Anormal Psikoloji

Stres Nedir, Ne Demektir? Stres Belirtileri Nelerdir?

Stres, normal hayat düzeninden farklı olarak kişinin zorluklara, değişimlere ve yaşam olaylarına verdiği özel bir beden-zihin reaksiyonudur. Aslında stresi insan vücudunun her türlü talebe ya da tehdide yanıt verme şekli olarak ifade edebiliriz.  Stres tepkisi vücudunuzun sizi korumasının bir yoludur. Stres düzgün çalışıyorken, enerjik ve tetikte hissetmenize yardımcı olur. Acil durumlarda stres hayatınızı kurtarabilir. Örneğin kendinizi korumak için size ekstra güç verir ya da araba kazasını önlemek için aniden frene basmanızı sağlayabilir. Stres ayrıca zorluklarla başa çıkmanızı sağlar. Örneğin televizyon başındayken sınavınız olduğunu hatırlatır ve ders çalışmaya yönlendirir, çok önemli bir iş sunumunda konsantrasyonunuzu keskinleştirir. Ancak stres seviyesi belirli bir noktanın üstüne çıktığında, size yardımcı olmayı durdurur ve sağlığınıza, ruh halinize, verimliliğinize, ilişkilere ve yaşam kalitenize büyük zararlar vermeye başlar.

Stres Nedir? Ne Demektir?

Stres aslında sanıldığının aksine her zaman olumsuz veya kötü bir durum değildir. Küçük dozlarda stres, iyi bir performans göstermemizi ve herhangi bir şeye karşı motivasyonumuzun oluşmasını sağlar. Kişi yapacağı herhangi bir iş konusunda hiç stres duymuyorsa, bu işi yapmak konusunda motivasyonu olmayacağından işi bitirme konusunda da bir istek duymaz. Ancak stres durumu sınırların üstüne geçiyorsa, bu durum kişiyi olumsuz yönde etkiler ve hem fiziksel hem de psikolojik anlamda yoğun bir şekilde etkilenirsiniz. Sonuç olarak eğer stresiniz belli bir düzeydeyse yapmak istediğiniz şeye karşı motivasyon duyarken, stresiniz uç noktalardaysa yoğun bir şekilde stres belirtileri yaşayabilirsiniz.

Stres genellikle hayal kırıklığı, acı, kaygı, yalnızlık veya umutsuzluk gibi olumsuz duyguları içermekte ve kişiyi hem psikolojik hem de fizyolojik anlamda zorlamaktadır. Zaman geçtikçe, stres bedeni ve zihni yıpratma ve ilişkilerde sorunlar yaratma eğilimindedir. Stres her yaştan, cinsiyetten ve kültürden insanı etkileyebilir ve hem fiziksel hem de psikolojik anlamda sağlık sorunlarının oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Stres Anında Vücudumuzda Neler Oluyor?

Savaş Ya Da Kaç Tepkisi

Kendinizi tehdit altındayken hissettiğinizde sinir sisteminiz, acil eylem için vücudu harekete geçiren adrenalin ve kortizol da dahil olmak üzere stres hormonlarını serbest bırakır. Bu hormonlar açığa çıktıktan sonra kalbiniz daha hızlı atmaya, kaslarınız gerilmeye, tansiyonunuz yükselmeye ve nefes alış veriniz hızlanmaya başlar. Bu fiziksel değişimler sonucunda gücünüzü ve dayanıklılığınızı arttırmayı, verdiğiniz reaksiyonu hızlandırmayı ve odak noktanızı geliştirmeyi sağlar. Yani tüm bunlarla sizin karşınızdaki tehditle savaşmanızı ya da kaçmanızı sağlar. Örneğin ormanda bir gün yürüyüş yaptığınızı ve karşınıza vahşi bir hayvanın çıktığını hayal edelim. Vücudunuz gördüğünüz hayvana karşı bir anda hormon üretmeye başlar ve sizin duruma hazır olmanızı sağlamak ister. Bunun sonucunda da karşınızdaki hayvanla savaşmak veya kaçmak için hazır bir konumda bulunursunuz.

Stresin Etkileri Nelerdir?

Sinir sistemimiz duygusal ve fiziksel tehditleri ayırt etmede pek iyi değildir. Eğer bir arkadaşınızla, sınavla ya da faturalarla karşı karşıya kaldığınızda çok stresliyseniz, vücudunuz gerçek bir ölüm kalım durumuyla karşı karşıya olduğunuz kadar güçlü tepki verebilir. Acil durum stres sisteminiz ne kadar fazla aktif olursa, tetiklenmesi o kadar kolaylaşır ve stresi gidermek de bir o kadar güç olur. Sık sık strese girme durumundaysanız, modern dünyanın zorlu koşullarında çoğu insan gibi yüksek stres durumunu yaşayabilirsiniz.

Stres etki olarak siz farkında olmasanız bile, sağlığınızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Genellikle insanlar bağ ağrısını, uykusuzluğu ve daha az üretken olmayı herhangi bir nedene bağlamaz. Ancak tüm bunların suçlusu gerçekten de stres olabilir.

Aslına bakılırsa stresin etkileri vücudunuzu, düşüncelerinizi, duygularınızı ve davranışlarınızı etkileyebilir. Yaygın stres semptomlarını tanıyabilmek, onları yönetme konusunda kişiye büyük bir avantaj sağlayabilir. Tedavi edilmeyen stres yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, obezite veya diyabet gibi birçok sağlık sorunun oluşmasına neden olabilir. Stres ile ilgili en tehlikeli şeylerden biri de bir yerden sonra stresin neden olduğu belirtilere alışırsınız. Sizi ne kadar etkilediğini, ağır bir durumla karşılaşsanız bile fark etmeniz zorlaşır. Bu nedenle, stresin belirtilerin ve etki ettiği sorunların farkında olmanız önemlidir.

Stresin Neden Olduğu Sağlık Sorunları

  • Kronik ağrı problemleri
  • Uyku problemleri
  • Bağışıklık sistemi sorunları
  • Egzema
  • Kalp hastalıkları
  • Kilo problemleri
  • Hafıza ve odaklanma problemleri
  • Cinsel işlevlerde sorunlar
  • Sindirim Problemleri

Stresin Fiziksel Etkileri

  • Baş ağrısı
  • Kas gerginliği veya ağrı
  • Göğüs ağrısı
  • Aşırı yorgunluk
  • Cinsel işlev bozuklukları
  • Mide bozukluğu
  • Uyku problemleri

Stresin Ruh Halinize Ortak Etkileri

  • Anksiyete(kaygı)
  • Huzursuzluk
  • Motivasyon eksikliği
  • Dikkat dağınıklığı ve odaklanamama
  • Bunalmışlık hali
  • Sinirlilik veya öfke hali
  • Karamsarlık ve depresyon
  • Diğer zihinsel ve duygusal sağlık sorunları

Stresin Davranışlar Üzerindeki Etkileri

  • Yeme düzeninde değişiklik(aşırı yeme ya da hiç yememe hali)
  • Çevreye karşı öfke patlamaları
  • Uyuşturucu veya alkol bağımlılığı
  • Sigara kullanımı
  • Sosyal olarak geri çekilme(izolasyon)
  • Daha az sıklıkla fiziksel aktivite yapmak

Stresin Nedenleri Nelerdir?

Strese neden olan durumlar ve baskılar stresör olarak ifade edilmektedir. Genellikle yorucu çalışma şartları, ilişki problemleri veya sizin stres duymanızı sağlayan herhangi bir şey stresli olabilir. Aslında olumlu olan şeyler bile stres yaratıcı bir etken olabilir. Evlenmek, üniversiteye gitmek veya terfi almak gibi olumlu olan olaylar bile kişide stres yaratabilir.

Tabi ki stresin oluşmasını sağlayan sadece dış faktörler değildir. Stres durumunu kişi kendisi de yaratabilir. Yaşam hakkındaki mantıksız, karamsar düşünceler de kişide aşırı endişe duygusunun oluşmasına neden olabilir.

Kişide stresin oluşmasına neden olan şey, kişinin olayları nasıl algıladığı ile alakalıdır. Sizin için stres yaratan bir durum başkası için hiç de stresli bir durum olmayabilir. Örneğin bazı kişiler herhangi bir yerde sunum yapmaktan yoğun stres duyarken, bu durum bazılarının hoşuna bile gidebilir.

Neler Stresin Oluşmasına Neden Olur?

Dış Stres Nedenleri

  • Yaşam değişiklikleri(taşınma, iş değiştirme vb.)
  • İlişki problemleri
  • Finansal problemler
  • Yorucu bir çalışma hayatının olması
  • Aile ve çocuklar

İç Stres Nedenleri

  • Karamsarlık
  • Belirsizliği kabul etmeme
  • Esnek düşüneme, katı düşünceler
  • Olumsuz iç ses
  • Gerçekçi olmayan beklentiler
  • Mükemmelliyetçi kişilik yapısı
  • Ya hep ya da hiç tavrı(olayları ya da durumları siyah ya da beyaz olarak görme, gri olarak görememe)

En Önemli Stresli Yaşam Olayları Nelerdir?

  • Eşin ölümü
  • Boşanma
  • Hapis Cezası
  • Yakın bir aile üyesinin kaybı
  • Yaralanma ya da ağır hastalıklar
  • Evlilik
  • İş kaybı
  • Emeklilik

Senin için Stresli Olan Ne?

Hangi olay veya durum sizi strese sokarsa soksun, sorunla başa çıkmanın ve dengenizi yeniden kazanmanın yolları vardır. Yaşamın en yaygın stres kaynaklarından bazıları şunlardır:

İş yerinde Stres

İş yerinde yaşadığınız stres normal olarak kabul edilse de, aşırı stres üretkenliğinizi ve performansınızı önemli ölçüde etkileyebilir. Aynı zamanda gününüzün büyük bir bölümünü geçirdiğiniz iş yaşamı, fiziksel ve duygusal sağlığınızı, ilişkilerinizi ve ev yaşamınızı etkileyebilir. Hedefleriniz veya işiniz ne olursa olsun, stresin zararlı etkilerinden kendinizi korumak, iş memnuniyetinizi artırmak ve işyerinde ve dışında memnuniyetinizi artırmak için atabileceğiniz adımlar vardır.

İş Kaybı ve İşsizlik

Bir işi kaybetmek, hayatın en stresli deneyimlerinden biridir. Kızgın hissetmek, incitmek veya depresyonda hissetmek, kaybettiğiniz her şeyden dolayı üzülmek veya geleceğin sahip olduğu şeyler konusunda endişeli olmak normaldir. İş kaybı ve işsizlik, bir kerede çok fazla değişiklik gerektirir, bu da amaç ve özgüven duygunuzu sarsabilir.

Keder ve Kayıp

Sevdiğiniz birinin ya da sevdiğiniz bir şeyin kaybıyla baş etmek, hayatın en büyük streslerinden biridir. Çoğu zaman, kaybın acısı ve stresi altında kendinizi boğulmuş hissedebilirsiniz. Şok veya öfke, suçluluk ve derin üzüntüye kadar her türlü zor ve beklenmedik duyguları yaşayabilirsiniz. Acı çekmenin doğru ya da yanlış bir yolu olmamasına rağmen, zamanla hüznünüzü hafifleten ve kaybınızla başa çıkmanıza, yeni anlamlar bulmaya ve yaşamınıza devam etmenize yardımcı olabilecek acı ile baş etmenin sağlıklı yolları olduğunu unutmamak gerekir.

Stres Çeşitleri Nelerdir?

Akut stres (Kısa Süreli Stres)

Akut stres en sık görülen stres şeklidir. Yakın geçmişin talepleri ve baskıları ile yakın geleceğin beklenen talepleri ve baskıları kişiye bir anda gelmekte ve zorlantı duygusunun oluşmasına neden olmaktadır. Akut stres küçük dozlarda ise kişi için heyecan verici bir faktör olabilir. Ancak bu doz normalden de fazla bir düzeye geldiyse bu durum kişiyi oldukça zorlayabilir. Aynı şekilde, kısa süreli stresi yoğun ve sık bir şekilde yaşamak psikolojik sıkıntıya, gerginlik, baş ağrısına, mide ve diğer semptomlara neden olabilir.

Neyse ki, akut stres belirtileri çoğu insan tarafından tanınır. Kişi trafik kazası, önemli bir sözleşmenin kaybedilmesi, yetişmesi gereken acil bir işin olması, çocukların okuldaki sıkıntıları gibi hayatında ters giden şeylerin farkındadır. Ancak bireyin duyduğu stres kısa vadeli olduğu için, uzun vadeli stresteki gibi semptomları analiz edecek herhangi bir zamanı yoktur. Kısa süreli streste en sık görülen semptomlar şu şekildedir:

  • Duygusal stres(öfke veya sinirlilik hali)
  • Anksiyete ve depresyon kombinasyonu
  • Gerginlik, baş, çene ve sırt ağrısı
  • Tendon ve bağ sorunlarına yol açan kas gerginlikleri
  • Mide sorunları
  • Kalp ritminde artış, kalp çarpıntısı
  • Aşırı terleme

Akut stres(kısa süreli stres), kişinin hayatının herhangi bir döneminde beklenmedik bir anda olabilir. Ancak akut stresin tedavi edilebilir ve yönetilebilir olduğu unutulmamalıdır.

Episodik (Epizodik) Akut Stres Nedir?

Kişi hayatının belirli dönemlerinde sık sık akut stres yaşıyorsa, yaşamı sürekli olarak kaos ve krizleri barındıracak kadar düzensizse episodik akut stresin varlığından söz edebiliriz. Akut strese sahip olan kişilerin öfkeli, huzursuz, endişeli ve gergin hissetmeleri yaygın olarak görülen bir durumdur. Bu kişiler kendilerini “aşırı sinirli” birisi olarak tanımlamaktadırlar. Kişiler arası ilişkiler onlar için gittikçe kötüleşmeye başlar ve bulundukları ortam onlar için oldukça stresli bir alan haline gelmektedir.

Bir başka epizodik akut stres şekli ise asla bitmeyen endişelerden kaynaklanmaktadır. Bu kişiler etraflarında gerçekleşen her olay ya da duruma karamsar bir şekilde bakarlar ve mutlaka kendilerini korkunç bir şeyin beklediğini düşünürler. Bu kişiler diğer epizodik akut stres şekline göre öfkeli ve düşmanca olmaktan çok endişeli ve bunalımlı bir ruh halindedirler.

Epizodik akut stresin belirtileri nelerdir?

  • Sürekli gerginlik
  • Baş ağrıları
  • Migren
  • Göğüs ağrısı ve kalp hastalığı

Epizodik Akut Stresin Tedavisi

Epizodik akut stresin tedavisi, genellikle profesyonel yardım gerektiren, birkaç ay sürebilen, çeşitli seviyelerde müdahale gerektirir. Yaşam tarzı ve kişilik sorunları, bu bireylerde o kadar kökleşmiştir ki, yaşamlarında ters giden bir şeyin varlığını görmemektedirler. Diğer insanları ve etrafında gelişen olayları sürekli olarak suçlama eğilimindedirler. Yaşam tarzlarını ve başkalarıyla iletişime girme kalıplarındaki sorunların kaynağı olarak başkalarını görürler. Bu bireyler için değişimin en önemli anahtarı semptomlarının azalacağına ve daha rahat olacaklarına dair bir motivasyon kaynağının oluşmasıdır.

Kronik Stres Nedir?

Kronik stres, akut stresin aksine bireyi günden güne ve yıldan yıla etkileyen uzun süreli bir stres halidir. Stresin uzun süre boyunca, varlığını sürdürmesi hem fizyolojik hem de psikolojik anlamda kişiyi oldukça zorlamaktadır.  İç içe geçmiş zaman süreli ve kesilmeyen stres duygusu, bireyin bu durumdan asla çıkamayacağına dair bir inanç geliştirmesine neden olmaktadır. Umut duygusu azalır ve birey çözüm aramaktan artık vazgeçer.

Kronik stres, içselleşen ve sonsuza dek acı veren, erken çocukluktaki travmatik deneyimlerden de kaynaklanabilmektedir. Bazı deneyimler kişiyi derinden etkiler ve bireyde sürekli strese neden olan bir dünya ve inanç görüşünün oluşmasına zemin hazırlar. Bu kişiler için dünya tehdit edici bir yerdir ve çevresindeki diğer insanlara karşı mutlaka “mükemmel ve sorunsuz” gözükmek zorunda hissederler. Kronik stresin temel tedavisi, kişide strese neden olan mekanizmaların derinindeki yerleşmiş inancın yeniden düzenlenmesidir. Kronik strese sahip olan kişilerin mutlaka bir uzman desteği alması gerekmektedir.

Kronik stresin kişi için en kötü yanlarından biri de, artık insanların strese alışmasıdır. Hatta kişi stresin varlığını bile unutur çünkü zaten stres hep oradadır. İnsanlar ani gelen stresin(akut stres) hemen farkındadırlar ve buna karşı acil bir çözüm elde etmek isterler. Kronik strese sahip olan kişiler ise, stres duygusu zaten hep kendilerinde var olduğu içi, onu fark etmezler bile. Kronik stres intihar, kalp hastalıklarının beraberinde kalp krizi geçirme, felç ve hatta kanser gibi ölümcül hastalıklar nedeniyle insanları tehdit eder. İnsanlar kronik stresin varlığıyla, farkında olmasalar bile ölümcül bir soruna maruz kalmaktadırlar. Fiziksel ve zihinsel kaynaklar sürekli olarak yıprandığından, kronik stresin tedavisi diğer stres türlerine göre daha uzun sürelidir. Kronik stres semptomlarının tedavisinde bilişsel davranışçı terapi ve stres yönetimi bilgilerinin yanı sıra psikoterapi ile birlikte uzun süreli bir farmokolojik tedavi(ilaç tedavisi) gerekebilir.

Stres ve Anksiyete Arasındaki İlişki

Stres ve anksiyete arasındaki bağlantıyı anlamak, her ikisi için de sorunları çözmek adına bize yardımcı olabilir. Şimdi stres ve anksiyete arasındaki bağlantıya bakalım.

Önerilen Yazı: Anksiyete (Bunaltı) Nedir?

Stres ve anksiyete arasında nasıl bir ilişki vardır?

İnsanların kaygı ile başa çıkma stratejileri arasında, kullandıkları stratejilerden bazıları kişide ek stresin oluşmasına neden olabilir. Yani kaygı, var olan stresin daha da artmasına yol açmaktadır.  Bu duruma örnek verecek olursak;

İş yaşamınızda işinizle ilgili herhangi bir hata yaptınız ve bunu patronunuza söylemek konusunda bir kaygıya sahip olduğunuzu düşünelim. Patronunuzla yaptığınız herhangi bir rutin konuşmada sürekli olarak “Acaba yaptığım hatayı fark etti mi?” diye kendinize soruyorsunuz. Hatanızı söylemenizin daha iyi olacağını biliyorsunuz ancak sürekli olarak söylemekten kaçınıyorsunuz ve bu durum kaygıyla beraber var olan stresinizin tamamen artmasına yol açıyor.

Bir başka örnekte yakın bir arkadaşınızdan onun için maddi ya da manevi anlam taşıyan bir şeyi ödünç aldığınızı düşünelim.  Ödünç aldığınız nesneyi kaybettiniz ve arkadaşınıza bunu söylemekten endişe duyuyorsunuz. Var olan kaygı seviyeniz aynı zamanda stres duymanıza  neden oluyor ve sürekli olarak arkadaşınıza durumu söylemeyi erteliyorsunuz.

            Yukarıdaki birkaç örnekten gördüğümüz gibi burada var olan kaygı seviyesi kişinin durumdan kaçma stratejilerini uygulamasına neden oluyor ve kişideki stresin günden güne daha da artış göstermesine neden oluyor.

  • Stres ve anksiyete ile bağlantılı olan bir diğer faktör de beklenti anksiyetesi yani beklenti kaygısıdır.  Buna bir örnek verecek olursak;

Önemli bir sunum yapacaksınız ve bundan dolayı sunum öncesi yoğun bir stres duyduğunuzu düşünelim, var olan stres seviyeniz sunum anında da yoğun bir kaygı duymanıza sebep oluyorsa burada beklenti kaygısı kavramından söz edebiliriz.

  • Odak noktalarınız bozuluyor.

Bir konu hakkında çok yoğun bir endişe duyuyorsunuz ve bu da sizi günlük hayatınızdaki başka odaklanmanız gereken noktalarla ilgilenmeyi de unutmanıza neden oluyor. Bu durumda unutmuş olduğunuz şeylerin sonuçları da size hem endişe hem de stres yaratıcı faktör olarak geri dönebilmektedir.

Anksiyete ve stresin varlığı için neler yapılabilir?

Yavaş ve derin nefes alma vücudunuzdaki stres düzeyini azaltmak için harika bir yoldur. Siz de fark ettiyseniz yoğun stres duyduğunuz anlarda kalbiniz hızlı bir şekilde atmaya ve daha fazla nefes alıp vermeye ihtiyaç duyarsınız. Bu vücudunuzun stres uyaranına karşı verdiği olağan bir tepkidir. Eğer nabzınızı azaltmayı ve yavaşça nefes alıp vermeyi başarabilirseniz, vücudunuzdaki fizyolojik tepkileri de olumlu anlamda etkileyebilirsiniz.

Sürekli olarak kaçındığınız şeylerle başa çıkmaya çalışmak ve kaçınmakta olduğunuz görevlere doğru küçük ve sakin adımlar atmanız, stres ve endişe duygularının azalması konusunda size yardımcı olacaktır.

Herkes için kaygı uyandıran çeşitli görevler vardır(sunum yapmak, bir ürünü pazarlamaya çalışmak, sınav vb.). Bazen bu şeyler kişide o kadar fazla stres ve endişe oluşturur ki, bireyin bu görevlerde kendini tamamen kapatmasına ve başarısız olmasına neden olur. Bu tür görevler için kaçınmak yerine daha fazla pratik yapmak aslında kişinin de kendine daha fazla güvenmesini sağlayacaktır. Bu nedenle bu tür görevlerden kaçınarak kısır bir döngü oluşturmak yerine bu döngüyü kırıcı davranışlar geliştirmek, kişinin daha az kaygı ve stres duymasını da beraberinde getirecektir.

Stres Yönetimi Nedir?

Stres semptomlarınız varsa, stresinizi yönetmek için adımlar atmanızın sağlık açısından birçok faydası olabilir. Siz de aşağıda sıralayacağımız stres yönetimi stratejilerini keşfedin:

  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Daha önce bahsettiğimiz derin nefes egzersizleri yapmak
  • Meditasyon, yoga, gibi rahatlama teknikleri yapmak
  • Aile ve yakın arkadaşlarla sosyal faaliyetler yapmak
  • Eskiden yapmaktan hoşlandığınız ve artık yapmak istemediğiniz ya da yapmaya vakit bulamadığınız etkinlikleri tekrar yapmak
  • Düzenli uyku ve sağlıklı, dengeli bir diyet fiziksel olarak daha iyi hissetmenizi ve stresi daha az hissetmenizi sağlayacaktır. Bu noktada sağlıklı yaşam kriterlerini gerçekleştirmek ve alkol, tütün ve aşırı kafein alımından uzak durmak gerekmektedir.

Not: Stresinizi yönetmek amacıyla alkol ve madde kullanımı, yoğun internet kullanımı, televizyon seyretmek gibi yollar kısa vadede stresinize iyi gelebilir ancak uzun vadeli sonuçlara bakarsak var olan stresinizin daha da artmasına yol açar.

Stres Tolerans Seviyenizi Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Hangi durumlarda stresin oluştuğunu ve strese verilen tepkinin kişiden kişiye değiştiğini unutmamak gerekir. Stres durumunda alacağınız destek, süreci daha işlevsel bir şekilde atlatmanızı sağlayacaktır.

Güçlü bir destek ve ilişki ağına sahip olmak strese karşı güçlü bir tampon görevini oluşturur. Güvenebileceğiniz ve ilişki kurabileceğiniz insanların olması baskıları daha rahat atlatmanızı sağlayacaktır. Yalnız ve sosyal anlamda izole yaşamak iste var olan stresin daha fazla artmasına neden olabilecek bir durumdur.

Kendinize ve yaşadığınız olayları ve durumların üstesinden gelme yeteneğinize güveniyorsanız stresi atlatmanız da daha kolay olacaktır. Diğer bir yandan yaşamınız üzerinde çok az kontrole sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, stresi daha fazla yaşama eğiliminde olabilirsiniz.

Hayata bakış açınız stresle başa çıkma kabiliyetinizde büyük fark yaratmaktadır. Strese dayanıklı insanlar, daha güçlü bir mizah anlayışına sahip olma, daha yüksek bir amaca inanma ve değişimi yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak kabul etme eğilimindedir.

Üzgün, öfkeli veya sıkıntılı hissettiğinizde kendinizi nasıl sakinleştirip yatıştıracağınızı bilmiyorsanız, stresli ve tedirgin olma olasılığınız daha yüksektir. Duygularınızı uygun bir şekilde belirleme ve bunlarla başa çıkma yeteneğine sahip olmak, strese karşı toleransınızı artırabilir ve sıkıntıdan geri dönmenize yardımcı olabilir.

Stresli bir durum hakkında ne kadar fazla şey bilirseniz, ne kadar süreceği ve ne bekleyeceği de dahil, başa çıkmak da kişi için o kadar kolay olmaktadır. Örneğin, ameliyat sonrası ne beklediğinizle ilgili gerçekçi bir beklentiyle ameliyata girerseniz, iyileşme sürecinizde duyduğunuz stres de o kadar az olacaktır.

Stresle Başa Çıkma Yeteneğinizi Geliştirme Yolları Nelerdir?

Aktivite seviyenizi arttırmak, stresi azaltmak ve daha iyi hissetmeye başlamak için şu anda kullanabileceğiniz önemli bir stratejidir. Düzenli egzersiz, ruh halinizi olumlu anlamda yükseltebilir ve stresi besleyen olumsuz düşünceler döngüsünden kurtulmanızı sağlamaktadır. Yürüme, koşma, yüzme ve dans gibi ritmik özellikler stresi azaltmada özellikle etkilidir.

Güvenebileceğiniz insanlarla sizdeki stres yaratıcı faktör hakkında konuşmak, stres karşısında kendinizi daha az tedirgin ve daha güvende hissetmenizi sağlayabilir. Bu nedenle, ruh halinizi iyileştiren ve sorumluluklarınızın sizi engellemesine izin vermeyen insanlarla zaman geçirin. Herhangi bir yakın ilişkiniz yoksa veya ilişkileriniz stresinizin kaynağıysa, daha güçlü ve daha tatmin edici bağlantılar kurmayı öncelik haline getirin.

Yaşamınızdaki stresi tamamen ortadan kaldıramazsınız, ancak sizi ne kadar etkileyeceğini kontrol edebilirsiniz. Yoga, meditasyon ve derin nefes alma gibi gevşeme teknikleri, stres tepkisinin tersi olan bir gevşeme halini harekete geçirir. Düzenli olarak uygulandığınızda, bu aktiviteler günlük stres seviyenizi azaltabilir ve neşe ve dinginlik duygularını artırabilir.

Yediğiniz yemekler ruh halinizi iyileştirebilir veya daha da kötüleştirebilir. Bu durum da yaşam stresleri ile başa çıkma kabiliyetinizi etkileyebilir. İşlenmiş ve hazır yiyeceklerle, rafine karbonhidratlar ve atıştırmalıklar stres belirtilerini kötüleştirebilir, taze meyve ve sebzeler, yüksek kaliteli proteinler ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir diyet ile stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olabilir.

Yorgun hissetmek, mantıksız düşünmenizi sağlayarak stresi artırabilir. Aynı zamanda, stres uykunuzu da bozabilir. Uykuya dalmakta ya da gece uykuda kalmakta zorlanıyor olsanız da, uykunuzu iyileştirmenin birçok yolu vardır, iyi uyduğunuzda ve dinlendiğinizde daha az stresli, daha üretken ve duygusal olarak daha dengeli hissedersiniz.

Ne Zaman Yardım Almalıyım?

Stresinizin bildiğiniz bir sebebi olmadığına ve her şeyden yoğun anlamda stres duyduğunuza inanıyorsanız veya stresinizi kontrol etmek adına her şeyi yapıp hala belirtilerin devam ettiğini görüyorsanız bir uzman yardımı almanız önem taşımaktadır.  Bu noktada alacağınız psikoterapi yaklaşımı ve gerekirse ilaç tedavisi semptomlarınızın azalmasını ve gelecekte de stresi daha iyi kontrol etmenizi sağlayacaktır.

Tedavi ile Neler Gerçekleşir?

  • Özel durumların neden sizin için bir stres tepkisi yarattığını keşfedersiniz.
  • Sahip olduğunuz belirli düşünce ve davranış kalıplarının size nasıl zarar verdiğini görür ve kendinizi daha iyi hissetmenin yollarını keşfedersiniz.
  • Sizi strese sokabilecek kaçınılmaz durumlarla daha iyi başa çıkmanızı sağlayacak yeni düşünme ve davranış biçimlerini keşfedersiniz.
  • Gelecekte stresli durumlarla başa çıkma kabiliyetinize yeni bir anlayış ve daha fazla güven geliştirirsiniz.
Kaynak

Psikolog A. Can Alkan

Klinik Psikolog. Özel bir merkezde Psikolog olarak çalışıyor; aynı zamanda yusufbayalan.com için içerik üretiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı