Kategoriler
Genel

Eski Sevgiliyi Unutmak

Eski sevgiliyi unutmak, pek çok “yeni ayrılmış”ın (bazen eski ayrılmış da olabilir) peşinden koştuğu bir ideal. Şu ya da bu şekilde ilişkisi biten insanların önemli sorunlarından biri, yeni durumla başa çıkamamak. Bu yazıda eski sevgiliyi unutmak isteyenler için bazı bakış açıları sunmaya çalışacağım. Bunun için öncelikle, adı sanı belirsizleştirilen bir okuyucu sorusunu sizinle paylaşmama müsaade edin:

Merhaba. Ben size K. şehrinden yazıyorum. İnternette arama yaparken sitenize ulaştım. Bir sorunumu sizinle paylaşmak istiyorum. Yaklaşık 4 ay önce sevgilimden ayrıldım; ama hala onu unutamadım. Artık onu unutmak istiyorum. Çünkü eski sevgilimi hatırlamak hayatımı zorlaştırıyor. Eski sevgilimi unutmak için neler yapabilirim. Cevaplarsanız çok memnun olurum. Teşekkürler.

Bayan K.

Eski Sevgiliyi Unutmak: Kısa Bir Analiz

Eski sevgiliyi unutmak beklentisini anlamak için öncelikle “unutmak” kelimesine bakmamız fayda sağlayabilir. Unutmak, Türk Dil Kurumu Sözlüğünde, beş anlamla karşılık buluyor:

  • Aklında kalmamak, hatırlamamak
  • Bir şeyi dalgınlıkla bir yerde bırakmak
  • Bir şeyi yapamaz duruma gelmek
  • Bağışlamak
  • Gereken önemi vermemek, üstünde durmamak
  • Hatırdan, gönülden çıkarmak

Şimdi, eski sevgiliyi unutmak beklentisinde olanlar, öncelikle unutma ile ilgili yukarıdaki tanımlardan hangisini ya da hangilerini kast ettiklerini kendilerine sormalılar.

Eski sevgiliyi unutmak talebiyle psikoterapi desteği almaya gelenlere, “tam olarak neyi istediklerini” sorduğumda, bazılarının, “Onunla yaşadıklarım tamamen aklımdan çıksın.” tarzında cevapları oluyor. Yani, unutmak kelimesinin birinci anlamının peşinde oluyorlar. Bazıları ise, “Onu unutamayacağımı biliyorum ama, acı çekmek istemiyorum.” diye ifade ediyorlar beklentilerini. Demem o ki, psikoterapi açısından baktığımızda, beklentiler çok farklı olabiliyor.

“Unutmak” İle İlgili Bazı Hatırlatmalar

Unutmak ile ilgili ilk bilmemiz gereken şey, onun çok iradi bir yaşantı olmadığıdır. Yani biz, unutmaya çalışarak unutmayız. Hatta unutmayı çoğunlukla, “Bir baktım ki, unutmuşum!” şeklinde deneyimleriz. Bunu bilinçli bir şekilde deneyebilirsiniz. Kendinize bir anı (Mesela elma ağacı anısı olsun bu) belirleyin ve her sabah uyandığınızda, “Bu gün “elma ağacı anısını” unutacağım” deyin. Bakın bakalım unutabilecek misiniz.

Unutmanın zıttı gibi duran hatırlamak, bir çeşit dikkati odaklama halidir. Yani siz bir şeyi hatırladığınızda dikkatinizi ona odaklamış olursunuz. Eski sevgiliyi unutmak peşinde olanların yaşadıkları paradokslardan biri de, dikkatlerini aynı şeye odaklı tuttukları halde o şeyi unutmaya çalışmalarıdır.

Bir başka nokta, unutmak için zamana ihtiyaç olduğudur. İstisnai durumlar dışında, bizim için önemli yaşantıları hemen unutamayız. Şayet bizim için çok önemli bir şeyi çok kısa zamanda unutmuş isek, orada başka bir psikolojik durum (Bir savunma mekanizması olarak disosiyasyon ya da yok sayma gibi) söz konusu olabilir. Unutmak için gerekli zaman ise herkes için değişkenlik gösterebilir.

Bizim için önemli olan şeyleri zor, önemsiz olan şeyleri ise daha kolay unuturuz. Dolayısıyla, biten ilişkimiz bizim için önemliyse, onu unutmamız daha zor olacaktır.

Yeni yaşantılar, eski yaşantıları unutmamıza yardımcı olur. Bu da, eski sevgiliyi unutmak derdinde olanların en çok dikkat etmeleri gereken noktalardan biridir.

Eski Sevgiliyi Unutmak İsteyenlere Öneriler

Ben her şeyden önce, eski sevgiliyi unutmak isteyenlerin asıl derdinin, biten ilişkilerinin ortaya çıkardığı acıları yaşamak istemedikleri olduğunu düşünüyorum. Yani eski sevgilimi unutmak istiyorum diyen birisi aslında, “Eski ilişkimi hatırladığımda yaşadığım ve katlanmakta zorlandığım duyguları (hayal kırıklığı, özlem, yalnızlık, çaresizlik, değersizlik, terk edilmişlik vb.) yaşamak istemiyorum.” demek istiyordur. Bu yüzden amacının, eski sevgiliyi unutmak değil de, yaşadıklarıyla sağlıklı şekilde başa çıkabilmek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu amaca dönük yapılabileceklerle ilgili şunları önerebilirim:

  • Öncelikle ne yaşadığınızı tanımlayın. Eski ilişkinizi hatırladığınızda hangi duyguları hissediyorsunuz? Hangi düşüncelere kapılıyorsunuz? Bedeninizde neler oluyor? Hangi davranışları sergiliyorsunuz? Biz bu tutuma “gözleyen ben” geliştirme diyoruz. Yani, sadece acı çekmeyip, kendi içinizde acı çeken yanınızı görmeye ve anlamaya çalışan başka bir yan geliştirmek. Bunun için için yazmanın çok etkili olduğunu söyleyebilirim. Bir kalem-kağıt alın ve “Ben şu anda tam olarak ne yaşıyorum?” sorusunu kendinize sorun. Mümkün mertebe sansür kullanmadan, duygu, düşünce, bedensel tepki ve davranış açısından kendi dünyanızda olan biteni kağıda dökün. Bu kendinizle yüzleşmenize yardımcı olacaktır.
  • Bir ilişkinin karşılıklı kurulduğunu hatırlatın kendinize. Bu hatırlatma, “Ben bu ilişkide nasıl bir pozisyon aldım?” sorusuna götürecektir sizi.
    Acınızla başa çıkmak için, size ileride daha büyük sorunlar yaratacak tutumlar içerisine girmeyin. Mesela, çok hızlıca yeni sevgili edinmek, alkol almak, uyuşturucu madde kullanmak, rastgele cinsel ilişki yaşamak vb. Bu tür tutumlara, sağlıksız başa çıkma yolları deniyor. Evet, bu davranışlar o esnada, sizi acınızdan uzaklaştırsa bile, ilişkilerinizle ilgili sağlıklı bakış açısı geliştirmenize yardımcı olmaz.
  • Duygularınıza engel olmaya çalışmayın. Sağlıklı sınırlar dahilinde acınızı da, öfkenizi de, hayal kırıklığınızı da, endişenizi de önce kendinize ifade edin ve yaşayın. Çok güçlü olmaya çalışmak, umursamamaya çalışmak gibi tutumlar işinize yaramayacaktır.
  • Duygusal ilişkiler, kendimizi tanımamız için çok önemli ipuçları barındırır içinde. Yaşadığınız ilişkiyle sağlıklı şekilde yüzleşebilirseniz, kendinizi tanıma yolunda çok ciddi bir adım olursunuz. Bu yüzden ne tür kişilikleri (aşırı sahiplenici, bencil, soğuk, mesafeli, çapkın, çok güçlü, zayıf, aşırı fedakar, evhamlı, güvensiz, yapışık, vb.) hayatınıza aldığınıza, ilişkinizde nasıl biri olduğunuza (aşırı sahiplenici, bencil, soğuk, mesafeli, çapkın, çok güçlü, zayıf, aşırı fedakar, evhamlı, güvensiz, yapışık, vb.) dikkat edin.
  • Eski sevgilinizi unutmak için yeni hayatınıza odaklanın. Yani, yapmaktan keyif aldığınız şeyler ne ise (gezmek, kitap okumak, sohbet etmek, film seyretmek, spor yapmak, kahve içmek vb.) Çünkü, eskiye odaklanarak şimdiyi yaşayamazsınız.
  • Kendinize zaman tanıyın. Olgun insanların en temel iki özelliğini hatırlatın kendinize: Acıya tahammül (belirli sınırlar dahilinde) ve hazzı erteleyebilme. Yaşadığınız acılardan korkmayın. Şayet onlarla yüzleşebilirseniz onlar sizi olgunlaştıracaktır.

Son olarak, buraya kadar anlattıklarımı kendi başınıza yapamıyorsanız psikoterapi desteği almanızı öneririm.

Özetle, eski sevgiliyi unutmak ancak ve ancak şimdiye odaklandığınızda mümkün olacaktır ve yaşadığınız her şey, şayet yeterince kabullenici olabilirseniz sizi olgunlaştıracaktır.

Konu ile ilgili soru ve düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşırsanız memnun olurum. Muhabbetle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir