Genel

Çekiciliğin psikolojisi hakkında 5 büyük keşif

Bizi bir araya getiren şeyler hakkında neler biliyoruz?

Temel noktalar:

  • Araştırmalar, zıtlıktansa benzerliğin çekicilik konusunda daha önemli olduğunu ortaya çıkardı.
  • Araştırmalar, insanların sürekli ve düzenli olarak gördükleri insanlardan hoşlanma olasılıklarının daha yüksek olduğunu buldu.
  • Aynı zamanda, araştırmalar sonucunda, sadece uyarılmış olmanın veya uyarıcı bir ortamda bulunmanın bile karşıdaki insanı çekici hale getirebileceği kanıtlandı.

Hepimiz dünyaya bakış açımızı değiştirecek yeni ve heyecan verici araştırma bulgularını severiz. Fakat bilimin doğasında bir önceki araştırmaların üzerine koyarak ilerlemek vardır. Bu sebeple güncel araştırmalar büyük ses getiren araştırma bulgularının üzerinden ilerlemektedir.

İşte çekicilik üzerine yapılan bazı klasik araştırmalar:

1- Benzerlik: Bizim gibi olanı sevmek[1]

Çekiciliğin ana fikrinde bizimle olumlu ve ödüllendirici ilişkiler kuran insanlardan hoşlandığımız olgusu vardır. Ödüllerin, insanların benzerliği ile olan ilişkisini araştıran bir çalışmayı inceleyebiliriz. Bunu ölçmek için araştırmacılar, 150’den fazla katılımcıdan, “sahte” bir yabancının doldurduğu tutum ve davranışlarla ( örn. evlilik öncesi seks hayatı, televizyon dizileri vs.)  ilgili bir anketin okunmasının ardından o “sahte” yabancının çekiciliğini değerlendirmelerini istedi.

Araştırmanın sonucunda, bireyler için benzerlik oranının benzer tutumların sayısından daha önemli olduğu bulgusuna ulaşıldı.Yani, 10 kişilik özelliğinden 7 tanesinin benzer oluşunun (%70), 200 kişilik özelliğinden 30 tanesinin (%15)  benzer oluşundan daha önemli olduğu saptandı. Bu araştırma, çekicilik kavramında benzerliğin etkisini ve önemini araştıran diğer araştırmaların temelini attı.

2- Yurt Arkadaşları: Yakınlığın gücü[2]

“Aileni seçemezsin ama arkadaşlarını seçebilirsin.”  diye bir söylem vardır. Fakat belki arkadaş seçimimizi de bilinçli bir şekilde yapmıyoruzdur. Arkadaşlık ilişkilerinin oluşumunu temel alan bir araştırmada, MIT yurtlarında kalan 300 öğrenciden yakın arkadaşlarını listelemeleri istendi.

Daha sonra araştırmacılar bu yakın arkadaşların yurtta hangi odalarda kaldıklarına baktı. Bir öğrenci diğerinden bir kapı uzaklıktaki bir odada kaldığında, o kişilerin yakın arkadaş olarak birbirlerini belirtme olasılığının %41 olduğu görüldü. Aynı şekilde, aradaki kapı sayısı arttıkça bu olasılığın da düştüğü gözlemlendi, örneğin 4 kapı uzaklıkta yaşayan iki kişi için bu olasılık %10 olarak saptandı. Bu araştırmanın bulguları sonucunda, fiziksel olarak birbirine yakın olma durumunun ilişkilerin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğu görüldü.

3-  “Köprü” Araştırması ve Uyarılmanın rolü [3]

Bu araştırmada, erkeklerin tanıştığı bir kadına karşı hissettiği çekicilik iki farklı koşul altında incelendi. Biri yüksek ve sallanan bir köprü, diğeri ise alçak ve sağlam bir köprü. İki koşulda da erkekler köprüden geçtikten, onlardan bir grup belirsiz resimler hakkında hikayeler anlatmasını isteyen bir kadın araştırmacıyla tanıştılar. Kadın araştırmacı aynı zamanda erkeklere “herhangi bir soruları olma ihtimaline karşı” numarasını da verdi. Kadın araştırmacıyla yüksek olan köprüde tanışan erkekler, alçak olan köprüde tanışan erkeklere kıyasla kadın araştırmacının gösterdiği resimler üzerinden daha çok cinsellik içeren hikayeler anlattı ve kadın araştırmacıyı aramaya daha yatkın oldukları görüldü. Peki bunun sebebi neydi? Uyarılmanın yanlış bir nedene yüklenmesi yani erkeklerin yüksek olan köprünün yarattığı uyarılmanın kadın araştırmacıdan kaynaklandığının düşünülmesi.

4-  Sizi kazanmanın gücü [4]

Sizden her zaman hoşlanmış bir insan veya en başta sizden pek hoşlanmasa da zamanla duyguları pozitife dönmüş bir insan. Sizce hangisi daha çekici?

Bu konuda yapılan bir araştırma, üniversite öğrencilerinin birkaç toplantıya katılmasını sağlayarak bu durumu test etti.  Katılımcılar “istemeden” ( bu araştırmacılar tarafından kasıtlı yapılan bir durumdu)  deneyi yapan kişilerin onları bu 4 çeşit yolla tanımladığını duydu: hep pozitif, hep negatif, ilk başta negatif daha sonra pozitif, ilk başta pozitif sonrasında negatif.

Hepimizin tahmin edebileceği gibi, araştırmacı katılımcıyı tamamen pozitif yani olumlu şekilde tanımladığında katılımcılar, araştırmacıdan hoşlandılar. Fakat,  şaşırtıcı bir şekilde, başlangıçta olumsuz olan değerlendirme daha sonrasında pozitife döndüğünde katılımcıların araştırmacıdan daha da çok hoşlandığı gözlemlendi.

Bu araştırmanın bulguları, çekicilikteki kazanç-kayıp teorisini destekledi. Yani, başlangıçta bizim hakkımızda kötü bir izlenimi olan insanı geri kazanmanın, bizi başlangıçtan beri seven birinin varlığından daha ödüllendirici olduğu görüldü.

5- Güzel olan iyidir[5]

Çoğu insan fiziksel olarak çekici olmanın iyi bir şey olduğunu düşünüyor, fakat bahsedeceğimiz bu çalışma varsaydığımız “iyiliğin” ne kadar fazla olduğunu kanıtlamış.

Üniversite öğrencilerine çeşitli çekicilik seviyelerine sahip erkek ve kadın fotoğrafları gösterildiğinde, katılımcıların sadece fotoğraftan yola çıkarak çekici insanları daha kibar, dışadönük, alçak gönüllü, hassas, sosyal ve ilgi çekici bulduğu görülmüştür.

Fakat bu pozitif algılar bununla kalmamış. Katılımcılar çekici insanların daha iyi bir işe, daha iyi bir evliliğe yani genel olarak daha iyi bir hayata sahip olduklarını düşünmüşler. Bu bulgular, bizlerin çekici bireylere atfettiğimiz fiziksel güzelliğe karşı olan güçlü ön yargımızı ve basmakalıp inançlarımızı göstermekte.


Yazar: Dr. Gary W. Lewandowski Jr.

Top five classic studies in the psychology of attraction … (n.d.). from https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-psychology-relationships/202110/top-five-classic-studies-in-the-psychology-attraction.

Kaynaklar (5)

[1] Byrne, D., & Nelson, D. (1965). Attraction as a linear function of proportion of positive reinforcements. Journal of Personality and Social Psychology, 1(6), 659-663

[2] Festinger, L., Schachter, S., & Back, K. (1950). Social pressures in informal groups; a study of human factors in housing. Oxford England: Harper.

[3] Dutton, D. G., & Aron, A. P. (1974). Some evidence for heightened sexual attraction under conditions of high anxiety. Journal of Personality and Social Psychology, 30(4), 510-517.

[4] Aronson, E., & Linder, D. (1965). Gain and loss of esteem as determinants of interpersonal attractiveness. Journal of Experimental Social Psychology, 1(2), 156-171.

[5] Dion, K., Berscheid, E., & Walster, E. (1972). What is beautiful is good. Journal of Personality and Social Psychology, 24(3), 285-290.

Yorum yapın