Salı , Mayıs 22 2018
Ana Sayfa / Genel / Dindar Psikolog ve Psikolojik Yardım

Dindar Psikolog ve Psikolojik Yardım

“Dindar psikolog” ve “psikolojik yardım” ilişkisini ele almaya çalışacağım bu yazıda, öncelikle anahtar kavramları tanımlamamızda fayda var diye düşünüyorum. Zira böyle olmadığında, anlatmaya ve anlamaya çalışan (yani siz ve ben) arasında ciddi bir iletişim sorunu doğabilir.

Öncelikle “psikolog” kelimesiyle başlayalım. Psikolog kelimesiyle bu yazıdaki kastım, psikoloji, psikolojik danışmanlık, psikiyatri gibi bölümlerden mezun olup profesyonel psikolojik yardım hizmeti sunan kişidir. Psikolog kelimesinin bu yazıya has anlam açılımının sebebi, günlük hayatta, insanların zihinlerindeki genel algıdır. Zira pek çok insanın, psikiyatrist ve psikolojik danışman gibi uzmanları da psikolog diye algıladıklarını ve ifade ettiklerini bilmekteyim. Dolayısıyla bu yazıda siz, psikolog kelimesi yerine psikolojik yardım uzmanını da rahatlıkla koyabilirsiniz.

Dindar kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde “din inancı güçlü, din kurallarına bağlı(kimse), mütedeyyin” karşılığını almaktadır. Dindar psikolog ifadesinin bu yazıdaki kullanımı da, dindar kelimesinin sözlük anlamına paralel bir şekilde, “hayatına dini temeller doğrultusunda şekil vermeye çalışan psikolojik yardım uzmanı” şeklinde olacaktır.

Psikolojik yardım ise özetle, psikolojik yardım konusunda uzman olan birinin(ya da birilerinin) psikolojik yardım arayan insanlara sunduğu profesyonel bir yardımdır. (Psikolojik yardım ile ilgili Psikolojik Danışmanlık Nedir? yazısını okuyabilirsiniz)

Dördüncü kelimemiz olan “mesele / sorun? ise sözlükte, “düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, problem” olarak tanımlanmaktadır. Burada önemli olan biraz da, bizim neyi sorun olarak algılayıp algılamadığımızdır.

Benim bu yazı ile sorun haline getirdiğim nokta, psikolojik yardım uzmanlarının dinle ilişkilerinin psikolojik yardım sürecine etkisidir. Ya da soru şeklinde ifade edersek “Psikolojik yardım sürecinde dinin yeri nedir?”

Sorunun cevabı açısından, ilk önce iki kutuptan bahsedip sonra bana göre dengeli bir tutum olan üçüncü yolu ele almaya çalışacağım.

“Psikolojik yardım sürecinde dinin yeri nedir?” sorusuna bazı psikolojik yardım uzmanlarının cevabı, “Psikolojik yardım sürecinde dinin yeri yoktur?” şeklinde olabilir. Onlara göre, psikolojik yardım, bilimsel ve profesyonel bir etkinlik alanıdır ve din burada dışarda tutulmalıdır. Dolayısıyla psikolojik yardım profan (din dışı, dünyevi) bir uğraştır. Bu bakış açısının getirdiği sorun, insanın en temel yaşantılarından biri olan dinle ilişkisini askıya almasıdır. Psikolojik yardım olgusunu din dışı bir alan olarak değerlendiren uzman, dindar olanlarla, onların din üzerinden yaşadıkları sorunlarla bağlantı kurmakta zorlanacaktır.

İkinci kutupta olanlar ise “Din hayatın merkezindedir. Dolayısıyla din ne derse doğrudur.” bakış açısından bir pozisyon aldıklarına inanmaktadırlar. Onlara göre, psikolojik yardım arayışında olanlar, dinin söylediklerini tatbik ederlerse sorun yaşamayacaklardır. O yüzden psikolojik yardım talebinde bulunanlara ilahi mesajlar ulaştırılmalıdır.

İkinci kutupta yer alanlar, ilk kutuptakilerin aksine dindar olmayanlarla ve onların sorunlarıyla bağlantı kurmakta zorlanacaklardır. Kendilerinden profesyonel bir yardım almaya gelenler karşısında abilik, ablalık gibi bir pozisyonda kendilerini konumlandıracaklardır. Daha da ilginç olanı, yaptıkları dini davetin ya da nasihatin karşılığında para alacaklardır. Şayet ilişki, alan razı veren razı şeklindeyse sorun hissedilmeyebilir; ancak alan verilenden razı değilse elveda dindar psikolog yazısındaki gibi çok ilginç durumlar ortaya çıkabilir.

Psikolojik yardım sürecinde dininin yerine üçüncü bakış şekli, kendimi de konumlandırmaya çalıştığım yerdir. Bir Müslüman açısından hayat kategorize edilemez. Yani Müslüman için maddi alem manevi alem diye bir ayrım yoktur. Bir Müslüman, hayatının tüm alanlarında dinin yani Allah’ın söylediklerini merkeze alır. Dolayısıyla Müslüman bir psikolog, mesleğini uygularken de Allah’ın söylediklerini merkeze alacaktır. Bu yaklaşım da ilk etapta ikinci kutupla aynı algılanabilir. Ancak kesinlikle öyle değildir. Biraz daha açmaya çalışayım.

Mesela, bir Müslüman psikolog seanslara abdestli girebilir (hatta belki de girmelidir), seanslara besmeleyle başlayabilir, danışanları için Allah’tan yardım dileyebilir. Şayet, karşısındaki kişi de hayata aynı çerçeveden bakıyorsa, Hazreti Peygamberin hayatından örnekler vererek danışanın yaşantılarını yeniden çerçeveleyip kişiye daha işlevsel bir bakış açısı geliştirmesinde yardım edebilir. Yeterli altyapısı varsa, Müslüman danışanın dinsel yaklaşımlarını yeniden değerlendirmesinde ona yardımcı olabilir. Bu örnekler artırılabilir tabii ki. Peki bir dindar psikolog ne yapamaz?

Dindar psikolog, dindar olmayan danışanlarına dini davette bulunamaz. Çünkü dini davet parayla yapılan bir şey olamaz. Oysa psikolojik yardım profesyonel bir uğraştır ve uzman, verdiği hizmet karşılığında para alır. Namazın panik atak yaşantısına iyi geldiğine dair zırvaları danışanlarına sunamaz mesela. Bu arada, namaz kılmanın zırvalık olduğunu düşünmüyorum, yanlış anlaşılmasın. Tam tersine, ben Kuran’a iman eden biriyim. Zırvalık olan, ibadeti bir şeylere “alet etmek”tir.

Özetle bana göre, dindar psikolog, mesleğini dindar bir şekilde icra edebilir. Ancak, psikolojik yardım diye insanlara dini satamaz.

Uzman olsanız da olmasanız da benim için düşünceleriniz ve yorumlarınız çok önemli. Çünkü ben bu yazıyla bir durumu mesele haline getirmeye çalışıyorum. Katkıda bulunursanız sevinirim. Muhabbetle

Bu da Var!

Alışveriş Psikolojisi

Bu yazı, indirimkodu.com yöneticilerinin talebi üzerine sizinle paylaşılmıştır. Bir tanıtım yazısı olarak iyi bir yazı olduğunu …

92 yorum

  1. Dindar psikolog tercih eden danisan inancli bir kisi ya da cinlerin musallatina ugramis biridir. Hayat goruslerinin, sorunlarinin psikolog tarafindan anlasilabilmesini umut etmektedir. Psikolog ya da psikiyatristin inanclar konusunda yonlendirme yapmasi beklentinin aksine danisanina zarar verebilir. Din asilamakla ugrasirken danisaninin asil sorunu ikinci planda kalabilir. Bir psikolog objektif olmali, tum hastalarina ayni mesafeyi koruyabilmelidir. Ama inanclarini bir kenara birakip bu konuda onyargisiz kalabilir mi? Bilemiyorum. Kendim Allah inanci olup bes vakit namazini kilan, Amerika dan egitim master i olan, tesetturde olmayan bir kisiyim. Ateist bir psikologdan yardim alabilecegime inanmiyorum. Psikologun kendi inanclarinin hastaya bakisini etkiledigine inaniyorum. Ve bu noktada objektif olma ve hastaya yaklasim konusunda sikintilar yasanabilecegini dusunuyorum. Aynisi dindar psikolog ve ateist hasta icin de gecerlidir. Yurt disindan gelen bir ergeni hic yurt disinda yasamamis bir psikologun anlamasinin zor olmasi gibi. Genci kendi ulkesinin degerlerine gore algilayip degerlendirebilir. Bu benim hicbir bilimsel dayanagi olmayan, tumuyle hayat tecrubelerime ve gozlemlerime dayanarak olusturdugum kisisel cikarimimdir. Psikoloji bilimi konusunda herhangi bir egitimim bulunmamaktadir.

    • Katkınız için teşekkürler efendim 🙂

    • Dindar psikog kesinlikle tercihimdir.Ama bana gore olayi yanlis degerlendirdiniz.dindar psikologun amaci dine davet degil ki ya da namaz kilarsan boyle hissedersin tarzinda bir onerisinin de olmasina gerek yok.ben dindar oldugum icin beni daha iyi anlicaktir tesetturumum ya da namazimin gereksiz oldugunu soylemeyecektir ve din hususunda yasadigim mucadeleyi daha iyi anlicaktir.cunku islami bakis acisina sahipttir.zaten psikolog dindar da olsa gorevi dini yaymak degil verdigi terapide ALLAHI unutmadan yol gostermektir.aksi takdirde digerleri dini hassasiyetleri goz ardi ediyor.iyi hissetde ne yaparsan yap yaklisimi dogru degil…

  2. Sözde dindar olup evli olduğu halde evli ateist bir erkekle gönül ilişkisi yaşayan bir psikoloğa gidermisiniz

    • Merhaba. Bana soruyorsanız, ben gitmem 🙂 Şaka bir yana, karşımızdakinde gördüğümüz çelişki, bizde ona karşı bir bir güvensizlik yaratabilir. Bu çok doğal bir tepkidir.
      Siz bu soruyu benden ziyade okuyuculara sordunuz galiba? Ben de gelecek cevapları merak ediyorum açıkçası?

      • Işte bende bu çelişki içinde kayboldum ya insanlar psikologlara kendi çelişkilerini cikmazlarini çözümlemek için gitmiyorlar mı psikolog böyle ise ve bunu kimse dışarıdan bilmiyorsa nasıl olacak yardım insan önce kendini iyilestirmeli sonra başkalarına yardım etmeli diye düşünüyorum

        • Belki de genel bir psikolog arayışından ziyade, “bizim için iyi” psikolog arayışında olmalıyız. En nihayetinde de hiçbir psikoloğun “mükemmel insanı” temsil etmediğini (etmek zorunda olmadığını) kabul etmeliyiz.

          • Hiç kimse elbet te mükemmel değildir olmak zorunda da değildir. Ancak bu insanlar dış dünyaya mükemmel anne /baba mükemmel es mükemmel dost imajını veriyorlarsa sorun kimdedir.

          • Muhtemelen kendilerinde 🙂

        • Tabiki her psikoloğun muhteşem derecede sorunsuz bir hayatı yoktur, her insanın problemleri olabilir. “Terzi kendi söküğünü dikemez.” diyebilirim. Her psikoloğun muhakkak danisabileceği, yardım alabileceği bir psikoloğu olmaladır. Hani psikolog diye oturup da kendi sorunlarıyla baş etmek zorunda değildir. Onunda profesyonel bir destek alması lazım.

  3. Muhafazakar görüşe sahip bir birey olarak dindar psikolojik danışman konusundaki bilgi ve görüşlerinizi çok faydalı ve orijinal buldum. Teşekkür ediyor, iyi çalışmalar diliyorum.

  4. Dediğiniz gibi hayatını din eksenli sürdüren bir kişi, sorunlarının çözümünde de dini etmenlerden faydalanmak isteyecektir ve bunu da dindar bir psikolog yardımıyla yapmak isteyecektir.
    Danışan bence bir fetva beklentisinde olmamalı, yalnızca kendisinin de kabul ettiği sorunlarını çözmek amacıyla destek almalıdır.

  5. Psikolog seçiminde inançlı bir uzman tercih etmek bir hasta hakkıdır. Ancak uzman bize ibadet görevlerimizi anlatamaz. Zira İslam, inanç, ibadet ve ahlak ile ilgili emirlerini Peygamber efendimiz elçiliğinde bildirmiştir. Uzman tıbbi ilaçlarını veya terapi seanslarını yapar, hayır dualarını yapar, inşaallah fayda görürsünüz der, gerisine karışmaz. Bu arada ezan okunur ve birlikte namaza giderler. Hasta sağlığı için dua eder ve ilaçlarını kullanmaya başlar. İnşaallah faydasını görür. Sağlığına kavuşur ve bütün dualarında aracı olan doktoruna dua eder Cenab-ı Hakk’a da şükreder. Hoşçakalın efendim.

  6. Selamın aleykum hocam, ben psikolog okumak istiyorum fakat benim kafami kurcalayan sorular olduğu için şüpheye düşüyorum çünkü terapi gören kişiyle yalnız kalıyorsunuz ve bu bir erkek olsa yalnız kalmaları helal olmuyor. Sizce fikriniz nedir? Bana yardımcı olursaniz cok sevinirim. Allah Razı Olsun…

    • Yusuf BAYALAN

      Merhaba. Bahsettiğiniz sorunun cevabı için bir islam alimine danışmanızda fayda var. Ben fıkıh açısından bir şe diyemem. Ama psikolog olarak sadece bayanlarla veya çocuklarla çalışmayı da tercih edebilirsiniz. Başarılar.

    • Bence acilen gelecek planlarınızda değişiklik yapmalısınız. İhtiyacımız olan en son şey bu tür bakış açısına sahip insanların bilim yapmaya çalışması ve insanlara rehberlik etmesi sanırım

  7. merhaba ben dini vazifelerimi yerine getiremeyen ama kalben çokk inançlı biriyim ben öyle hissediyorum artı intahar meyillisi biriyimde ama korkum ve tek korkum hayatta olan anne ve babamın ben intahar edince üzülecek olması birde allah korkusu sen dindar bir pisikoloksun bende kalben bir bir dindar ama intahar düşünen bir müslümanım ve intahar etme istegim günden güne çogalıyor cehennemden korkmasam şimdi bile kafama sıkabilirim ama korkuyorum ölmekten degil cehennem ateşinden korkuyorum bence pisikologlar devlete çalışmalı yani paralı pisikolog olmamalı çünkü depresyona giren biri kendini tedavi ettirip hayata yeniden sarılmalı bazen düşünüyorum hayat ne kadar boş bazende ne kadar güzel ama boşluklar daha çok evet DİNDAR PİSİKOLOG lafı güzel geliyor kulaga ama hayatta anlayamadıgım tek şey para zaten insanlar (yani bunlara bende dahilim)maddiyatsızlıklardan intahar ediyor maddiyatsız bir insana yardımcı olmak için bile yine pisikolglar para istiyor anlatmak istedigim madem DİNDAR PİSİKOLOGSUN bu işi allah için yap

    • Yusuf BAYALAN

      Merhaba. Ben hiçbir yerde dindar psikolog olduğumu söylemedim. Ayrıca Allah için terapi yapmadığımı nereden biliyorsunuz? Sizin beklentiniz, kimseden para almadan hizmet etmem mi? Çok basit bir soru: Bunu yaparsam ben ne ile geçineceğim? Ücretsiz ekmek veren fırından ekmek alıp, ücretsiz tedavi eden doktora mı gideceğim. Ya da hayatını, başkalarına ücretsiz hizmet etmeye adayanları (siz öyle birisiniz galiba) bulmam gerekecek! Muhabbetle.

      • Solgun Vivaldi

        Keşke yorum yapan kişinin mesleği Allah için yapmanızı istemesini , kendinizin de bu konudaki düşüncelerinizi es geçip,açık açık intihar düşünüyorum diyen birine sanaldan da olsa onu bu fikrinden vazgeçirecek birkaç ayet ya da birkaç soz söyleseydiniz. Dindar psikolog değilsiniz kabul. Mesleğinizi yaparken karşılığında bir şey almanız da gayet doğal. Fakat o şahsın sadece bu konuda söylediği sözlere binaen konuşup, intihar düşüncesinde dini bilen bir kişi olarak yardım eli uzatmamanız üzücü. Selâmetle.

    • Intihar etme düşüncesine sahip olma olağan bir durum degil. Bunu yapmamak icin sadece kendi dışınızda bir takım nedenler olduğunu söylüyorsunuz. Bu kotu bir şey. Bence en kısa sürede ozel ya da kamudaki bir psikiyatrist ya da psikoloğa bas vurmalisiniz. Kafanizdaki intihar düşüncenizi söyler söylemez size derhal yardımcı olacaklardir. Lutfen ihmal etmeyiniz. Sağlık dileği ile.

    • Püsügillerden

      🙂 Merhabalar..
      Bir kişinin mesleği ne için yaptığı yalnızca o kişiyi ilgilendiren bir durumdur. Bir psikolog dunyada geçimini sağlamak için bu işi yaparken yardımcı olduğu insanlar vesilesiyle Allahın sevgisini neden kazanmasın? Ayrıca intihar düşüncenizi kafanızdan atmak için ihtiyacınız olan tek şey imandır ki bunun kendinizde var olduğundan bahsediyorsunuz, o halde psikoloğa ne ihtiyaç var. neye nasıl iman etmişsiniz, kendinizi kendiniz sorgulasanız kâfi.
      Hayatın bomboşluğunu konusunda aynı fikirdeyiz. fakat bu intihar etmemi gerektirmez. yani müslüman olarak ölmek ( inşaAllah) varken, intihar neden? sizin ihtiyacınız bir ‘dindar psikolog’ da değil. Sadece kendinizi toplamanız ve imanlı birisinin ne yapıp yapmayacağı hususunda düşünmeniz gerek. Gerçekten ‘ ben Allah’a iman ettim’ diyorsanız kalkın ve gereğini yapın. Bu şeytani ve nefsi düşüncelerle vakti ve kendinizi öldürmeyin.. Allah ayaklarınızı İslam dini üzere sabit kılsın. Kalbinizin imanla dolması duasıyla..

    • Selamün aleyküm kardesim belki yazının üzerinden uzun süre geçtiği için bazı şeyler değişmiştir ya da yazım sana ulaşamayabilir ancak aynı durumu yaşamıs birisi olarak sözlerin bizden başka böyle düşünenlerin de olabileceğini düşündürdü.o zamanlar ölmek istedim ve ölmememin tek nedeni “Allah”tı.bunun farkına varınca o halde”Allah icin yaşıyorum”dedim.ölmeme nedenim Allah ise yaşama nedenim de o’dur öyle değil mi? Sonra kendime “peki Allah yaşayarak ne yapmamı istiyor?”diye sordum.Rabbim insanları,doğayı,kısaca hayatı görmemi istiyordu, görmeliydim ki rabbimin büyüklüğüne kalbim birkez daha şahitlik yapssın.51.56 – Ve (onlara söyle!) Görünmez varlıkları ve insanları yalnızca (Beni tanımaları ve) Bana kulluk etmeleri için yarattım.” sorumun cevabı işte buydu ve bunun için yaşamalıydım. yaşamak zor mu?Kolay olması beklenemezdi. imtihandayız.dünyayı Cennet zannetmeye lüzum yok.hatalarımız olabilir hatta olacağını rabbim de biliyor ki affedecegini söylüyor ve niyetlerimize değer veriyor.Ve yine bende psikologlarin para almasına senin gibi yaklaşıyor ve bu nedenle psikoloji okuyorum.psikoloji alanında uzmanlaşıp devlette çalışarak herkese hitap etmek en büyük hayalim.elbette para olmadan işimi yapmam zor olur.bu zorluk tüm psikolglar için geçerli.sanırım bunun sende farkındasındır.hayatta zorluklar olduğu kadar kolaylıkta vardır.94.5-Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.psikologlar her an yanımızda olamaz veya içinizden geçenleri herşeyiyle bilemezler.ama Allah daima yanımızda ve içimizden geçenleri bizden iyi biliyor.41.44″…de ki o inananlar için bir hidayet ve şifadır…”psikolojik yardım alın veya almayın.ama güçlü olun ve pes etmeyin.

  8. Selamun Aleyküm ,

    Lütfen bize yardımcı olun Allah’ın izni ile doğru yolu bulalım inşallah.

    Ben 29 yaşında bekar bir bayanım. Yaklaşık iki yıl önce aynı iş yerinde çalıştığım bekar mümin bir erkeğin sevgisini Rabbim gönlüme düşürdü. Öncelikle bu sevgi benim hidayet yoluna adım atmama vesile oldu. Yaklaşık iki yıldır beraberce çok kez nerdeyse hergün diyebilirim vakit geçiriyoruz. Geçirdiğimiz vakitlerde gerek ayetlerden gerek Allah ve kuran ile ilgili konulardan bahsediyoruz. Fakat Rabbim bana verdiği sevgiden karşı tarafın gönlüne vermedi. Bu durum beni üzdüğü için Yaklaşık bir Buçuk yıl önce ciddi bir rahatsızlık geçirdim. Vücudumda yaralar nüksetti. O kişi ile birlikte olduğumda, sohbet ettiğimde ise hastalık ortadan tamamen kalktı. İlaçların dahi fatda vermediği zamanlarda onunla bir kii saat sohbetim iyi olmam için yeterli oluyordu. Şimdi yine birlikte vakit geçirmeye devam ediyoruz. Allahtan umut kesilmez deyip Rabbim elbet gönlüne sevgi verecektir diye düşünüyorum. Kendiside benimle tüm düşüncelerinin uyum sağladığını aklen düşündüğünde hemen evlenmemiz gerektiğini ancak kalbine sorduğuna bana karşı aşk beslemediğini söylüyor. Bu durum bizim aklımızı kurcalıyor. Bu şekilde aşk olmadan sadece şefkat ve merhamet evliliği olabilir mi? Benim içinde bulunduğum sağlık imtihanım acaba onunda mı imtihanı? Peygamberimizin evlilik tavsiyesine bakacak olursak “Kadınla şu 4 şey için evlenilir: Malı için, asaleti-soyu- için, güzelliği için ve dini için. Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun.” diyor Efendimiz. Kendisi de sürekli bunu mu yapmam gerekiyor acaba güzel birisini aramaktan vazgeçip dindar olanı seni mi seçmeliyim diye düşünüyor. Ama dediğim gibi bana aşk duygusu olmadığı için bu yola adım atmaktan korkuyor. Buna rağmen Allaha güvenip onun rızası için evlenmeli miyiz? Yoksa bu durumda onun beni bıraktığında hastalığım başladığı için başkası ile evlenmeye gönlü el vermiyor. Benim onun hayatını engellemeye gönlüm el vermiyor. Ayrıca bir hususta aileler. Benim ailem evlenmemizde herhangi bir sakınca görmüyorlar fakat onun ailesi beni istemiyor. Henüz benimle tanışmadılar. İstememe sebepleri, dış görünüşü daha güzel bir kız istiyorlar, eğitim,tahsil ve iş olarak daha yükseklerde birisini istedikleri için benimle tanışmayı dahi uygun bulmadılar. Ailesine karşı bu durumda itaat etmeli midir? Bizi bu konularda aydınlatırsanız çok memnun oluruz. Biz iki yıldır tüm bu konular üzerinde düşünüp sorguluyoruz fakat doğru cevabı bulamadık.
    Allah razı olsun.

    • Merhaba. Bence ayet ve hadisler genel bir çerçeve çizerler. İlla “filanca kişiyle” evleneceksin demezler. Evet imanlı biriyle evlenmeniz Allah’ın rızasına uygun olandır. Ama o kişi Ahmet veya Ayşe gibi belirli bir kişi olmak zorunda değildir. Şayet taraflardan birinin ötekine “gönlü ve aklı” birlikte akmıyorsa o evliliği tavsiye etmem. Size de tavsiyem psikolojik destek almanız. Kim olursa olsun bir adamın varlığı veya yokluğu sizi bu kadar etkilememeli. Muhabbetle.

  9. Merhabalar. Bu konuyu o kadar uzun suredir arıyordum ki. Çok şükür nihayet bulabildim. En yakınım olan bir şahıs ünlü bir kişiye aşık ve yıllarca dua edip onu Allahtan istedi. 25 yaşında ve yaklaşık altı yıldır durum böyle. Doğal olarak ona ulaşamadı. Başka kimseler ile de ilişki kurmakta zorlandı. En son bir kişiye şans verdi ama o kişi ona uygun değildi ve kendi sozlerimle onu o kişiden döndürdüm. O ise ünlü sahistan sonra birtek o döndürdüğüm kişiye onunla iliskisini kesince ilgi duydu. Çok pişman olup geri dönmek istese de karsidaki kisi reddetti. Su anda okuyamadigi için kariyer sahibi değil ve baba eline bakiyor ve bu caresizlik hissini arttiriyor. Etrafta ümitlendirebilecegim hic bir talibi yok. Gelecek ve evlilik durumu karamsarlıktan ibaret ve köyde yaşadığımız için yeni insanlar tanıma orani da düşük. Kendisinin elinde buyuyen küçük kardeşleri dahi hayatlarının aşkını buldu ve bu da gec kalmislik hissini arttiriyor. Depresif, aşırı sinirli ve pesimist görüşlü, bardağın dolu tarafını hic görmeyen bi insan oldu. Onunla konusmak istediğim zamanlar “Allah adaletsiz” “Allah’ın hiç bir şeyi gördüğü yok” “beni unuttu” “beni sevmiyor” “beni mutlu etmek yerine gidip günahkar insanları mutlu ediyor ” “dualarimi kabul etmiyor” tarzında şeyler söylüyor. Başlarda ona isyan etmemesi gerektiğini bunu çözüm olmadığını aksine daha kotulerinin olacağını söyledim. Bana çok kızdı. Sonralarda sadece susup dinledim ama “ama tabi ben isyankarim sen inanclisin dimi?” Tarzinda susmama dahi tahammül edemedi. Onu anlamadığımı söyleyip duruyor. Ama onun yaşadıklarını biliyorum. O isyan etmesin,Allah’a kızmasın hatta daha çok baglansin istiyorum ama doğru sözler nedir bir türlü bulamıyorum, geri tepiyor. O isyaa ederken onuna beraber benim de mi isyan etmem durumu iyilestirir? Ne yapmam doğru olur? Bir de artık benimle neredeyse hiç konuşmuyor. Hiç kimse ile… Dün akşam sürekli mücadele ettiğimiz sorunlardan biri cereyan etti. Bana artık dayanacak gücü kalmadığını falan söyledi. Ama yine de fazla konuşmadık. Bugün bütün gün ne yedi ne içti ne de tek kelime konuştu. Bir noktaya dalıp sustu. Ona ulaşmaya calistikca kavga ettik. Hiçbir şeye heyecanlanmadi. Aramizdaki iliskinin tamamen koptugundan bahsetti. Ruhen ölü gibiydi. Lütfen bana doğru yolu gösterin. Ne maddiyatim ne de elimden gelenler onu bir psikiyatriste götürmeye yetmiyor. Dua ediyorum. Hidayeti için. Ama sizin de tabsiyelerinize ihtiyacım var.

    • Merhaba. Öncelikle hidayet Allah’tan. Siz sadece hakkı ve sabrı tavsiye edebilirsiniz. Bence bahsettiğiniz kişiyle ilişki tarzınız sorunlu olabilir. Anladığım kadarıyla o hep bir “sorunlu”, siz ise “yardım eden” rolündesiniz. Bu uzun vadede yorucu ve sıkıcı bir hal alabilir. İlişkinizi daha “dengeli” bir hale getirmenizi öneririm. Onun sorunları dışında da muhabbet konuları bulun, sizi sorunlarınızı da paylaşın. Muhabbetle.

  10. Güzel ve faydalı bir yazı kesinlikle. . . Hayatı islam kuralları üzerine yaşamak isteyen ve hayatında sürekli olumsuzluklarla karşılaşan bi insana hayata islam çerçevesinde bakmayan bir psikolojik danışman kesinlikle yardimci olamaz. Karsi goruste olan danışmana ya da hekime göre erkek ya da kız arkadaşıyla gezmek normaldir fakat dindar hasta için normal değildir bu ve benzeri durumda da hasta-hekim çatışması olur fayda sağlanılamaz. Kesinlikle bu dalda hasta-hekim yaşam tarzı benzerliği çok çok önemlidir.

    • Merhaba. Bir terapist meseleye “normallik” üzerinden yaklaşmaz. Danışanının deneyimleri ve iç dünyasındaki gerçeklik üzerinden yaklaşır. Bu yüzden iyi bir terapist, dindar olsa bile ateist birine yardımcı olabilir. Muhabbetle.

      • Hocam selamun aleyküm.
        Öncelikle yazınız çok anlamlandırdı hayatımdaki soyutlukların bir kısmını.Fakat ben dindar bir psikologdan yardım almak istiyorum.Bayan olması tercihim.İstanbulda bir tanıdığınız varsa beni bilgilendirir misiniz.Buradan.Şimdiden Allah razı olsun sizden.

  11. Merhaba,
    Yazınızı çok beğendim. Bence çok güzel bir bakış açısı ortaya koymuşsunuz. Ancak dindar bir bayan olarak söylemek zorundayım sizin gibi düşünen psikologlar bulmak çok zor gerçekten. Ben bu arayış içerisindeyken dini görüşünü çok bilmediğim ancak muhtemelen bizim gibi düşünmeyen bir psikoloğa rastladım ve kendisinden çok olumlu bir elektrik aldım. Bana verdiği doğrudan bir tavsiye neredeyse hiç olmadı. Hep sorunları sorgulamamı, farkındalık yaratmayı ve çözümü kendime göre oluşturmamı sağladı. “Normal” ya da “doğru” diye bir kavramımız olmadı. Hep benim bir konuda nasıl hissettiğim önemli oldu. Ancak eşim muhafazakar olmadığı için ona karşı çıkıyor ve ondan tavsiye almamın imanıma zarar vereceğini düşünüyor.
    Bu konudaki görüşünüzü merak ediyorum. Bir müslüman psikoloğun bir ateiste yardımcı olabileceği muhakkak. Peki tersi de geçerli midir sizce?

    • merhaba. şayet iyi bir terapist ise, ateist olsa bile bir müslümana yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

  12. İyi günler Ankara’da dindar bayan psikolog öneriniz var mıdır

  13. Merhaba bana yardım edebilirmisiniz 1 aydır kendimi hiç iyi hissetmiyorum ailemden arkadaşlarımdan herkezden uzaklaşmak istiyorum 2 ay önce ailem yüzünden nişanlımla ayrıldık çok seviyorduk birbirimizi ailelermiz istemedi biraz olaylar falan oldu 5 sene öncede annemle babam boşandı babamla hiç görüşmüyorum benimle konuşmak istemiyor bende kendimi suçluyorum düşünüyorum yaşanılan herşey benim yüzümden oldu diye şimdi ailemde istemiyor yada bana öyle geliyor hergün intihar etmek kendimi öldürmek istiyorum sürekli içim sıkılıyor nedenini bilmiyorum artık yaşama sevincim kalmadı hayattan bıkınlık var hiç bişey mutlu etmiyor beni sürekli yalnız kalmak istiyorum lütfen bana yardım edebilirmisiniz ?

  14. gökhan çelik

    Şayet iyi bir terapist ise ! “Belki de genel bir psikolog arayışından ziyade, “bizim için iyi” psikolog arayışında olmalıyız.”

    burada kurulan cümlelerden çıkardığım, “genel bir psikolog veya terapist anlayışının olmaması”, genel geçer prensipleri olmayan bilimlere ne derce güvenebiliriz, sayınYusuf BAYALAN ?

    bu bakış açısı ! zaten sorunun kaynağını veya mevcut durumu derinleştirmekten başka nasıl faydalı olabilir ?

    Genel bir bakış açısı sunamadıkça, sıradan normaların veya hayatın genel tarızının dışında olmaktan şikayet eden bireye ! bunun sağlaması yine kitlelerin öznel paradigmalarıyla mı yapılmalı ?

    Ben isterdim ki, danışılan kim olursa olsun, ( ateist, hristiyan, müslüman, deist ) mesleki bilginin veya tecrübenin “her insan” gibi subjektif veya öznel olarak da ! icra edilebileceğini danışana net olarak ifade edilsin.

    Aksi takdirde danışan tarafında bu bilinç yok ise, terapi sürecinde veya sonrasında hezeyana uğrayabilirler.

  15. İyi günler,
    Üniversite öğrencisiyim. Yazları ailemin olduğu ilde kışları okulumun olduğu ilde yaşıyorum ve bu iki mekan arasında kendimi çift kişilikli hissediyorum. Kışları dindar mı dindar nerdeyse her gün teheccüde kalkan, yediğim helal midir değil midir diye düşünüp yemekten vazgeçen, biraz daha cesaretlense çarşaf bile giyebilcek derecede hissediyorum ve bu durum benim hoşuma gidiyor fakat yazları ailemin yanına geldiğimde bu durum tamamen yok oluyo ve bi anda tesettürü gereksiz bulmaya başlayan namaz kılmak istemeyen hatta kılmayan biri haline geliyorum imanımın gittiğini hissediyorum. Kişiliksiz birisiymişim gibi hissediyorum ve bu beni çok yoruyor. Bİr insanın imanının sabit kalmadığını biliyorum fakat bu kadar da değişken olabilir mi? Bu durum normal midir? Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.

    • merhaba. “iman” benim üzerinde söz sahibi olduğum bir alan değil. kimliğiniz oluşum sürecinde olabilir ve henüz tam oturmamış olabilir. belki de zamana ihtiyacınız var.

  16. gökhan çelik

    Evrensel bir mesleğin genel prensipleri başlığı altında değerlendirebilirsiniz, Yusuf bey. Anlatamadıysam kusura bakmayın.

  17. Yusuf bey, şöyle devam edeyim ben 7 sene önce bir psikiyatri merkezinden danışmanlık hizmeti aldım ve bu tavsiye üzerine oldu, bu tavsiyeyi verenler yine dindar diyebileceğim insanlardı ve aile dostlarımızdı.

    yaklaşık 2.5 veya 3 yıl terapi ve ilaç tedavisi gördüm sonrasında herşey dahada kötüleşti ben sadece odaklanma ve dikkat eksikliği gibi problemler sebebiyle gittim (uyku, dalgınlık, stres vb), mesleğim yazılımcıyım.

    Sinirli bir insan değilim hiç olamadım.

    Bu yazım size faydalı bir kaynak olabilir !!

    Konulan teşhis “şizoafektif bozukluk”.

    Terapi aldığım kimse o kadar dindar bir kimse’ki cümlelerinin tamamını eski osmanlıca kelimeler dolduruyor’du, Klinik veya merkez, ben terminolojisine hakim değilim, bir çok çalışan bu terapiyi veren kimseden ödü gibi korkuyordu, ama saygıları gerçekti.

    Ben kendi problemim dışında buna odaklanmaya başladığımı kendimde gördüm ve devamında dahada gelişti duygularım.

    Bir kaç kez sosyal medyada bu kimse ile alakalı olumsuz metinler okumuştum ama bir sempatim var’dı kendisine.

    Bana eski müslüman bilimadamlarını çağrıştırıyordu ve belki kendisinden bir ilham, bilgi veya sır alabileceğim gibi beklentiler oluştu.

    Fakat hep eksik bir şey var, samimiyet, bakın bu samimiyet gerçekten çok önemli, her kimse bahtsızlığının ciddiye alınmasını ister. 3 yıl boyunca açılan konular eğlenceli anlardan oluşmasa gerek.

    Terapi sırasında olumsuz ve duyarsız davranışlar gördüm, bir çok kez diyebilirm, küçük düşürücü, utandırıcı vb.

    O zamanki duygularımdan eminim, çok naif ve saygılıyım kesinlikle saygı ve edep dışına çıkmamaya kati özen gösteririm, hala öyle olmaya çalışıyorum.

    Bu olumsuz davranışlar bende stres oluşturdu ve kendisine anlam yüklemeye çalıştığımda psikopat, narsist gibi bir karakterden başka bir şey görmüyordum.

    Dolayısıyla başka klinikler ve hastanalere muayene olmaya gittim ve ne sonuç !!

    1. klinik, depresyon, 2. klinik kapalı alan korkusu, 3 .hastane dikkat eksikliği, 4 hastane şizofreni

    daha sonra ben tüm ilaçları bıraktım, ve türkiye turuna çıktım motosikletim ile ülkenin heryerini gezdim diyebilirim, 76 il ilçeleri saymıyorum.

    3 gün’de yurtdışın da gezdim, çadırım, termosum.

    Yüzlerce insan tanıdım, misafir oldum, sohbetler ettim.

    Bu ilaçlardan sadece 1 tanesi benim işime çok yarıyordu çeyrek olarak kırıp uyuyordum, sonrasında bunu eczaneden reçetesiz satılan bir ilaçlar değiştim. ve hala bu uyku ilacını kullnıyorum haftada 1 ihtiyacım olabiliyor.

    Sonrasında iş hayatında güzel işler yaptım, ihtiyacı olanlara yardımcı olmaya gayret ettim.

    Evlendim bir oğlum oldu, ve yarın kızım doğuyor.

    Hiç bir şekilde kimseden tarafıma garip bir bakış açısı hissetmedim, olduysada mesleğim sebebiyle oldu, homeoffice çalışıyorum.

    O terapi seanslarında ne konuşulduysa uçup gitti arta kalan sadece samimiyetin eksikliği oldu !!

    Yukarıda yazdığım yorumu bu şekilde bağlayabilirsiniz.

    Psikolog, psikiyatrist bu kavramlar halk arasında saygı duyulan kavramlar, aksini kolayca herkes söylemez.

    Estetik merkezleri, göz polikinliği, diş polikinliği gibi firmalara bir çok şikayet mevcut.

    İnternet kanallarını arayıp bakın, psikiyatri veya psikologlar için ne kadar şikayet var ? (neredeyse yok)

    Hastanaler bi hayli fazla, ama psikolog veya psikiyatriler için durum böyle değil, bu branşlara yapılan şikayetler’de genel olarak ! danışan taraf kusurlu bulunuyor, bu başlı başına sorun değilmidir ?

    Bir sosyal medya kanalında bir psikolog için şikayetvari bir söylemde bulunmuş birisi ve altına bir psikolog şunları yazıyor, “aslında öyle değil çok kaliteli bir yer, bu gibi yorumlarda bizim mesleğin dezavantajları”, bana resmen komedi gibi geliyor.

    Şimdi net olarak kanatim, doktor veya danışman kim olursa olsun inancı, görüşü mesleğini öznel olarak icra ediyor ve danışana fayda açısından sonuçları yine belirsiz ve değişken çıkıyor.

    Bu güvensizlik oluşturmaz mı ?

    Misal olarak hipokrat yemini o mesleğin kötü emeller uğruna kullanılmamasını telkin eder, prensip açıktır ve evrenseldir. Psikiyatriler veya psikologlar gibi insan hayatını temel alan meslekler, tüm dünya ile barışık bir insan modeli veya karakteri yerine sadece bir zümre,kitle,halk,ırk’ın paradigmasını telkin edebilir mi ?

    (müslüman bir danışmanın ayet,hadis okuması).

    Konuşmalarımda psikolog ve psikiyatrilere yönelik bir eleştirimi paylaşıyorum, umarım faydalı olur.

    • cevabı benim için çok uzun olan sorular sordunuz. açıkçası o kadar vaktim yok. ancak bazı noktaların altını çizebilirim:

      * sadece sizin deneyiminizden hareketle, bütün terapi alanının değersizleştirmek veye olumsuz görmek gerçekçi değil. muhatap olduğunuz kişi size yardımcı olamamış olabilir. bunu genelleyemeyiz bence.

      * benim yazımdan hareketle, “psikiyatristler veya psikologlar gibi insan hayatını temel alan meslekler, tüm dünya ile barışık bir insan modeli veya karakteri yerine sadece bir zümre, kitle, halk, ırkın paradigmasını telkin edebilir” anlamının çıkacağını zannetmiyorum. ben tam tersi şeyler söyledim yazıda.
      * size farklı teşhişlerin konulması psikiyatri alanındaki genel bir sorunu göstergesi olabilir, aynı zamanda sizin, her uzmana farklı semptomlaral gittiğinizi de gösterebilir.

      yorumunuz için teşekkürler.

  18. Sakarya’da önerebilaceginiz bayan psikolog var mı? şimdiden teşekkürler.

  19. Yusuf bey merhaba benim kizim var 11.sinif ogrencisi cok calisan ama yapamayan tiplerden.Asiri derecede heyecanli ve karamsar.Hayati kendine zehir ediyor her dakika kafasina takacak birseyleri var.Ya fiziği ya arkadadlati ya dersleri…vb.Bunun icin onu psikologa goturdum fakat umdugumuz gibi olmadi.Cok dindar bir aile olmasakta psikolog kizima erkek arkadasi bul ,bazi konularda beyaz yalan soyleyebilirsin gibi seyler soylemis.Oysa biz bu tur seylere cok ama cok dikkat ederiz ve dinimize gore bunlarinda yanlis oldugunu belirtiriz.Neyse biz birdaha gitmedik.Ondan sonra ben o yuzden dindar psikolog aramaya basladim.Bizim verdigimiz dogrularin tersini soyleyip cocugumuzun kafasini karistirmasin diye.Internettede hep arastiriyorum.Tesadufen sizin sitenizi gordum.Sorunlari olanlari tek tek yanitlamissiniz.Ilk defa boylesine denk geldim daha oncede bazilarina yazdim.Ama kaydadeger gorup donmediler.Umarim siz cevap verirsiniz ne yapacagimla ilgili.Kısacasi o yüzden dini degerleri benimseyen psikolog ariyoruz.

    • merhaba. bence mesele terapistin “iyi” olmasıdır; dindar olup olmaması değil. siz, anlattığınız kadarıyla iyi bir terapiste denk gelmemişsiniz. ya da, kızınız kendi düşünceleriniz size, terapistin sözleriymiş gibi aktarmış olabilir. bilemiyorum tabi. benden terapi almak itiyorsanzı, 0505 495 47427 den bana ulaşabilirsiniz. görüşmek üzere.

  20. serhat yıldız

    Risale-i Nurların psikolojiye etkisi olduğu söyleniyor buy eserleri tavsiye edermisiniz

    • merhaba serhat bey. konuyla ilgili bir çalışmam yok. bu yüzden bir şey diyemiyorum. ama psikiyatris mustafa ulusoyu takip edebilirsiniz.

  21. merhaba ben bundan 4 veya 5 yıl önce depresyon hapı kullandım ama fazla kullanmadım yan etkisini görünce ilacı hemen attım ve bende çok unutkanlık olmaya başladı beynimi yitirmişim resmen eskiden zekıydım açıkcası ama şimdi eskiye baktığım zaman arada dağlar kadar fark var benim ne yapmam gerekır acaba

  22. Merhaba , eşim öfke patlamaları yaşıyor . Bununla ilgili Trabzon’da bi uzman tanıyor musunuz

  23. merhabalar ben bir konu hakkinda sizden yardim istiyorum cok caresiz bir durumdayim ben babaannem ve dedemle buyudum. babaannem yaklasik 2-3 ay once bas donmesi kalp carpintisi halsizlik istahsizlik aniden gelen terleme sicak basmasi ellerde uyusma yerinden kalkamiyordu ve iki kerede bayildi bu sikayetiyle acile gittik aylardir doktor doktor geziyoruz ama hic birseyin yok diyorlar en son psikiyatri poliklinigine gitmeye karar verdik doktorlarin onerisiyle psikiyatri xanax ve selectra ilacini verdi fakat 20 gun boyunca evde ölü gibi yatti babaannem ve hu durum hepimizi perisan etti tabi bu ilaclar cok agir geldi ve iki kere bayilmasina sebep oldu sonrasinda baska bir doktora gittik onun verdigi ilaclar biraz daha iyi geldi fakat suan hala kendini cok halsiz ve bitkin hissediyor hemde istahi yok elimden gelenin fazlasini yapiyorum gerekli ilgiyi herseyi veriyorum ama dayanamiyorum artik bu durumuna cok uzuluyorum kendi psikolojimde bozuldu bir cok olay yasadim zaten ne olursunuz lutfen bana bir oneride bulunun simdiden tesekkur ederim.

    • Yusuf BAYALAN

      merhaba. anneannenize üzülmeniz çok doğal. ama tüm sorumluluğu size ait değil. o da ayrı bir insan. tercihleri ve kişiliği var. bunların da sonuçlarını yaşayacak. siz ona destek olabilirsiniz ancak. onu da yapıyorsunuz zaten.

  24. Merhabalar.
    Sizinle aynı zihniyete ve öngörüye sahip Ankara’da önerebileceğiniz bir uzman varmı?
    Yazınız ve yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.

  25. Selamun aleykum. Insallah Izmir de onerebileceginiz bi psikolog vardir dindar olmasi ilk tercihimiz tabiki bayan olmasi oncelikli ama bay da olabilir

  26. Hocam korku ve kaygılarımızı yenmek için neler yapmalıyız ayrıca sana ücretsiz ne kadar

    • merhaba. benim size sunabileceğim şey psikoterapidir. onun dışında yapabilecekleriniz hakkında bilgi sahibi değilim. seans ücretleri için 0505 495 4727 den bana ulaşabilirsiniz.

  27. bilinç altı

    hipnoz terapi uyguluyormusunuz

  28. Yardiminiza ihtiyacim var gecmiste cok gunah isledim vicdan azabindan adeta ruhum daraliyor agliyorumRabbimin affina sigindim ama seytanin vesvesesi kulaklari.dan gitmiyor sen kotusun affedilmezsin her an aklimdan cikmiyor kaldiki helallesme olanagim olmadigi kul haklarida var yalvaririm yardim edin

  29. Merhaba. Oncelikle ilahiyat ogrencisi olarak yazinizin isabetli oldugunu dusundugumu dile getirmek isterim. Psikolog yada herhangi biri tebliğ dusuncesiyle din satmamalıdır. Bu insanları ya dinden sogutur yada karsisindaki kisinin tavrindan dolayi o kisiden sogutur.

  30. Merhaba,

    İstanbul’da Mustafa Ulusoy dışında önereceğiniz dindar bir erkek doktor var mıdır?

    teşekkürler.

  31. Mesele psikologun dindar olmasi degil kılık kıyafet ve görüslerini yadirgamasi. Ben çarşafli bir bayanim ve Izmirde yaşıyorum ve gittigim bir doktor inşaAllah dedigim icin beni yadirgadi.. Bunu tekrar yaşamamak icin dindar birini ariyorum.

    • merhaba gülizar hanım. hissettiğiniz duygularda haklısınız. bununla birlikte, uzmanın size hissettirdiklerini onunla paylaşmanız (şayet paylaşmadıysanız tabi) çok iyi olurdu. hiç bir uzmanın tercihleri dolayısıyla birisini incitme hakkı yoktur.

  32. Merhaba.Ben sizin yorumunuzu merak ettiğim bir konu hakkında konuşmak istiyorum.Ben Pdr 3. Sınıf öğrencisiyim.Hocalarımızın çoğu bahsettiğiniz 1.görüşle danışma sürecine bakıyorlar.Yani dini danışma odasının kapısında bırakmak.Bu görüşü onaylamamakla beraber ikinci görüşe yakın sayabileceğimiz bir durumdan bahsedeyim.İslamda evlilik ve akrabalık bağı bulunmayan kadın ve erkeklerin ilişki ve iletişimi ayet ve hadislerle belirlenmiştir.İslamın önemli kaynaklarından olan peygamberin hanımlarıyla dahi perde arkasından iletişimi emreden Kuran’ın ne derece başka mevzulara taviz vereceği malum İslamın salt inanç değil de yaşam tarzı olduğunu savunursak burada iki durumla karşılaşıyor gibiyiz.Ya danışmanın/psikoloğun karşı cinsiyle bir psikolojik yardım sürecine girmemesini önerebiliriz.Veya dini hükümler çerçevesinde gerçekleştirilen bir danışma oturumundan söz etmeliyiz.İkinci seçeneğimizi incelersek danışmada terapötik itttifaka en büyük katkı sağlayan etkenlerden olan jest ve mimiklerden bihaber oluyoruz.Ve danışanın eline sorunu çözecek az malzeme kalmış oluyor.Siz nasıl yapıyorsunuz ve bu konuda düşünceleriniz nelerdir?(Yorumumda büyük oranda yanlışlar olabilir.Düzeltirsrniz çok makbule geçer.)

    • Said merhaba. Ben soruna cevap verebilecek bir durumda değilim. Çünkü sorun fıkıh alanına girebilecek bir soru. Ben kadınlarla da erkeklerle de terapi yapıyorum.

  33. Necati ULUDERE

    Hayırlara vesile olsun.
    Bilimsel nesnellikle, gücünü ve sürekliliğini özündeki dogmadan alan dinsel bir mekanizmayı nasıl bağdaştırdığınız konusunu şimdilik bir kenara koyuyorum.
    Ama bilim yerine mesleğinizi tam da göbeğine oturttuğunuz, “merkeze aldığınız” ‘ “Allah’ın Söyledikleri” konusunu nasıl tesbit ettiniz?
    Size mi söyledi ne yapacağını ?

    Kastettiğiniz Kur’an’ı Kerim ise şayet iki çok önemli sorununuz var demektir:
    1. Kur’an iki defa ve ayrı çalışma gurupları tarafından derlenmiş ve de en son 1920 lerde El Ezher Üniversitesi tarafından elden geçirilmiş ve son şeklini almıştır. İnanç dışında bir bakış açısı ile bakanlar tarafından yoğun bir inceleme ve tartışma alanında durmakta olan bir metindir. Üstelik psikoloji evrensel bir bilim olmasına karşın siz tüm danışanlarınızı a priori olarak müslüman kabul etmektesiniz. Ateist ve agnostikleri ne yapacaksınız? Kovacak mısınız? Tebliğe/cihada mı soyunacaksınız?
    2. Husus ise Kur’an her dediği tam olarak anlaşılmış, üzerinde tam bir mutabakat olmuş bir metin midir sizce?
    Dünyada müslümanların katlettiği müslüman sayısı, müslümanların dışındakilerin katlettiği müslüman sayısının tam 17 katı. Yani birbirini katleden müslüman sayısı 17 kat. Aynı tanrıya/peygambere/kitaba inanıyorlar üstelik. Açıklaması basit: Her biri kitabı da dini de, tanrıyı da kendilerine göre anlıyorlar. Hepsi bu.
    Bu karmaşa içinde “Allah’ın dediklerini” tam ve eksiksiz olarak siz nasıl anladınız da mesleğinizin ortasına koyup insan tedavi etmeye karar verdiniz? Üstelik kişisel bilgi alanınızda dini eğitim de gözükmemekte iken.

    Vaaz yerine terapi ve seanslarınıza yoğunlaşmanız ve evrensel, tarihsel, nesnel, bilimsel psikoloji ne diyorsa onu uygulamanız daha iyi olmaz mı?
    Bütün danışanlar dindar olmak; Üstelik müslüman olmak zorunda mı sizce? Ne biçim bir etik anlayışı bu?
    Rebt, TA, Beck vs uygulamak için ayet/hadis mi arayacaksınız? Yoksa hadislere göre bipolarlara hacamat, ankisiyetelilere dua, patolojiklere deve sidiği mi öneriyorsunuz?

    Burakın artık insanların dini inançve kanaatleri üzerinden yol katetmeyi. Herkes kendi dinsel felsefesine göre kendini ifade etsin, davranışlarını da ortak toplumsal mekanizma ve tarihsel/kültürel birikimlere göre belirlesin.
    Tanrıları ile konuşmaları duaları, inançları için vicdani amelleri de hayır hasenat ve amelleri olsun.

    Siz kendi işinizi yapın. Psikologsunuz bireyi hedef alın. Toplumu ve toplumsal yapı ve örüntüler, kurumlar, anlayışlar üzerindeki tavır ve spekülasyonları da bu alandakilere bırakın.

    Kaldı ki yukarıda mesleki anlayışınıza temel aldığınız dini bilgi ve zanlarınız oldukça da vasati ve hatta yetersizliklerle dolu.

    Misyonerlik değil psikologluk yapıyor olmanızı görmek isteriz.
    Tabii ki amacınız dini duygular zemininden yürüyerek ikbal istikbale ermek değilse.

    Kolay gelsin.

    • Yusuf BAYALAN

      Merhaba. Yazıda paylaşılanlardan hiçbir şey anlamadığınızı, kendi varsayımlarınızla bu yorumu yaptığınızı düşünüyorum. Bu yüzden, bir “cevap” vermiyorum size. Bu arada, anlamamakla kalmayıp saçmalamışsınız. Muhabbetle.

      • Necati Uludere

        Size de merhaba.
        Saçmalama falan yok. Yusuf Bey. Birbirimizi de çok iyi anladığımızı görüyorum.
        Bu arada ben bir “Danışan” değilim.
        Kızmamalıydınız keşke, “karşı aktarım” olmuş.
        Neyse…. “Muhabbetle”.

        • Yusuf BAYALAN

          Beni anlayıp anlamadığınızı ben bilebilirim sadece, siz değil. Burada yorum yapan hiç kimse danışan değil.

  34. Necati Uludere

    Yo ya !?
    Ne bildiğinize de bırakın da buradaki izleyiciler karar versin.
    Duygusal enflamasyonunuz ve toplumsal egonuzu besleyen serotonin seviyeniz o kadar tavan yapmış ki; Öfkenizden buradaki herkes eğitim seviye ve alanlarımı anladığı halde bir tek siz anlamamakta ısrar ediyor ve laf ebeliğine devam ediyorsunuz.
    İslam demiyorum bakın; tersinden anlamayın yine. Din diyorum.
    Din tacirleri ile her alanda ben de uğraşırım; herkes te uğraşır. Bilin!
    Konu “Din Psikolojisi” veya “Dini Psikoloji” ise de; sabahtan, akşama konuşuruz. Hiç mesele değil. İçiniz rahat etsin akademik ve mesleki eğitimlerim fazlasıyla yeterli gelir. Sadece profesyonel değil sosyal yardım alanında faaliyette bulunan biriyim. Kazanç kaygı ve beklentim şükür ki yok.
    Eğer hala sizi anlamadığımı düşünüyorsanız sanırım sizin bir “Beni anlayıp anlamadığınızı ben bilebilirim sadece, siz deği” diyebilecek kadar kendine güvenen bir danışmana ihtiyacınız var.
    Bu arada “psikoterapistim” sözünüz de ilgimü çekti. Ama faal çalışan bir psikologsunuz: bu konuya girmedim.
    Mesajım net.
    Nasıl anlamak istiyorsanız o tonda ve çerçevede izah ederiz.
    Mesele yok.

  35. Necati Uludere

    Psikologluk pazarında bu ürünü satmaya çalışan biri, benim cevabımı da tabii ki engelleyecektir:

    “Mesela, bir Müslüman psikolog seanslara abdestli girebilir (hatta belki de girmelidir), seanslara besmeleyle başlayabilir, danışanları için Allah’tan yardım dileyebilir. Şayet, karşısındaki kişi de hayata aynı çerçeveden bakıyorsa, Hazreti Peygamberin hayatından örnekler vererek danışanın yaşantılarını yeniden çerçeveleyip kişiye daha işlevsel bir bakış açısı geliştirmesinde yardım edebilir.”

    Neyse… “İminizin” sınırlarını görmşsünüzdür artık. Musibetler ve musibetlikler kaldırdığınız her taşın altında artık, alıştık.

    Tüm bu sayfayı download ettim. Google history ye de sabitledim ve linkini aldım. Konuşma, toplantı ve paylaşımlarda ilginç bir materyal olacağını düşünüyorum.

    Bu arada “psikoterapist” belgenizi de bu tabiri rahatlıkla kullanan biri olarak özgeçmişinize koymanız mesleki ve insani etiklik gereğidir diye düşünüyorum.

    “Allah” çarşınıza pazar versin diyeyim mi; Sayın psikoterapist psikolog ?

    “Muhabbetle” 😉

    • Yusuf BAYALAN

      Rica etsem, benim yazdıklarımdan anladıklarınızı da yazar mısınız? Hangi cümleden hangi anlamı çıkardığınızı? Ben, hiçbir şekilde beni anladığınızı düşünmüyorum. Ben bir “bağlam” oluşturmak için uzun bir giriş yaptım yazıya, siz ise kendinizce bir şeyler söylüyorsunuz. Benim metnimi paylaşacağınız toplantılarda, beynini biraz kullananlar olacaksa, sizi bu durumla yüzleştirirler muhtemelen.

  36. Necati Uludere

    Bir konuda anlaştık sanırım.
    “Beynini kullananlar” burada da var tabii ki. Onlar da anladıklarını anlasınlar; Sorun yok.

    Yazınızla ilgili görüş ve eleştirilerimi ise memnuniyetle yaparım.
    Sitenizi inceleyip irtibat mail adresinizi öğrenir, o adresinize yazabilirim.

    Burada polemik noktasına varmaması düşüncesindeyim. İş yaşamları ile polemiksel tartışmaların yan yana gelmesi doğru olmaz kanaatindeyim.

    Önümüzdeki hafta görüşlerimi mail olarak gönderirim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ön Görüşme İçin Arayın!