyal yaşamda yaşanan bozulmalar hem de uzun bir bekleme süresinin olması, tedavi sürecinde çiftler arası cinsel yakınlığın azalması gibi durumlar, evliliği olumsuz yönde etkileyebilir. Tüp bebek tedavisinin yüksek maliyeti ve sınırlı bir başarı olasılığı ile birlikte, maddi açıdan oldukça zorlayıcı olabilir.

Gebelik elde etme şansınızı öğrenebileceğiniz bir Tüp Bebekte Başarı Şansı Hesaplama Aracı, tedavi sürecinde stres seviyelerini azaltarak psikolojik durumunuzu iyileştirebilir. Bir hesaplama aracı; kadının yaşı ve kısırlığa neden olan faktörleri göz önünde bulundurarak elde edilen veriler ile size bir başarı oranı sunar. Pozitif bir başarı oranı ile karşılaşmak; tüp bebek tedavisi sürecine daha pozitif yaklaşmanıza ve stres seviyelerinin azalmasına yardımcı olabilir.

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı ihtimalinizi hesaplamak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:

https://www.bulenttiras.com/tup-bebek-basari-orani-hesaplama

İlk tedavi döngüsü en stresli olanıdır

Daha önce herhangi bir kısırlık tedavisi görmemiş bir kadın için; ilk tüp bebek tedavisi döngüsü en stresli olanıdır. Tedaviye başlamak; yüksek kaygı ve endişe seviyelerine neden olabilir. Kısmen alışılmadık olan bu tedavi süreci; yeni bir deneyim olması ve yeni bir doktor ile çalışmaktan kaynaklı olarak strese ve kaygıya neden oluyor olabilir.

Bir tüp bebek tedavisinde hastalar, tedavinin bir sonraki aşamasına geçmeden önce başarıyla tamamlanması gereken bir dizi durum olduğunu düşünürler. Muayene, yumurtaların toplanması, döllenme, embriyo transferi, bekleme süresi ve gebelik testi aşamalarının her biri, stres ve kaygı seviyelerinde artışa neden olabilir.

Tüp bebek tedavisinin hastaların psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran çalışmalar; hastaların stres seviyesinin en yüksek olduğu aşamanın, embriyo transfer sonucunu duymak için beklenen aşama olduğunu göstermektedir. Bir hasta, tüp bebek tedavisi sürecinde bu aşamanın ne kadar önemli olduğunun farkındadır ve bu belirsiz bekleme süreci, genellikle oldukça üzücüdür.

Tüp Bebek Tedavisinde Stresle Nasıl Başa Çıkılır?

Kısırlık ve tüp bebek tedavisinin stresli aşamalarına rağmen, araştırmalar çiftlerin büyük bir bölümünün duygusal açıdan iyi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, evlilikler ve kişilerarası iletişim üzerinde de uzun vadeli olumsuz bir etkisi yoktur.

Ancak, yukarıda da belirttiğimiz gibi; bir tüp bebek tedavisi hem duygusal hem fiziksel hem de maddi olarak yorucu bir deneyim olabilir. Tedaviye başlamak üzereyseniz, hazırlık aşamasında psikolojik sağlığınızı korumak için aşağıdaki ipuçlarından yardım alabilirsiniz:

  • Hissettikleriniz normaldir.

Tedavi sürecinde stresle mücadele etmenin en önemli adımı; hissettiğiniz kaygı ve endişenin anormal bir durum olmadığını fark etmektir. Kısırlığa neden olan faktörlerin belirlenebilmesi için yapılan test ve tedaviler; bu süreçte sizin için hem psikolojik hem de maddi olarak zorlayıcı olabilir. Kendinizi rahatlatmak ve stresi azaltmak için; tüm bu aşamaların sizi başarıya götüren yolda önemli adımlar olduğunu düşünün.

  • Paylaşmaktan korkmayın.

Tüp bebek tedavisi sürecinin strese neden olmasının en önemli nedenlerinden biri, hastaların kendilerini sosyal olarak yalnızlaştırmasıdır. Ancak araştırmalar, yaşadığınız zorlukları ve korkuları sizi anlayacak kişilerle paylaşmak, stres seviyelerini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bu süreçte, her sorunuza yanıt verebilecek bir uzman olarak doktorunuzla iletişim halinde olun.

  • Ağlamak zayıflık değildir.

Bir tüp bebek tedavisi döngüsünün üzerinizde yarattığı stres, kaygı ve endişe gibi duygular, zaman zaman ağlama isteği duymanıza neden olabilir. Ancak, duyguları bastırmaya çalışmak kendinizi daha kötü hissetmenize neden olabilir. Kendinizi kötü hissediyor ve ağlamak mı istiyorsunuz? O zaman, ağlayın ve rahatlayın!

  • Kişilerarası ilişkilerinizi koruyun.

Tedavi sürecine başlayan pek çok hastanın yaptığı en büyük hatalardan biri, sosyal olarak kendini soyutlamak ve ailesinden, arkadaşlarından ve çevresinden uzaklaşmaktır. Sevdiğiniz kişilerle iletişiminizi korumak ve hissettiklerinizi onlarla paylaşmak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.

  • Evliliğinizin gerilmesine izin vermeyin.

Kısırlığın yarattığı yetersizlik duygusu ve etraftan gelen baskılar, hastaların evliliğinin gerilmesine neden olabilir. Bir kısırlık sorunu, kadın ya da erkekten kaynaklanıyor olsun; bir kısırlık sorunu, çiftlerin her ikisini de ilgilendiren bir sorundur. Bu süreçte, eşinizle konuşmayı ve birbirinizle duygularınızı paylaşmayı ihmal etmeyin. Kısırlık konusunda mümkün olduğunca çok bilgi edinmeye çalışın. Ayrıntılı ve doğru bilgiler edinmek, psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.

Tedavinin bazı aşamaları, cinsel olarak eşinizle yakınlaşmanıza engel olabilir. Ancak sarılmak, birlikte yeni deneyimler yaşamak ve duygularınızı paylaşmak, evliliğinizin üzerindeki baskıyı hafifletmenize yardımcı olacaktır.

Yazar: Prof. Dr. Bülent Tıraş I Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir