Pazar , Temmuz 15 2018
Ana Sayfa / Anormal Psikoloji / Depersonalizasyon (Kendine Yabancılaşma) Nedir?

Depersonalizasyon (Kendine Yabancılaşma) Nedir?

Depersonalizasyon (depersonalization) kelimesinin İngilizce-Türkçe sözlüklerdeki bazı karşılıkları şöyledir: Kişiliğini kaybetme, benlik yitimi, duyarsızlaşma, kendine yabancılaşma, kendi bedenini yanlış anlama. Bunların arasından psikiyatri literatüründeki en yaygın çevirileri ise, kendine yabancılaşma ve kişiliksizleşme olarak görüyoruz.

Psikiyatri literatüründe, genelde depersonalizasyon ile birlikte görülen bir kavram da derealizasyondur. Derealizasyon (derealization) ise gerçekdışılaşma, gerçeğe yabancılaşma, çevreye yabancılaşma ve gerçekle ilgisiz duygular deneyimlemek gibi anlamlar taşıyor. DSM-V (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı-V), Kendine Yabancılaşma/Gerçeğe Yabancılaşma başlığıyla, depersonalizasyon ve derealizasyonun birlikte görüldüğü bir bozukluk tanımlamaktadır.

Tavsiye Bağlantı: Derealizasyon nedir?

Kendine yabancılaşma (kişiliksizleşme), kişinin kendi gerçeklik duygusunu bir süre yitirmesidir. İnsanların önemli bir kısmı (neredeyse yarısı) yaşamlarında en az bir kez böyle bir deneyimi hafif biçimiyle yaşayabilirler. Özellikle de aşırı stres, uykusuzluk ve yalıtılmışlık (duyumdan yoksun kalma) durumlarında böylesi deneyimler ortaya çıkabilir.

Depersonalizasyonda insanlar, kendi bedenlerinden ve zihinsel süreçlerinden kopmuşluk duygusu yaşarlar. Sanki kendi bedenlerinin ve zihinsel süreçlerinin bir gözlemcisi gibidirler. (Bu deneyim, kendini anlamaya çalışırken, duygu ve düşüncelerine uzaktan bakma ile karıştırılmamalıdır. Uzaktan bakma, kişiye bir yabancılaşma hissi yaşatmaz.)

Kendine yabancılaşma, şizofreni, borderline kişilik bozukluğu, panik bozukluğu, akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu ve diğer anksiyete bozukluklarında görülebilir.

Depersonalizasyon Belirtileri Nelerdir?

Depersonalizasyon işareti olabilecek bazı belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

  • Gerçeklikten kopmuş hissetmek
  • Gerçekliğe temas edememek
  • Rüya benzeri bir durumda hissetmek
  • Gerçeğin bir parçası olamama
  • Vücudunuzun dışından kendinizi gözlemlemek
  • Rüya benzeri bir durumda hissetmek
  • Gerçek (içinde bulunulan) düşüncelerden ve duygulardan kopuk hissetmek
  • Kendi bedeninizde yabancı gibi, bedeniniz size ait değilmiş gibi hissetmek
  • Bedeninizin değişmiş gibi gelmesi
  • Sanki hayatta değilmişsiniz gibi hissetmek
  • Bir zombi, yaratık gibi hissetmek
  • Kendinizi benliksiz, duygusuz, bir robot gibi algılamak

Depersonalizason Belirtilerinin Bazı Özellikleri

Depersonalizasyon deneyimi nadiren olabilir, sıklıkla ortaya çıkabilir veya süresiz olarak devam edebilir.

Depersonalizasyon belirtileri, anksiyetenin diğer belirtilerinden önce, onlarla birlikte, onlardan sonra veya onlardan bağımsız bir şekilde ortaya çıkabilir.

Depersonalizasyon belirtileri, öfke, kaygı, korku, yüksek stres gibi deneyimlerden önce başlayabilir, bu deneyimlere eşlik edebilir veya bu deneyimlerden sonra da görülebilir. Aynı zamanda, bunlardan bağımsız, kişinin tanımlayamadığı bir nedenle de ortaya çıkabilir.

Depersonalizasyonda ortaya çıkan duygular, hafif, orta ve şiddetli yoğunlukta olabilir. Depersonalizasyon duyguları günden güne ve / veya aniden değişebilir.

Kendine Yabancılaşma Nedenleri Nelerdir?

Tıbbi Tavsiye

“Depersonalizasyon gibi pek çok tıbbi durum, anksiyete benzeri duygu ve belirtileri tetikleyebilir. Bu yüzden, yaşadığınız deneyimleri doktorunuzla görüşmenizi öneririz. Doktorunuz, yaşadığınız belirtilerin stresle ilgili olduğuna karar verirse (endişeli olmanın yaratacağı stres dahil), buna neden olan başka bir sağlık durumunun bulunmadığından emin olabilirsiniz. Genel olarak çoğu doktor, stres ile kaygı arasındaki farkı kolayca anlayabilir ve diğer tıbbi nedenlerden kaynaklanan hislerden ve belirtilerden kolayca bahsedebilir.
Bununla birlikte, doktorunuzun teşhisi konusunda emin değilseniz, ikinci ve hatta üçüncü bir görüş almak isteyebilirsiniz. Fakat üç görüş de aynı olursa, endişe yaratan stres de dahil olmak üzere, stresin bu semptomun (depersonalizasyon deneyiminin) nedeni olduğunu ve diğer tıbbi veya biyolojik problemlerin bir parçası olmadığını kabul edebilirsiniz.”

Depersonalizasyon nedenleri ile ilgili pek çok faktörden bahsedebiliriz. Literatürde üzerinde en çok durulan 4 neden şunlardır:

1. Anksiyete ve aktif stres tepkisi

Depersonalizasyon belirtileri, aşırı dirençli stres ile ilişkili yaygın belirtilerdir. Bunlara, aşırı derecede endişeli olmanın neden olduğu sürekli stres de dahildir. Aslında, sürekli yükselen stres, örneğin stres-tepki hiper uyarımı gibi, depersonalizyonun en yaygın sebebidir.

Bir tehlike algıladığımızda, acil bir eylem -yani savaşmak ya da kaçmak- hazırlığı için stres hormonları kan dolaşımına salınır. Bu hormonlar vücudun her bölgesine doğru ilerler, ve vücudumuzda fizyolojik, psikolojik ve duygusal değişikliklere neden olurlar. Bu şekilde, tehlikeye karşı vücudumuzun savunma gücü artar. Vücudumuz, acil durum için gerekli çabayı sergilerken, acil olmayan işlevleri ikici plana alabilir.

Stresin yol açtığı değişiklikler vücudun birçok bölümüyle birlikte, beyni de etkiler. Örneğin, stres hormonları normal seviyelerde olduğunda beyin, gerçeği daha sağlıklı değerlendirir, daha rahat öğrenir, aldığı bilgiyi daha sağlıklı işler, duyguları daha gerçekçi şekilde değerlendirir. Bu da, normal (gerçekçi) duygular hissetmek, normal düşünmek, ve kendimizi gerçekçi bir şekilde algılamak demektir. Ancak, bir tehlike algıladığımızda bu durum değişir. Örneğin, stres hormonu, beynin korku merkezi olan amigdalaya egemen olmaya, beynin rasyonalizasyon ve öğrenme merkezlerini bastırılmasına neden olur. Bu değişiklik tehlikeli durumlarda önceliğimiz hayatta kalmak olduğundan yaşanmaktadır. Acil müdahale mekanizmasına dahil olmayan tüm işlevler bastırılır. Böylece vücudumuz kendimizi tehdide karşı savunmak için kaynaklarını en üst düzeye çıkarabilir. Bu değişiklik acil durum hazırlığımızı geliştirirken, açık bir şekilde düşünme ve kısa vadeli bilgileri hatırlama kabiliyetimizi bozar.

Vücut, söz konusu değişikliği yapar; çünkü tehlike, savaşmak ya da kaçmak için acil eylem gerektirir . Tehlikenin ortasında, bazı şeyleri düşünmekten vazgeçmek yerine harekete geçmek daha iyi sonuç yaratır. Harekete geçmek yerine düşünmek sağlık için tehlikeli olabilir.

Unutmayın, stres tepkilerinin bu değişikliklere neden olması beklenir. Bunlar vücuttaki içgüdüsel hayatta kalma mekanizmasının bir parçasıdır. Tehlike algısı arttıkça, vücudun acil durum hazırlığı da artar. Bununla birlikte, tehlikenin geçtiğine inandığımızda, stres tepkileri sona erer ve geride kalan stres hormonları tükenir veya atılır. Sonunda vücut sakinleşir, beden ve beyin normal işleyişine geri döner.

2. Stres-tepki hiper uyarımı

Kısa süreli korku yaşadığımızda, bu mekanizma (stres-tepki hiperuyarımı) iyi çalışır. Bununla birlikte, beden ve beyin nispeten çabuk iyileşebilir. Ancak, stres tepkileri çok sık ve / veya dramatik bir şekilde ortaya çıktığında, semptomların, problemlerin ve anomalilerin her çeşidinde deneyim kazanmalarına neden olabilecek yarı acil durumlara (stres tepki hiper-uyarımına) maruz kalabilirler. Depersonalizasyon belirtileri bunun bir örneğidir. Örneğin, devam eden acil hazırlık nedeniyle rasyonalize etme ve kısa süreli hafıza bastırması, beynin akılcı bir şekilde yeni bilgileri işleyebilme ve saklama kabiliyetini bozar. Sonuç olarak, normalde iyi iletişim kuran beynin alanları bunu yapmakta güçlük çeker. Bu zorluk, bilgiyi algıladığımız, işleyip depoladığımız ve nasıl hissettiğimizle, kendimiz, hayatımız ve diğer kişiler arasında nasıl bir bağlantı kurduğumuzla da alakalı olmaya başlar. Çünkü bizim rasyonalizasyon süreçlerimiz olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca duygularımız da bundan etkilenmektedir.
Bu kesişme kombinasyonu, nasıl normal düşündüğümüzden, hissettiğimizden ve hatırladığımızdan “ayrı” veya “bağımsız” olarak duyguların kökenini oluşturur. “Kendimi dışarıda yaşıyormuşum gibi hissediyorum.” cümlesi bağlantının kesilmesi deneyiminin genel bir ifadesidir.

Stres tepki hiper-uyarımından kaynaklanan “işleme zayıflığı”, bizim kendimizi depersonalize, kendimizden ve gerçekliğimizden ayrılmış hissetmemize neden olur. Rasyonalizasyon, içselleştirme ve duygusal süreçlerin bağlantısının kesilmesi, bellek, duygu ve hatta performans problemlerinin yaşanmasına neden olur Stres tepki hiper-uyarımının olumsuz etkileri nedeniyle beyin kendisiyle doğru iletişim kurmadığı için depersonalize (duyarsızlaşmış) hissediyoruz.

Bu, gerçeklikten koptuğumuz anlamına gelmez, beynimizin bilgileri doğru şekilde işlemekte zorlandığı anlamına gelir. Bu yüzden bağlantı kesiliyor gibi görünüyor. Esasen depersonalizasyon (duyarsızlaşma), aşırı stresli olma nedeniyle beynin bilgiyi sağlıklı (gerçekçi) işleyememe sorunudur.

Depersonalizasyon bir gerçeklik probleminden, bilinç probleminden veya gerçek bir akıl hastalığından kaynaklanmaz. Depersonalizasyon, stres-tepki hiper-uyarımının bir sonucudur. Çünkü stres, vücudun stres hormonu seviyesini arttırır. Endişeli kişilikler bu belirtiyi genelde yaşarlar. Bu belirti, stres ve kaygıdan kaynaklandığında, ciddi bir akıl hastalığının göstergesi değildir. Bu, sürekli artmış stresin başka bir belirtisidir. Yine, çoğu endişe verici kişilik bu belirtiyi yaşar. Aslında, korkmuş veya stresli olan birçok kişi bu belirtiyi yaşar. Normal insanlar bundan korkmazlar, oysa endişeli şahsiyetler korkar.

