Konum

Whatsapp

+90 505 495 47 27

Psikodinamik Psikoterapi Kitabı

Çatışma ve savunma nedir?

Bilinçdışı bir fantezi (unconscious fantasy), bir kişinin bilinçdışını (unconscious), dürtüsel davranışını (driving behavior) ve karakteristik savunmalarını (defense) şekillendiren, bir arzu (wish) veya korkudur (fear).

Bağlantılı bilinçdışı fantezi kümelerine kompleks/ karmaşa (complex ) denir.

Karşıt bilinçdışı fanteziler çatıştığında bilinçdışı çatışma (unconscious conflict) gerçekleşir.

Bilinçdışı çatışma anksiyeteye (anxiety) yol açar; anksiyete, egonun -kaygıyı azaltmak için- savunma geliştirmesini sağlar.

Birincil kazanç (primary gain), bir savunmanın bilinçdışı bir çatışmayı başarıyla azaltması sonucu gerçekleşen, kaygıdaki azalmadır.

İkincil kazanç (secondary gain), savunmanın veya semptomun kişiye hayatında sağladığı avantajdır.

Kaygıyı, diğer duygulanımları, parapraksileri (parapraxia)/ dil sürçmelerini (slip) , uyumsuzlukları (incongruity) ve düğüm noktalarını (nodal point) dinlemek, bilinçdışı çatışmanın varlığını tespit etmenin en iyi yoludur.

Destekleyici bir modda (supporting mode), sağlıklı savunmaları belirlemeye ve güçlendirmeye, hastaların kaygıyla baş etmenin yeni ve daha uyumlu/ işlevsel yollarını benimsemelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Açığa çıkarma modunda (uncovering mode), daha işlevsel savunma geliştirmeleri için, hastaların çatışmalarının ve kullandıkları savunmaların bilincine varmalarına yardımcı oluyoruz.

Kuzeydeki geniş bir ormanın itfaiyecisi olduğunuzu hayal edin. Senin işin binlerce dönüm sessiz ağaçta ateş aramak. Bir gözetleme kuleniz ve bir helikopteriniz var. Nereden başlarsın? Sorunun nerede olduğunu nereden biliyorsun? Bakıyorsun ve duman kokuyorsun. Kül arıyorsun. Kuşların ve diğer hayvanların davranışlarını izliyorsunuz. Neden? Niye? Çünkü dumanın olduğu yerde ateşin olduğunu biliyorsun. Bu senin tek ipucun.

Aynı şey bilinçdışı çatışma arayan psikodinamik psikoterapist için de geçerlidir. Zihin (mind) engindir ve çatışma gizlidir (bilinçdışı). Harita yok. Nereye bakmalı? Peki, dumanın olduğu yerde ateş vardır. Burada duman anksiyetedir. İki çubuğu birbirine sürttüğünüzde ısı, iki karşıt bilinçdışı fanteziyi birbirine sürttüğünüzde ise anksiyete yaratırdınız. Anksiyeteyi, sürtünme ısısının intrapsişik (intra-psychic) eşdeğeri olarak düşünebilirsiniz. Elbette, bazı insanlar anksiyeteye diğerlerinden daha fazla eğilimlidir ve tüm kaygıların nedeni psişik çatışma değildir ama karşılaşacağınız pek çok kaygının ardında intrapsişik çatışma (intra-psychic conflict) yatar.

İntrapsişik (psişe-içi) çatışma nedir?

İntrapişişik çatışma, iki zıt bilinçdışı fantezi çatıştığında olan şeydir [41]. Bilinçdışı bir fantezi, bir kişinin zihninde var olan bilinçdışı bir arzu veya korkudur. Bazı insanlar fantezilerin her zaman istediğimiz şeyler olduğunu düşünür -hastalarımızın, fantezilerin istediğimiz veya korktuğumuz şeyler olabileceğini öğrenmelerine yardımcı olabiliriz. Bilinçdışı fanteziler hakkında düşünmenin bir yolu, onların bilinçdışı zihnimizi dolduran cümleler veya hikayeler olmalarıdır. “Baba” sadece bir kelimedir -kendi içinde bilinçdışı bir fantezi değildir. ”Babamın beni sevmesini istiyorum!” bilincin dışındaysa bilinçdışı bir fantezidir. Zihin sayısı kadar bilinçdışı fantezi olmasına rağmen, bilinçdışı fantezilerin diğer bazı yaygın örnekleri şunlardır:

  • Bakımlı olmak istiyorum.
  • Terk edilmek istemiyorum.
  • Ben hayran olunmayı seviyorum.
  • Güçlü olmak istiyorum.
  • Başka biri olmadan kendimi bütün hissetmiyorum.
  • Kontrolün bende olmasından korkuyorum.
  • Bakımlı olmak sevildiğimi hissettiriyor.
  • Kendimle ilgilenmek zorunda kalmak beni yalnız hissettiriyor.

Kompleksler (karmaşalar)

İlişkili bilinçdışı fantezi kümelerine kompleks denir. En ünlü komplekslerden biri, sözde Oidipus kompleksidir [42]. Oysa o, birbiriyle ilişkili bilinçdışı fanteziler kümesinden başka bir şey değildir. Heteroseksüel küçük kız için şöyle bir şey olur:

Babamı seviyorum ve onu kendim için istiyorum. Annem babamın sahibi. Keşke annemden kurtulabilseydim, böylece babama sahip olabilirdim ama anneme saldırmaya çalışırsam karşı saldırıya geçer ve ben tehlikede olabilirim. Artı, ben de annemi seviyorum ve ona ihtiyacım var [heteroseksüel oğlanın karşıtı; eşcinsel çocuklara yönelik eşcinsel özlemler (buradaki eşcinsellik bir kimlik olarak düşünülmeledir)].

Freud, tüm insanların Oidipus komplekslerine sahip olduğunu düşünüyordu. Bu bilinçdışı çatışmalar çoğu insan için güçlü görünüyor. Oldukça yaygın görünen bazı bilinçdışı fanteziler var. Ancak tüm insanların, aynı zamanda, benzersiz olan bilinçdışı fantezileri ve kompleksleri vardır. Çoğu insan yetişkin olduğunda, fantezileri ve kompleksleri oldukça sabittir -yenilerini geliştirebilir ve eskilerini bırakabilirler ancak zamanla insanlar için nispeten sabit kalan çekirdek bilinçdışı kompleksler (karmaşalar) vardır. Bunu sezgisel olarak biliyoruz: Bir kişinin terk edilme sorunları tarafından yönlendirildiğini, diğerinin ise güç tarafından tüketildiğini söylediğimizde, istikrarlı, temel fantezilerden bahsediyoruz. Bu fantezileri anlamak, bir kişinin savunmalarını, başkalarıyla ilişkilerini ve kendini algılama (self-perception) biçimlerini anlamamız için merkezidir.

Örneğin, bir kişi şu iki fanteziye sahip olabilir: Biri benimle ilgilendiğinde/ bana bakım verdiğinde sevildiğimi hissediyorum’.” ve “Kendi ihtiyaçlarımı karşıladığımda güçlü bir adam gibi hissediyorum.” Bunlar birbirlerinden olabildiğince uzak olan iki güçlü fantezidir -dilerseniz yüz seksen derece farklı deyin. Biz insanlar tek boyutlu varlıklar değiliz; aynı anda birbiriyle uyumsuz şeyler isteyebiliriz. Örnekteki kişi, hem güçlü hem de sevildiğini hissetmek istiyor ve bu isteklerle ilgili fantezileri görünüşte tamamen uyumsuzdur. Her iki fantezi de uykudaysa veya aynı anda aktif değilse, bir süreliğine her şey yolunda olabilir. Ancak iki fantezi de aynı anda aktifse sorunlar ortaya çıkar. Örneğin, bu iki fantezinin Anıl’a ait olduğunu varsayalım:

Anıl, babası o küçük bir çocukken aileyi terk eden yirmi sekiz yaşında, eşcinsel bir erkektir. Tatildeyken aşık olduğu ve ilişki yaşadığı otuz iki yaşındaki Berk ile tanışır. Sevgilisi ilgili ve şefkatli biridir; Anıl ise kendini harika ve sevilmiş hissediyor. Bir numaralı bilinçdışı fantezi -“Bakıldığımda sevildiğimi hissediyorum.”- tüm gücüyle çalışıyor. Ancak Anıl ve erkek arkadaşı farklı şehirlerde yaşıyorlar ve tatilden sonra evlerine dönüyorlar. Whatsapp yazışmalarına ve aramalara rağmen Anıl, Berk’in kendisinden daha az ilgili olduğunu hisseder ve Berk’in bir gün iletişim kurmadan gitmesiyle sinirlenir. Endişeli hissetmeye ve uyku sorunları yaşamaya başlar. Berk aradığında ona kızar, ondan uzaklaşır; bir ilişki yaşayamayacak kadar meşgul olduğuna karar verir ve sonunda Berk’ten ayrılır. İşe döndüğü şu sıralar, bir ilişkiye zaman ayırması gerekmediği için kendini mutlu hissediyor.

Bu örnekte ne oldu? Anıl’ın Berk’e olan bağımlılığın artması karşısında, 2 numaralı bilinçdışı fantazisi (“Kimseye ihtiyacım yokken kendimi güçlü bir adam gibi hissediyorum!”) devreye girerek Berk’in dikkatine ve ilgisine muhtaç olması karşısında kendini güçsüz hissetmesine neden oldu. Bu Anıl’ın bilincinde olmadığı için çatışma bilinçdışı idi ve sonuç anksiyete oldu.

Anksiyeteden sonra başka bir şeyin daha olduğuna dikkat edin: Anıl uzaklaştı ve bir ilişki için çok meşgul olduğuna karar verdi. Bu, Anıl’ın bir savunma veya bir savunma seti (set of defence) (tepki oluşturma ve rasyonelleştirmenin bir kombinasyonu) kurduğu anlamına gelir. Anksiyete, bilinçdışı çatışma tarafından üretildiğinde, ego savunmaları harekete geçirmek için harekete geçer. Bilinçdışı fantezilerde olduğu gibi, egonun geliştirdiği savunmalar da karakteristik hale gelir. Başka bir deyişle, insanlar zamanla aynı savunma setini tekrar tekrar kullanma eğilimindedir. Anıl’ın durumunda, sevildiğini hissettiren bakım tehdit altında göründüğünde (sadece tehdit edildiğini hissetmiş olsa bile) bağımlılık duyguları onu zayıf hissettiriyor ve endişe yaratıyordu. Bu konuda herkesin bir çatışması olmayabilir. Belki de Anıl’ın erken dönemde terk edilmesi, bakıma ihtiyacı olduğunu fark ettiğinde, kendisini zayıf hissetmeye karşı onu özellikle savunmasız hale getirir. Çatışma anksiyeteye yol açar ve anksiyete savunmaları tetikler.

Anıl’ın kullandığı belirli savunmalar ona hem birincil hem de ikincil kazançlar sağlar [43]. Birincil kazanç, bir savunma bilinçdışı çatışmayı başarıyla azalttığında anksiyetede meydana gelen azalmadır. Birincil kazanç, artık eskisi kadar kaygı duymamasıdır, çünkü güç hissini yeniden kazanmak için bağımlılık duygularını bastırır (bilinçsiz hale getirir). Böylece, çatışmanın gücü azalır ve çok fazla endişe yaratılmaz. İkincil kazanç, savunmanın veya semptomun kişiye yaşamında sağladığı avantajdır -bu durumda ikincil kazanç, Anıl’ın ilişkisiz olduğu için daha verimli çalışabileceğini hissetmesidir. Unutulmamalıdır ki Anıl’da bilinçdışı fanteziler var olmaya devam eder, ancak ilişkinin yokluğunda harekete geçmezler ve çatışma uykudadır/ faal değildir.

Yani, bilinçdışı fanteziler çarpışır ve bilinçdışı çatışmalara yol açar; bu çatışma(lar) anksiyete yaratır ve anksiyete de egonun savunma yapmasına neden olur.

Savunmalar kaygıyı azaltır ama bunun bir bedeli var. Anıl, sevgilisinin ilgisinden, duygusal bakımından yüzde yüz emin olmadığı sürece ilişkilerde zorluk yaşar -gerçek insanlarla ilişki yaşamak isteyenler için bu çok yüksek bir bedeldir.

Şu iki yoldan birini kullanarak insanların -bu örnekte Anıl’ın- “daha ​​küçük bir bedel ödemelerine” yardımcı olabiliriz:

1) Ego işlevi iyi olan, kendi üzerine düşünebilen (self-reflective) ve psikolojik zihinlilik (psychologically minded) düzeyi yüksek insanlar için, bilinçdışı fantezilerini, çatışmalarını ve savunmalarını gün ışığına çıkarmak, onların daha esnek savunma operasyonları geliştirmelerine, başkalarıyla daha iyi ilişkiler kurmalarına ve daha iyi bir özsaygı yönetimi (self-esteem) geliştirmelerine yardımcı olabilir.

2) Ego işlevi zayıf ve psikolojik zihinlilik düzeyi düşük insanlar için, sağlıklı savunmaları belirlemek ve güçlendirmek ve anksiyeteyle başa çıkmanın yeni, daha uyarlanabilir yollarını önermek için bilinçdışı düşünce süreçleri hakkındaki anlayışımızı kullanabiliriz.

Psikodinamik psikoterapide, insanların anksiyetelerine, sorunlarına ve semptomlarına neyin neden olduğunu anlamalarına yardımcı olmak için, anksiyeteden savunmalara ve nihayetinde bilinçdışı çatışma ve fantezilere doğru, geriye doğru çalışırız.

Teknik

Dinleme

Burada dinlenecek çok şey var: bilinçdışı fantezi, bilinçdışı çatışma ve savunmalar.

