Çarşamba , Haziran 20 2018
Ana Sayfa / Hizmetler / Psikolojik Danışmanlık

Psikolojik Danışmanlık

Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki, psikolojik danışmanlık, tarifi zor kavramlardan biridir. Psikolojik danışmanlık kavramını tanımlama zorluğu, insanın ve problemlerinin çok yönlü, çok boyutlu ve karmaşık oluşuyla ilgilidir.

İnsanın gelişimine ve problemlerinin çözümüne dönük, yani hem geliştirici hem tedavi edici bir çaba olan psikolojik danışmanlık da çok boyutlu ve karmaşık bir yapı oluşturmaktadır. Dolayısıyla eksiksiz bir psikolojik danışmanlık tarifi yapmak neredeyse imkânsızdır.

Psikolojik Danışmanlık Tanımları

Türkiye’deki psikolojik danışmanlık hizmetlerinin öncülerinden olan Hasan TAN, Psikolojik Yardım İlişkileri adlı kitabında, literatürdeki psikolojik danışma tariflerini sıralar ve sonrasında da kendi tarifini yapar.

Önce, literatürdeki tariflerin bazılarına bakalım:

  • Psikolojik danışma, iki kişinin oluşturduğu bir ortamda, kişilerden birinin kendine ve çevresine daha iyi uyum sağlama becerileri kazanmasına yardım için gerçekleştirilen bir oluşumdur. (F. P. Robinson)
  • Psikolojik danışma, terapistle olan güven verici ilişkiler sonucu, bireyin benlik yapısında ferahlama sağlandığı, daha önceleri bireyce kabul edilmeyen yaşantıların şimdi algılanmaya ve yeni bir benlik tablosu içine yerleştirilmeye başlandığı bir oluşumdur. (C. R. Rogers)
  • Psikolojik danışma, psikoterapist ile bir veya birden fazla danışan arasında, psikoterapistin, insan şahsiyetine ait sistematik bilgilere dayanan psikolojik metotlar kullanarak, danışanın ruh sağlığını geliştirmeye çalıştığı, kişiler arası ilişkilere dayalı bir oluşumdur. (C. H. Patterson)
  • Psikolojik danışma, psikolojik yardım ilişkileri konusunda yetiştirilmiş bir meslek erbabı tarafından, plan yapma, karar verme ve kişiler arası ilişkileri için yardım arayan kimsenin davranışlarını etkileyerek, o kimsede büyüyüp gelişme veya değişme sağlamak amacıyla, genel olarak insan tabiatı ve davranımına ait elimizde mevcut en son bilgi ve bulgulara dayanan, kendine özgü ilişkiler ve sözlü görüşmeler yoluyla yürütülen bir yardım hizmetidir. (R. H. Byrne)

Hasan TAN, literatürdeki psikolojik danışma tariflerinin ortak noktalarını şöyle sıralar:

  • Psikolojik danışma bir öğrenme sürecidir.
  • Bir sosyal ortamda gerçekleşir.
  • Süreçte, psikolojik danışman(lar) ve danışan(lar) olmak üzere iki taraf vardır.
  • Psikolojik danışma, meslek elemanı olan psikolojik danışmanın yaptığı bir yardımdır. Bu yardım, psikolojik yöntem ve teknikler yoluyla gerçekleşir.
  • Psikolojik danışmada amaç, danışanın kendini ve çevresini daha iyi anlayıp kabul ederek, daha etkin seçimler yapma, karar verme ve uyum gösterme yoluyla kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır.

Bu çıkarımlardan sonra Hasan TAN kendi tarifini şöyle yapar:

Psikolojik danışma, psikolojik danışman(lar) ile danışan(lar)dan meydana gelen bir sosyal ortamda, danışanın büyüyüp gelişerek kendini gerçekleştirmesine ve problemlerini kendi başına çözebilecek bir olgunluk ve bağımsızlık seviyesine erişmesine yardım için, psikolojik yaklaşımlarla girişilen sistemli ve planlı bir öğrenme ve etkileşim sürecidir.

Psikolojik danışma sürecinde:

  • Bir kuru bilgi verme, öğretme veya öğüt verme yoktur.
  • Zorlama yoktur.
  • Karşılıklı saygı ve insan sıcaklığı vardır.
  • İstek ve kararlarda yetkili ve sorumlu danışandır.
  • Psikolojik danışman bir yardım edicidir. Yetişmesi ve mesleki gelişimi açısından bir bilim insanı, uygulama açısından ise sahip olduğu bilgi ve teorileri kendi tarzına uygun olarak kullanan bir sanatkârdır.

Raymond J. Corsini Modern Psikoterapiler adlı kitabında, psikolojik danışma ve psikoterapi arasında ayrım yapılamayacağını belirterek, psikoterapiyi şöyle tanımlar:

Psikoterapi iki taraf arasındaki formel etkileşim sürecidir. Genelde her iki tarafta da tek kişi vardır, ama bu kişilerin birden fazla olma olasılığı da vardır. Bu sürecin amacı, taraflardan birinin, şu hususlardan herhangi birinde veya hepsinde yaşadığı yetersizlik ya da işlev bozukluklarından kaynaklanan sıkıntının giderilmesidir: Bilişsel işlevler (düşünme bozuklukları), duygusal işlevler (acı çekme ya da duygusal rahatsızlıklar)veya davranışsal işlevler (davranışın yetersizliği). Bu etkileşimde yer alan terapistin, kişiliğin temeli, gelişmesi ve sürdürülmesi ve değişmesi konusunda bir kuramı vardır ve bu kurama uygun olan tedavi metotlarını kullanır. Ayrıca terapist olabilmek için yasal ve profesyonel onay almıştır.

Son olarak, Harold Hackney ve Sherry Cormier’in yazdığı Psikolojik Danışma İlke ve Teknikleri adlı kitaptan bir alıntı yapalım:

Amerikan psikolojik danışma derneği (American Counseling Association) tarafından 1997’de kabul edilen profesyonel psikolojik danışma tarifi şöyledir: Ruh sağlığı, psikoloji ve gelişim ilkelerinin, bilişsel, duyuşsal, davranışsal ve etkileşimsel müdahale stratejileri aracılığıyla, bireyin iyi oluşu, kişisel ve meslek gelişimi ile patoloji konularını ele alacak şekilde uygulanması.

Bu tanım normal ve gelişimsel problemlerin yanı sıra ciddi psikolojik problemleri de kapsamaktadır. Ancak bu, herhangi bir profesyonel psikolojik danışmanın her türlü soruna çözüm getireceği anlamına gelmemektedir.

Psikolojik danışma mesleği kendi içinde pek çok uzmanlık alnına ayrılmıştır. Ruh sağlığı danışmanlığı, evlilik ve aile danışmanlığı, rehabilitasyon danışmanlığı, okul danışmanlığı, kariyer danışmanlığı ve diğerleri. Her uzmanlık alanı özel terapötik beceriler gerektirir. Çünkü danışanların psikolojik yardım alabilmesi bu özel psikolojik danışma becerilerinin varlığına bağlıdır. Sözü edilen uzmanlıklarda, ilişki, iletişim, kavramsallaştırma, tanı ve müdahale becerileri gibi becerilerin yaygın olarak kullanılması söz konudur.?

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, herkesin mutabık olduğu ve kimsenin itiraz edemeyeceği bir psikolojik danışma tarifi yoktur. Ancak bu durum, psikolojik danışmanlık adı altında gerçekleştirilen her eylemin profesyonel bir psikolojik danışma olduğu anlamına da gelmez.

Psikolojik Danışmanlık Nasıl Bir Süreçtir?

Psikolojik danışmanlık, günümüzde psikolojik sorunlarla başa çıkmada en çok başvurulan yöntemlerden biri haline gelmiştir. Yazının bu bölümünde, yardım alanlar, yani danışanlar açısından psikolojik danışmanlık sürecinin hangi aşamalarla gerçekleştiğini sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Psikolojik Danışmanlık Yardım Süreci Aşamaları

1. Aşama: Sorunlu Bir Durumun Ya Da Kullanılmayan İmkânların Fark Edilmesi

Danışanların, psikolojik danışmanlık yardımı almalarına yol açan etkenleri iki grupta toplayabiliriz:

Karşılaşılan sorunlu durumlar: Bana göre, insan olmak sorunlu olmaktır. Dolayısıyla, yaşadığımız sürece sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz çok yüksektir. Bu yüzden mesele, sorun yaşayıp yaşamamamız değil, o sorunlarla nasıl başa çıktığımızdır. Çok sevdiğimiz birinin kaybı, nedenini göremediğimiz korkularımız, alkol ya da madde bağımlılığımız, hayatımızı zora sokan endişelerimiz, işsiz kalışımız, sevdiğimiz biri tarafından aldatılmamız, doyum vermeyen evliliğimiz, bizi halsiz bırakan üzüntümüz vb. bizim bir şekilde başa çıkmamız gereken sorunlu durumlardır. Sorunlu durumlar bize, hayatımızda bir şeylerin ters gittiğini söyler.

Kullanılmayan potansiyel ve imkânlar: Bazen de, sorunlu durumlar ya da ters giden bir şeylerden ziyade, bir şeylerin daha iyi gitme ihtimali söz konusu olur. Bir işimiz vardır ama bizim için yeterince tatminkâr değildir. Sevdiğimiz bir eşimiz vardır ama ilişkimiz yeterince doyum vermiyordur. Hayatımızı nasıl daha anlamlı yaşayabileceğimizi sorguluyoruzdur.
Sorunlu durumlarla kullanılmayan potansiyel ve imkânlar çok net olarak birbirinden ayrılamaz aslında. Bu yüzden de pek çok danışan, hem karşı karşıya kaldığı sorunlu durumlarla başa çıkmak hem de sahip olduğu potansiyelleri kullanmak için psikolojik danışmanlık yardımı alır.

Özetle danışanlar, psikolojik danışmanlık sürecinin ilk basamağında, hayatlarında bir şeylerin ters gittiğini ve/veya bir şeylerin daha iyi olma ihtimalini düşünmeye başlarlar.

2. Aşama:  Psikolojik Danışmanlığın Bir Başa Çıkma Yolu Ya Da İmkan Olarak Kabul Edilmesi

Karşılaştığımız sorunlarla başa çıkmak ya da kendimizi geliştirmek için pek çok farklı yol deneyebiliriz. Kendi kendimize çözüm yolları düşünmek, birilerine danışmak, kitap okumak, film seyretmek, internetten araştırma yapmak bu yollardan sadece birkaçıdır. Psikolojik danışmanlık, dünyanın pek çok ülkesinde sorunlarla başa çıkma ve kendini geliştirmede çok başat bir yol olarak tercih edilmektedir. Memleketimizde ise psikolojik danışmanlık, henüz çok yeni sayılabilecek bir yardım alanıdır. Beni bu yazıyı yazmaya motive eden faktörlerdedn biri, mesleğimi daha tanınır hale getirme ihtiyacıdır aslında.

Peki, danışanlar neden sorunlarını çözmede ya da kendilerini geliştirmede bir yol olarak psikolojik danışmanlığı tercih ediyorlar?

Bu sorunun farklı cevapları olabilir. Diğer yöntemlerle yeterince sonuç alamamış olabilirler. Bir filmde, bir kitapta ya da bir internet ortamında psikolojik danışmanlığın kendi sorunlarına çözüm olduğunu görmüş olabilirler. Psikolojik danışmanlık sürecinden sonuç elde etmiş birilerinin tavsiyesine uymuş olabilirler.

3. Aşama: Psikolojik Danışman Seçim

Psikolojik danışman seçiminde dikkate alınan kıstasları genel olarak şöyle listeleyebilirim:

  • Psikolojik danışmanın eğitim geçmişi, çalışma alanları, deneyimi, kariyeri, yazdıkları, yetkinliği
  • Psikolojik danışmanın cinsiyeti, memleketi, hayata bakışı, dini inancı
  • Psikolojik danışmanın tanınırlığı, hakkında yapılan değerlendirmeler
  • Psikolojik danışmanın ses tonu, medeni durumu, çocuğunun olup olmaması, hissedilen duygusal yakınlık
  • Çalışma saatleri, ulaşım kolaylığı, ücret, ofisin konforu vb

Dikkat ettiyseniz danışanlar psikolojik danışman seçiminde birbiriyle alakalı alakasız, çok farklı noktaları hesaba katabilmektedirler.

4. Aşama: Psikolojik Danışmanlık Süreci

Bu aşamada, danışan ve psikolojik danışman (grupla psikolojik danışmanlıkta, danışanlar birden fazla olabileceği gibi danışmanlar da birden fazla olabilir) bir araya gelir. Psikolojik danışma sürecinin can alıcı aşaması tabi ki bu aşamadır. Psikolojik danışma aşamasında yapılanları çok genel olarak şöyle ifade edebiliriz:

  • Sorunun ya da geliştirilecek alanın tespit edilmesi: Bu nokta çok önemlidir. Çünkü psikolojik danışmanlık sürecinin çıkış noktası burası olacaktır. “Danışan bu süreçten ne bekliyor?”, “Danışanın ihtiyaçları nelerdir?”, “Sorunun oluşumuna ve gelişimine neler etki etmiştir?” gibi sorular bu aşamada çok önemlidir. Danışanlara bu aşamada, Hayatımda yolunda gitmeyen neler var?, ya da Hayatımda daha iyi hale getirmek istediğim neler var? gibi sorular ipucu verebilir.
  • Hedeflerin belirlenmesi: Sorunun ve/veya geliştirilecek alanın tespitinden sonra hedefler belirlenir. Psikolojik danışmanlık hedefleri, tespit edilen sorunlara ve/veya geliştirilecek alanlara paralel olarak konur. Hedefler açık, tanımlanmış, eyleme dönük, gerçekçi, kişisel ve ulaşılabilir olmak durumundadır. Mesela, “Eski sevgilimin bana geri dönmesini istiyorum.” psikolojik danışmanlık açısından uygun bir hedef değildir. Ancak, “İlişkilerimde kendimi daha iyi ifade etmek istiyorum.” bir hedef olarak belirlenebilir.
  • Hedeflere uygun yöntem ve tekniklerin kullanılması: Psikolojik danışmanlık gelişigüzel gerçekleşen bir süreç değildir. Psikolojik danışman, belirlenen hedeflere ulaşmakta danışana yardımcı olabilmek için birtakım yöntemler kullanır. Bu yöntemler, psikolojik danışmanın teorik eğilimine ve hedefin yapısına göre farklılık arz edebilir. Ama psikolojik danışma sürecinde genel anlamda, duyguları, düşünceleri, davranışları ve bedensel tepkileri anlamaya ve değiştirmeye dönük yöntemler kullanılır.

5. Aşama: Psikolojik Danışmanlık Sürecini Değerlendirme

Beşinci ve son aşamada, danışan hem kendi içinde hem de psikolojik danışmanıyla birlikte süreci değerlendirir. Süreci değerlendirirken danışanın soracağı temel sorular, “Sorunumla artık daha sağlıklı şekilde başa çıkabiliyor muyum?”, “Üzerinde çalıştığım konuda kendimi geliştirebildim mi?”, “İhtiyacım olanı elde edebildim mi?” şeklinde olacaktır. Danışan beklentilerine ulaşmış ise, süreç sağlıklı şekilde gerçekleşmiş demektir. Ancak danışan beklentilerini karşılayamamış ise ya başka bir yardım sürecine yönelecek ya da psikolojik danışmanlık yardımı almaktan vazgeçecektir.

Psikolojik danışmanlık sürecini değerlendirirken danışan çok dikkatli olmalıdır. Hedeflere ulaşmış ise, elde ettiği donanımı hayatının her alanına taşımaya çalışmalıdır. Şayet hedeflere ulaşamamış ise, bunun sebeplerini araştırmalıdır. Bu süreçte, her türlü düşünce ve duygusunu psikolojik danışmanla paylaşmalıdır.

Psikolojik danışmanlık (psikoterapi), her şeyden evvel bir değişim sürecidir, ve bu değişimin kendini birtakım davranışlarla göstermesi beklenir. Yani psikolojik danışmanlık sadece entelektüel bir süreç değildir. İyi bir danışmanlığın sonunda, kişinin hayatında birtakım somut değişikliklerin olması gerekir. Mesela düne kadar öfkesini saldırganca dilen getiren birisi, danışmanlık sonunda öfkesini kontrol edebilir hale gelmelidir. Sağlıksız ilişkilerden muzdarip birisinin danışmanlık sonunda daha sağlıklı ilişkiler kurabilmesi gerekir.

Psikolojik danışmanlık, konuşma yoluyla gerçekleştirilen bir değişim sürecidir. Psikolojik danışmanlığın temel varsayımı konuşmanın, anlatmanın insana iyi geleceği, psikolojik sorunlarının çözümünde işe yarayacağı yönündedir. Tabii ki burada söz konusu edilen konuşma gelişigüzel gerçekleştirilen bir konuşma değil, psikoterapötik bir konuşmadır. Yani siz, psikolojik yardıma ihtiyaç hissederseniz bir psikolojik danışmana gidersiniz, o danışman da kendi psikolojik danışmanlık anlayışı (belirli bir kurama dayalı) çerçevesinde yaşadıklarınız üzerinde sizinle konuşur. Siz anlatırsınız, o sizi terapötik çerçevede dinler, size sorular sorar. Kendinize ve yaşadıklarınıza farklı bir çerçeveden bakmayı öğrenirsiniz. O güne kadarki tüm yaşadıklarınızı yeni bir gözle değerlendirirsiniz. Söz gelimi, kendinizde olumlu bir özellik olarak gördüğünüz aşırı fedakarlığın, aslında bir çeşit kendinizi karşınızdakilere sevdirme ve kabullendirme, onay alma amaçlı bir savunma mekanizması olduğunuzu keşfedersiniz. Bu farkındalık sizi zor duygularla karşılaştırır. Bu sefer yeni duygularınız üzerinde çalışırsınız vs.

Değişim insanoğlu açısından her zaman zor olmuştur. Psikolojik danışmanlık de bu açıdan bakıldığında zor bir süreçtir. Ben bu zorluğu danışanlarıma genelde ameliyat metaforuyla anlatıyorum. Ameliyat keyifli değil fakat hastalığımızdan kurtulmak için gereklidir. Bu yüzden biz ameliyat olurken çok zorlansak da, sonrasını hesaba kattığımız için onun zorluklarına göğüs gerebiliriz. Hoş, psikolojik danışmanlık sürecini ameliyatla kıyaslamak biraz haksızca olabilir. Çünkü danışmanlık, zorluklarıyla birlikte, farkındalığın muhteşem hazzını da beraberinde getiriyor. Yani, psikolojik danışmanlık sonlanmadan, insanlar acının yanında hazzı da yaşayabiliyorlar.

Psikolojik Danışmanlık Aletleri Nelerdir?

Danışmanlığın gelişigüzel bir konuşma olmadığını söyledik. Danışmanlık görüşmesinde, danışman ve danışan belirli konular üzerinde yoğunlaşırken tabiri caizse bazı aletlere ihtiyaç duyarlar. Bazı psikoterapi ekolleri, bu aletlerin bazılarına daha fazla önem verirken şema terapi gibi bazı ekoller de aletlerin hepsini belirli bir düzeyde kullanmaya çalışıyor. Peki bir psikolojik danışmanın alet çantasında neler olur?

  • Duygular: Duygular, psikolojik danışmanlıkta en çok üzerinde durulan yaşantılardır. Çünkü duygular en temelde, nasıl olduğumuzla ilgili bize ipucu sunan yaşantılardır. Bu yüzden psikolojik danışman sıkça, “Ne hissediyorsun?”, “O esnada ne hissettin?”, “O durum sana nasıl hissettirdi?” gibi sorular yöneltir danışanına. Burada amaç, hem danışanın dünyasında var olanı görmek ve ona göstermek, hem de duygularını fark etmesine ve ifade etmesine yardımcı olmaktır. Çünkü duyguları fark etmek ve ifade edebilmek başlı başına iyileştirici bir faktördür. Duygular doğru ya da yanlış diye değerlendirilmezler. Sadece danışanı anlamak ve danışanın pozitif değişimine yardımcı olmak için ipucu olarak kullanılırlar.
  • Düşünceler: Belirli duygulara genelde belirli yapıda düşünceler eşlik eder. Mesela, sınav konusunda ümitsiz hisseden bir öğrenci, “Muhtemelen kazanamayacağım.” şeklinde bir düşünce yapısına sahip olabilir. Düşünceler bazen gerçekçi, ya da işlevsel olmayabilirler. Bu durumda danışanın, duygularıyla ilişkisini ve gerçekçilik düzeyini fark etmesi gerekir. Düşünceleri yakalamak için, “Şu anda aklından ne geçmiş olabilir?”, “O esnada ne düşünmüş olabilirsin?”, “Bu duyguna hangi düşünce eşlik etmiş olabilir?” tarzında sorular sorulabilir. Çok ilginç bir nokta, insanlar çok zeki olsalar bile duygu ve düşünceleri hem yakalamkta hem de birbirinden ayırmakta ciddi anlamda zorlanıyorlar. Düşüncelere anıları, hayalleri ve zihinsel resimleri de dahil edebiliriz.
  • Bedensel duyumlar: Bir diğer psikolojik danışmanlık aleti bedensel duyumlardır. Danışanın hangi durumda bedeninde neler yaşadığını görmesi gerekir. Bu bedensel yaşantılarının duygu ve düşünceleriyle ilişkisini fark etmesi danışanların dünyasında yeni ufuklar açabiliyor.
    Davranışlar: Hayatımızdaki ve psikolojik danışmanlıktaki en önemli olgulardan biri de davranışlarımızdır. Günlük hayatta sergilediğimiz davranışlar bize genelde normal, doğru, sağlıklı ve alternatifsiz gibi gelir. Psikolojik danışmanlık sürecinde, hangi bağlamda hangi davranışları sergilediğimiz ve o davranışların duygu, düşünce ve bedensel duyumlarımızla ilişkisi son derece önemlidir.
  • Danışan-Danışman ilişkisi: Bazı psikolojik danışmanlık modellerinde (Mesela şema terapi) danışan ile psikolojik danışman (psikoterapist) arasındaki ilişki, hem danışanın sorununu anlamada hem de sorununun çözümünde araç olarak değerlendirilir. Bunun için, danışanın terapiste karşı duygu, düşünce ve tutumları ele alınır. Çünkü danışan, yaşam tarzını ya da hayatındaki davranış kalıplarını terapi sürecine de dahil eder. Mesela danışan, asıl sorundan uzak durmak için gereksiz konulardan bahsedebilir. Kendini açmak yerine terapistin onu anlamasını bekleyebilir. Terapisti eleştirebilir, aşağılayabilir. Kendi ihtiyaçlarından ziyade terapistin ihtiyaçlarını önemseyebilir. Bu gibi durumlar, danışanın hayatındaki “kalıpları” anlamak için psikolojik danışmana ve danışana ipucu oluşturur.
  • Anılar: Anılar, bu günkü tutumlarımızı anlamak için son derece önemlidir. Çünkü biz bu günkü davranış kalıplarımızın temelini çoğunlukla erken dönem yaşantılarımızla oluştururuz. Anıları ele almanın amacı merak gidermek değil, danışanın yaşamını şekillendiren kalıpların oluşum sürecini anlamak ve bu günkü tutumlarıyla ilişkisini ortaya koyabilmektir.
    Rüyalar: Bazı psikoterapi ekolleri, danışanın bilinçdışı yaşantısını anlamak açısından rüyalara son derece önem verir. Rüyalar özel birtakım psikoterapi teknikleriyle seanslarda değerlendirilir.

Yukarıdakilere başka maddeler de eklenebilir kuşkusuz. Bu yazının amacı okuyucunun zihninde genel bir çerçeve oluşturmak olduğu için daha fazla uzatmak istemiyorum. Ayrıca bütün bu aletlerin belirli bir psikolojik danışma kuramı çerçevesinde ele alındığını da yeniden hatırlatmak isterim.

Siz de psikolojik danışmanlık süreciyle ilgili düşünce ve yorumlarınızı yazının yorum kısmında benimle paylaşırsanız memnun olurum. Muhabbetle.

Psikolojik danışmanlık desteği almak isterseniz (yüz yüze veya online), ön görüşme ve randevu için 0 (505) 495 4727 numaralı telefondan bana ulaşabilirsiniz.

 

43 yorum

  1. Merhaba hocam bende doğuştan daha doğrusu bebeklikten beri denge bozukluğu var.Yani ellerde ve ayaklarda denge sorunu var,bu yüzden çalışmışlığımda yok.Bundan 10 yıl önce nöroloji doktoruna gittim,senin hücrelerin zayıf,hücrelerin yüzde 20 si sağlam,yüzde 80 i zayıf dedi.Doktorlar hiçbir organda bir şey yok dediler.Evlenmeyi de çok istiyorum.Ama normalde penisimde sertleşme oluyor fakat kadın veya kızla cinsel ilişki yaparken sertleşme olmaz diye korkuyorum benim hiçbir kadın veya kızla cinsel ilişkim olmadı.Hocam sizden öğrenmek istediğim şu:Evlenmeden önce kadın veya kızla cinsel ilişki yaparken peniste sertleşme sorunu olur mu?Birde bende 22 yıldır epilepsi(sara) hastalığı var.O zaman nöbet geçiriyordum.Ancak 1999’da Bursa da bir doktora gittim ve iki çeşit ilaç verdi.O zamandan bu zamana kadar ilaçları kullanıyorum hiç nöbet geçirmedim.Fakat bu yüzdende yani epilepsi hastalığımdan dolayı kadın veya kızla cinsel ilişki yaparken hastalık girer diye korkuyorum.Lütfen hocam bu sorduğum sorularımı cevaplayın.

    • slm hocam benim proplemim nedir ne yapmam gerekli bana yardımcı olursanız sevinir.
      hocam geceleri yattıgımda kafam da bin bir türlü karma karışık şeyler yüzünden uyyamıyorum bu olay nedir birde gün içerisinde sıkkınlık yaşıyorum.bazen korkuyorum belki ileride aklımı kaybetmiş bi insan olacam diye düşünüyırum sorunları bazen büyütüyırum nedir hcam bu anlayamıyorum ne yapmalıyım ve ayrıca yurt dışında kalıyorum kendimi buradakı doktorlara ifade edemem benim telefonlan yada wapsat gibi iletişim yollarıylan hallede bilirmiyim.herşey için teşekkürler..

      • merhaba. probleminizin tam olarak netleştirilmesi için etraflıca bir değerlendirme gerekir. Online terapi almak istiyorsanız 0505 495 4727 üzerinden bana ulaşabilirsiniz. Görüşmek üzere.

  2. Doktor bey ben 22 yaşındayım Benim panik atağım var nasıl panik atak geçebilir

    • merhaba. panik atak için ilaç tedavisi ve psikoterapi desteği gerekebilir. ilaç kullanmadan da sadece psikoterapi ile de panik ataklarla başa çıkabilirsiniz.

  3. merhaba hocam ben panik atak hastasıyım 10 aylık bebeğim var.şimdide nöbet geçiriyorum ve kendime zarar veriyorum. ne yapmam lazım bana yardımcı olurmusunuz.

    • merhaba. bir an önce psikolojik destek almanız lazım. internetten panikataktedavisi.co sitesini takip edebilirsiniz.

  4. Hocam Merhaba,
    Kızım iki yıl süren bipolar tedavisinden sonuç alamadı.Üç üniversite değiştirdi.Şuan okuduğu üniversitede çevre iletişiminden kopuk,dolayısıyla akademik anlamda da başarısız bir hayat yaşıyor.En son gittiğimiz psiyatrist bipolar olmayabileceğini,yaptığı testlerle söyledi.Ve şema terapi önerdi.Ancak bizim yaşadığımız ve onun okulunun üniversite hastanesinde şema terapist yok.İstanbula gelip gitmek zor bir süreç.Okul tatile girdi,ama derslerin hemen tamamından kalmış.Üç yıl boyunca ilaç ve psiyatrik tedaviler yordu,onuda bizide.Çevre ve arkadaşlarından,İletişim kurmaktan uzak,harcamaları düzensiz,bazen sinirli,bazen sakin..Yeni bir tedaviye girecek süreç bizi ve onuda yorgun bıraktı.Bu koşullarda zamana bıraktık.Şema terapi için uzaktan ne yapılabilir,önerileriniz,.teşekkür ederim ilginize..

    • merhaba. online terapi (telefonla veya skpy üzerinden görüntülü konuşmayla) alabilir kızınız. bunun için 0505 495 4727’den bana ulaşabilirsiniz. muhabbetle.

  5. Yorumun için teşekkür ederim Faruk.

  6. merhaba, ben kendimde obsesif kompulsif bozukluğu olduğunu düsünüyorum. bunun için psikolog desteğimi almalıyım yoksa psikiyatri ile mi tedaviye başlamam gerekiyor?

  7. Merhaba Yusuf Bey,eşim polis görünce aşırı tedirinlik başıma bişey gelecek diye çok korku yAşıyor normalde polis görmese bile yaşadığı olayları ona bağlayarak eve gelip götüreceklerini düşünüp kalbi hızlı şekilde çarpmakta başlıyor.mesela bilgisayara virüs girdi polis amblemi çıktı dolandırıcılar para istiyor gibi bi yazı yazmışlar az kalsın para veriyordu .sonra ıp belli diye hem benimkini hem kendininkini çöpe attı hiç düşünmeden mantık gidiyor.hiç bi şekilde suça eğilimi yada bi sicilinde bişeyde yok .geçen gün düşük yapmıştım ve polis siz eşinize zarar verdiniz diye tutuklayacaklar diye kalbi hızlı çarpmaya başladı atak geçirdi sanırım.ne yapacağımızı şaşırdık cüzdanınada her alışveriş sonrasında kartımı koydummu diya 2 kere mutlaka bakar.hep başına kötü bir olay geleceğini düşünüyor.ne yapmamız gerekiyor.çaresiz kaldık. Bu arada Amerika’da yaşıyoruz 6 ay oldu geleli. Geldiğimizden beri iyice arttı

  8. Merhaba Yusuf Bey. Uzun suredir icinden cikamadigim ve birbirinden farkli psikolojik sorunlar yasiyorum, tek basima cok cabaladim ama bugun gercekten bunun icin cok yetersiz oldugumu daha iyi anladim.

    Bu sabah tekrar yasadigim “sevilmeme, istenmeme, suclanma” duygularini aynen bu sekilde internette arattigimda kusurluluk semasindan sizin sema terapi yaziniza denk geldim. Yazdiginiz semalardan bir kismi benim hareketlerimle, dusuncelerimle ve duygularimla cok ortusuyor. Senelerdir cabalasam da icimde asla kurtulamadigim, gecemedigim, bir sure uzaklassam da tekrar icine dustugum kaliplar sorunlar var. Hatta kurtulmak bir yana sanki bir kac senedir yenileri de eklendi. Okuduktan sonra bunlar belki de semalardi ve asilabilir seyler dedim kendime.

    Ayni zamanda musluman bir doktor oldugunuzu da ogrendim ve bu kendimi aciklarken guvende ve anlasilabilir hissetmem acisindan onemli benim icin. Ama istanbulda olmaniza kendi adima uzuldum. Ben ankaradayim. Oraya gelemem ama sizden bir ricam var. Guvendiginiz ve tanidiginiz bir doktor tavsiyeniz olabilir mi Ankara’dan.

    Tesekkurler simdiden.

    • Merhaba. Psikolojik Danışman Kadir Burak Salimoğlu ile görüşebilirsiniz. Google da aratınca bulursunuz.

  9. Hangi üniversite ve bölümden mezunsunuz?

  10. Merhaba yusuf bey,
    Öncelikle insanların sorunlarına ve sıkıntılarına ilgi gösterdiğiniz için teşekkür ederim.Size danısmak ıstedıgım bır sey var benım de daha önce psıkıyatrıye gitmekle olup bazı ilaçlar kullanmış bulundum ve sonraları ilacı bırakdım.Doktora gıttıgım de 10 dk dinleyip ilaçı verip gönderiyorlar.Benım sıkıntım Arkadaşlarımla bir görüşmede bir seyler anlatırken istemdısı heyecanlanıyorum yüksek sesle anlatmaya başlıyorum sonra ne anlattıgımı da algılayamıyorum kafam karısıyor anlatacağım şeyi unutuyorum dikkatımı toplayamıyorum.Bu durum nedir kendi başıma üstesinden gelebilir miyim acaba uygun oldugunuz da cevaplarsanız sevınırım.

  11. Merhaba.Bende en ufak kötü bir şey içimde büyüyor ve o huzursuzluk gitmiyor.Fazla yaşıyorum bu durumu.Kendimle hiç barışık değilim kendimi beğenmiyorum ve hiçbir şey başaramıyıcakmışım gibi geliyor.Korkup bırakmak da istemiyorum.Bir de çekingenlik ve ortamlara girememe var.Ortama girsem bile devamını getiremiyorum.Hem insanlardan kaçıyorum ama aslında İstediğim şey de çevremin olması ve mutlu olmak.Kendimi tanımlayamıyorum.Nerdeyse hiç yakın birisi yok çevremde.Ben de kusurluluk şemasını okudum ve bazı şeyler uyuyor gibi geldi.O huzursuzluk beni sinir ediyor.Ama böyle şeyleri yüzyüze anlatmanın düşüncesi bile beni geriyor.Ailemin de bilmesini pek istemiyorum ama 19 yaşındayım ve bu biraz imkansız.

  12. Merhaba Yusuf Bey, kendimin çok uzun zamandır basit, aşılabilir gördüğüm fakat zamanla üstüme daha çok ve ağır biçimde bir yük gibi binen bir konu var. Bu konu meslek seçimi diyebilirim. Doğrusu kendim zaten orta öğretim mezunu bir hemşireyim ve 19 yaşındayım ama yapmak istediklerimden o kadar uzağım ki bunu bir türlü düzeltemiyorum. Gerekli desteği ailemden de hiç alamadım ne yazık ki onlara göre hemşire olduysam bitti şimdi atanma zamanı ama istemiyorum. Kendimi bildim bileli her konuda bir şekilde başaralı olan ben gittim artık neredeyse her konuda başarısız olan bir ben gelmiş gibiyim. İstediğim hiç bir şeyi yapamıyorum. Yaşımın daha genç olduğunu önümde bir çok fırsat olacağını düşünerek kendimi rahatlatmaya çalışıyorum ama olmuyor. Yaklaşık 4-5 aydır ne yazık ki boştayım ciddi anlamda uyumaktan başka hiç bir şey yapmıyorum. İlgi ve yeteneklerimin az çok farkındayım onları yönlendirmeye çalışıyorum ama gelecek kaygısı oturuyor bu seferde zihnime. Son bir kaç gündür de ilgi alanlarıma yönelik bölümlere bakıyorum ama karar veremiyorum. Doğrusu veriyorum ama iş olanaklarına baktığımda elim kolum bağlanıyor. Ne yazık ki ne ilgi alanlarım ne de yeteneklerim Türkiye koşullarında kendisine ciddi yer edinen gelecek vaad eden meslekler sunmuyor önüme. Ailemin de başta dediğim gibi hiç bir şekilde desteğini görmüyor yerine onlardan baskı görüyorum. Ciddi anlamda ne yapabilirim? Ne yapacağım? Ne olacak bu durum? Hangisini seçmeli ve hangisine yönelmeliyim? Soru kavramları arasında o kadar kayboldum ki bu durum gün geçtikçe beni daha çok etkilemeye başladı. Artık bundan başka bir şey düşünemiyorum. Önceleri çok fazla uyuyorken (ki neredeyse tam günden bahsediyorum) şu günlerde uyuyamıyor, yemek dahi yiyemiyorum. Şekerimin düştüğünü fark eder hale geldiğimde zorla bir şeyler yiyorum ve yediklerimden de gram tat almıyorum.

    Kendimi çok fazla çaresiz hissediyorum fakat bunların yanında bir de benim sorunum ne ki daha fazla, daha ciddi, hatta aşılamayacak sorunları olan insanlar var düşüncesi yer ediniyor aklımda ve bu seferde suçluluk duymaya başlıyorum. Buldum, bunuyorum düşünesi sanki ele geçiriyor beni ama hayatımı hemşirelik yaparak da devam etmek istemiyorum. Aslında hemşirelik mesleğine uygun bir kişilik yapım varken daha farklı, kendimi, ruhumu yansıtabileceğim, özgürce nefes alabileceğim başka bir meslek istiyorum. Bu durumla neredeyse 4-5 yıldır bir çatışma içerisindeyim artık bir sonuca ulaşmak istiyorum. Kendim hakkımda bilmediğim her şey beni fazlasıyla etkiliyor. Ayrıca çevremde de artık nasıl ilerleyeceğini seçmiş bir çok arkadaşım var bu durumda beni bir karar için acele etmeye zorluyor. Tabi bu durumda aklımın daha fazla karışmasına olanak sağlıyor.

    Ne yapmam gerek? Lütfen gerçekten bilen, bana doğru yolu gösterebilecek bir kişiye ihtiyacım var. Bu durumun içinden tek başıma çıkamıyorum.

    Şimdiden Teşekkürler, saygılarımla.

  13. Merhabalar Hocam. Ben 28 yaşında ve bir okulda öğretmenlik yapmaya yeni başlamış bir memurum. Okulumda bulunan evli bir erkek öğretmene aşık oldum. Önceleri sadece arkadaştık zaman geçtikçe ondan hoşlanmaya başladım. Hoşlantımın sevgiye dönüştüğünü anladığımda iş işten geçmişti. Ve bu hissettiklerimi aşık olduğum adamla paylaştım. Karşılığının olduğunu anlayınca ve zamanda geçtikçe ne olduğunu bilmeden görüşmeye başladık sonrasında evime gelmeler başladı. Cinsel anlamda (birlikte olmak gibi) bişeyler yaşanmadı çünkü buna izin vermedim ama birbirimizi anlamak ve hissetmek anlamında bazı yakınlaşmalar yaşadık. Alıştım ona sesini duymadan onu görmeden yapamıyorum kendimi çekemiyorum ondan. Bi yandan suçluyorum kendimi henüz yeni doğan 1 aylık bir kızı var kendimi küçük bebeği ve karısını düşündükçe berbat hissediyorum ama bi yandan da seviyorum kolay kolay seven biri değilim ben her zman dış görünüşe maddi manevi değerlerini ölçüp biçen biriyken şimdi evli bi adama aşığım..ne yapıcam kimseye bişey söyleyemiyorum derdimi kimselere anlatamıyorum arkadaşlarıma da öyle. Ailemden uzakta bi memlekete öğretmen olup atandıktan sonra farkında bile olmadan bir yanlışın tam da ortasına düştüm, dileğim bir an önce toparlanıp bu dehşet verici yanlıştan dönmek. Aile çok kutsal çünkü, yıkılmasına vesile olmak bu kadar kolay olmamalı diye düşünmekten bitkinleştim, okulda onu her dakika görüp canımın yanıyor olduğunu hissetmek beni bitiriyor. Hem de ne için kısa süreli zevkler uğruna… lütfen akıl verin, düşüncelerimin beni olmazlara sürüklemesinden korkuyorum.

  14. merhaba benim nişanlımın uzaklaşamama durumu var güvenli bölgelerden uzaklaşamıyor örn avcılarda yaşıyoruz max floryaya kadar gidebilir sonrasında geri dönüşle güvenli bölgele gelmek istiyor doktor tedavisini reddediyor psikoloğa yanaşmıyor ne yapacağımı bilmiyorum yaşam kalitemizi inanılmaz düşüyor. ne zaman doktor desem rahatsızlığını dile getirsem benimle tartışıyor.Bunun içine ne yapacağımı şaşırdım bir öneri sunabilir misiniz?

    • merhaba. onun sorununun sizin hayatınızı mahvetmesine müsade etmeyin. hastalığıyla sizi yönetmesine müsade etmeyin. yardım almayı kabul etmiyorsa, ilişkinizi sorgulayın. muhabbetle.

  15. Yusuf bey benim Eşim malulen emekli oldu işe devm ederken son hafda buyuk Bi depresyona girdi Acile götürdük 10 gün hasdanede kaldi Simdi ilac kullanıyo ama devamlı kaygılı biseylere kafasını takıyor onunla ilgili dvm lı sorular soruyo bize yardimcı olun lutfen ne yapabiliriz bu konuda

  16. Merhaba Hocam erkek arkadaşımın psikolojisi bozuk ve antidepresan ilaçlar alıyor.Şu anda ölüm korkusu yaşıyor ve ben ne yapacağımı bilmiyorum. Nasıl davranacağımı bilmiyorum ve çok üzülüyorum. Bana yardımcı olurmusunuz nasıl davranmalıyım ve neler yapmalıyım. Teşekkür ederim.

    • merhaba. siz bir arkadaş olarak sadece yanında olabilirsiniz. onun tedavisini ancak ilgili uzmanlar yapabilir. tedavi sürecinde onu motive edebilirsiniz. bununla birlikte, hastalığı üzerinden sizi kontrol etmesine müsade etmeyin.

  17. Merhaba
    Üç yullık evliliğim ve 4 aylık bir bebeğim var eşimle evlendiğimizden beri anlaşamıyoruz ancak ayrılamıyoruzda kendisi aşırı sinirli herşeyle kavga edebilir tv de ki bir programla dışarda herhangi bir şeyle ailesi ile ve en çok benimle kendisi aşırı alkol vs kullanıyor ve en ufak kavgamızda bana şiddet uyguluyor her türlü yolu deniyorum düzelmesi için ancak herkezin kendi içinde yapabilecekleri sınırlı konuşmayı deniyorum çok konuşuyorum oluyor konuşmuyorum umursamaz oluyorum tartışıyorum kavgaya dönüp el kaldırıyo defalarca evden gittim aile in yanına oda çözm olmadı gel beraber psikoloğa gidelim ona da yok herşeyini kaybeden savruk bir insana dönüştü kendisi benden kör ve sağır olmamı istiyor bende olamıyorum ne yapmam lazım tek başıma mücadele ediyorum aile desteği yok

    • merhaba. önceliğiniz onun değişmesi değil, kendinizi korumak olmalı. size zarar vermeye kalkarsa onu savcılığa verin.

  18. Merhaba benimde psikolojik desteğe ihtiyacim var lutfen yardım edermisiniz

  19. Merhaba Yusuf Bey benim erkek kardeşim şuan 18 yaşında ve 13 yaşından belli sosyal fobi rahatsızlığı var bu yüzden okul birincisi olduğu halde okulunu bile bıraktı ne yaptıysak okutamadik şimdilerde acikogretimden lise okumaya ikna edebildik. Kardeşleri babası dahil kimseyle konusmuyor evden dışarı çıkmıyor. Birtek annemle konuşuyor biraz. Bazen ufak sinir krizleri geciriyor hayatım mahfoldu artık düzeltemem falan diyo. Aslında çok akıllı bir çocuk ama böyle yapması bizi çok üzüyor. Biran önce iyileşmesi için ne gerekse yapmaya hazırız.

    • merhaba. kardeşinizin acilen bir psikolojik desteğe ihtiyacı olabilir. önce bir psikiyatristle görüşmenizi, ilaç tedavisi gerekirse başlamanızı ve bununla birlikte psikoterapi desteği almasını tavsiye ederim.

  20. Doktor bey ben 15 yaşındayım aydında oturuyorum. yakın zamanda egede yaşanan depremden sonra saat 3.50 civarında bi deprem daha oldu. O sırada ben uyuyodum ve depremi hissedip uyandım sonra 2.30 saat korkudan uyuyamadım. Bu olaydan sonra istirahat halindeyken sürekli titremeye başladım sürekli deprem oluyomuş gibi hissediyorum. Ve bu durum beni çok rahatsız ediyor ne yapmalıyım?

    • merhaba yağmur. psikoterapi desteği almanı, özellikle de emdr terapisi desteği almanı tavsiye ederim.

  21. yazdığınız bilgiler için teşekkürler

  22. Selam hocam ben bir arkadaşım için dinidar psikolog girdimde sizin isminiz çıktı . Psikoloji okuması ve hastasını yaratını tanıması . Ruhundaki potansiyeli canlandırabilecek bir kıvılcım olabileceğinizi düşündüm . Ama tereddütlerim var bazı konularda . İnsan birini seviyorsa sonuna kadar gitilmelimi herşeyi yok sayılp sadece o ve sen

    • merhaba. sevgi dediğimiz şey bazen çok ciddi hastalıklı bir durum olabilir. bu yüzden “sevmek” her zaman tek başına yetmez. mantık, akıl da devrede olmalı.

  23. Hocam Merhaba benim 14 yaşında bir kızım var babasının ailesinde yaşlı yatalak bir babaanne var kızım bundan dolayı onlardan aşırı derecede tiksiniyor onlarla temasa gecen herkese karşı bir kalkan oluşturmuş durumda ben de gittiğim için benimle temastan kaciniyor aşırı derecede ellerini yıkıyor sürekli banyo yapıyor evde doğru düzgün hiç bir yere elleyemiyor son bir aydır bu durum onu aşırı derecede bunalttigi için yardım istiyor ben sürekli araştırıyorum ona nasıl yardım edebilirim diye mutlaka bir psikiyatri ye gitmemiz gerektiğini biliyorum samsunda yaşıyoruz bu konuda bizi yonlendirebileceginiz bir yer olabilirmi lütfen yardım edin

    • merhaba. samsun’da size tavsiye edebileceğim bir uzman yok ne yazık ki. ilaç tedavisi ile birlikte konuşma terapisi de alması gerekebilir.

  24. Merhabalar yusuf bey benim eski sevgilim kendisi başka şehirde üniversitede okuyor geçenlerde bana yeniden yazdı ve bana geri dönmek istediğini söyledi bense bunun olamayacağını söyledim çünkü sevgilim var ve o beni terk ettiğinde ona git o seni seviyor falan demişti bende onu unutucağımı zannederek ona gitmiştim ama bana yeniden yazdığında çok pişman olduğunu söyledi ve o hareketini anne ve babasının kavga etmesine bağlayarak beni bırakacağından korktuğu için öyle söylemiş. Bana çocukluğunda çok zor günler geçirdiğini, aile sorunları yaşadığını, anne babasını ve beni kaybettiğini düşünüyor ve bunun için psikolojik destek aldığını söyledi. Ve söylediğine göre psikoloğuna söz vermiş beni yeniden kazanmak için. Yoksa tramva geçirip halisünasyonlar göreceğini söyledi. Gerçekten halisünasyon görebilecek kadar ileri gidilebilecek bi şey mi? Böyle bi şey olabilir mi? Kendisini seviyorum ama güvenimi sarstığı için emin olamıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ön Görüşme İçin Arayın!