Vücut ve zihin birbirine sıkıca bağlıdır. Birini etkileyen, diğerini etkiler. Bu semptom, aşırı uyarılmış vücut, beyin ve sinir sisteminin garip duyumlara, duygulara ve algılamalara neden olabileceğinin başka bir örneğidir. Psikoaktif veya eğlence amaçlı kullanılan bir ilaç, kişinin zihinsel durumunu değiştirebilen kuvvetli bir etki yaratabilir.

3. Hipoventilasyon ve Hiperventilasyon

Hipoventilasyon ve Hiperventilasyon, depersonalizasyonun diğer nedenleridir. Çok derine indiğimiz zaman ve yeterli oksijen almadığımız zaman (hipoventilasyon) bu, kandaki CO2 seviyelerinin düşmesine neden olur ve bu da bir duyarsızlaşma hissi yaratabilir. Öte yandan, aşırı agresif nefes alıp aşırı oksijen almanız (hiperventilasyon), kandaki CO2 seviyelerinde bir artışa neden olabilir ve bu da bir duyarsızlaşma hissi yaratabilir.

Nefes alma sorunlarından kaynaklanan depersonalizasyon, tuhaf, hatta huzursuz edici görünse de zararsızdır. Dolayısıyla da endişeli olmaya gerek yoktur. Nefes alışverişi normalleştiğinde depersonalizasyon belirtileri de azalacaktır. Hipoventilasyon ve hiperventilasyonun neden olduğu depersonaliazsyon, tipik olarak geçici bir durumdur ve kalıcı duyarsızlaşmanın nedeni değildir.

4. İlaçların yan etkileri

Depersonalizasyon, anti-anksiyete ve antidepresan ilaçlar da dahil olmak üzere bazı ilaçların olumsuz bir yan etkisi şeklinde ortaya çıkabilir. Kendinize yabancılaşmanızın, ilacın olumsuz etkilerinden kaynaklandığına inanıyorsanız, bunu doktorunuzla görüşün.

Depersonalizasyon rahatsız edici ve düzen bozucu olsa da kendi başına zararlı değildir; veya daha ciddi bir şeyin göstergesi değildir. Bu, stres-tepki aşırı-uyarımının bir diğer belirtisidir ve bu nedenle endişe kaynağı olmamalıdır. Tüm anksiyete hissi ve semptomlarına benzer şekilde, vücudunuzun aşırı-uyarım durumuyla uğraştığınızda ve vücudunuzun iyileşmesi için yeterli zaman tanıdığınızda, depersonalizasyon azalır ve sonuç olarak kaybolur.

Bir şeyi yeniden hatırlatmakta fayda var: Pek çok insan depersonalizasyon belirtilerini belirli düzeyde yaşayabiliyor. Fakat, bazıları bu belirtileri bir felaket gibi algılayıp endişeye kapılırken, bazıları kendilerini endişeye kaptırmıyorlar. Endişeli insanlar, bu belirtilerle çok daha zor bir şekilde başa çıkabiliyorlar. Endişe, vücudun stres tepkisini harekete geçirdiğinden depersonalizasyonu şiddetlendirip semptomlarının devam etmesine neden olabilir.

Depersonalizasyon Tedavisi Nasıl Olur?

Depersonalizasyon belirtileri, endişe ve stres nedeniyle ortaya çıkarsa, kendinizi sakinleştirmeniz belirtileri ortadan kaldıracaktır. Vücudunuz aktif stres tepkisinden kurtulduğunda, depersonalizasyon belirtileri azalabilir ve normal benliğinize dönebilirsiniz. Vücudun büyük bir stres tepkisinden kurtulmasının 20 dakika veya daha fazla sürebileceğini unutmayın. Bu normaldir ve endişe kaynağı olmamalıdır.

Depersonalizasyon belirtilerine kalıcı stres neden olduğunda, vücudun iyileşmesi ve depersonalizasyon belirtilerinin ortadan kalkması uzun sürebilir. Bununla birlikte, vücut tamamen iyileştiğinde, depersonalizasyon belirtileri tamamen kaybolabilir. Bu nedenle, depersonalizasyonun endişe kaynağı olması gerekmez.

Stresinizi yöneterek, düzenli nefes alıp vererek, vücudunuzu dinlendirip rahatlatarak, depersonalizasyon belirtilerinden endişe duymayarak iyileşme sürecinizi hızlandırabilirsiniz. Elbette, depersonalizasyon rahatsız edici bir deneyimdir. Ancak yine de, vücudunuz aktif stres tepkisinden ve / veya stres tepki hiperstimülasyondan (aşırı uyarılma) kurtulduğunda, depersonalizasyon duyguları tamamen kaybolur.

Faydalı kendi kendine yardım metotları için deneyimli bir anksiyete bozukluğu terapisti veya danışmanı ile çalışmak, endişe ve birçok belirtiyi gidermenin en etkili yoludur. Kaygıların ana nedenleri (kaygının altında yatan faktörler) ele alınıncaya kadar depersonalizasyon tekrar tekrar başa dönebilir. Kaygının altında yatan faktörlerle baş etmek, sorunlu kaygıyı gidermenin en iyi yoludur.

Bu da Var!

Derealizasyon Nedir?

Anksiyetenin ağır olduğu durumlarda, kişi deliriyormuş hissine kapılabilir. Kişi, yaşantısında bir şeylerin gerçeklikten uzak olduğu, …

14 yorum

  1. Hocam merhabalar yaklasık 7yıldır panik atak hastasıydım bu surecte tabiki depernilisazyonda yaşıyordum ilk baslarda zor geldi ama alıştım ancak sonra sol gozumde bi sıkıntı oldu ve biz bu duruma cozum ararken cok yıprandım sonucta ameliyat dendi bu aradada universtiye basladım tabiki bu sıkıntılarla ünv basladıgım ilk yıl bana cok tuhaf bişi oldu zaten pa ve yananclışmam vardı birde kendime yabancılaşmam başladı ıcıme cok şiddetli bi sıkıntı geldi ve etrafa tamamen yabancılaşım cok doktora piskologlara gittim sende okb pa yabancılaşma var dediler ilaç verdiler felen ancak ben iyileşmeyi bırakın artık evden dışarı zor cıkıyorum bunda tabiki gozumdekı sıkıntının sebebide var ancak bu yaşadıgım durum nedir sizce bende zaten yabancılaşma vardı ancak hayatımı surdurüyordum ama 3sene once unw başladım zaman olan şey nedir bilmiyorum iradem kaybolmuş gibi cok tuhaf bişi dünyada bi amacım yok hic bişi hissetmiyorum ıcımde sadece sıkıntı var bu arada gozumdekı problem halen duruyor yaşadıgım durum yuzunden ameliyat bile olamayorum cunku kelimeler bile bana bi anlam ifade etmiyor gibi sizce ne yapmayalım artık cok sıkıldım cunku bu durumlardan

  2. Selamun aleykum hocam bu bana rahat 7 aydır var olan bisi ocak ayında umreye girmiştim uçaktan korkuykdum ama binip gittim yinede sonrasında uçaktan inince basım dondu ve boyle bi boşlukta hissetmeye başladım kendimi sanki filim gibi geliyordu bana olaylar umreden gelince nöroloji doktoruna gittim filim falan çekildi bizi yok dendi kulak kiristallerinde biraz oynama var dedi doktor ilaç verdi sonra biraz iyi oldum ama yinede oluyor ara ara boyle yasamiyomusum gibi uzaktan izliyomusum gibi oluyor olayları ne onerirsiniz hocam tesekkirler

    • merhaba. psikoterapi desteği alabilirsiniz. muhabbetle.

    • Aynısı bende oluyor sanki dünyayı televizyon ekranından izliyormuş gibi.eskiden arada bir gelirdi şimdi son bir aydır devamli aynı hissiyat.nefes dahi alamıyorum sanki dünyam cehenneme döndü.Rabbim herkese El Muhyi ismini hurmetine sifa ihsan eylesin…

  3. Merhaba Hocam. Ben önceleri çok uzun süre madde kullandım. Son 3 senedir kullanmıyorum. Hayatım ile ilgili hiç bir sıkıntım yok. Sadece etrafımı hissetmiyorum. Etrafa bilinçli bir şekilde bakınca, ben buradayım şuan ama farkında değilim diyorum. Beni üzmüyor, sıkmıyor. Kesinlikle sorunum yok, alıştım galiba ama küçüklüğümde ortama baktığımda işte buradayım diyebiliyordum. Renklerde bir sıcaklık vardı ve beni orada olduğuma ikna ediyordu. Şimdi ortam çok flu. Normal insandan hiçbir farkım yok görme, algılama olarak. Psikolojik bir durumda yok, kötü his, korkma, hayattan soğuma, takıntı gibi. Sadece yaşadığım alemin farkında olmak isterdim. Bu çözülebilecek bir şey mi.

  4. iyi çalışmalar hocam 3 yıl önce yaşadığım uyuşma kalp çarpıntısı nefes darlığından kaynaklanan panik ataklar yüzünden derealizayon yaşadım en iyi dr tedavi olmama rağmen kullanmadığım ilaç kalmamasına rağmen bu durumu atlatamadım. artık ilaçta kullanmıyorum yokmu bunu tamamiyle iyleştirecek bir ilaç bir beyin ameliyatı artık hayatın bir anlamı yok eski halime dönmek çok uzak geliyor çünkü 7/24 yaşıyorum.

    • Merhaba. Bahsettiğiniz duydum için düzenli bir psikoterapi desteği almanızı tavsiye ederim. İlaç tedavisi her durumda işlevsel olmayabilir. Muhabbetle.

    • Eski haline döneceksin, ben psikotik özellik gösteren depresyonlara girip düzeldim. 7 24 neler yaşadım bilemezsin. Her saniye moddaydım, huzursuzluk ve beni rahatsız eden düşünceler vardı. Mesela iç sesimden(halusunasyon degil) kurtulamayacığım gerçeği beni çok rahatsız ediyordu 1 dk hiçbirşey duşünmemeye çalışıp kafama taktığım birşeyin rast gelip bu o anki zihnimdeki kotu dusunceleri değiştirmeye acaba o an ne oluyor da bunları düşünüyorum diye düşünüuordum ilk ay sigarayı sekiz pakete çıkardım gerginlikten, mafoldum. Ama düzenli ilaç tedavisiyle 4 ayda %90 geçti. Kalan %10 da beni buraya yazmam, bunları araştırmam yani az da olsa insanlara umut vermem fibi travmanın etkisi yüzünden bir nebze de olsa gündemde kalması sadece. Eski haline döneceksin.

  5. Hocam elmizi vs olduğundan daha uzun, esnek,çıkık gibi görmek ve hissetmek depersonalizasyon mudur? Yoksa başlıbaşına ayrı bir psikoz mudur?

    Depersonalizasyon ise geçici de olsa tek başına psikoza girdiğimizi gösteren psikotik bir rahatsızlık mıdır depersonalizasyon?

    • Depersonalizasyon pek çok psikolojik sorunun semptomları arsında yer alır. Durumun netleşmesi için ayrıntılı bir değerlendirme gerekir. Bunun için bir psikiyatrisle görüşebilirsiniz.

  6. Hocam bende de aynı şekilde depersonalizasyon var.1 senedir ugrasiyorum.psikologum bir seyimin olmadığını söyledi ancak ben bunu hala yaşıyorum. Bende okb vardı ilaç kullaniyodum. Şimdi atlattım ama ilaca devam ediyorum.ne yapmaliyim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ön Görüşme İçin Arayın!