Genel

Psikoterapi Nedir?

1) Psikoterapi – Giriş

Siz de problemlerinizi çözmede bunalmış mı hissediyorsunuz? Cevabınız evet ise yalnız değilsiniz. National Institute of Mental Health’e göre Amerikan yetişkinlerinin çeyreğinden fazlası depresyon, anksiyete veya başka bir zihinsel rahatsızlığı deneyimliyor. Diğerleri ise ciddi hastalıklarla, kilo vermeyle veya sigarayı bırakma ile ilgili yardıma muhtaçlar. İlişki sorunları, iş kaybı, sevilen bir bireyin ölümü, stres, madde kullanımı veya diğer buna benzer meselelerle uğraşıyorlar ve bu problemler kişiyi sıklıkla bitkin düşürebiliyor.

Psikoterapi Nedir?

Bir psikolog bu problemlerle başa çıkmada size yardımcı olabilir. Psikoterapi ile her yaştan insana daha üretken, mutlu ve sağlıklı bir yaşama sahip olmalarında yardım edebilir.
Psikolog, psikoterapide insanlara, daha etkili alışkanlıklar geliştirmesinde ve daha sağlıklı olmasında bilimsel olarak kanıtlanmış prosedürler uygular. Psikoterapide birçok yaklaşım vardır- – davranışçı bilişsel, kişiler arası ve diğer çeşit konuşma terapileri gibi – – ve bu yaklaşımlar kişiye problemleri üzerinde çalışmada yardımcı olur.

Psikoterapi; danışan ve psikolog arasındaki iş birliği esasına dayanan bir tedavidir. Karşılıklı diyaloglar şeklinde size objektif, nötr ve sizi yargılamayacak bir insana konuşma imkânı sunar. Bu konuşma güvenli ve sizi destekleyen bir ortamda gerçekleştirilir. Sizi iyi hissetmekten alıkoyan davranışsal alışkanlıklarınız, düşünceleriniz üzerinde tespit ve değişim yapmak için psikoloğunuz ile beraber çalışırsınız. Zamanla psikoterapi sonlanır ve sonrasında siz, sadece ilgili problemlerinizi çözmekle kalmaz, aynı zamanda gelecekte tekrar karşınıza çıkması muhtemel sorunlarınıza karşı da yeni yetenekler kazanırsınız.

Ne Zaman Psikoterapiye Başvurmalısınız?

Birçok yanlış bilgiler sebebiyle psikoterapiyi denemede gönülsüz olabilirsiniz. Diğer taraftan, mitler yerine gerçekleri biliyor olsanız da yine psikoterapiyi denemede gergin hissedebilirsiniz. Gerginliğin üstesinden gelmeye çalışmak, buna değecektir. Bunun sebebi, psikoterapinin her zaman size hayatınızın kalitesinden memnun olmadığınız zamanlarda yardım edebiliyor oluşudur.

Kimi kişiler uzun süreli depresif, kaygılı veya sinirli hissettiklerinden dolayı psikoterapiye ihtiyaç duyarlar. Kimileri ise fiziksel veya duygusal durumlarını etkileyen kronik rahatsızlıkları ile ilgili yardım almak için gelir. Başka bir grup ise kısa vadeli problemlerinin çözümünde yol gösterici olması için. Boşanmayla ilgili, boşluğa düşünce, iş yaşamında tükenmiş hissedince veya aile üyelerinden birisinin ölümü sonucu olabilir.

Terapiye başlarsanız bundan faydalanabileceğinizi gösteren işaretler şunları da kapsar.

  • Tüketici bir çaresizlik ve mutsuzluk hissediyorsanız
  • Ailenizin, arkadaşlarınızın yardımlarına rağmen problemleriniz hala çözümsüzmüş gibi gözüküyorsa
  • Günlük aktivitelerinizde veya iş yaşamınızda konsantre olmak gittikçe güçleşiyorsa
  • Ziyadesiyle en kötü ihtimale odaklanıyor ve uç noktalarda olacak bir biçimde kaygılarınız varsa

Farklı Çeşit Psikoterapiler Nelerdir?

Psikoterapide birçok farklı yaklaşım vardır. Psikoloğunuz genellikle bunlardan bir veya birkaçını beraber uygular. Tüm bu teorik yaklaşımlar danışanının problemini anlama ve ona çözüm geliştirmede psikoloğa bir harita sunar. Alacağınız tedavi biçimi çeşitli faktörlere bağlıdır: o anki psikolojik bulgularınız, psikoloğunuzun teorik altyapısı ve sizin için hangi seçeneğin en uygunu olacağı gibi.

Psikoloğunuzun teorik yaklaşımı gidişatı etkileyecektir. Mesela bilişsel-davranışçı terapi uygulayan psikologların tedaviye pratik bir yaklaşımı vardır. Çözüm yeteneğinizi arttırmada yardım etmek için psikoloğunuz sizden bazı ödevler isteyebilir. Bu yaklaşım sıklıkla ev ödevleri uygulamaları içerir, herhangi bir duruma karşı gösterdiğiniz tepkinizi hemen not almak gibi. Ya da psikoloğunuz sizden, görüşmeleriniz dışında bazı pratikler isteyebilir; asansör fobisi için tuşlara basma alıştırması gibi. Ayrıntılı bir konu hakkında bilgilenmeniz için okuma ödevleri de olabilir.
Buna karşın, psiko-analitik ve insancıl yaklaşımlar pratikten çok konuşmaya odaklanır. Probleminizin temel sebeplerinin anlaşılması ve psikoloğunuzu size yardım edebilmesi için bütün randevunuzu geçmiş tecrübelerinizi paylaşarak geçirebilirsiniz.

Psikoloğunuz birçok farklı stildeki unsuru kombine edebilir. Birçok terapistin kendisini öyle belirli bir yaklaşıma kendilerini bağlamadıkları zaten bir gerçektir. Onun yerine, farklı yaklaşımlardaki farklı elementleri danışanının ihtiyacına göre karıştırıp faydalı bir hale getirirler.
Esas önemli nokta psikoloğunuzun sizin yardıma ihtiyacınız olduğunuz alanda uzmanlaşmış ve size yardım edebilecek durumda olmasıdır.

2) Bir Psikolog Bulmak

Psikoterapiyi denemeye karar verdikten sonra sıra bir psikolog bulmakta.

Psikoterapi için Neden Bir Psikoloğa Gitmelisiniz?

Psikoterapi ve diğer çeşit psikolojik tedavilerde uzmanlaşmış psikologlar; akıl sağlığı değerlendirmede, bulgularında, tedavilerinde ve davranış değişimlerinde; yüksek mertebe eğitilmiş profesyonellerdir. Bir üniversitenin 4 senelik lisansından mezun olmanın ardından, psikologlar, ortalama olarak 7 senelerini bir doktora derecesi kazanmak için lisansüstü eğitimlerine harcarlar. Bu derece bir PhD, PsyD veya EdD olabilir. Profesyonel eğitim hayatlarının bir parçası olarak psikologlar, hastane veya sağlık kuruluşlarında, denetlenen klinik stajlarını tamamlamak zorundadırlar.

Birçok ülkede psikologların herhangi bir sağlık kurumunda bağımsız olarak görev yapabilmeleri için eğitimlerine ek bir kısım olarak yukarıda anlatılanların üstüne bir de post doktora temelli deneyim kazanmaları gerekir. Bu doktora temelli eğitim ve klinik staj kombinasyonları psikologları birçok diğer zihin sağlığı uzmanından daha ayrı bir yere koyar.
Psikologlar genel bir sınava tabi tutulurlar ve çalıştıkları ülke tarafından lisanslıdırlar. Lisanslama kuralları devlet hukukuna göre düzenlenip, halkı korumaya yönelik, psikoloji alanında yetkinlik veren lisanslara şart ve sınırlar koymak üzere ayarlanır. Dahası, birçok ülke psikologlardan güncel kalabilmeleri için yıllık bazı eğitim kredileri almalarını ister.
Buna ek olarak APA üyeleri bazı profesyonel etik kurallarına sıkı sıkıya bağlıdır.

Nasıl bir Psikolog Bulabilirim?

Psikoterapi ödemelerinde sigorta veya işçi yardım programından yararlanmayı düşünüyorsanız seçeceğiniz psikoloğun sigorta panelinizde veya işçi destek programınızda bulunması gerekir. Fakat eğer seçim yapmakta tam özgürseniz, psikolog bulmanın birçok yolu vardır:

  • Güvendiğiniz bir arkadaşınıza ve aile bireylerinize danışın
  • Bir pratisyen hekim, kadın doğum uzmanı/jinekolog, çocuk doktoru veya başka bir sağlık uzmanına danışın. Eğer boşanma veya diğer hukuki işlemlerden mustarip iseniz avukatınızın size sevk sağlama yetkisi vardır.
  • İnternette psikologların web sayfalarını araştırın
  • Yaşadığınız bölgenin zihin sağlığı merkezleri ile iletişime geçin.
  • Bölgenizde üniversitenin psikoloji bölümüne başvurun
  • Lokal veya devlet psikoloji dernekleriniz ile iletişime geçin. Bu derneklerin yaşadıkları bölge ve uzmanlık alanlarına göre görevlendirilmiş bir grup psikolog kadrosu olabilir.

Ya da güvenilen online bir rehber kullanın. Örneğin, APA’nın Psikolog Konumlandırma Hizmeti. Bu hizmet yaşadığınız alan içerisinde psikolog bulabilmenizi kolaylaştırmaktadır.

Psikologlar; kendi özel veya bir grup diğer psikolog veya sağlık uzmanı ile beraber olabilirler. Psikoloji pratikleri ve hizmetleri aynı zamanda okullarda, üniversitelerde, hastanelerde, sağlık kurum ve kuruluşları, emekli sağlık kurumları, toplum sağlığı ve zihin sağlığı klinikleri, iş dünyası ve sanayi, rehabilitasyon ve bakım merkezlerinde de bulunur.

3) Bir Psikolog Seçmek

APA; Birleşik Devletler’de 85000 lisanslı psikolog olduğunu tahmin etmektedir. Peki sizin için doğru olanını nasıl bulabilirsiniz?
Psikolog ve danışanlar aslında beraber çalışırlar dolayısı ile doğru uyumu yakalamak önemlidir.

Psikoloğunuz ile “kimyanızın” uyuşması kritiktir. Dolayısı ile daha eğitimi devam eden bir psikologla veya klinik bir uzmanla görüşmekten çekinmeyin. Bazı tedavi problemleri yaşamaktan korkmayın. Psikolog ile bir telefonda görüşmede, 15-dakika özel bir başvuruda veya ilk randevunuzda; gözünüz hep sizi rahat hissettirecek ve size güven aşılayacak kişiyi aramakta olsun; ama aynı zamanda daha pratik konuları kontrol etmek de önemlidir.

Kendinize Ne Sormalısınız?

Eğer bir psikolog seçmeye hazırsanız aşağıdaki maddeleri düşünün.

• Psikoterapiyi kendiniz, partneriniz, eşiniz veya çocuklarınızla mı yapmak istersiniz?
• Psikoterapideki ana amaçlarınız nelerdir?
• Psikoterapi ödemeleri için sigorta veya işçi destek programından faydalanacak mısınız?
• Cebinizden ödeme yapacaksanız, ne kadar ödeyebilirsiniz?
• Ne kadar devam etmeyi düşünüyorsunuz?
• Hangi gün ve zamanlarda uygunsuzunuz?

Bir Psikoloğa Ne Sormalıyım?

İsimlerini edindiğiniz psikologlarınızdan bazı bilgiler almalısınız.
Psikoloğunuz ile ilk iletişimi kurmanın en iyi yolu telefondur. Bazen e-posta ile iletişim kurmak isteyebilirsiniz ama güvenilirlik açısından düşününce bu telefondan daha az güvenilirdir. Ama bu durumda psikolog da sizi arayabilir. Ve konuşmak, her şeyi tek tek yazmaktan daha hızlıdır.
Psikologlar sıklıkla danışanları ile beraberlerdir ve her zaman telefonlarına cevap veremeyebilirler. Bu durumda; isminiz, telefon numaranız ve durumunuzu anlatan kısa bir açıklama ile beraber bir mesaj bırakın.

İletişimi kurduktan sonra psikoloğa sorabileceğiniz bazı sorular:

  • Yeni hasta kabul ediyor musunuz?
  • Adamlarla, kadınlarla, çocuklarla, gençlerle, çiftlerle veya ailelerle çalışıyor musunuz? (Hangisi sizin için ise…)
  • Lisanslı ve yaşadığım bölgede olan bir psikolog musunuz?
  • Ne kadar süredir çalışıyorsunuz?
  • Uzmanlık alanlarınız nelerdir?
  • Bendeki gibi problemleri ve semptomları olan kişilere yardım tecrübeniz oldu mu?
  • Tedaviye olan yaklaşımınız nedir? Bendeki problem için kullandığınız tedavinin etkenliği kanıtlanmış mıdır?
  • Ücretiniz nedir? Eğer standart ödemeyi gerçekleştiremezsem esneklik olabilir mi? Kredi kartı veya kişisel çek kabul ediyor musunuz? Hizmetin herhangi bir anında ödemeyi kabul ediyor musunuz?
  • Sigortamı kabul ediyor musunuz? Herhangi bir kuruma bağlı mısınız? Medicare veya Medicaid kabul ediyor musunuz?
  • Faturalama veya şirketimin sigortasını kabul edecek misiniz?
  • Kaçırılan randevular gibi konularda uygulamanız nedir?

Bunların yanında eğer size uymayan özel noktalar olursa bunları da psikoloğunuza danışın. Örneğin, kültürel altyapınız veya dini görüşünüz ile uyuşan bir psikolog ile çalışmak isteyebilirsiniz. Bazı psikologlar kişisel özel bilgilerini paylaşmakta daha açıktırlar. Buna verecekleri tepkinin niteliği, beraber güzel çalışıp çalışamayacağınız konusunda size önemli bilgiler verecektir.

Siz herhangi bir psikoloğu bu şekilde denerken aslında o da sizi denemektedir. Psikoterapinin başarısından emin olmak için psikolog, uyum konusunda karar vermek zorundadır. Bu hem kişisel hem de uzmanlık alanı ile ilgili sebepler olabilir. Eğer psikolog uyumun yeterli olmadığını düşündüyse — muhtemelen başka bir uzmanlık alanına yönlendirmeniz için olur bu — sizi yardımcı olabilecek başka bir psikoloğa yönlendirebilir.

4) Psikoterapiye Başlarken

Psikoterapi için nasıl Ödeme Yapabilirim?

Eğer özel sağlık sigortanız, sağlık hizmeti veren bir kuruluşa kaydınız veya başka bir tip sağlık kaydınız var ise bu tip programlar psikoterapi gibi zihin sağlığı hizmetlerini kapsayabilir. Psikoterapiye başlamadan önce sigorta planınızın kapsamını kontrol ediniz.

Paul Wellstone ve Pete Domenici’nin 2008’deki Zihin Sağlığı Eşitliği ve Bağımlı Hakları programı sayesinde, zihin sağlığı ve madde bağımlılığı alanında hizmet veren 50’den fazla sigorta kurumu hem fizik hem de zihin sağlığını eşit olarak kapsamaları gerekmektedir. Bu şu anlama gelmektedir; artık sigorta kurumlarının psikoterapi hizmetleri için yüksek miktarda ödeme istemelerine, tenzili muafiyete veya alabileceğiniz psikoterapi randevularınızı kafalarına göre kısıtlamalarına izin verilmemektedir.
Fakat diğer bir taraftan, sigorta şirketlerinin kapsadıkları bu zihinsel rahatsızlık tipleri çeşitlilik göstermektedir. Dolayısı ile bazı sigorta poliçeleri bazı spesifik zihinsel rahatsızlıkları kapsamayabilir.
Çalıştığınız iş yeri işçi destek programı da sağlıyor olabilir. Bu tip programlar 1-8 arasında terapi randevusunu ücretsiz olarak veya çok düşük ücretlerde sunmaktadır. Bu olanaklardan eşiniz veya partneriniz de faydalanabilmektedir. Devlet destekli sağlık hizmeti programları ise başka bir potansiyel zihin sağlığı hizmetidir. 65 yaş ve üstü ve engelli kişiler için buna Medicare örnektir ya da askeri personel ve ona bağlı olan kişiler için sağlık sigortası planı da. Bazı bölgelerde, Medicaid programları psikologlar tarafından sağlanan zihin sağlığı hizmetlerini de kapsamaktadır.
Diğer seçenekler ise halk zihin sağlığı merkezleri, bedava klinikler, din kurumları, üniversite ve tıp merkezi eğitim programları olarak sıralanabilir. Bu yerlerde sıklıkla yüksek kalite hizmetler düşük ücretlere verilir.

Sigorta Şirketime Neler Sormalıyım?

Sigorta kartınızın arkasına zihinsel veya davranışsal sağlık ile ilgili bir telefon numarası var mı diye bir bakın veya direkt sigorta şirketinizin müşteri hizmetlerini arayın. İlk psikoterapi randevunuzdan önce, sigortacınıza şunları sorun:

  • Sigortam zihin sağlığı hizmetlerini kapsıyor mu?
  • Zihin sağlığı uzmanları arasında bir seçim imkânım oluyor mu? Sigortanızın psikologları kapsayıp kapsamadığını ve ne tarz tedavi imkanlarından faydalanabileceğinizi ve hangilerinin dışarıda kaldığını sorun.
  • Muafiyet var mı? Bazı programlarda onlardan önce belirli bir miktar ödemeyi siz yapmak zorunda olursunuz. Aynı zamanda muafiyetin miktarını, muafiyete hangi hizmetlerin girdiğini ve hangi aşamada yeniden başladığını da sorun. Bazı muafiyetler yılbaşında tekrarlanırken bazılarının yenilenmesi iş yerinin hesap yılındadır.
  • Kesinti miktarı nedir? Programınız belki tedavinizin belirli bir kısmını ödemenizi gerektirebilir. Bu söz konusu miktarın belirli bir yüzdesini veya psikoloğunuzun her seansının bir yüzdesi olabilir.
  • Terapi seanslarının sayısında bir sınırlama var mı? Zihin sağlığı eşitliği sağlayan grup veya işçi odaklı sigortaların aksine kişisel sigortalar bunu kapsamaz. Sadece belirli seans sayısını ödemeye eğilimli olabilirler.

5) İlk Psikoterapi Randevunuzu Ayarlamak

Bir psikolog ile bağlantı kurmada gergin hissedebilirsiniz. Burada hissedilen kaygı tamamen normal. Fakat bu kaygının üstesinden gelebilmek için cesaretlenmek ve psikoloğu aramak, iyi hissetmek adına kendinizi güçlendirmeye başlama sürecinde ilk adımınız. Sadece aramak için bir plan yapmak ve bu plana sadık kalmak size bir rahatlama hissi getirebilir ve sizi daha pozitif bir yola sokabilir.

Psikologlar ilk iletişimi sağlamanın ne kadar zor olabileceğini anlayabilirler. İlk görüşme sizin için yeni bir şeydir fakat bu onlar için sıradanlaşmıştır. İsminiz, iletişim numaranız ve neden aradığınız ile ilgili bir mesaj bırakın. Sadece psikoterapi hakkında bir şeyler bilmek istiyorum demeniz bile yeterli. Daha sonra çağrınıza geri dönüldükten sonra, onların size yardım edip etmeyecekleri veya ne zaman ilk görüşmenizi yapacağınız önemli olmaksızın, güzel bir konuşma gerçekleşir ve bu konuşma ihtiyacınızı daha açık bir şekilde anlatmanıza vesile olur.
İlk uygun randevu boşluğunu almaya istekli olabilirsiniz. Fakat bunun öncesinde bir durun ve düşünün. Eğer programınıza uymuyorsa başka uygun zamanların varlığını sormanız sizin için daha iyi olur.

Hangi Hususları Göz Önünde Bulundurmalısınız?

Sizin için haftanın en iyi günü ve zamanını düşünmeniz gerekebilir. Yukarıdaki hususlar şunları kapsayabilir:

Gününüzün en iyi zamanı: Sabah insanı mısınız yoksa gece kuşumu, en iyi zamanınızı güzelce düşünün ve randevunuzu buna göre ayarlayın.

İş Saatleriniz: Eğer iş saatlerinizi ayarlamanız gerekiyorsa insan kaynakları departmanına psikoterapi randevuları için izin alıp alamayacağınızı sorun. Belki de ilk randevunuzu günün geri kalanında ayarlamak isteyebilirsiniz böylelikle seanstan çıkınca işe geri dönmek zorunda kalmazsınız. Eğer konuşmanın size kötü hissettireceği bir konuya sahipseniz ilk randevunuzdan sonra yorulmuş, duygusal olarak tükenmiş, dikkati dağılmış hissedebilirsiniz veya gözleriniz kabarabilir.

Aile Sorumlulukları: Eğer çocuklarınız veya onlardan birisi bu tedavide yer almıyorsa onları beraberinizde getirmeniz genellikle iyi bir fikir olmaz. Çocuk bakımının sizi meşgul etmediği bir zaman seçin.

Diğer Sorumluluklar: Tipik olarak bir psikoterapi seansı 45-50 dakikada sonlanır. Seans zamanınızı bir sonraki işinize acele ile çıkmak zorunda kalmayacağınız bir şekilde ayarlayın. Bir sonraki işinize geç kalma kaygısı psikoterapideki dikkatinizi dağıtacaktır.

Randevuya Nasıl Hazırlanmalıyım?

Randevuyu ayarladıktan sonra psikoloğunuza nasıl hazırlanmalıyım diye sorun. Bir psikolog bu konuda sizden şunları isteyebilir:

  • Sigorta şirketinizi arayıp zihin sağlığıyla ilgili kapsamınızı, sağlık ödemenizi ve muafiyet olup olmadığını sorun. İlerleyen zamanlarda bu bilgileri eğer edinemezseniz belki psikoloğunuz buluşmaya biraz geç gelmenizi isteyebilir ki böylelikle sosyal yardımlarınızı doğrulamada size önden yardımcı olabilsin.
  • Yeni hasta formunu doldurun. Psikoloğunuzu bu formları bulundurduğu ve onları indirip buluşmaya gitmeden önce doldurabileceğiniz bir internet sitesi olabilir. Eğer yoksa bu formları psikoloğunuzu size ulaştırmasını isteyebilir ve böylelikle onları buluşmaya gittiğinizde bekleme odasında doldurmak yerine evinizde doldurabilirsiniz. Psikoloğunuz aynı zamanda içerisinde iptal ödemesi ve gizlilik hususları gibi lojistikle ilgili şeylerin bulunduğu materyalleri size ulaştırabilir.
  • Daha önceki psikologlarınız veya sağlık uzmanlarınızdan bir kayıt/sicil.
  • Aynı zamanda siz bir soru listesi hazırlamak isteyebilirsiniz; ortalama tedavi süresi, psikoloğunuzun tedavi süreci ile ilgili düşündükleri, kitap tavsiyesi istemeniz gibi.
  • Terapi hakkında biraz bilgi edinin. Eğer daha önce böyle bir deneyimi olan bir arkadaşınız varsa nasıl bir şey olduğunu onlara sorun ya da konu hakkında biraz okuma yapın. Eğer daha önce psikoterapi aldıysanız, önceki psikoloğunuzun hangi yaklaşımlarını beğenip beğenmediğinizi düşünün.
  • Ön yargılı olmayın. Psikoterapi hakkında şüpheleriniz varsa veya psikoterapi almanızın sebebi bir başkasının sizi oraya yönlendirmesiyse bile yine de bir şans tanıyın. Açık ve dürüst olmaya ve böylelikle bu olanağın avantajlarından faydalanıp kendiniz hakkında daha çok şey öğrenmeye istekli olun.
  • Nereye gittiğinizi tam olarak bilin. Psikoloğunuzun internet sitesini inceleyin veya haritadan psikoloğunuzun ofisine hangi yollardan gidildiğine bakın.

6) İlk Randevuya Gidiş

İlk psikoterapinize giderken gergin hissetmeniz normaldir. Fakat önceden hazırlanmak ve neler ile karşılaşılacağını bilmek gerginliğinizi yatıştırmada yardımcı olabilir.

Yanımda Ne Götürmeliyim?

Tipik olarak bir psikoterapi seansı 45-50 dakika sürer. Zamanı verimli kullanma açısından ilk seansınızda değinmek istediğiniz noktaların bir listesini hazırlayıp psikoterapide nelerin üzerine yoğunlaşmak istediğinizi yazın. Sizi psikoloğa getiren sebeplerin neler olduğunu paylaşmaya hazırlanın. Neler hedeflediğiniz ile ilgili belirsiz bir fikir bile size ve psikoloğunuzun daha verimli ilerlemesine yardımcı olur.

Başka bir uzman tarafından yönlendirildi iseniz, doktor veya avukat gibi, bunun sebebini not etmeniz yardımcı olabilir. Eğer çocuğunuzun psikoterapi almasını bir öğretmeni önerdiyse o öğretmenden bir not veya rapor getirebilirsiniz. Eğer yazılı izniniz varsa psikoloğunuz ek bilgilere ulaşabilmek için bu uzmanlarla bir görüşme de yapabilir. Önceki psikoterapilerin kayıtları veya psikolojik testleriniz yeni psikoloğunuzun sizi daha iyi anlaması açısından yardımcı olabilir. Eğer bir ilaç kullanıyorsanız ne olduğunu ve hangi dozda kullandığınızı psikoloğunuzun bilgi edinmesi açısından yazınız. Psikoterapide olan her şeyin hatırlanması zor olabilir. Psikoloğunuzun soru ve tavsiyelerini veya kendi soru ve fikirlerinizi not alabileceğiniz bir defter yardımcı olabilir. Seans esnasındaki birkaç şeyi deftere not etmeniz sürece adapte olmanız bakımından faydalı olabilir. Birçok insan birden çok psikoterapi seansı alır. Takviminizi yanınızda getirin ki psikoloğunuzun ofisindeyken bir sonraki buluşma zamanınızı ayarlayabilin.

Aynı zamanda bir ödeme formu getirmenize de ihtiyacınız olacak. Psikoterapinizi karşılamak için eğer sağlık sigortası kullanacaksanız sigorta kartınızı getirin ki psikoloğunuz sigortacınıza hesabı gönderebilsin (bazı sigorta kurumları psikoloğunuzdan fotoğraflı kimlik kartı doğrulamanızı da isterler dolayısı ile onu da yanınızda getirin). Eğer psikoterapi ödemenizi nakit olmayan bir yoldan yapacaksanız; kredi kartınızı veya çek defterinizi getirin.

Psikoterapiden Ne Beklemeliyim?

İlk seansınızda, psikoloğunuz sizden biraz daha erken gelmenizi ve doldurmanız gereken kağıtları bitirmenizi isteyebilir.
Seansınız tam olarak başlayınca ne yapacağınızı bilmemekten endişelenmeyin. İlk seansta biraz kaygılı hissetmek normaldir. Psikoloğunuz bir başlangıç verme konusunda zaten tecrübelidir. Sizi amacınıza ulaştırmak için seans süresini etkili kullanma bakımından eğitimlidirler. Tam olarak aslında ilk seans, 20 sorulu bir oyun gibi gözükebilir.

Psikoloğunuz sizinle göz göze oturup cesaret vererek bir başlangıç verebilir. Aynı zamanda eğer daha önce telefonda bahsetmedilerse size bazı haklarınızdan da bahsedebilirler (örneğin; ödemeler, bir buluşmayı nasıl iptal edeceğiniz veya gizlilik ile ilgili). Daha sonra size şu tarz sorular sorabilirler: “Sizi buraya getiren şey nedir?” veya “Bir ay veya bir yıl önce değil de şimdi gelmeye karar vermenizin sebebi nedir?” gibi. Bunlar probleminizi anlamanıza yardımcı olur, neden bu probleminizin olduğu ve nasıl çözüleceği hakkında emin olmasanız bile. Örneğin, sebebini ve bunu nasıl durduracağınızı bilmeden sinirli veya üzgün hissedebilirsiniz. Eğer problem konuşmak için çok acı verici ise, ta ki birbirinizi daha iyi anlayana kadar ve rahatça anlatmanız ötesinde, psikoloğunuz sizi daha fazla zorlamamalıdır. Bu konu hakkında henüz konuşmak istemiyorum demenizde hiçbir sakınca yoktur.

Psikoloğunuz aynı zamanda ailenizin psikolojik problem geçmişinizi bilmek isteyebilir; depresyon, anksiyete gibi. Aynı zamanda probleminizin hayatınızı nasıl etkilediğini de keşfedeceksiniz. Psikoloğunuz; uyku alışkanlıklarınızda, iştahınızda veya diğer davranışlarınızda bir değişme oldu mu gibi soruları size soracaktır. Bir psikolog aynı zamanda ne tarz sosyal destekler aldığınızı sorabilir. Aileniz, arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınızla ilgili sorular gelebilir. Kimi zaman bir seanstan daha uzun sürebilen bu süreci hızla geçmeye çalışmamak önemlidir. Süreç ile alakalı olarak, mesela iş hikayenizi anlatmaya geldiğinde psikoloğunuz volta atarak anlatmanıza izin verebilir. Bu sürece ve psikoloğunuza güven duymaya başladıkça başlarda anlatmaya çekindiğiniz şeyleri anlatmak için istekli olabilirsiniz.

Psikoloğunuz tüm hikâyeye vakıf olduktan sonra artık beraber bir tedavi planı ortaya koymak için çalışmalara başlarsınız. Bu iş birliği içeren hedef planlama önemlidir çünkü ikiniz de sizin hedefinizi gerçekleştirmek için oradasınız. Psikoloğunuz hedefleri yazıp size okuyabilir ve böylelikle ikinizde ne üzerinde çalışıyor olduğunuz hakkında net olursunuz. Bazı psikologlar; tedavinin amacını, süre ve hedefleri, ve de hem danışan hem de psikoloğun sorumluluklarını ortaya koyan bir tedavi kontratı bile hazırlarlar.

İlk seansınızın sonunda psikoloğunuzun hemen yapılması gerekli gördüğü bazı tavsiyeleri olabilir. Mesela eğer depresif hissediyorsanız bir doktora görünmenizi ve bunun altında yatan tıbbi bir sebep olup olmadığını anlamanızı ister (tiroid rahatsızlığı gibi). Eğer kronik bir ağrınız varsa, fizik tedaviye ihtiyacınız olabilir. Tıpkı psikoterapide olduğu gibi uykusuzluk probleminiz için de bir yardım veya genel olarak ilaç desteği gerekebilir.
İlk seansın sonunda probleminize yeni bir anlayış, bir plan getirmeniz ve bir umut hissiyatı geliştirmeniz gerekir.

7) Psikoterapiye Devam Ederken

Psikoterapi sıklıkla konuşma terapisi olarak tabir edilir ve bu aslında tedaviniz boyunca yaptığınız şeydir. Siz ve psikoloğunuz karşılıklı konuşarak problemlerinizi ve bunları nasıl çözeceğinizi kararlaştırırsınız.

Psikoterapi Süresince Beklentilerim Neler Olmalı?

Psikoterapiniz devam ettikçe siz de psikoterapistiniz ile güven inşa eden tedavi edici karşılıklı bir ilişkiye devam edersiniz.

Psikoterapinizin kısmı olarak içinde devam eden sizi tanıma süreci için psikoloğunuz bazı değerlendirmeler yapabilir. Psikologlar bazı testleri uygulamak ve bunları yorumlamak hususunda eğitilmişlerdir. Bu testler depresyonunuzun derinliğini anlamada, önemli kişilik özelliklerinizi ortaya çıkarmada, sağlıksız çözüm yollarınızı keşfetmede (içki sorunu gibi) veya öğrenme güçlüklerinizi anlamada yardımcı olabilir. Mesela bir ebeveyn son derece canlı ama okul problemleri olan bir çocukla gelirse, psikolog bu çocuğun odaklanma ve öğrenme güçlüğü olup olmadığını anlamak için bir değerlendirme yapabilir. Test sonuçları psikoloğun direkt teşhis koymasına veya sizin düşünce, his ve davranışlarınızı daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

Psikoloğunuzla beraber konuşarak problemlerinizi keşfe devam edeceksiniz. Kimi insanlar için sadece problemleri hakkında rahatça konuşuyor olmak bile bir rahatlama getirir. İlk aşamalarda psikoloğunuz sizi neyin rahatsız ettiği ile alakalı aydınlatacaktır. Sonrasında ise problemi çözme aşamasına geçersiniz. Bu aşamada alternatif olabilecek düşünce yolları, davranış biçimleri ve duygu kontrolleri üzerinde çalışırsınız. Seans esnasında bu yeni davranışların rol denemelerini yapabilir ve yeni edindiğiniz yeteneklerinizi ev ödevi olarak pratik edebilirsiniz. Devam ettikçe, siz ve psikoloğunuz o en başta koymuş olduğunuz hedefinizin yeniden dizayn edilme veya genişletilme ihtiyacının olup olmadığını değerlendirirsiniz.

Bazı durumlarda psikoloğunuz diğerlerinin de dahil olmasını tavsiye edebilir. Mesela bir ilişki problemi yaşıyorsanız, seansa eş veya partneriniz ile beraber gelmek yardımcı olabilir. Aynı şekilde, ebeveynlik problemi olan bir kişi çocuğunu da dahil edebilir. Ve mesela insanlarla iletişim sorunu olan bir kişi içinse grup psikoterapileri fayda sağlayabilir.

Sizi psikoterapiye getiren problemlerinizi çözmeye başladıkça kendinizi ve dünyayı daha farklı görmenizi sağlayan yeni yetenekler öğreneceksiniz. Değiştirip değiştiremeyeceğiniz durumları nasıl ayırt edeceğinizi öğrenecek ve kontrolünüz olan konulara nasıl odaklanılacağını öğreneceksiniz.

Aynı zamanda size gelecekte karşılaşacağınız zorlukların üstesinden gelmenizde yardımcı olacak bir esneklik öğreneceksiniz. Mesela 2006’da yapılan bir depresyon ve anksiyete tedavisi çalışmasında, bilişsel ve davranışsal yaklaşımların tedavi sonrasında semptomların tekrarlama riskini düşürdüğü gösterilmiştir. Başka bir çalışmada ise aynı sonuç uzun dönem psiko-dinamik psiko-terapi uygulandığında görülmüştür.

Sonucunda, elinize yeni bir düşünce perspektifi ve davranış yolları geçmektedir.

Psikoterapiden En Çok Faydalanmanın Yolu Nedir?

Psikoterapi tıbbi bir tedaviden veya bir diş tedavisinden farklıdır. Tıbbi bir tedavide hasta olan kişi pasif bir şekilde oturur ve doktor onu inceleyip teşhis ve tedavi planını ortaya koyar. Ancak psikoterapi, psikoloğunuzun size ne yapılması gerektiğini söylemesi şeklinde işlemez. Daha çok sizin ve psikoloğunuzun iş birliği içerisindeki aktif katılımı ile gerçekleşir.

Şu kesindir ki yüzlerce çalışma, psikoterapiyi işe yarar kılan en önemli kısım olarak psikolog ve danışanı arasında sağlanan ve buna tedavi ittifakı da denilen o iş birlikçi ilişki olduğunu göstermektedir. Tedavi ittifakı, psikolog ve danışan beraber olarak danışanın hedeflerine ulaşmak amaçlı çalıştığında ve bunda başarılı olduğunda ortaya çıkan şeydir.

Yani psikoterapide aktif ve ilgili olarak siz de katılım gösterin. Tedavi için hedef belirlemede yardımcı olun. Bir zaman çizelgesi oluşturmada psikoloğunuz ile beraber çalışın. tedavi planınız hakkında sorular sorun. Eğer seansın iyi geçmediğini düşündüyseniz bu geri bildirimi paylaşın ve karşılıklı konuşma içerisinde olun. Böylelikle psikoloğunuz daha etkili bir geri bildirim verebilir ve tedavinizi uygun bir hale getirebilir. Psikoloğunuza probleminiz hakkında faydalı bilgiler içeren internet sitesi ve kitap tavsiyeleri sorun.

Dahası, davranış değişimleri zor olduğu için işin anahtarı uygulama yapmaktır. Eski davranışlarınız ve düşünce örgülerinize dönmek kolaydır. Dolayısıyla seanslar arasında bu noktanın hep farkında olun. Bazı şeylere nasıl tepkiler verdiğinizi v psikoterapi seanslarında psikoloğunuz ile neler öğrendiğinizi fark edin ve bunu gerçek hayattaki durumlara uygulayın. Seanslar arasında yaşadıklarınızı psikoloğunuza anlatmanız onun seansların sizi nasıl etkilediği konusunda bilgilenmesini sağlar. Düzenli tekrarlama ile bu edindiğiniz faydaları sağlamlaştırabilir ve psikoterapi ile bu durumu daha hızlıca yapıp onu güzelce koruyabilirsiniz.

Gizlilik Konusunda Endişelenmeli miyim?

Psikologlar gizliliğinizi muhafaza etmeyi yüksek ölçüde önemserler. Bu onların profesyonel etik ilkelerinden birisidir. Bundan da önemli olarak, bu durum onların iş lisanslarını da etkiler. Hasta gizliliğini önemsemeyen psikologlar gelecekte psikoloji tedavisi verme olanaklarını da riske atarlar.

Psikoterapinizi mümkün mertebe etkili bir hale getirmek için en özel düşünce ve davranışlarınız konusunda açık ve dürüst olmaya ihtiyacınız vardır. Bu can sıkıcı bir durum olabilir fakat psikoloğunuzun bu bilgileri paylaştığından endişelenmenize gerek yok (bazı uç noktalar hariç). Mesela kendinize veya başkalarına zarar verme planınız olduğunu ortaya çıkarırsanız, başkalarının ve sizin güvenliğiniz için, psikoloğunuz bu durumu üst mercilere iletmekle yükümlüdür. Psikologlar aynı zamanda çocuk, engelli ve yaşlı taciz ve suistimallerini de rapor etmek zorundadır. Buna ek olarak hukuki süreçlerde de psikoloğunuz bilgi sağlamakla yükümlüdürler.

Ve tabi eğer isterseniz psikoloğunuza bilgilerinizin bir kısmı veya tamamını doktorunuzla, öğretmeninizle veya başka herhangi bir kişi ile yazılı paylaşma izni verebilirsiniz. Psikologlar gizliliği çok ciddiye alırlar ve bundan dolayı size bir markette veya başka bir yerde rastlasalar bile tanıyormuş gibi davranmayabilirler. Ve bu durumdan dolayı sizin de selam vermemenizde bir sakınca yoktur. Psikoloğunuz kötü hissetmez ve bu durumu anlayışla karşılayıp gizliliğinizi koruduğunuzu bilir.

8) İlaç Tedavisini Anlamak

Hızlı çözüm kültürümüzde insanlar sıklıkla depresyon ve anksiyetelerini hızlı bir şekilde rahatlatacak bir ilaç beklerler ve pratisyen hekim ve pratisyen hemşireler — çoğu insanın bir psikolojik problemi olduğunda ilk bağlantı kurduğu kişiler — özellikle reçete konusunda eğitimlidirler. Onların kapsamlı olarak psikoterapi konusunda bir eğitimleri yoktur.

İlaç Etkili midir?

İlacın şart olduğu bazı psikolojik durumlar vardır; majör depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi. Fakat birçok diğer durum pek keskin cevaplara sahip değillerdir.

Bulgular gösteriyor ki ilacın etki etmediği birçok durum vardır. Journal of American Medical Association’da yayınlanan 2010’daki çalışmada araştırmacılar antidepresanların etkisiz kaldığı önceki bütün çalışmaları toplayan bir çalışma yapmışlardır. Antidepresanların depresyonda birçok faydası olduğunu gösteren bulgulara ulaşmışlardır. Fakat hafif veya orta şiddetli depresyonlarda ilaçların plasebodan daha ileriye gidemediklerini görmüşlerdir.

Dahası, ilaçlar size hayatta karşılaştığınız problemleri çözme yeteneği sağlamazlar. İlaç almayı bıraktığınız anda probleminiz geri döner. Buna karşın psikoterapi size yeni problem çözme yetenekleri öğretir ve bu size gelecekteki karşılaşacağınız problemleri çözmede de yardımcı olur.

Benim İlaca İhtiyacım Var mı?

Tüm işlevleriniz yerinde ise — işlevlerinizin yerinde olması işinizde, okulunuzda işlerin yerinde olduğu ve sağlıklı aile, arkadaş ilişkilerinizin olduğu anlamına gelir — cevap muhtemelen hayır. Psikoterapi tek başına da gayet etkili olabilir. Sadece daha dengeli bir yaşama ihtiyacınız olabilir — iş, egzersiz ve sosyal ilişkilerin kombine olduğu bir yaşam. Diğer taraftan ilaçlar da bazı durumlar için kullanışlı olabilirler. Bazen insanlar psikoterapiye ne şekilde bağlantı kurabileceklerini anlamak için ilaçlara ihtiyaç duyabilirler. Aynı zamanda ilaçlar bazı ciddi zihinsel hastalıklara da yardımcı olabilirler. Bu rahatsızlıklarda psikoterapi ve ilaçları beraber uygulamak en iyisidir.

Eğer İhtiyacım Olursa İlaca Nasıl Ulaşabilirim?

Eğer bir ilaca ihtiyacınız olursa, tedavide koordine hareket edebilmek için psikoloğunuz, psikiyatristiniz veya ilgili sağlık personeliniz ile beraber çalışır. Bu koordine hareket yaklaşımı tedavi ve sizin için en iyisidir.
İki eyalette, Lousiana ve New Mexico’da, duygu durum ve zihinsel sağlık problemlerini tedavi etmesi için lisans sahibi ve üst düzey eğitimli psikologlara bazı belirli ilaçları yazabilme hakkı tanınmıştır. Bu eyaletlerde psikologlar ek olarak ilaç yazabilme lisansına sahip olabilmeleri için bazı özel eğitim programlarını tamamlamak (bu sıklıkla psikofarmakoloji alanında master programı olmaktadır) ve bir sınavı geçmek zorundadırlar.

9) Psikoterapinin Etkili Olup Olmadığını Değerlendirme

Bazı insanlar bu bahsettiğimiz problemlerini neden direkt arkadaş ve aileleri ile konuşamadıklarını merak ederler. Psikologlara açılmak çok daha kolaydır. Psikologlar insanların hayatına yardımcı olabilmek için aldıkları eğitim ve tecrübelere yıllarını harcarlar. Ve psikoterapinin etkili bir tedavi olduğunu gösteren önemli kanıtlar mevcuttur.

Psikoterapi Nasıl Etkilidir?

Yüzlerce çalışma şuna ulaşmıştır ki psikoterapi insanlara hayatlarında pozitif değişimler yapmasında yardımcı olmaktadır. Bu çalışmaların toplandığı makaleler, %75 insanın psikoterapiye girdikten sonra olumlu değişimler gösterdiğini ortaya koymaktadır. Başka bir grup derleme çalışma ise psikoterapi almış olan ortalama bir insanın tedavi sonunda, almayanların %80’ine kıyas ile, daha iyi durumda olduğunu söylemektedir.

Psikoterapi Nasıl İşler?

İyi bir tedavi şu üç faktörün beraber uygulanmasının bir sonucudur:

  • Sizin probleminize uygun olan kanıtlanmış bir tedavi biçimi
  • Psikoloğunuzun klinik uzmanlığı
  • Kişilik özellikleriniz, kültürünüz ve tercihleriniz

İnsanlar psikoterapiye başladıkları sırada sıklıkla sıkıntılarının hiç geçmeyeceğini hisseder durumda olurlar. Psikoterapi insanlara bu durumu düzeltebilmeleri için bir şeyler yapabilecekleri konusunda yardımcı olur. Bu ise duyguların daha iyi ifade edilmesi, sağlıklı davranışlar gelişmesi (ilişkileri düzeltsin veya düzeltmesin), iş veya okulda daha iyi olunması ve daha pozitif düşünülmesi değişimlerine öncülük eder.

Herhangi bir konu ya da problemin ona uygun terapi ile iyi sonuçlanmasının yanı sıra ortada kalan esas kritik ve önemli nokta ise psikoloğunuz ile kurduğunuz ilişki ve tedavi iş-birliği olmaktadır.

Ya Psikoterapi İşe Yarıyormuş Gibi Gelirse?

Psikoterapiye başladığınızda psikoloğunuz muhtemelen sizinle beraber hedef geliştirmeye ve tedavi için kabaca bir zaman çizelgesi oluşturmaya başlayacaktır. Zaman geçtikçe, kendinizi ilerliyormuş gibi hissetseniz de hissetmeseniz de ve tedavi işe yarıyormuş gibi gözükse de gözükmese de, psikoloğunuz sizi anlıyor mu bunu kendinize soruyor olmalısınız. Bazı insanlar 6 ila 12 hafta arasında iyi hissetmeye başlarlar. Eğer süreç içerisinde buna bir başlangıç görmezseniz bunu psikoloğunuza anlatın. Psikoloğunuz ne yapılması gerektiği ile ilgili bir iletişim başlatabilir. Ya da eğer olmazsa bu çözümü siz gündeme getirin. Örneğin, psikoloğunuza ek veya alternatif tedavi seçenekleri hakkında danışabilirsiniz. Bazen ne düşündüğünü açıkça söylemek güç kazandırabilir özellikle psikoloğunuz alıngan olmak yerine anlayışlı ve yargısız bir yaklaşımdaysa.

Şunu unutmayın ki psikoterapi sürecinde berbat da hissedebilirsiniz. Sürecin başındaki halinizden daha sinirli, mutsuz ve kafası karışmış hissedebilirsiniz. Bu psikoterapinin işe yaramadığı anlamına gelmez. Hatta bu durum psikoloğunuzun sizde bir değişim yaratmak için zorlama ve yüzleşilmesi kolay olmayan gerçeklere doğru götürmesine bir işaret olabilir. Bu tip durumlardaki bu güçlü duygular yerinizde saymadığınıza ve büyümeye işarettir. Bazen bazı şeylerin iyileşmeden önce daha da kötüleştiğini hatırlayın.

Tabii ki bazı durumlarda da psikolog ve hastanın arasındaki ilişki olması gerektiği gibi olmaz ve bunun sorumlusu psikolog da olabilir. Eğer psikoloğunuzun probleminize olan teşhisinden bir endişeniz, bunu esas psikoloğunuzun da bildiği taktirde, ikinci bir psikologdan farklı bir görüş almak yardımcı olabilir.

Eğer durum ilerlemiyorsa siz ve psikoloğunuz için sizin yeni bir psikologla çalışmanız seçeneğini düşünme zamanı gelmiştir. Bunu kişiselleştirmeyin. Bu sizden dolayı değil; sadece yanlış bir uyum. Ve aynı zamanda tedavi iş-birliğinin, psikoterapinin sonucuna etkisi büyük olduğu için, doğru uyuşmaya ihtiyacınız var.

Eğer değişiklik kararı aldıysanız eski psikoloğunuz ile görüşmeyi direkt kesmeyin. Bunun yerine, ona onu neden bıraktığınızı anlatın. İyi bir psikolog bu durumda size başka birisini önerecek, size şans dileyecek ve ilk denemeniz iyi gitmedi diye psikoterapiyi tamamen bırakmamanız konusunda sizi teşvik edecektir. Bir sonraki psikoloğunuzla iyi bir uyuşma sağlamak için ona eskisinde size neyin uymadığını anlatın.

10) Psikoterapinin Sonuna Geldiğinizi Anlamak

Devamlı bir psikoterapiye katılmanın haftalar ila yıllar arasında süren bir tedavi süreci olduğunu düşünebilirsiniz. Ama öyle değil…

Ne Kadar Süre Psikoterapi Almalısınız?

Alınması gereken psikoterapinin uzunluğu birkaç faktöre bağlıdır: problem veya rahatsızlığınızın türü, kişinin karakteri ve geçmişi, kişinin terapiden bekledikleri, kişinin psikoterapi dışındaki hayatında neler olduğu ve kişinin süreci ne kadar hızlı götürme yeteneğinde olduğudur.

Bazı kişiler hemen tek seans sonra bir rahatlama gösterirler. Bir psikologla görüşmek yeni bir perspektif sağlayabilir, durumu farklı görmenize yardım eder ve hissedilen acıyı rahatlatabilir. Birçok insan ise az sayıdaki seanstan sonra bazı faydalar bulmaya başlarlar özellikle belirli bir problem üzerine yoğunlaşmışlar ve yardım arayışı öncesinde çok uzun süre beklememişlerse.

Mesela eğer ileri derece bir anksiyeteden şikâyetiniz varsa direkt iyi hissetmeye başlayabilirsiniz çünkü bir adım atmışsınızdır — bir umut kıvılcımı bile değişim yaratır. Psikoloğunuz aynı zamanda probleminize yeni bir anlayış kazandıran taze bir bakış açısını tedavinin başında sağlayabilir. Her ne kadar birkaç seans sonunda probleminiz geçmiş olmasa da bir yol almanın verdiği güveni hisseder ve gelecekte size yardım edecek yeni çözüm teknikleri öğrenirsiniz.

Bazı kişilerde ve durumlarda ise psikoterapiden bir fayda sağlamak daha uzun sürebilir (belki bir veya iki yıl). Art arda travmalar yaşamış olabilirler ve birkaç farklı problemleri olabilir veya onları tam olarak neyin mutsuz ettiği belli olmayabilir. Psikoterapinin faydalarını göstermesi için ona yeterince uzun devam etmek önemlidir.

Ciddi zihinsel rahatsızlıklara sahip insanlar veya diğer yaşanan hayattaki önemli değişiklikler süregelen bir psikoterapi gerektirebilir. Düzenli seanslar günlük işlerini yürütmedeki ihtiyaç duydukları desteği sağlayabilir.

Bazı kişiler ise psikoterapiye problemlerinin çözümünden sonra dahi devam edebilir. Çünkü daha yeni anlayışlar geliştirmek, iyi hallerini daha da artırmak ve bunları uygulamak istemektedirler.

Bırakmaya Hazır Olduğumu Nasıl Anlayacağım?

Psikoterapi tüm hayat boyu süren bir şey değildir. Bilinen klasikleşmiş bir çalışmada psikoterapi alan hastaların yarısı sekiz seans sonrasında iyileşme göstermiştir. %75’i ise 6 ay sonra iyileşme göstermiştir.

Siz ve psikoloğunuz beraber ne zaman bitirmeye hazır olduğunuza karar verirsiniz. Bir gün farkına varmaya başlayacaksınız ki artık uyandığınızda problemleriniz hakkında endişe içinde olmuyorsunuz. Ya da diğer insanlardan pozitif geri dönüş almaya başlayacaksınız. Okulda problemleri olan bir çocuk için öğretmeni artık düzen bozucu olmadığını ve hem akademik hem de sosyal olarak ilerlemeler gösterdiğini bildirebilir. Siz ve psikoloğunuz başta koyduğunuz hedeflerinize ulaşıp ulaşmadığınızı birlikte değerlendirirsiniz.

Psikoterapi Bittikten Sonra Neler Olur?

Muhtemelen doktorunuzu periyodik check-up lar için ziyaret edersiniz. Aynısını psikoloğunuz için de yapabilirsiniz.

Psikoterapiniz bittikten sonra birkaç hafta veya bir ay sonra durumun nasıl gittiğini bildirmek üzere psikoloğunuza uğramak isteyebilirsiniz. Eğer her şey yolunda ise hepsini bir sonraki takip seansına biriktirebilirsiniz.

Psikoterapinin bir başı, ortası ve sonu olduğunu düşünmeyin. Bir problemi çözebilir ve sonrasında hayat içerisinde başka bir durumla karşılaşabilir ve son tedavi sürecinizde öğrendiğiniz o yeteneklerinizin ufak bir hareketlendirmeye ihtiyacı olduğunu hissedebilirsiniz. Direkt psikoloğunuzla iletişime geçin. Sonuç olarak psikoloğunuz hikayenize zaten vakıftır. Tabii ki psikoloğunuzu tekrar görmek için bir kriz durumu ile karşılaşmayı beklemek zorunda değilsiniz. Sadece son öğrendiklerinizi desteklemek için bir “güçlendirici” seansına ihtiyaç duyabilirsiniz. Bunu zihin sağlığı akordunu yapmak olarak düşünün.

Amerikan Psikoloji Derneği bu eserin hazırlanmasında June Ching, PhD; Angela Londoño-McConnell, PhD; Elaine Ducharme, PhD; Terry Gock, PhD; Bethe Lonning, PsyD; Nancy Molitor, PhD; Dianne Polowczyk, PhD; and Michael Ritz, PhD, yardımlarını bildirmekten memnuniyet duyar.

Editoryal İçerik

Psk. Danışman Yusuf Bayalan veya sitenin diğer yazarları tarafından yazılmayan, başka kaynaklardan alınıp sitede paylaşılan içerikler Editoryal İçerik pofiliyle paylaşılmaktadır. İçeriğin yazarı ve/ya kaynağı, içerikte belirtilmektedir. Ön görüşme ve randevu için Gsm: 0505 495 4727

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı