Genel

Psikodinamik terapi (dinamik psikoterapi) nedir?

Okuyacağınız bu metni, Uzun-Süreli Psikodinamik Psikoterapi kitabını referans alarak hazırladım. Onun haricindeki kaynakları da ayrıca belirttim. Bu yazıda, benim de çalışma grubumu oluşturan “erişkinlerle, uzun süreli dinamik çalışma” hedeflenmiştir. Metnin öncelikli hedefi, profesyoneller veya profesyonel adaylarından çok, dinamik psikoterapi desteği almayı düşünen okuyuculardır.

Giriş

Dinamik psikoterapi üzerine düşünebilmek için, ayağımızı basacağımız bir zemine ihtiyacımız olabilir. Ben bu zemini, dinamik teriminin anlamı ve psikanalizpsikoterapi ayrımı üzerinden oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

Psikoterapi literatüründe, şu ikililerdeki terimler birbirlerinin yerine kullanılabiliyor: psikodinamik-dinamik, psikoterapi-terapi, psikanalitik-analitik. Bunun sonucu olarak da, bu terimlerin farklı varyasyonlarıyla karşılaşabiliyoruz: psikodinamik psikoterapi, psikodinamik terapi; dinamik psikoterapi, dinamik terapi; psikanalitik psikoterapi, psikanalitik terapi; analitik psikoterapi, analitik terapi. Ben, dinamik psikoterapi terimini –Prof. Dr. Doğan Şahin’in kullandığı gibi– kullanmayı tercih ediyorum.

Dinamik nedir?

Dinamik, ruh sağlığı alanında sık kullanılan bir kelimedir. Kelimeyi, hem genel hem teknik/ terim anlamı açısından düşünebiliriz.

Dinamik kelimesinin TDK Sözlüğü‘ndeki karşılıklarına bakalım. Sözlük, kelimeye şu anlamları veriyor:

  • Canlı, etkin, hareketli
  • Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı.
  • Devimsel.
  • Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi.

Kelimenin genel anlamı bize ipucu sunabilir fakat kafamızı da karıştırabilir. Bu anlamlara göre, dinamik terapi dediğimizde, canlı, etkin, değişebilen bir şeyi ifade etmiş oluruz. Peki, hangi terapi modeli -ve tabii ki terapist- dinamik (canlı, etkin) olmayı kabul etmez ki? Hangi terapist duruk olabilir? Buradan hareketle söyleyebiliriz ki, dinamik kelimesi bir terim anlamına sahiptir (1).

Sigmund Freud‘un, insanın anlaşılmasına en büyük katkısı, ortaya koyduğu, zihinsel işleyişin dinamik modeli olmuştur. Bu model, bireyin içinde çatışan güçlerin bulunduğunu, hem adaptif (sağlıklı) hem de psikopatolojik (sağlıksız) olan düşünce, duygu ve davranışın bu çatışan güçlerin bir sonucu olduğunu öne sürer.

Söz konusu çatışan güçler, çeşitli farkındalık düzeylerinde bulunabilirler -bazıları bilinç düzeyinde bazıları bilinçdışı düzeyde. Yani, çatışmalarımızın bazılarının farkında olabiliriz, bazılarının ol(a)mayabiliriz (1). Dinamik terimi, çok genel olarak bunu ifade eder.

Psikodinamikler (Psychodynamics)

Belli bir insan davranışının altında yatan bilinçdışı istekler ve o isteklere karşı geliştirilen SAVUNMALARIN örgütlü bir kümelenmesi. Psikanalitik kurama göre, bütün insan davranışlarının ve zihinsel olayların psikodinamik temelleri vardır (7).

Bir bireyin psikodinamikleri, o bireyin içinde işleyen çeşitli bilinçdışı ve bilinçli güçleri, güdüleri ve korkuları içermektedir. Dinamik psikoterapiler, zihinsel işleyişin bu dinamik modeline dayanan terapilerdir (1).

Psikanaliz-psikoterapi ayrımı

Akademik dünyada, psikoterapi terimi, psikanaliz ve diğer ruhsal tedavi yaklaşımlarının üst başlığı olarak kullanılmaktadır. Psikanalitik literatürde ise psikanaliz, psikoterapiler kategorisinin dışında konumlandırılır. Psikanaliz-psikoterapi ayrımı, psikanalizin “saf” kalma çabasının terminolojik bir yansımasıdır (6).

Psikanalistler (psikanaliz uygulayıcıları) psikanaliz ile psikodinamik psikoterapi arasında net bir ayrım gözetirler. Buna göre, psikanaliz, belli tanımlayıcı özellikleri veya parametreleri olan bir tedavi türüdür, psikodinamik psikoterapi ise, psikanalizi baz alan ancak onun bazı özelliklerini içermeyen bir tedavi formudur (5).

Psikanaliz (Psychoanalysis)

Freud’a göre, bir zihin kuramı, araştırmacı bir yöntem, zihinsel bozukluklar için bir tedavi biçimi. Tedavi yöntemi olarak, birçok yıl boyunca haftada birden çok seansı içerir. Psikanalizde hastayı anlamak ve tedavi edici şekilde etkilemenin başlıca araçları olarak SERBEST ÇAĞRIŞIM, bilinçdışı zihinsel işleyişe dair gözlemler, AKTARIM ve KARŞIAKTARIMIN incelenmesinden yararlanılır (7).

Bakınız: Psikanaliz nedir?

Psikanaliz olmayan ancak psikanalizden köken alan kuramlara dayanan psikoterapiler (psikanalitik ve destekleyici) “psikodinamik psikoterapiler” olarak tanımlanır (6).

Psikanaliz ile dinamik psikoterapi arasındaki farklar nelerdir?

Psikanaliz ile dinamik psikoterapi arasındaki farkları bazı açılardan şöyle listeleyebiliriz:

  • Süre açısından: Dinamik psikoterapi, psikanalize göre daha kısa sürelidir. Psikanaliz dört yıl veya daha fazla bile sürebilirken, dinamik psikoterapi çok daha kısa (20 seans gibi) sürebilmektedir.
  • Yoğunluk (görüşme sıklığı) açısından: Dinamik psikoterapi, genel olarak haftada bir gerçekleşirken, psikanaliz, haftada 4 kez -veya daha fazla- gerçekleşebilir. Aynı zamanda psikanaliz, ucu açık (seans sayısı ve bitiş zamanı belli olmayan) bir uygulamadır.
  • Uygulayıcı duruşu açısından: Psikanalist (psikanaliz uygulayan) ile dinamik psikoterapist ( dinamik psikoterapi uygulayan) arasında, uygulamadaki tutumları açısından da bazı farklılıklar vardır.
    • Psikanalistler hastaların bilinçdışı motivasyonlarını fark etmelerine dinamik terapistlere göre daha fazla vurgu yaparlar.
    • Psikanalistler hastaya öneri vermekten veya ona karşı açıkça yönlendirici olmaktan kaçınırken, bazı dinamik terapi modellerinde terapist, öneride bulunabilir veya yönlendirici olabilir.
    • Psikanalistler, kendi inanç ve değerlerini ortaya koymazlar ve hastayı etkilemekten kaçınırlar.
    • Psikanalistler anonim kalmaya çalışırlar. Özel hayatları, seansta yaşadıkları hakkında bilgi vermekten kaçınırlar.
    • Psikanalistler, seansta katılımcı olmayıp, nesnel bir gözlemci gibi davranmaya çalışırlar.
    • Psikanalistler, hastanın karşısında değil, onun görüş açısının dışında -hasta bu arada divanda uzanmış olur- bir yere otururlar. Psikodinamik terapistler ise hastalarıyla karşılıklı, birbirlerinin görüş açılarında yer alacak şekilde otururlar (5).

Hatırlatmakta fayda var ki, buradaki karşılaştırmada klasik psikanaliz denilen uygulama biçimi referans alınmıştır. Psikanaliz alanında da farklı uygulamalarla karşılaşmak mümkündür.

Jeremy D. Safran, söz konusu ayrımla ilgili şöyle söylüyor: Benim kişisel bakış açım, psikanaliz ve psikanalitik -veya psikodinamik- tedavi ayrımının, herhangi bir altı doldurulur kuramsal kriterden çok, mesleki politikalar ve mesleki seçkincilikle bağlantılı olduğu, yine de geleneksel psikanalizle ilgili tüm parametrelerin değersiz olduğunu varsaymanın hatalı olduğu yönündedir (5).

Dinamik psikoterapi nedir?

Dinamik psikoterapiler -anlaşılacağı üzere, birden fazla dinamik psikoterapi yaklaşımı söz konusudur- kuram olarak psikanalize yaslanırlar. Psikanalizin bazı temel
varsayımlarını paylaşan; fakat bazılarını da önemli ölçüde değiştiren psikoterapiler,
dinamik psikoterapi olarak adlandırılmaktadır. Temel görüşleri ve kuramsal
ilkeleri Freud’un geliştirdiği psikanalizin temel ilkelerine dayanmaktadır (6).

Günümüzde dinamik yönelimli klinisyenlerin çoğu, tedavilerini, temelde psikanalize
dayanmalarına rağmen, psikanalizden bazı alanlarda farklılaşarak uygularlar:

  • Cinsel ve saldırgan id dürtülerini daha az vurgularlar,
  • Egonun uyumsal işlevlerine daha fazla ilgi gösterirler,
  • Yakın ilişkilerin rolüyle daha fazla ilgilenirler,
  • Psikoterapistler, ne ölçüde analiz ve yorumlama yapacakları ya da empati ve duygusal destek gösterecekleri konusunda esneklik gösterirler (6).

Psikodinamik psikoterapi ile ilgili bazı yanlış anlamalar

  • Psikodinamik terapist çoğunlukla suskundur: Terapistin suskunluğu bazı ekoller ve terapistler için geçerli olsa da, dinamik psikoterapide terapistler, hastalarıyla etkin bir şekilde ilgilenirler ve zannedildiğinden daha fazla konuşurlar.
  • İlerleme, bastırılmış bir anının birdenbire açığa çıkarıldığı dramatik duygusal boşalım (catherses / katarsis) şeklinde gerçekleşir: Duygusal boşalım (katarsis), hastanın / danışanın yaşayabileceği bir deneyim olsa da, dinamik psikoterapi sadece bunun üzerine inşa edilmez. Terapide, hastanın sadece geçmiş deneyimleri üzerinde durulmaz, bugünkü deneyimleri de ele alınır.
  • Bu tür terapilerde esas olarak hastanın cinselliği üzerinde durulur: Cinsel arzular ve deneyimler, psikodinamik terapide çalışılan konular arasında yer alır; ama terapinin tek konusu cinsellik değildir.
  • Hastanın terapiste yönelik tepkileri, onun, mevcut durumu, geçmişteki ilişkilerine dayalı çarpıtmalarının (aktarımının) sonucudur: Aktarım -yazının devamında ele alınacak- terapi ilişkisinde belirleyici bir faktör olsa da, DP, terapistin aktarımını (karşı aktarım) da bir faktör olarak ele alır.
  • Terapi hem bir türlü bitmez, hem de işe yaramaz: Terapinin görece uzun olması, bitmeyeceği anlamına tabii ki gelmez. Bununla birlikte, pek çok araştırma sonucu, dinamik psikoterapinin işe yarar olduğunu gösteriyor.
  • Psikodinamik terapist hastaya yönelik hiçbir kişisel tepkisini açık etmeyen, heykele benzer boş bir ekran gibidir: Bu terapist duruşu bazı kuramlar ve terapistler için geçerli olabilir; ancak dinamik psikoterapide terapist, genel olarak “ilişkisel” bir duruş sergiler, hastayla “gerçek bir ilişki” kurar.
  • Psikodinamik terapist, hastanın söyledikleri konusunda yargı belirten bir kanaatini asla ifade etmez: Terapist, bağlamsal olarak düşüncelerini hastasıyla paylaşabilir; fakat bu, terapinin, terapistin yargıları üzerine inşa edildiği anlamına da gelmez (3).

Psikodinamik psikoterapinin temel ilkeleri nelerdir

  1. Zihinsel yaşamın büyük bölümü bilinçdışıdır.
  2. Çocukluk yaşantıları genetik etkenlerle uyum içinde erişkin hayatı biçimlendirir.
  3. Hastanın terapiste aktarımı, anlamanın birincil yoludur.
  4. Terapistin karşıaktarımı, hastaların başkalarında nelere neden olduğu konusunda değerli bilgiler verir.
  5. Hastanın terapi sürecine direnci, terapinin başlıca odağıdır.
  6. Belirtiler ve davranışlar çoklu işlev görürler; karmaşık ve çoğu zaman bilinçdışı güçler tarafından belirlenirler.
  7. Psikodinamik terapist, hastanın bir sahicilik ve biriciklik duygusu kazanmasına yardımcı olur.

Psikodinamik psikoterapinin anahtar kavramları

Her psikoterapi modeli, kendini bazı anahtar kavramlara yaslar, onları kendine referans edinir; kendini o kavramların üzerine inşa eder. Bu kısmı, temel ilkelerin açılımı olarak da düşünebilirsiniz.

Dinamik psikoterapinin anahtar kavramları şunlardır:

  • Bilinçdışı Zihinsel İşleyiş
  • Gelişimsel Bakış Açısı
  • Aktarım
  • Karşıaktarım
  • Direnç
  • Ruhsal Belirlenimcilik
  • Hastanın Öznelliği / Kendine Özgü Oluşu

Dinamik psikoterapinin hedefleri nelerdir?

Psikoterapinin hedefleri, hastanın ihtiyaç ve beklentilerine, terapistin kuramsal yaklaşımına bağlı olarak şekillenir. Psikodinamik terapinin bazı hedeflerini şöyle sıralayabiliriz:

  1. Çatışmanın çözülmesi:
  2. Gerçeği arayış:
  3. Uygun benliknesneleri arama yeteneğinin iyileşmesi:
  4. İçsel nesne ilişkilerine anlayış kazanmanın bir sonucu olarak ilişkilerin düzelmesi:
  5. Terapötik diyalog içinde anlam üretimi:
  6. Zihinselleşmenin iyileşmesi:

Not: Metni yazmaya devam ediyorum…

Yorum yapın