Anormal Psikoloji

Panik Bozukluğu Nedir, Tedavisi Nasıldır?

Bilişsel Davranışçı Terapi modeline göre kişinin yaşadığı panik ataklar, yaşanılan bedensel semptomlardan ve bu bedensel semptomların da beraberinde getirdiği farklı yorumlardan kaynaklanmaktadır (3). Başka bir deyişle baş dönmesi ya da kalp çarpıntısı geçiren bir kişi, bu bedensel semptomu farklı bir şekilde yorumlayarak kalp krizi geçirdiğini düşünebilir. Kişinin yaptığı bu tür bir yorum da, bedensel olarak daha fazla “uyarım” gerçekleşmesine neden olur. Sonuç olarak semptomlar daha fazla artar ve “tehlike” ve felaket yorumlarıyla beraber kaygı duygusu zirveye ulaşır.

Önerilen Yazı: Panik Atak Nedir?

Barlow’un(1) modeline göre gerçekleşen ilk panik atak, kişinin stresli yaşam olayları sonucu var olan kaygının yanlış yorumlanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Yine kendisinin modeline göre ilk defa panik atak yaşayan kişiler, yaşam bütünlüğünü tehdit edici bir olay, yakın birisinin hastalığı ya da kaybı olumsuz yaşam olaylarından sonra ortaya çıkmaktadır.
Bu tür alarm reaksiyonlarının, genetik olarak(aile öyküsündeki panik bozukluğun varlığı) ve psikolojik olarak(anksiyete semptomlarına duyarlılık) savunmasız bireylerde daha muhtemel olduğu varsayılmaktadır. Gerçekleşen ilk ataktan sonra, kişi yeni atakların geleceğini düşünür ve yeni ataklar hakkında endişelenir(7).

Atakların tekrarı ise, kişinin semtomlara ve panik atağın daha önceki geldiği durumlara karşı daha hassas hale getirir. Kişi fiziksel olarak semptomlarını izlemeye, analiz etmeye başlar. Tüm bunlar birleştiğinde, kişi yeni ataklar geçireceğine dair ciddi bir korku duyar(9, 11)
Bilişsel Davranışçı Terapi temel olarak düşüncelerin duyguları, duyguların da davranışı etkilediği fikrine dayanmaktadır. BDT’ye göre bir kişi yaşamını değiştiremeyebilir ancak yaşam olayları karşısında düşüncelerini ve davranışlarını değiştirebilir. Buna bağlı olarak BDT’deki temel amaç kişiye işlevsiz düşüncelerini değiştirmesi konusunda yardım etmek ve sağlıksız davranışlarını değiştirmesi konusunda beceri kazandırmaktır. Terapi esnasında hem terapist hem de danışan aktif olarak rol oynar. Bu noktada terapist ve danışan arasındaki ilişkinin(terapötik bağ) kuvvetli olması ve terapistin yetkinliği terapi süreci adına önem taşımaktadır.

Genellikle panik bozukluğa sahip olan kişiler, olumsuz düşüncelere karşı daha hassastır. Bu da kişinin özgüvenini düşürür ve onu işlevsiz düşüncelere karşı daha hassas hale getirir. Yoğun kaygı ve olumsuz düşünceler zaten panik bozukluğun ana belirtileri olarak yer almaktadır.

Panik atak geçiren bir kişi genellikle, fiziksel ve bilişsel(düşünce) belirtilerinin bir karışımını yaşamaktadır. Kişi öncelikle bedensel belirtiler yaşamaya başlar. Kalp çarpıntısı, göğüs daralması, nefes darlığı ve aşırı terleme gibi belirtileri yaşayan kişi bunları korkutucu olarak algılar. Bu da kişinin olumsuz düşüncelerini açığa çıkartır ve daha sonrasında kontrolünü kaybedeceğini düşünme, çıldırma ya da ölüm korkuları kişinin etrafını sarar. Kişi artık panik atak geçireceğine dair öyle bir korku(duygu) duymaya başlar ki, kişi sosyal hayattan kendini soyutlamaya(davranış) başlar. İşte bu örnekte gördüğünüz gibi düşünceler önce duyguyu daha sonrasında da kişinin kendini etrafından soyutlamaya kadar giden davranışsal cevabını etkilemiştir. Sonuç olarak bir kişi panik atağı geçirip geçiremeyeceğini kontrol edemeyebilir ancak semptomlar ile nasıl başa çıkabileceğini öğrenmiş olur. Bu da danışanın değişim sağlaması konusunda ona katkı sağlar.

Panik Bozukluk Tedavisi

İlaç tedavisi ve Bilişsel Davranışçı Terapinin Kullanımı

İlaç tedavisi ve Bilişsel Davranışçı Terapi, Panik Bozukluğun tedavi unsurları olarak mutlaka yer almaktadır(1, 2, 12). Yapılan çalışmalar, ilaç tedavisinin Panik Bozukluğun tedavisinde oldukça işe yarar sonuçlar verdiğini kanıtlamıştır(5, 12). Ancak buna rağmen, Bazı kişilerin tamamen iyileştiği, bazılarının da iyi hissetmesine rağmen belirtilerin hala devam ettiği, Bazı kişilerin de zamanla belirtilerinin daha kötüye gidebildiği görülmüştür(6). İlaç kullanımı gibi yan etkilerinin olmaması, ilaç kullanmak istemeyen kişilere de uygulanabilmesi ve uzun süreli olumlu etkileri gibi avantajları nedeniyle Bilişsel Davranışçı Terapi güçlü bir alternatif tedavi yöntemi olarak yer almaktadır(8, 10).

Panik Bozukluk Tedavisi’nde Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel Davranışçı Terapi Sağlıklı Düşünme Modellerini Nasıl Geliştirir?

BDT seans oturumlarında, danışana geçirdiği panik atak semptomlarının aslında ölümcül olmadığı veya semptomların kişiyi kontrolden çıkartmayacağına dair bir psikoeğitim verilir. Verilen bu eğitim ile beraber kişi, panik atağın doğası hakkında bilgi sahibi olur ve normalde semptomlarının daha da şiddetlenmesine yol açan kaygı oluşturan düşünceleri nasıl daha “işlevsel” hale getireceği konusunda bilgi sahibi olur. Böylece başlangıçta kişi için kaygı duygusu azalmış olur.

Danışan panik atak sırasında kendi semptomlarını kontrol etmeyi öğrenir. Örneğin kendisine “bunun kalp krizi olmadığını biliyorum. Bundan dolayı çıldırmayacağım ya da ölmeyeceğim” diyerek telkinde bulunur. Aslında bunun gibi küçük görünen telkinler bile kişi için büyük bir rahatlama sağlar. Böylece kişinin ilk defa panik atak belirtileriyle baş edebilecek bir kalkanı olmuş olur. Kişi elinde bulunan bu kalkanı kullanarak panik atak belirtileriyle nasıl baş edebileceğini öğrenmiş olur. Ayrıca kişinin kendisine olan bu güveniyle beraber, panik atak yaşayacağına dair kişinin duyduğu yoğun kaygı da azalmış olur.

Panik Bozukluğa sahip olan kişiler, panik atak anına kadar farkında oldukları ya da olmadıkları aşırı sıkıntı hissini sahiptirler. Bu nedenle BDT ile kişinin gün içerisinde bu sıkıntı hissiyle baş etmesi konusunda çeşitli teknikler verilir. Örneğin çeşitli nefes egzersizleri, beden farkındalığının gelişimi önemli teknikler arasında yer almaktadır. Panik Atak sırasında, nefes alamadığını ve boğuluyormuş gibi hisseden bir kişi öğrendiği nefes egzersizleriyle beraber bu his ile başa çıkabilir.

BDT ile kişi kendisine neyin endişeli hissettirdiği hakkında bilgi sahibi olmuş olur. Katılımcılar kafein, alkol ve sigara kullanımını azaltarak yaşam tarzını değiştirmeleri gerektiği konusunda başlangıç yapma fırsatı elde eder.

Maruz Bırakma

İnsanların korktuğu şeylerden kaçınması çok doğaldır. Çünkü bu durum kısa bir zaman dilimi içerisinde kişinin, endişesini azaltmasını sağlamaktadır. Örneğin asansöre binmekten korkan bir kişinin sürekli merdiven kullandığını düşünelim. Bu kişi kaçınma yolunu sürekli olarak kullandığı için korktuğu şeyin aslında o kadar da korkutucu olduğunu hiçbir zaman öğrenemeyecektir.

Bilişsel Davranışçı Terapi ile kişinin korktuğu ve kaçındığı şeyler ile yüzleşme sürecine “maruz bırakma” denir. Bu yöntem ile kişi endişesini yönetmek adına etkili bir başlangıç yapmış olur. Ancak maruz bırakma yöntemi kişinin zorla asansöre bindirilme süreci değildir. Burada kişi için başlangıçta imajinasyon yöntemiyle yani hayal ederek asansöre binmesi istenebilir. Bu durum en az endişe verecek durumdan en fazla endişe verecek duruma kadar adım adım takip edilir.

Sonuç olarak Bilişsel Davranışçı Terapi, kişinin korku yaratan durumlar ile bir şekilde de olsa yüzleşmesinin önemine değinmektedir. Yani kişi panik durumuyla ne kadar çok yüzleşirse, panik durumunu kontrol etmesi ve korkularının üstesinden gelmesi o kadar kolaylaşır.

Bilişsel Davranışçı Terapi ile Düşünce Kalıplarını İnceleme

Olumsuz otomatik düşünceler, panik bozukluğu ve bunun da beraberinde panik atakları tetikleyebilir ve belirtilerin daha da yoğun olarak hissedilmesine neden olabilir. Kişinin semptomlarını arttıran olumsuz otomatik düşünce kalıpları aşağıda verilmiştir:

  • Ya Hep Ya Hiç Şeklinde Düşünme: Kişi olayları gri olarak görmez. Kişi için olaylar ya siyah ya da beyazdır. Bu durum da panik bozukluk yaşayan bir kişide “ben zayıfım çünkü bunları yaşıyorum” hissinin oluşmasına neden olabilir.
  • Felaketleştirme: Panik Bozukluktaki “felaketleştirme” bilişsel çarpıtmasında, kişi yaşadığı belirtileri gereğinden fazla abartarak öleceğini ya da çıldıracağını düşünebilir. Örneğin panik atak anında kişi kalbinin hızlı attığını farkederek, “Şimdi kalp krizi geçiriyorum ve öleceğim” şeklinde düşünebilir. Böyle düşünen bir kişi, en ufak bir belirtiyi felaketleştirerek çok fazla büyütmüş olur.

Diğer olumsuz otomatik düşünce kalıpları:
• Kişi abartılı bir risk algısı oluşturarak “sürekli panik atak geçirdiğim için insanlar benimle ilişki kurmak istemeyecekler”,
• Gelecek için karamsar duygulara sahip olup vazgeçebilirler ve “Nasıl olsa iş yerinde de panik atak geçirip işten atılacağım. Bu nedenle iş başvurusunda bile bulunmak istemiyorum”,
• Zayıf olduğunu düşünerek, “bende yanlış giden bir şeyler var, ben çok zayıf bir insanım”,
• Beden duyularını gerçek ve ciddi belirtiler olarak görerek, “şu an nefes alamıyorum. Boğulacağım” diyebilirler.

Şu unutulmamalıdır ki olumsuz düşünce kalıplarını değiştirebilmek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Çünkü kişi bu düşünce kalıplarını yaşamının büyük bir bölümünde geliştirmiş ve kullanmıştır. Bilişsel Davranışçı Terapi ile tedavi sürecinde bu düşünce kalıplarının değiştirilmesi ve yerlerine olumlu düşünce kalıplarının yerleştirilmesi amaçlanır.
Şimdi size bu düşünce kalıplarını değiştirebilme konusunda bir örnek verelim(6).

“Jane’de bir panik bozukluğu vardır. Panik atak sırasında nefesinin tamamen kesileceğini ve boğulacağını düşünmektedir. Kendisinin de öldükten sonra çocuklarına bakacak kimsenin olmayacağını düşünerek büyük bir korku yaşamaktadır.”

Yukarıda verilen örnekte Jane kendisini kusurlu olarak görmektedir ve olumsuz düşünce kalıplarına sahiptir. Panik atak yüzünden öleceğini ve öldükten sonra çocuklarını ortada bırakacağına dair büyük bir felaket senaryosuna sahiptir. İnsanlar panik atak yüzünden ölmemektedirler ve Jane’in de panik atak geçirdiği için ölmeyeceği çok açıktır. Jane hissettiği boğulma belirtisi yüzünden durumu ölümle ilişkilendirmiş ve nefes alamama hissinin de daha fazla yoğunlaşmasına yol açmıştır.

Önerilen Yazı: Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

Peki Jane için Bilişsel Davranışçı Terapi Süreci Nasıl Gerçekleşir?

Terapist Jane için bir düşünce – duygu – davranış tablosu hazırlanır. Bu tabloda Jane’in panik atak süreci içerisindeki, düşüncelerin duyguları nasıl etkilediği ve duyguların da ne tür davranışlara yol açtığı konusunda bilgilendirilir. Jane öncelikle nefes darlığı konusunda çeşitli belirtiler yaşıyor. Daha sonrasında bu belirtilerin kendisini öldüreceği kararına varıyor ve yoğun bir şekilde kaygı duyuyor. Bu kaygı semptomların daha fazla artmasına yol açıyor.
Sonuç olarak Jane öleceğine tamamen inanıyor ve çocuklarının kendisi öldükten sonra neler yapacağını düşünmeye kadar giden ve kendisine büyük oranda zarar veren bir kaygıyla yaşamaya çalışıyor. Belki de bu kaygı yüzünden davranış olarak çeşitli önlemler alıp günlük hayatını devam ettirememeye başlıyor.

Jane bu döngüyü fark ettikten sonra bunun gerçekten olup olmayacağına dair çeşitli yüzdelik tahminlerde bulunması istenir. Örneğin nefes alamayıp boğulacağına dair olan düşüncesinin yazması ve bunun nedenleri hakkındaki olasılıklar için düşünmesi istenir. Örneğin bu yolla Jane boğazım endişe hissim nedeniyle çok fazla gergin ve bu da nefes almamı zorlaştırıyor düşünce kalıbını ortaya çıkarmış ve daha işlevsel bir düşünce oluşturmuştur. Bu örnekte de gördüğümüz gibi Bilişsel Davranışçı Terapiler, panik hissini azaltma konusunda, daha dolu ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilme becerisi kazandıran çok yönlü bir tedavi programıdır.

Kaynak

1. Barlow DH. Anxiety and its disorders: the nature and treatment of anxiety and panic. New York: Guilford Press; 1988.
2. Barlow DH, Craske MG, Cerny JA, Klosko JS (1989) Behavioral treatment of panic disorder. Behav Ther, 20:261–282
3. Başaran S.K, Sütcü, S.T.(2016). Panik Bozukluğun Tedavisinde Bilişsel Grup Terapisinin Etkililiği: Sistematik Bir Gözden Geçirme. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar. 8(S 1):79-94
4. Clark DM. A cognitive approach to panic. Behav Res Ther. 1986;24(4):461-70
5. Elite Learning(Mayıs, 2018) Cognitive Behavioral Therapy(CBT) for Panic Disorder. www.elitecme.com
6. Gans, S. (Ocak, 2018) Cognitive Behavioral Therapy for Panic Disorder. www.verywellmind.com
7. Gould RA, Ott MW, Pollack MH (1995) A meta-analysis of treatment outcome for panic disorder. Clin Psychol Rev, 15:819-844.
8. Katschnig H, Amering M (1998) The long-term course of panic disorder and its predictors. J Clin Psychopharmacol, 18(6 Suppl 2):S6-S11
9. Manfro, GG., Heldt, E., Cordioli, AV., Otto, MW.(2008). Cognitive – Behavioral Therapy in Panic Disorder. 30(Suppl II):S81-7
10. Nadiga DN, Hensley PL, Uhlenhuth, EH (2003) Review of the long-term effectiveness ofcognitive behavioral therapy compared to medications in panic disorder. Depress Anxiety, 17:58–64.
11. Otto MW, Deveney C. Cognitive-behavioral therapy and the treatment of panic disorder: efficacy and strategies. J Clin Psychiatry. 2005;66 Suppl 4:28-32.
12. Otto MW, Pollack MH, Penava SJ, Zucker BG (1999) Group cognitive-behavior therapy for patients failing to respond to pharmacotherapy for panic disorder: A clinical case series. Behav Res Ther, 37:763–770.
13. Otto MW, Whittal ML. Cognitive-behavior therapy and longitudinal course of panic disorder. Psychiatr Clin North Am. 1995;18(4):803-20.
14. Pollack MH (2005) The pharmacotherapy of panic disorder. J Clin Psychiatry, 66(suppl 4):S23-S27.

Psikolog A. Can Alkan

Klinik Psikolog. Özel bir merkezde Psikolog olarak çalışıyor; aynı zamanda yusufbayalan.com için içerik üretiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı