Genel

İçimizdeki Çocuk: Çocuk Modları Nelerdir?

“İçimizdeki çocuk” kavramı, kendini anlamak isteyen zamane insanlarının, özellikle de popüler psikoloji yardımıyla bunu yapmaya çabalayanların aşina olduğu bir kavram. Ben, oldum olası (bu kavramı duyduğumdan beri), ona karşı bir mesafeli duruş sergiledim. Zaman sonra, Şema Terapi ve Mod Terapisiyle karşılaştığımda, kendimde tanımlamakta zorlandığım şeyin ne olduğunu kavradım.

Bu yazıda, “içimizdeki çocuk” meselesini, mod terapisinin kavramsallaştırmasıyla, “Çocuk Modları” başlığıyla sizinle paylaşmaya çalışacağım. Yazının, kendini anlamak isteyenlere rehberlik edeceğini düşünüyorum.

Çocuk modlarını anlayabilmemiz için, mod kavramını anlamanın elzem olduğunu düşünüyorum. Mod kavramıyla ilgili ayrıntılı bir okuma için, Mod Terapisi Nedir? linkine tıklayabilirsiniz.

Çocuk modu kavramının anlaşılması için, çocuk üzerinde kısa bir mülahaza yapmamız işe yarayabilir. Çocuk nedir? Bu yazı bağlamında, çocuk dediğimizde neyi kastedeceğiz?

Çocuk kelimesinin Türk Dil Kurumu’ndaki karşılıkları şöyle:

  1. Küçük yaştaki erkek veya kız
  2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat
  3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
  4. Genç erkek
  5. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi
  6. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi
  7. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse (İtalik bana ait.)
  8. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse

Yukarıdaki tanımlar içerisinde, bizi bu yazı bağlamında ilgilendiren daha çok, 7. tanım olacak: Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Burada isterseniz, tanımın ilk kısmını çıkaralım ve, “çocuk”u son haliyle şöyle tanımlayalım: Daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse.

Yazıyı okudukça sizin de zihninizde bir ayrım ortaya çıkmaya başlamıştır: Çocuk ile “çocuk” ayrımı. İsterseniz, çocuk ile, insanın belirli bir yaş aralığında bulunanını, “çocuk” ile de, yaş olarak büyük olup, tutum olarak, çocuk gibi tutumlar sergileyenini kastedelim. Peki, “Çocuk nasıl bir varlıktır?”, veya, “Yaşı dışında, bir çocuğu çocuk yapan nedir?”

Bir çocuğu çocuk yapan nedir?

Bu yazıyı hazırlarken, bana rehberlik etmeleri için, birkaç psikolojik yardım uzmanı arkadaşıma şöyle bir soru sordum: Bir çocuğu çocuk yapan, en az üç, mümkünse beş veya daha fazla özellik söyleyebilir misin bana? Arkadaşlarımdan aldığım cevaplardan da hareketle, çocuklarda görebileceğimiz bazı özellikleri şöyle listeleyebilirim:

  • Muhtaçlık: Çocuk, yaşına bağlı bir şekilde, hayatını idame ettirebilmek için mutlak anlamda bir başkasının (ötekinin) varlığına muhtaç haldedir. Bu muhtaçlık, ilgi, yakınlık, sevgi, rehberlik, korunma vb. şeklinde olabilir. İhtiyaçlarını talep ederken, kendini kısıtlamaz ve ihtiyacı kadarını alır.
  • Duygusallık: Çocuklar, hayatı olayları, durumları duyguları üzerinden değerlendirme eğilimi taşırlar. Çocuk için, herhangi bir şey, kendine o esnada iyi hissettiriyorsa iyidir, kötü hissettiriyorsa kötüdür. Çocuklar her duyguyu çekinmeden yaşayabilirler.
  • Dürtüsellik: Çocuklar, dürtüleri ile hareket etme eğilimi gösterirler. O esnada içlerinden ne gelirse, onu yapmaya dönük adım atabilirler. Tuvaletlerini mesela, orada, o esnada yapmaktan çekinmeyebilirler; akıllarına geleni, geldiği gibi, orada, o esnada söyleyebilirler.
  • Hazzı erteleyememek: Çocuklar, tabii ki gelişim dönemlerine ve düzeylerine bağlı olarak, hazzı ertelemekte zorlanabilirler. Olmasını istedikleri bir şeyin (bir çikolatayı yemek mesela), hemen olmasını isteyebilirler.
  • Acıya tahammülsüzlük: Çocuklar, hazza hemen ulaşmak istedikleri gibi, acıdan da hemen kaçınmak isterler. Bir çocuk, kendine acı veren, canını sıkan bir şeyden veya durumdan hemen kurtulmak isteyebilir.
  • Kendini düzenlemekte zorluk: Çocuklar, kendi zor duygularını düzenlemekte zorlanırlar. Bu yüzden, avutulmak isterler, avutulma beklentisinin bir işareti olarak da ağlayabilirler; canları sıkıldığında birilerinin can sıkıntılarını geçirmesini beklerler.
  • Ben merkezlilik: Çocuk, hayatın merkezine kendini koyabilir. Bir çocuğa göre, her şey onun için veya onun yüzünden olabilir. Annesi onun için yemek yapar, deprem, o, yemeğini yemediğinden dolayı olur mesela.
  • Merak: Çocuk, merakları engellenmediği veya, merakları yüzünden sorun yaşamadığı sürece, çok meraklı olabilir. Her şeyi bilmek, anlamak isteyebilir.
  • Heyecan: Çocuk, yaşamın sundukları karşısında, coşku duyar, heyecanlanır. Tahir Özakkaş’ın tabiriyle çocuk, “hayata aç” uyanır, hayatla sevişir.
  • Atılganlık: Çocuk, engellenmediği sürece, hayata atılmak, akış içinde olmak ister. Yaşına bağlı olarak, görünür olanın dışında kalan şeylerden korkmayabilir; dolayısıyla da yetişkinler gibi endişelenmeyebilir.
  • Yaratıcılık: Çocuklar, var olandan yeni bir şey üretme becerisine sahiptir.
  • Kendini bedeniyle ifade etmek: Çocuk, duygularını ve deneyimlerini daha çok bedeniyle dile getirme eğilimi taşıyabilir. Küser, surat asar, ağlar, ishal olur, altına kaçırır vb.
  • İyimserlik: Bir çocuk, olayların daha çok iyi taraflarını görebilir. Bu iyimserlik, realiteden uzak olabilir. Bir çikolatayla bir çocuğu kandırabilmek biraz da bununla ilgili olabilir.

Listelediğim maddelere, eklemeler yapılabilir kuşkusuz. Buradaki birincil amaç, çocuk psikolojisini anlamak değil, çocuk dünyasına kısaca bir göz atmaktı. Aynı şekilde, her bir maddenin, bir çocuktaki karşılığının, çocuğun yaşına, sosyal yapısına vb. göre değişebileceğini de hesaba katmanızı isterim.

Yukarıdaki maddeleri bir çocuğun sergilemesiyle bir büyüğün sergilemesi aynı şey değildir. Bir çocukta normal olan bir tutum, bir büyükte çocuksu kabul edilebilir. Mesela, bir çocuğun yalnız kaldığında annesine muhtaç hissetmesiyle, bir büyüğün yalnız kaldığında eşine muhtaç hissetmesini aynı şekilde değerlendiremeyiz. Çocuk Modu meselesi tam da burada, büyüklerin çocuk gibi tutumlar sergilediği anda devreye giriyor.

Çocuk Modu Nedir?

Hepimiz zaman zaman bir çocuk gibi hissedip, bir çocuk gibi davranma eğilimi gösterebiliriz; ancak, yetişkinler olarak, çocuksu davranışların uygun olmadığı durumlarda bu yanlarımızı kontrol altında tutma ihtiyacı hissedebiliriz. Bazılarımız ise, bu çocuksu halleri yönetmekte zorlanabilir.

Kişinin kendini, etrafını, diğer insanları, durumları, olayları, dünyayı vb. bir çocuk gibi algıladığı, çocuk gibi düşündüğü, çocuk gibi hissettiği, çocuk gibi davrandığı hale çocuk modu diyebiliriz.

Çocuk modundayken, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi hisseder, çocuk gibi davranır ve çocuksu ilişkiler kurarız. Mesela birinin bizi yok saymasından bir yetişkin olarak rahatsız olmamız başka bir şeydir, bir çocuk gibi yok sayılmış hissetmemiz başka bir şeydir. Patronumuzun işimizi beğenmemesi karşısında bir yetişkin olarak kötü hissetmemiz başka bir şeydir, bir çocuk gibi başarısız ve beğenilmemiş hissetmemiz başka bir şeydir.

Üzülmek, kızmak, öfkelenmek, ağlamak vb. tek başına sorun değildir. Bir yetişkin olduğumuz halde, bir çocuğun verebileceği tepkileri sergilediğimizde, bir çocuğun hissedebileceği duyguları hissettiğimizde (veya duyguları bir çocuk gibi hissettiğimizde) çocuk modundan bahsetmiş oluruz. Yoksa, her yaşta üzülür, öfkelenir, mutlu olabilir veya ağlayabiliriz.

Çocuk modları, tek başına içinde bulunulan mevcut durum aracılığıyla açıklanamayacak kadar güçlü ve yoğun duygular hissedildiğinde aktifleşirler. Kişinin kendisi veya kişiye dışarıdan bakanlar, mutsuzluk, öfke, utanç ve yalnızlık gibi duyguların aslında abartıldığının farkında olabilirler. Ancak kişiler çocuk modundayken o duygularla başa çıkmakta zorlanırlar.

Mesela cep telefonunda aradığı eşine ulaşamayan bir hanımefendiyi düşünelim. Bu hanım yetişkin bir moddaysa, “Herhalde müsait değil, o bana döner.” gibi bir düşünceyle hiç de kötü duygular hissetmeden duruma tepki verir. Ancak çocuksu bir moddaysa, aynı durumla ilgili “Telefonuma bakmıyor. Demek ki benimle görüşmek istemiyor. Bu da demektir ki beni sevmiyor.” gibi bir mantık yürütebilir ve bu duruma ebeveyni tarafından sevilmeyen bir çocuk gibi tepki verebilir. Bir çocuk gibi üzülür, küser veya öfkelenebilir.

Çocuk modları genelde başkaları tarafından reddedildiğimizi, yalnız bırakıldığımızı veya baskı altında tutulduğumuzu hissettiğimizde aktif hale gelirler. Bu durumlarda güvenlik, yakınlık ve özgürlük gibi en temel insani ihtiyaçlarımızın engellendiğini hissederiz.

Önerilen Yazı: Temel İhtiyaçlarımız Nelerdir?

Eşine hediye alan bir adam düşünelim. Eşi, adamın aldığı hediyeye, adamın beklediği gibi bir minnet duygusuyla değil de sıradan bir şekilde teşekkür ederek tepki vermiş olsun. Bu adam, yetişkin bir moddaysa bu durumda hiçbir sorun görmez. Şayet çocuksu bir moddaysa, eşinden beklediği tepkiyi görememenin hayal kırıklığına tahammül edemez. Bu durum karşısında bir çocuk gibi üzülebilir, küsebilir, surat asabilir veya öfkelenebilir.

Çocuk modlarıyla ilgili şöyle bir şey söyleyebiliriz: Bir bireyin psikolojik sorunları ne kadar şiddetliyse, sağlıksız çocuk moduna girme ihtimali de o kadar yüksek olur. 

İçimizdeki Çocuk Halleri: 3 Temel Çocuk Modu

Şema terapi (ve/veya ondan türeyen mod terapisi), içimizdeki çocuktan değil, içimizdeki çocuklardan bahsetmektedir. Çocuk hali genel bir tanımlama olsa da, literatürde, birden fazla çocuksu hal veya çocuk modu tanımlanmaktadır. Çocuk modlarını genel olarak, üç kategoride tanımlayabiliriz:

  • İncinmiş (dayanıksız) çocuk modu: Terk edilme, yalnızlık, utanma, korkma, aşağılanma, dışlanma, mutsuzluk gibi “acı veren” durumlarda kendimizi içinde bulduğumuz bir moddur.
  • Kızgın (öfkeli) ve dürtüsel (disiplinsiz) çocuk modu: Bir çocuk gibi öfkelendiğimiz, yaptığımızın sonucunu hesaba katmadan hareket ettiğimiz, saldırganca davrandığımız durumlar dürtüsel çocuk modunda olduğumuz durumlar olabilir.
  • Mutlu çocuk modu: Temel ihtiyaçlarımızın karşılanmış olduğu, kendimizi mutlu hissettiğimiz, neşeli ve meraklı olduğumuz, hayatın tadını çıkarabildiğimiz halimize “mutlu çocuk modu” diyebiliriz. İlk iki çocuk modu sağlıklı olarak kabul edilmese de, mutlu çocuk modu sağlıklı bir mod olarak kabul edilir ve terapide geliştirilmeye çalışılır.

İncinmiş Çocuk Modu Nedir?

İncinmiş Çocuk Nasıl Anlaşılır?

Adından da anlaşılacağı üzere, incinmiş çocuk modundayken genel olarak, üzüntü, korku, endişe, hayal kırıklığı, duygusal yoksunluk gibi incitici ve acı verici duygular deneyimleriz.

Bir modu incinmiş çocuk modu yapan, sadece acı verici duygular hissetmemiz değil, o duyguları yaşama şeklimizdir. Biz bir yetişkin olarak da üzülür, endişe eder, korkar, utanır ve acı çekebiliriz; ancak, incinmiş çocuk modundayken, bir yetişkin gibi değil de bir çocuk gibi üzülür, korkar, endişelenir ve acı çekeriz.

İncinmiş çocuk modu hangi durumlarda tetiklenebilir?

Sizi, incinmiş çocuk modunu daha iyi anlayabilmeniz için, modun aşağıdaki örnek durumlara bakmaya davet ediyorum.

Terk Edilme:

Dışlanma:

Güvensizlik:

Utanma ve/veya Aşağılanma:

# Kızgın ve/veya Dürtüsel Çocuk Modu

# Mutlu Çocuk Modu

Soru: İçinde bulunduğumuz modun normal mi anormal mi olduğunu nasıl anlarız?

Cevap: Biz sağlıklı bir yetişkin olarak da öfkelenebilir, kızabilir veya üzülebiliriz. Ancak çocuk modunda verdiğimiz tepkiler genelde durumla çok paralellik göstermez. Duruma göre daha yoğun olarak yaşarız duygularımızı. Biz söz konusu moddan çıktıktan sonra, verdiğimiz tepkileri durumla orantısız ve abartılı bulabiliriz. Bununla birlikte, bize bakan kişiler de tepkilerimizin anormal olduğunu fark edebilirler.  Verdiğimiz tepkiler karşısında “Biraz abartmıyor musun?” gibi bir cümle duyabiliriz.

Siz de çocuk modlarıyla ilgili düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşırsanız sevinirim. Muhabbetle kalın.

Psk. Danışman Yusuf Bayalan

Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı. Yetişkinlerle çalışıyor. İstanbul, Bakırköy ve Beylikdüzü'nde yüz yüze, Skype gibi programlar üzerinden de online terapi hizmeti sunuyor. Gsm: 0505 495 4727

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı