Anormal Psikoloji

Obsesyon Nedir, Ne Demektir? ObsesyonTedavisi Nasıl Olur?

Obsesyon, pek çok insanın hayatını yok yere zorlayan, pek çok insana hayatı yaşanmaz hale getiren bir psikolojik sorundur. Obsesyon odaklı bu yazıda, şu soruların cevaplarını bulabileceksiniz:

  • Obsesyon nedir, ne demektir?
  • Obsesyon çeşitleri nelerdir?
  • Obsesyon tedavisi nasıl olur?

Obsesyon, obsesif kompulsif bozukluğun bileşenlerinden biridir; diğer bileşen ise kompulsiyondur.

Önerilen Yazı: Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

Obsesyon Nedir, Ne Demektir?

Obsesyon (obsession), Türkçe’mize İngilizce’den girmiş bir kelimedir ve Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde takıntı olarak tanımlanmştır. Aynı sözlükte takıntı kelimesi, “Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük .” karşılığını almaktadır.

Psikoloji literatürü açısından bakacak olursak; obsesyon, bireyin zihninde istem dışı olarak (intrusive) birden bire beliren, içerik olarak bireyin kişiliğine ve değerlerine aykırı (ego-distonik) olan, bu nedenle bireyde belirgin bir kaygı (anksiyete) yaratan düşünce, imge (hayal, imge vb.) ya da dürtüdür.

Yukarıdaki tanımdan hareketle, obsesyonun özelliklerini maddeler halinde şu şekilde ele alabiliriz:

  • Obsesyonlar istem dışı ve delici (intrusive) bir şekilde ortaya çıkarlar: Obsesyon son tahlilde zihnin bir ürünüdür. Bununla birlikte, en önemli özelliği intrusive olmasıdır. İntrusive kelimesi Türkçe’de, “davetsiz, sırnaşık, araya giren, zorla giren, izinsiz giren” şeklinde karşılık buluyor.
  • Obsesyonlar ego-distoniktir: Obsesif düşünceler kişinin zihninden geçse bile, kişi bu düşünceleri onaylamaz. Söz konusu düşünceler, kişinin benliğine yabancıdır. “Ya Allah’a küfrettiysem!” diyen birisi, Allah’a küfretmeyi hiçbir şekilde (en azından bilinçli olarak) kendine yakın bulmaz aslında. Ama zihni bir şekilde bu düşünceyle (ihtimalle) zorlayıcı bir şekilde meşgul olur.
  • Obsesyonlar kaygıyı tetikler: Obsesif düşünceler genel olarak kişide kaygı (anksiyete) uyandırır. Kişinin zihninden zorlayıcı düşünceler geçince, kişi huzursuzlanır, endişelenir, bazı durumlarda kendini suçlar vb. Bu huzursuzlukla başa çıkmak için de kompulsiyon denilen davranış kalıplarını kullanır.
  • Obsesyonlar temelde 3 şekilde yaşanırlar: Obsesyonlar, bir düşünce (kişiyi rahatsız eden fikir) olarak, bir imaj (kişiyi rahatsız eden hayal, zihinsel resim, zihinsel video vb.) olarak veya bir dürtü (kişiyi zorlayan bir dürtü) olarak ortaya çıkarlar.

Önerilen Yazı: Kompulsiyon Nedir?

Obsesyon Çeşitleri Nelerdir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk içerisinde çok farklı obsesyonlar ve kompulsiyonlar vardır. Bir hastada bunların sadece biri olabileceği gibi bir kaçı da aynı anda bulunabilir.

Bulaşma (Kirlenme) Obsesyonu Nedir?

Bulaşma veye kirlenme obsesyonu, yaygın görülen obsesyon çeşitlerinden biridir. Çeşitli çalışmalarda en sık karşılaşılan obsesyon çeşididir. Okb hastalarında bulunma oranı %45-55 civarındadır. Bulaşma obsesyonuna sahip kişiler, genel olarak, kendilerine dışarıdan zarar verici (mikrop gibi) veya pis şeylerin bulaşmasıyla ilgili endişe taşırlar.

Kir ve mikrop bulaşmasıyla ilgili endişe yaşamanın yanında, genel olarak utangaçlık ve tiksinme de, bulaşma obsesyonuna sahip kişilerde görülen önemli özelliklerdir.

Bulaşma (kirlenme) obsesyonuyla ilgili şu düşünceleri örnek verebiliriz:

  • Mikroplar çok tehlikelidir, bu yüzden onlardan uzak durmalıyım.
  • Tuvaletteki idrar veya pislik bana (veye önemsediğim birine) bulaşacak.
  • Kapı kolları, (veya para vb. nesneler) mikroplarla doludur, onlara dokunursam mikrop bana bulaşır.
  • İnsanların elleri mikroplarla doludur, bu yüzden insanlarla el sıkışmamak gerekir.
  • Hayvanlar mikrop veya parazit taşır, bu yüzden onlara temas etmemek gerekir.

Bulaşma obsesyonuna sahip insanlar, pisliğin ve mikrobun bulaşma ihtimalinden dolayı yüksek düzeyde kaygı yaşarlar. Söz konusu bu kaygıdan kurtulmak, pislik ve mikrobun bulaşmasına engel olmak için bazı yöntemler keşfederler.

Bulaşma obsesyonuna sahip insanların hayatında, temizleme ve yıkama son derece önemli bir yer tutar. Bu yüzden, bu obsesyon çeşidine günlük dilde, temizlik hastalığı denir. Pislik ve mikropla ilgili takıntılar ne kadar güçlüyse, temizlik tutumları da o derece zorlayıcı olabilir.

Bu obsesyona sahip insanların bir başka önemli özelliği, çevre kirliliği konusunda çok fazla duyarlı olabilmeleridir. Muhakkak ki, çevre kirliliği konusunda duyarlı olan herkes, obsesyon sahibi değildir; aynı şekilde, her obsesyon sahibi de çevre konusunda duyarlılık geliştirmeyebilir.

Bulaşma kaygısıyla başa çıkabilmek için geliştirilen bazı tutumlar:

  • Kirli ve/veya mikroplu olduğu kabul edilen nesnelerle karşılaşmamak adına, aşırı kontrollü davranmak.
  • Başkalarıyla yakın temas kurmaktan kaçınmak.
  • Eve misafir almaktan kaçınmak, veya misafir gittikten hemen sonra evi veya evin belirli alanlarını temizlemek.
  • Eve girer girmez, elini yüzünü yıkamak, evin diğer üyelerinin de aynısını yapmasını istemek. Bazıları, dışarıdan eve gelindiğinde banyo yapılmasını, evde yaşayanlara bir kural olarak dayatırlar.
  • Pis veya mikroplu olduğu düşünülen nesnelerden uzak durmak.
  • Bir şekilde kirli veya mikroplu bir şeye temas edilmişse, hemen temizlenmek. Bu yüzden, bu obsesyona sahip insanlar, yanlarında sürekli, mendil ve/veya el sabunu gibi temizlik malzemesi taşıyabilirler.

Patolojik Şüphe Obsesyonu Nedir?

Şüphe obsesyonu, bazı araştırma sonuçlarına göre, kirlenme obsesyonundan sonra, en sık karşılaşılan obsesyon çeşididir. En temel özelliği, kişilerin bir eylemi yapıp yapmadıklarından şüphe duymalarıdır. Kişiler, eylemlerinden emin olamazlar.

Şüphe obsesyonunda, kişiyi şüpheye iten şey, bir şeyi yapıp yapmamanın sonuçlarıyla ilgili endişedir aslında. Kişi, kendi ihmalinin sonucunda ortaya çıkacak bir zarardan kaçınmak için yoğun bir çaba sergiler. Bu yüzden, kişinin yoğun olarak hissettiği duygu hata yapma ve/veya suç işleme korkusudur.

Kişilerin kararsızlığını tetikleyen şey, kişisel bir anı, birisinden işitilen bir hikaye, birilerinin bir önerisi, bir başkasının şahit olunan bir davranışı vb. olabilir. Buradaki temel mesele biraz da, kişinin kendi duygu, düşünce ve eyleminden emin hissedememesidir.

Şüphe, bu obsesyona sahip kişiler için o kadar güçlü bir psikolojik dinamiktir ki, kişiler tüm gerçekçi verilere rağmen, şüphelerinden kurtulamayabilirler. Bu aslında, kişinin hata yapma ve suçlu duruma düşme korkusunun da büyüklüğüne işaret eder.

Şüphe obsesyonuyla ilgili şu düşünceleri örnek verebiliriz:

  • Acaba ocağı kapattım mı?
  • Acaba kapıyı kilitledim mi?
  • Abdest alırken kulaklarımı yıkamış mıydım?
  • Ütünün fişini çektim mi?
  • Alarmı kurdum mu?
  • Çocuğa ilacını vermiş miydim?
  • Öğrencilerin sorulara verdikleri cevapları tam olarak okudum mu acaba?
  • Amirime tüm bilgileri eksiksiz olarak verdim mi?

Şüphe obsesyonuyla başa çıkmak için geliştirilen tutumlara örnekler:

  • Genel olarak, şüphe duyulan şeyi tekrar tekrar kontrol etmek.
  • Ocağı kapatıp kapatmadığını kontrol etmek.
  • Kapıyı kilitlediğinden emin olmak için, defalarca kapıyı kontrol etmek; bu, asansörsüz bir binanın, sekizinci katından, defalarca inip çıkmayı gerektirse bile.
  • Yaptıkları veya düşündükleriyle ilgili, sürekli birilerinden onay almaya çalışmak. Özellikle bu çaba, kişinin etrafındakileri (eşi, ebeveyni, çocukları vb.) bunaltabilir; bu da kişinin ilişkilerinin zedelenmesine yol açabilir.

Saldırganlık (Zarar Verme) Obsesyonu Nedir?

Saldırganlık (zarar verme) obsesyonu, kişinin kendisine veya bir başkasına zarar verme ihtimaline odaklı düşünce, imaj veya dürtüleri içerir.

Bazı araştırmalara göre, saldırganlık obsesyonunun, tüm obsesyonlar içindeki oranı %10-20 arasında değişmektedir.

Saldırganlık obsesyonuna sahipseniz, kendinize veya bir başkasına zarar vermekten endişe edersiniz. Bu obsesyonda, kendinizi veya bir başkasını (sevdiğiniz de olsa) yaralamak veya öldürmekle ilgili zihinsel görüntüler zihninizi meşgul edebilir. Aynı şekilde, masum kişilere isteksiz de olsa zarar vereceğinize yönelik düşünceler zihninizde dönüp durabilir.

Saldırganlık obsesyonlarının içeriğinde genellikle fiziksel şiddet, öldürme, yaralama ile ilgili düşünceler yer alır. Bu obsesyona sahip kişiler genellikle, dehşet verici bir eylemde bulunmakla ilgili yoğun ve katlanılmaz bir endişe taşırlar.

Saldırganlık obsesyonuyla ilgili şu düşünceleri örnek verebiliriz:

  • Ya kendime zarar verirsem, intihar edersem.
  • Acaba günün birinde kendime (veya birine) zarar verir miyim?
  • Acaba birine zarar vermiş olabilir miyim?
  • Ya kendimi (veya birini) arabanın önüne atarsam!
  • Ya kendimi (veya birini) camdan aşağıya atarsam!
  • Ya kendimi (veya birini) bıçaklar, doğrar, kesersem!
  • Ya çocuğumu balkondan aşağıya atarsam!
  • Ya eşimi (çocuğumu, annemi, babamı vb.) uyurken boğarsam veya onun gırtlağını kesersem!
  • Ya yolun kenarına attığım muz kabuğuna birisi basar düşerse, ve bu yüzden beyin kanaması geçirirse!

Zarar görme veya verme obsesyonuna sahip kişiler, korktukları ihtimallerin önüne geçmek için yoğun çaba (kaçınma) harcayabilirler. Bu çabalar düşüncelerle veya davranışlarla ilgili olabilir.

Saldırganlık obsesyonundan kaçınma çabaları için şunları örnek verebiliriz:

  • Makas, bıçak gibi sivri, kesici aletlerden uzak durmak.
  • Sevilen bireylerle yalnız kalmamak.
  • Cam kenarından, balkon kenarından vb. uzak durmak.
  • Yol kenarına muz kabuğu atmamak.
  • Yaşamak istediğini, zorlayıcı bir şekilde de olsa kendine hatırlatmak.
  • Zarar vermekten korktuğu kişilere, sık sık onları sevdiğini söylemek.

Cinsel Obsesyon Nedir?

Bazı araştırmalara göre, cinsel obsesyonun, obsesyonlar içindeki oranı %13 ile %26 arasında değişmektedir. Bu obsesyon çeşidi, kişinin kendiyle ya da başkalarıyla ilgili, cinsel içerikli, ayıplanabilecek düşüncelerini içerir.

Cinsel obsesyona sahip insanlar, kendileri (ve/veya başkaları) açısından sapıkça  özelliklere sahip, cinsel içerikli düşünceler, dürtüler ya da görüntüler hayal edebilmektedirler. Bu kişilerin zihinlerinde,  uygunsuz insanlarla ilişkili erotik görüntüler de belirebilmektedir.

Cinsel obsesyonlar çoğunlukla, kişinin hemcisleriyle ve/veya çocuklarıyla cinsel ilişki yaşamasıyla ilgilidir.

Cinsel obsesyona, yıkanma kompulsiyonları eşlik edebilir. Bu obsesyona sahip insanlar, utanç, suçluluk, günahkarlık gibi duygularla boğuşmak zorunda kalabilirler.

Cinsellik obsesyonuyla ilgili şu örnekleri verebiliriz:

  • Kişinin aklına, hemcinsleriyle, çocuklarıyla, ebeveyniyle, kardeşleriyle, yakın akrabalarıyla vb. cinsel ilişki yaşama ihtimalinin gelmesi
  • Kişinin zihninde, hemcinsleriyle, çocuklarıyla, ebeveyniyle, kardeşleriyle, yakın akrabalarıyla vb. cinsel ilişki sahnelerinin canlanması
  • “Ya hayat kadını olursam.”, “Ya zina edersem.” gibi düşüncelerin, kişinin zihnini meşgul etmesi

Cinsel obsesyonla başa çıkma çabası olarak, şunları örnek gösterebiliriz:

  • Kişinin, cinsel obsesyonuna konu olan kişilerden (hemcinsi, çocuğu, ebeveyni vb.) uzak durması
  • Kişinin yapmaktan aşırı endişe duyduğu eylemleri, yapmayacağına dair güvence araması: Sık sık birilerine “Sence ben sapık mıyım?” gibi sorular sorup, “Hayır, sen hiç de sapık değilsin.” gibi cevapları duymak isteyebilirler.
  • Kişinin, ne kadar ahlaklı, namuslu vb. olduğunu sıkça söylemesi

Simetri (Düzen) Obsesyonu Nedir?

Simetri obsesyonu, kişinin, etrafındaki nesnelerin, simetrik, düzenli, yerli yerinde, gerektiği gibi olmasıyla ilgili zorlayıcı beklentilerini içerir. Buradaki düzen, yerli yerindelik ve gerektiği gibilik, “kişinin kafasına göre” şekillenir. Mesela, kalemlerin neden renklerine göre sınıflandırılması gerektiğinin, herkesçe kabul edilebilir bir açıklaması olmayabilir. Bununla birlikte kalemler, kişinin kafasındaki düzene göre (renklerine göre) sınıflandırılmazsa, kişi bundan son derece rahatsız olabilir.

Simetri (düzen) obsesyonuyla ilgili şu örnekleri verebiliriz:

  • Her şey yerli yerinde ve düzgün olmalı
  • Eşyalar önem sırasına göre dizilmeli
  • Gömlekler, renklerine göre tasnif edilmeli
  • Ayakkabılar ayakkabılığa, ön tarafları, dışa dönük şekilde konmalı
  • Kışlık ve yazlık çoraplar birbirinden ayrı tutulmalı

Burada çok önemli bir noktadan bahsedebiliriz: Kişiler, bu düşüncelerinin çok da farkında olmayabilirler. Onlar daha çok, beklentilerine uygun (eşyaları yerli yerinde tutmak gibi) hareket ederler ve/veya hareket edilmesini isterler; işler istedikleri gibi gitmediğinde ise rahatsızlık (huzursuzluk) yaşarlar.

Düzen obsesyonuyla başa çıkma çabası olarak, şunları örnek gösterebiliriz:

  • Eşyaların simetrik, düzenli, yerli yerinde, gerektiği gibi olmasını sağlamaya çalışmak.  Bazıları, etrafındakilerden (eşi, çocukları, çalışanları vb.) de benzer bir düzeni talep ederler. İstedikleri düzeni sağlayamadıklarında ise huzursuz olurlar.
  • Çok uzun süre, üstü başının düzeni için (renk uyumu gibi) vakit harcamak.
  • Giyim eşyalarını, renklerine, kumaşlarına vb. ayırmak
  • Kitapları, boylarına, yazarlarına, yayınevlerine vb. göre dizmek.
  • Buzdolabındaki malzemeli “belirli bir düzende” tutmak

Yukarıda yazılanlar herkesin hayatında, belirli bir düzeyde olabilir. Dolayısıyla her düzenli kişi için “düzen obsesyonu var” diyemeyiz. Önemli olan, düzen ihtiyacının dozu ve düzen sağlan(a)madığında hissedilen duygulardır. Simetri obsesyonu olmayan insanlar, düzenden hoşlanabilir, ve düzensizliğe tahammül edebilirler. Düzen obsesyonu olanlar ise, düzensizliğe tahammül etmekte çok fazla zorlanabilirler.

Düzen (simetri) obsesyonuna sahip insanlar, zamanlarının çok çok önemli bir kısmını, söz konusu düzeni sağlamaya harcayabilirler; bununla birlikte, söz konusu düzen beklentisi dolayısıyla etrafındakilerle (çocukları, eşleri, çalışanları vb.) sorun yaşayabilirler.

Dini Obsesyon Nedir?

Dini obsesyonları daha çok, kendilerini dindar olarak görenler yaşayabilir. Bu obsesyonlarda, kişilerin aklına, dinen kabul edilemez düşünceler (hayaller, imajlar) gelebilir. Kişiler, istemedikleri halde akıllarına düşen bu düşünce veya hayallerden son derece rahatsız olurlar.

Dini obsesyonlarda, dinen kabul edilemez düşüncelere sahip olmakla ilgili bir korku söz konusudur. Dini obsesyona sahip kişiler, dinin kabul etmeyeceği düşüncelere inanmaktan çok, bu tür düşüncelere inanmakla ilgili endişe taşırlar. Söz konusu düşüncelerden (hayallerden, imajlardan) dolayı rahatsızlık duyarlar.

Kişiler, dinen kabul edilemez eylemleri yapma arzusu duyabilirler. Söz konusu arzular, kişilerde güçlü bir suçluluk duygusu uyandırır. Herkesin sorabileceği “Allah var mı, yok mu?”, “Allah nasıldır?” tarzında sorular, obsesyon sahiplerini son derece huzursuz edebilir.  

Dini obsesyonları, yıkama, temizleme ve tövbe etme kopulsiyonları takip edebilir.

Dini obseyonların yaygınlığı kültüre göre değişebilmektedir. Bazı kaynaklarda, Türkiye’de obsesif kompulsif bozukluk içindeki oranı, %11-42 düzeyindedir.

Not: Dini obsesyonla ilgili ayrı bir makale hazırlamayı da düşünüyorum.

Somatik Obsesyon Nedir?

Somatik (bedensel) obsesyonda kişinin zihni, sıklıkla bedeniyle, bedenine bir zarar gelme ihtimaliyle  meşgul olur. Kişiler, hayatlarını tehdit ettiklerine inandıkları hastalıkları, aşırı şekilde düşünebilirler.

Somatik (bedensel) obsesyonla ilgili şu örnekleri verebiliriz:

  • Bedeninde olan bitenlere çok fazla dikkat kesilme
  • Acaba hasta mıyım?
  • Benim neyim var?
  • Başım ağrıyor; demek ki beynimde tümör var
  • Ya kanser, aids vb. bir hastalığa yakalanırsam?

Somatik obsesyon başa çıkma çabası olarak, şunları örnek gösterebiliriz:

  • Sıkça, hasta olup olmadığını kontrol etmek; hastalıklara karşı uyanık olmaya ve önlem almaya çalışmak
  • Günümüzde özellikle, internet üzerinden hastalık belirtisi, tedavi yöntemleri vb. üzerinde araştırma yapmak
  • Sık sık tansiyonunu, şekerini vb. ölçmek
  • Sık sık doktora gitmek, ilgili hastalıklarla ilgili tetkikler yaptırmak.

Diğer Obsesyonlar

Yukarıda sayılanların dışında, eşya biriktirme obsesyonu; bilme ve hatırlama ihtiyacı ile ilgili obsesyon; belirli şeyleri söyleme, doğru şeyleri söylememe ile ilgili obsesyon; bir şeyleri kaybetme ile ilgili obsesyon; uğurlu ve uğursuz sayılarla ilgili obsesyon, özel anlamı olan renklerle ilgili obsesyon da söz konusu olabilir.

Obsesyon Tedavisi Nasıl Olur?

Obsesyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) adı verilen psikolojik bozukluğun bir bileşenidir; diğer bileşen ise kompulsiyondur. Bu yüzden, tek başına obsesyon tedavisinden değil de okb tedavisinden bahsetmek daha mantıklı olacaktır.

Okb tedavisi için aşağıdaki içeriğe bakabilirsiniz:

Önerilen Yazı: OKB Tedavisi Nasıl Olur?

Psk. Danışman Yusuf Bayalan

Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı. Yetişkinlerle çalışıyor. İstanbul, Bakırköy ve Beylikdüzü'nde yüz yüze, Skype gibi programlar üzerinden de online terapi hizmeti sunuyor. Gsm: 0505 495 4727

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı