Genel

Sevgi dili ilişkilerinizi nasıl etkiler?

Araştırma, beş sevgi dilinin çiftleri etkileyip etkilemediğini ortaya koyuyor.

Temel bilgiler

  • Sevgi dili, insanların sevgi görmesi ve sevgi göstermesinin temel yoludur. Sevgi dili; hediye, onay sözleri, kaliteli zaman, hizmet davranışları ve fiziksel temas olmak üzere beşe ayrılır.
  • Teoriye göre, her birimizin kullanmayı tercih ettiği bir sevgi dili vardır. Partnerlerin kullandığı sevgi dili eşleşiyor ise ilişki iyi yönde ilerler.
  • Araştırma ise, partnerinizin birincil sevgi dilini bilmenin daha iyi bir sevgi tatmini sağlamadığını veya sağlamayacağını öne sürüyor.
  • Araştırma; kullanılan sevgi dili eşleşmeyen çiftlerin de, sevgi dili eşleşen çiftler kadar iyi bir ilişki sürdürdüğünü gösteriyor.

İlişkiler hakkında edindiğiniz bilgiler yanlış olabilir. Fakat, bu tamamen sizin suçunuz değil. Genellikle sorun, kısıtlı tecrübelerimize veya arkadaşlarımızın iyi niyetle verdiği tavsiyelere aşırı güvenmemizden kaynaklanır. İlişki ile ilgili popüler kitaplardan kaliteli bilgi edinmeye çalışsak da; okuduklarımızın ne kadarının bilim tarafından desteklendiğini bilmemiz oldukça zordur. Sevgi hakkında en fazla okunan kitaplardan biri olan 5 Sevgi Dili (Chapman, 2010) adlı kitabı örnek olarak inceleyelim.

Sevgi dili nedir?

Kitaba göre 5 Sevgi Dili şunlardır:

  • Hediye almak (partnerinize bir hediye ile sürpriz yapmak)
  • Onay sözleri (iltifat etmek)
  • Kaliteli zaman (partnerinizi dikkatlice dinlemek)
  • Hizmet davranışları (günlük işleri partnerinizin yerine yapmak)
  • Fiziksel temas (partnerinize sarılmak)

5 sevgi dili, sevgiyi ifade etmek için beş temel yol öne süren, sezgisel bir önermedir (Egbert, Polk, 2006). Partnerinize sevgi göstermek için bu beş sevgi dilinden herhangi birini kullanabilirsiniz; Chapman, kullandığınız birincil veya baskın bir sevgi dili olduğunu öne sürüyor. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, en çok tercih edilen sevgi dilinin %40,8 oranıyla kaliteli zaman olduğunu; diğer tercih edilen sevgi dillerinin ise %40,0 oranında fiziksel temas, %22,7 oranında onay sözleri, %13,6 oranında hizmet davranışları ve %4,0 oranında hediye olduğunu gösterdi (Hughes, Camden, 2020).

Örneğin, hizmet davranışları sizin birincil sevgi diliniz ise; partnerinize olan sevginizi yemek yaparak veya evi temizleyerek ifade edersiniz. Hizmet davranışları baskın sevgi diliniz ise, partnerinizden de sizi sevdiğine dair işaret olarak hizmet davranışları göstermesini beklersiniz ve partnerinizin ne sıklıkla size yardım etmeye çalıştığına dikkat edersiniz. Kitaba göre, her iki partner de aynı baskın sevgi dilini paylaştığında; ilişki çok daha sakin ve kaliteli bir şekilde ilerliyor. Yani, hangi dili kullandığınız önemli değil. İster kaliteli zaman, ister fiziksel temas, ister onay sözlerini kullanın; önemli olan partnerinizle aynı dili kullanıp kullanmadığınız. İddiaya göre, eğer sevgi diliniz eşleşmiyor ise, ilişki kurmakta ve birbirinizi anlamakta zorluk çekersiniz ve bu durum ilişkinize zarar verir.

Sevgi dili ilişkileri etkiliyor mu?

Sevgi dili; basit, sezgisel ve uygulaması kolay bir yöntemdir. Sorun şu ki; sevgi dilinin doğru bir yöntem olup olmadığı tartışmalıdır.

Öncelikle, sevgi dilinin yeterince araştırılmadığının farkında olmak oldukça önemlidir. Yine de, partnerinizin sevgi dilini bilmenin ilişki tatminini nasıl etkilediği hakkında önceden yazılmış iki adet tez bulunmaktadır (Thatcher, 2004; Veale, 2006). Fakat, her iki çalışma da partnerinizin sevgi dilini bilmenin ilişkinin kalitesine faydasının dokunduğunu gösterememiştir. Partnerinizin birincil sevgi dilini bilmek anında büyük bir ilişki tatmini sağlamaz. Aynı durum üç hafta sonrasında da geçerlidir (Veale, 2006).

Belki de partnerinizin sevgi dilini bilmeniz yeterli değildir. Partnerinizle başka konularda da eşleşiyor olmanız gerekebilir. Avustralyalı iki bilim insanı, sevgi dili eşleşen partnerlerin ilişkilerinin daha iyi olup olmadığını test etti (Bunt vd., 2007). 20’li yaşların ortasındaki heteroseksüel çiftleri bir araya topladılar ve her bir kişiden ilişkiden duydukları tatmini ve sevgi gösterme şekillerini ifade etmesini istediler. (Örneğin, “Duygularımı onun için bazı günlük işleri yaparak ifade etme eğilimindeyim.”) Araştırmacılar, Chapman’ın önermeleri ile tutarlı olarak beş sevgi dilinden hangisinin en yüksek puana sahip olduğunu göz önünde tutarak her bir partnerin birincil sevgi dilini belirledi. Sonrasında araştırmacılar, partnerlerin birincil sevgi dilinin birbiriyle eşleşip eşleşmediğini inceledi. Örneğin, partnerlerin her ikisinin de birincil sevgi dili hizmet davranışı olabilirken; partnerlerden birinin birincil sevgi dili fiziksel temasken, diğerinin birincil sevgi dili kaliteli zaman olabilirdi.

Chapman’a göre, birincil sevgi dili eşleşen çiftlerin daha iyi ilişkileri olmalıdır. Fakat, durum bu şekilde değil. Sevgi dili eşleşmeyen çiftlerin de, eşleşenler kadar iyi ilişkileri vardı. Önemli olanın sadece uyum olmadığını; aynı zamanda partnerinizin sevgi konusunda nelere değer verdiğini bilmenin de faydaları olduğunu iddia edebilirsiniz. Aslında, çoğu insan bu konuda gerçekten iyiydi; 4 kişiden 3’ü (%76) partnerlerinin sevgi dilini doğru bir şekilde okuyabiliyordu. Yine de araştırmacılar, bu sezginin partnerlerin daha tatmin edici bir ilişki içerisinde olmalarına katkı sağladığına yönelik bir kanıt bulamadı.

Daha yakın zamanda yapılan bir araştırma, her bir partnerin hangi sevgi dilinin kullanılmasını istediğini, partnerlerin birbirine karşı hangi sevgi dilini kullandığını ve nasıl bir dönüt aldıklarını inceleyerek bu eşleşme fikrini bir adım daha ileri götürdü (Polk, Egbert, 2013). Bu yaklaşımla araştırmacıların ulaşabileceği üç farklı olası sonuç vardı; her iki partner de tercih ettikleri sevgi dilini dönüt olarak aldığında eşleşecekler, her iki partner de tercih ettiği sevgi dilini dönüt olarak alamadığında eşleşemeyecekler ve partnerlerden biri tercih ettiği sevgi dilini dönüt olarak alırken diğer partner alamadığında kısmi olarak eşleşeceklerdi. Sevgi Dili teorisine göre, eşleşen çiftlerin ilişki kalitesinin çok yüksek olması gerekiyordu. Ancak araştırmacılar; eşleşen, eşleşmeyen veya kısmi olarak eşleşen çiftlerin ilişki kalitesi arasında bir fark gözlemleyemedi. Başka bir ifadeyle, bulgular sevgi dilinin ilişkiler için önemli olduğu fikrine pek fazla destek sağlamıyor.

Birçok araştırma Sevgi Dili teorisini desteklemese de, 2020 yılında yapılan bir araştırma bu teoriyi kısmen destekledi (Hughes, Camden, 2020). Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık yüz kişiden oluşan yetişkinlerin %50’si, partnerlerinin tercih ettiği sevgi dilini dönüt olarak aldığını belirtti. Katılımcılar, partnerleri dönüt olarak tercih ettikleri sevgi dilini kullandığında ilişkide daha çok sevgi gördüklerini ve tatmin duyduklarını belirtti.

Sonuç

Sonuç olarak, 11 milyondan fazla insan bu kitabı okudu ve sevgi diline inanıyor. Yine de araştırmalar kitabın paylaştığı bilgileri desteklemiyor. Bu nedenle, sevgi hakkında yanlış bilgilere sahip olmamıza şaşırmamalıyız. Buradan çıkarmamız gereken sonuç, bir bilginin kulağa iyi, sezgisel veya sağduyulu gelmesi; o bilginin doğru olduğu anlamına gelmez. İlişkiler karmaşıktır. İlişkileri basitleştirme girişimleri, çoğu zaman bilgilerin doğruluk payını azaltır. Bu bilgileri ilişkinizi daha iyi anlamak veya ilişki kalitenizi artırmak yolunda değişimler yapmak için kullanmanız sorun teşkil eder. Bu konu hakkındaki en iyi yaklaşım, bilimi sevgi diliniz hâline getirip, başarılı bir ilişki için ilişkiler hakkında daha çok bilgi edinmektir.

Referanslar
  • Bunt, S., & Hazelwood, Z. J. (2017). Walking the walk, talking the talk: Love languages, self‐regulation, and relationship satisfaction. Personal Relationships, 24(2), 280-290. doi:10.1111/pere.12182
  • Chapman, G. D. (2010). The 5 love languages: The secret to love that lasts. Chicago: Northfield Pub.
  • Egbert, N., & Polk, D. (2006). Speaking the language of relational maintenance: A validity test of Chapman’s (1992) five love languages. Communication Research Reports, 23(1), 19–26.
  • Hughes, J. L., & Camden, A. A. (2020). Using Chapman’s five love languages theory to predict love and relationship satisfaction. Psi Chi Journal of Psychological Research, 25(3), 234–244.
  • Polk, D. M., & Egbert, N. (2013). Speaking the language of love: On whether Chapman’s (1992) claims stand up to empirical testing. The Open Communication Journal, 7(1), 1–11. https://doi.org/10.2174/1874916X20130423001
  • Thatcher, E. D. (2004). The interaction between love language and marital alignment on marital satisfaction for selected married individuals. Dissertation Abstracts International: Section B: The Sciences and Engineering, 65 (11–B), 6093. (UMI No. AA13152566)
  • Veale, S. L. (2006). How do I love thee? An investigation of Chapman’s ‘Five Love Languages’ (Gary Chapman). Dissertation Abstracts International: Section B: The Sciences and Engineering, 67, 2286. (UMI No. AA13215981)

Yazar hakkında: Yazar Psikolog Dr. Gary W. Lewandowski Jr., Stronger Than You Think: The 10 Blind Spots That Undermine Your Relationship…and How to See Past Them kitabının yazarıdır.

Metin Pelin Yılmaz tarafından çevrildi.

Yorum yapın