Bilinçdışı fanteziyi dinlemek

Tıpkı baskın duygulanımı, baskın aktarımı ve baskın karşı aktarımı dinlemek gibi, bir seansta baskın bilinçdışı fanteziyi de dinleriz. Bunu, hastaların korkuları, arzuları ve başkalarıyla ilişkileri hakkında bize anlattığı hikayeleri dinleyerek yapıyoruz ve kulağa benzer gelen hikayeleri fark etmeye başlıyoruz. Duygulanım için dinlediğimizde, “Bu hasta şu anda ne hissediyor?” diye düşünürüz. Bilinçdışı fantezisini dinlediğimizde, “Bu hasta şu anda ne istiyor ya da neden korkuyor?” diye düşünürüz.

Bilinçdışı olanı duymak için, gizli hikayeleri (hidden stories) dinleyin -yani hikayelerin arkasındaki hikayeleri. Hastanın anlattığı bir hikaye optik bir illüzyon gibidir -ona bir şekilde baktığınızda bir resim görürsünüz ancak ona farklı bir şekilde odaklandığınızda başka bir gizli sahne (hidden scene) görürsünüz.

Hastalarımız çok hikaye anlatır ama bilinçdışı fantezi içeren hikayeler kısa ve çocuksu hikayelerdir. Daha zayıf ego işlevine sahip hastalar için bu hikayeler genellikle yüzeydedir ancak daha güçlü ego işlevine sahip hastalar için bu hikayeler daha gizlidir. Bu yüksek işlevli hastalar, çocuksu istek ve korkularından sıkılır ve utanırlar ama fanteziler oradadır. Bir yetişkinden, kulağa çocuksu gelen bir şey duyduğunuzda, muhtemelen bilinçdışı bir fantezi duyuyorsunuzdur.

Örnek:

Yirmi sekiz yaşında bir kadın, terapistine şunları söylüyor: Annem öldükten sonra, yeniden, bu kadar çabuk evlendiği için babama neden bu kadar kızgın olduğumu bilmiyorum. O harika bir adam ve annemle bu kadar ilgilendikten sonra alabileceği tüm mutluluğu hak ediyor. Yeni eşi de oldukça hoş ve iyi biri ama düğünlerini bebeğim doğduktan sonra yapacaklarını umuyordum -bunun benim için neden bu kadar fark yarattığını bilmiyorum ama öyle. Bu çok saçma -bana bebeğime bakmak için yardım etmeleri veya başka bir şeyle ilgili değil gibi.

Buradaki bilinçli hikaye, yirmi sekiz yaşındaki bir kadının babasının mutlu olmasını istemesi ve ona duyduğu öfkeyle kafasının karışması. Ancak gizli hikaye, babasının ilk (veya tek) önceliği olmak istemesidir. Hasta bu hikayeyi bastırdı (farkındalıktan çıkardı, bilinçdışı hale getirdi) çünkü utandığı çocuksu bir arzu. Kendi bebeği olan yetişkin bir kadın neden babasını tek başına istesin ki? Neden kendisiyle ilgilenmek yerine babasının onunla ilgilenmesini istesin ki? Neden gerçekten? Çünkü hepimizin çocukluktan beri devam eden arzuları var.

Bu arzular biz çocukken yeterince tatmin edilmemişlerse, daha ısrarcı ve daha az çözünük (resolved) olabilirler. Çocuklukta son derece uygun olan ancak yetişkinlikte devam ettiğinde utanca neden olan bir arzunun çözünmediği (unresolved) söylenir ve yetişkinin, yetişkin ilişkileri dünyasında gezinme çabalarına zarar verebilir. Psikodinamik psikoterapi buna yardımcı olmak için tasarlanmıştır.

Bilinçdışı çatışmayı dinlemek

Yangın arayan itfaiye görevlisi gibi, savunma işaretlerini ve bunların altında yatan bilinçdışı çatışmalar için bilinçli materyalleri dinliyoruz. Bu çoğunlukla anksiyeteyi, yeni duygulanımları ve uygunsuzlukları dinlemeyi içerir -bunlar yüzeyin altında bir çatışma olduğuna dair ipuçlarıdır.

  • Anksiyeteyi dinleyin: Anksiyeteyi dinlerken şunlara baktığımızı unutmayın:
    • Anksiyete ile ilgili açık ifadeler
    • Seans odasındaki endişeli davranışlar -kıpırdama, sinirlilik, saate bakmak gibi
    • Terapi dışında endişeli davranışlar -yeme güçlükleri, uyku sorunları, öfke sorunları, erteleme, konsantrasyon güçlüğü, artan dürtüsellik, muhakeme güçlüğü gibi
    • Anksiyete rüyaları
  • Duygulanımları dinleyin: Duygulanımdaki herhangi bir değişiklik, anksiyete için bir ipucu olabilir. Sinirlilik, depresif ruh hali ve hatta ani yükselen bir ruh hali, anksiyete ve çatışmanın varlığını gösterebilir.
  • Uyumsuzlukları dinleyin: Çatışmaların uyumsuzluklar üretmesi mantıklıdır. Birbirine karşıt olan iki şey aktiftir -bu her türlü uyumsuzluğu üretecektir. Bazı örnekler: Deneyimlerle eşleşmeyen duygulanımlar (birinin doğum günü partisinde ağlamak gibi), düşüncelerle eşleşmeyen duygulanımlar (sevilen birini düşünürken depresif hissetmek gibi) ve birbiriyle eşleşmeyen düşünceler (her iki kayınvalideyi de yemeğe davet etmenin, her zaman kavga ettiklerini bilseniz bile iyi bir fikir olduğunu düşünmek gibi).
  • Parapraksileri dinleyin: Parapraksiler (dil sürçmeleri), bastırılmış düşünceler veya duygular, konuşurken, istemeden “ağızdan kaçtığında” ortaya çıkar (bkz. Bölüm 16). Bir dil sürçmesi genellikle bilinçdışı bir çatışmanın varlığına dair mükemmel bir ipucudur. Örneğin, patronuyla başı dertte olan bir adam şöyle diyebilir: Dün babamla telefonda konuşurken, pardon, patronumla diyecektim!

Bu parapraksis, adamın, patronuyla yaşadığı zorluğun, babasıyla ilgili bilinçdışı fanteziler ve çatışmalarla ilgili olduğunu öne sürer.

  • Rüyaları dinleyin: Anksiyete rüyaları genellikle anksiyete ve bilinçdışı çatışmanın varlığına işaret eder. Bu rüyaların yorumlanması, baskın fantezileri ve bunlara eşlik eden çatışmaları anlamamıza yardımcı olabilir.

Savunmaları dinlemek

Tedavide direnç (resistance) savunma olduğu için, direncin varlığı bir savunmayı dinlediğimiz anlamına gelir. Engelleme, sessizlik, gecikme… Bunların hepsi iyi ipuçlarıdır. Başlangıç aşamasında, hangi düşünce ve davranışların savunmacı olduğunu bilmek zor olabilir, ancak hastaları tanıdıkça karakteristik savunmalarına aşina oluruz. Örneğin, bir psikoterapi sürecinde, siz ilk kez tatile çıkmadan önce bir hasta sinirlenirse bunun anlamını anlamayabilirsiniz ancak zamanla, bu olduğunda, öfkenin savunmacı doğasına uyum sağlamaya başlarsınız.

Refleksiyon

Hastanın bilinçdışı frekansını ayarladıktan sonra, baskın bilinçdışı fantezileri, bilinçdışı çatışmanın bileşenlerini ve baskın savunmaları tanımlamaya başlayabiliriz. Bunu, en sık duyduklarımızı ve baskın duygulanımla en çok bağlantılı olan şeyleri düşünerek yaparız. Baskın bilinçdışı fantezileri bir veya iki cümleyle ifade edebilmeliyiz. Hangi tür fantazinin en belirgin olduğunu düşünmeliyiz; bu bir arzu, bir korku veya kişinin kendisi hakkında bir düşünme biçimi olabilir. Birbiriyle çatışan fantezileri belirledikçe, bilinçdışı çatışmaları yapısözküme uğratmaya, analiz etmeye başlarız ve nihayetinde, öne çıkan savunmaları belirleriz.

Bu ülkeye yeni göç etmiş bir erkek, uyku güçlüğü ve belirsiz mide şikayetleri ile size başvuruyor ve şunları söylüyor:

Tek istediğim çocuklarımın iyi olması. Bu kadar. Bu yüzden buraya geldim. Kızım çok zeki -umarım harika bir üniversiteye girer. Bu yüzden taksicilik yapıyorum -bilirsiniz, ülkemde mühendis olarak eğitim aldım ama sorun değil. Ülkeme geri dönüp mühendis olmaktansa burada olmayı ve bunu yapmayı tercih ederim. Kendi kariyerim umurumda değil ama eğer hasta olursam, hiç çalışamayacağım ve bütün çabam boşa gidecek.

Yüzeysel hikaye, çocuklarının iyiliği için kendi kariyerini feda eden bir adamla ilgili. Bununla birlikte, umursamadığı konusundaki ısrarının tekrarlayan doğası, bilinçdışı bir çatışmanın varlığını akla getiriyor. Fantezileri, çatışmaları ve savunmaları kulağa şöyle gelebilir:

  • Bilinçdışı fanteziler: Başarılı olmak istiyorum. Zekamla tanınmak ve takdir edilmek istiyorum.
  • Bilinçdışı çatışma: Bunları kendim için istiyorum ama hem kendim için istediklerime hem de çocuklarım için istediklerime sahip olamıyorum.
  • Savunmalar: Reaksiyon oluşumu, somatizasyon.

Şimdi, tüm bunlarla ne yapmalı? Çoğu zaman bilinçdışı birçok materyal duyarız ama bunlar çok uzaktadır – yüzeyin derinliklerindedir. Bir başka yazıda ele alınan seçme ve hazır olma ilkelerini hatırlayın. Bilinçdışı materyali duymamızın (fark etmemizin) onu kullanabileceğimiz anlamına gelmediğini hatırlamak önemlidir. Onu hatırlayabiliriz ve yüzeye yaklaşmasını bekleyebiliriz ancak çok derinde ise müdahalelerimiz ona dokunmaz; daha da kötüsü, direnci artırarak bilinçdışı materyalin bilince daha az ulaşmasına neden olabilir. Daha önce olduğu gibi, baskın duygunun bizi yüzeye doğru yönlendirmesine izin veriyoruz. Yüzeyin hemen altındaki bilinçdışı öğeyi -nazikçe bilince itebildiğimiz öğeyi- seçmek istiyoruz. İşte bilinçdışı materyalin bu katmanlaşmasını gösteren bir örnek:

Babasının birçok ilişkisi olan 38 yaşında bir kadın, bebek sahibi olmak istediğinden dolayı, son dönemlerde doğurganlığı ile ilgili panik yaşıyor. Bir süredir endişelendiği bir şey olup olmadığını sorduğunuzda, arkadaşının erken menopoza girdiğini öğrendikten sonra korkusunun arttığını fark ediyor. Ofisinde hıçkıra hıçkıra ağlıyor ve her zaman düzensiz adet gördüğü için aynı sorunu yaşayacağından emin olduğu için doktora gitmeye korktuğunu söylüyor. Sık sık doktora gitme fobisi olduğunu kabul ediyor. İlişkilerini sorduğunuzda, erkek arkadaşına -elli yaşında, evli ve karısı başka bir eyalette yaşayan zengin bir erkektir- çok aşık olduğunu söylüyor. Sevgilisinin, karısından aslında ayrıldığını, ondan boşanmak üzere olduğunu söylüyor. Önceki ilişkilerini sorduğunuzda sinirleniyor, son erkek arkadaşının da evli olduğunu söylüyor.

Refleksiyon – Burada işleyen birçok bilinçdışı fantezi, bilinçdışı çatışma ve savunma var.

  • Yüzeyde bir semptom -doktora gitme korkusu- var. Semptom, kendisine eşlik eden, baskın duygulanım anksiyete ile birlikte görülür. Erken bir müdahale (bir soru) bilinçdışı bir bağlantıyı (arkadaşının erken menopozu) farkındalığa getirir. Bu, konunun yüzeye yakın ve ele alınmaya hazır olduğunun bir ipucudur.
  • Daha derin bir düzeyde, bebek sahibi olamama korkusu, elli yaşındaki evli erkek arkadaşının, karısını terk edip onunla bir aile kurma olasılığını reddetmesiyle ilişkili olabilir. Arkadaşının kısırlığını öğrendiğinde tetiklenen paniğinin, erkek arkadaşının aslında karısını terk etmeyeceği endişesine karşı bir savunma olup olmadığını merak edebilirsiniz. Bilinçdışı çatışma, erkek arkadaşına duyduğu öfke ile ilgili olabilir -arkadaşından, eşini terk edip kendisiyle evlenmesini ve çok yaşlanmadan da kendisini hamile bırakmasını istiyor ama arkadaşı bu beklentisini karşılamıyor. Bu hastada anksiyete yaratıyor olabilir ve savunması da, arkadaşıyla özdeşleşip anksiyetesinin yer değiştirmesi olabilir. Asıl sorun kısır olmasıysa, bebek sahibi olamamak erkek arkadaşının değil, onun hatası (vücudunun hatası) olacaktır. Bu savunma, erkek arkadaşına olan öfkesini farkındalıktan uzak tutmasına izin verir. Bu formülasyon doğru olabilir, ancak hastanın savunması, bunun -bütün bu olan bitenin- yüzeyde olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
  • En derin düzeyde, çapkın babasıyla ilgili çatışmalar ve bunların farkına varmaya karşı savunmaları, tıpkı onun gibi erkek arkadaş seçmesiyle sonuçlanabilir -bunu hemen fark etmiş olabilirsiniz ancak bu, şimdi ele alınamayacak kadar derindedir.

Bu şekilde, yüzeye en yakın olanları seçmek için, duyduğumuz bilinçdışı unsurlar üzerinde düşünürüz. Bize rehberlik etmesi için geçmiş deneyimlerimizi (past experiences), teorilerimizi (theories)ve terapötik ittifakı (therapeutic alliance) ve hastanın tedavi evresi (patient’s phase of treatment) hakkındaki anlayışımızı dikkatli bir şekilde kullanabiliriz. Örneğin, hasta ve terapist arasında yüksek derecede bir güven olduğunda, terapist, hastanın hafif düzeyde savunmacı tavrıyla oyalanmaz ve hastanın konfor seviyesinin ilk başta izin verebileceğinden biraz daha derine inebilir.

Müdahale

Temel müdahaleler

Söylediğimiz gibi, savunmaların bir nedeni vardır -genellikle bu, çok derin olan korkutucu veya utanç dolu duygulara karşı koruma sağlamaktır. Bu, müdahale etmeye başlarken çok saygılı olmamız gerektiği anlamına gelir. Yavaş başlamak oyunun adıdır ve temel müdahaleler bu konuda size yardımcı olacaktır. Sorular (questions), çağrışımları davet (calls for associations)ve empatik açıklamalar (empathic remarks), hastalarınızın bilinçdışı fantezilerine, çatışmalarına ve savunmalarına dair ipuçlarını içeren, hayatlarının ayrıntıları hakkında konuşmalarını sağlamanıza yardımcı olacaktır.

İşte bazı örnekler:

– Hasta 1: Bu yeni işi kabul etsem mi yoksa olduğum yerde kalsam mı bilmiyorum.
– Terapist: Bana yeni teklif hakkında daha fazla bilgi verebilir misiniz? Bu teklifte ilginizi çeken nedir?

– Hasta 2: Canan’ı gerçekten seviyorum ama onu aramayı bir türlü başaramıyorum.
– Terapist: Onu aramayı en son ne zaman düşündünüz?
– Hasta 2: Dün gece.
– Terapist: Zihninizde o ana geri dönebilir misiniz? Düşünceleriniz nelerdi?

Bu durumların her ikisinde de terapist, kulağa bilinçdışı bir fantezi veya çatışmayla bağlantılı gibi gelen, bir şey duyar. İlk müdahaleler, hastanın daha fazlasını söylemesini sağlamak için tasarlanmış açık uçlu sorular olmalıdır.

Destekleyici teknikler

Uyumsal (adaptive) savunmaları güçlendirmek istediğimizde destekleyici teknikleri seçeriz ve uyumsuz (maladaptive) savunmalara alternatifler öneririz. Ego işlevinin kronik veya geçici olarak tehlikeye girdiğinden şüphelendiğimizde, genellikle bilinçdışı fantezinin veya çatışmanın araştırılmasını teşvik etmeyiz, çünkü bu muhtemelen anksiyeteyi artıracak ve hastayı alt üst edecektir -hasta dezorganize olacaktır.

Bütün savunmalar, insanları rahatsız edici duygulanımlardan ve bunlarla ilişkili çatışmalardan korumaya hizmet eder ancak dış dünyanın gerçeklerini görmezden gelme, duyguları bastırma veya ilişkileri bozma derecelerinde farklılık gösterir [44]. Savunmalar, çevrenin gerçekçi kısıtlamalarını göz önünde bulundurarak ve olumsuz sosyal sonuçları en aza indirerek, arzu ve ihtiyaçların bir miktar ifade edilmesine ve tatmin edilmesine izin verdiklerinde en uyumlu hale gelir. Aşağıdaki örneği ele alalım:

Cemil sevilmek ve ilgilenilmek için can atıyor ama insanların onu görmezden geleceğinden korkuyor. Kendisini bu çatışmayla ilişkili rahatsız edici incinme, öfke ve değersizlik duygularından korumak için kullanabileceği bir dizi savunma vardır.

  • Başkalarının değerini düşürebilir (devalue). “Onlara kimin ihtiyacı var? Kendi başımın çaresine bakabilirim!” diye düşünebilir ama o zaman diğer insanlar onun “öfkesi burnunda biri” olduğunu düşünebilir ve ondan uzaklaşabilirler.
  • Aşk arzularıyla birlikte öfkeyi de izole edebilir (isolation of affect) ama o zaman ilgilenilme istekleri de karşılıksız kalır.
  • Acıyı daha küçük bir rahatsızlığa yönlendirebilir (displacement). Örneğin ihtiyacı olan bilgiyi ona veremeyen müşteri temsilcisine kızabilir.
  • Kızı hala elde edemese bile, öfkesini futbola kanalize edebilir, futbol takımının yıldız oyuncusu olabilir ve akranlarının övgüsünün odağı haline gelebilir [süblimasyon (sublimation)].
  • Doktor olmaya ve kendini başkalarına adamaya (altruism) karar verebilir, bu hem deneyimlerinden zevk almasını sağlar hem de -dolaylı olarak- benlik saygısını artırır.

Bu çözümlerin her birinin farklı bir “uyumsal/ adaptif” değeri vardır. Bu adamla destekleyici olarak çalışırken, işteki bilinçdışı fanteziler ve çatışmalarla ilgili ipuçlarını dinler (listen), rahatsız edici duygulanımları yönetmek için kullandığı savunmalar üzerine düşünür (reflect) ve gerekirse kendisine savunmanın daha uyumlu yollarını bulmasına yardımcı olmak için müdahale ederdiniz (intervene).

Savunmalara destekleyici bir şekilde müdahale etmek üç aşamalı bir süreçtir:

  • Savunmayı tanımlayın: Hastanın dikkatini anlayışlı bir şekilde ve nazikçe, ele alınması gereken sorunlu davranışa (problematic behavior) yönlendirin.
  • “Maliyeti” belirleyin: Davranışın, hasta için olumsuz sonuçlarını gösterin.
  • Alternatifleri belirleyin: Daha sağlıklı, daha az “maliyetli” davranışları teşvik edin.

Hastanın o andaki ihtiyaçlarına bağlı olarak, yukarıda özetlenen üç adımın her biri için tedarik edici (supplying) ve/veya yardımcı (assisting) müdahaleleri kullanabiliriz. Bunu örneklemek için, ilgilenilmeyi arzulayan, ancak başkalarının onu görmezden geleceğinden korkan Cemil’i düşünelim:

Cemil, algılanan kişilerarası hayal kırıklıklarından dolayı genellikle umursanmamış, incinmiş ve öfkelenmiş hisseder ancak bu duyguların altında yatan özlem bir yana, bu duyguları kabul etmekte veya bunlara tahammül etmekte güçlük çeker. Öfkesine karşı yansıtma (projecting) mekanizmasını kullanıyor ve sonuç olarak, terapist de dahil olmak üzere diğer insanlar tarafından haksız yere saldırıya uğradığını düşünüyor. Huysuz, suçlayıcı davranışı iş arkadaşlarını rahatsız eder ve aslında onları kendisiyle alay etmeye teşvik eder, bu da kendisini daha da dışlanmış ve acı hissetmesine neden olur. İşte terapinin başlarında bir seanstan alınan bir bölüm:

– Cemil: Bu sabah iş yerinde, kahve almak için mutfağa gittim; Jale ve Kerem orada konuşuyorlardı. Bana rahatsız edici şekilde baktılar. Yani söylemediler ama kaybolmamı istedikleri belliydi.

– Terapist: Özellikle de doğrudan bir şey söylemediyse, birinin ne düşündüğünü kesin olarak bilmenin zor olduğunu düşünüyorum ama sanırım, flört eden iki kişinin yalnız kalmaktan hoşlanabilir. O anda başlarını kaldırıp bakmalarının başka sebepleri olabilir mi sizce? [geçerlilik kazandırma (validation), psikoeğitim (psychoeducation) gerçeklik testi (reality testing)]

– Cemil: (omuzlarını silkerek) Bilmiyorum.

– Terapist: Belki de sadece kimin geldiğini görmek istediler. Bu size mantıklı geliyor mu? (gerçeklik testi)

– Cemil: Evet, sanırım bu mümkün.

– Terapist: Peki sonra ne oldu? [soru (question)]

– Cemil: Gitmemi istediklerini düşündüm, bu yüzden biraz yüksek sesle “Sizi bölüyor muyum?” dedim, ancak alaycı bir şekilde söyledim ve onlara “Bildiğiniz gibi mutfak herkes içindir!” dedim. Kerem “Sadece bir fincan kahve içiyoruz.” dedi ve Jale başını iki yana salladı; bana deliymişim gibi baktı ve kıs kıs güldü.

– Terapist: Görünüşe göre ilk sezginiz iyi bir şeydi -araya girip girmediğinizi sormak- ama iğnelemeseydiniz işler daha sorunsuz gidebilirdi. Bunlar, kendinizi çok incinmiş ve kızgın hissetmemeniz için birlikte üzerinde çalışabileceğimiz sorunlar olabilir. Belki de bu kadar acı çekmenize gerek yok. [(övme (praising), tavsiye verme (advising), açıkça katılma (explicitly joining), empati kurma (empathizing)]

– Cemil: Tamam -haklı olduğunuzdan yüzde yüz emin değilim ama denemeye değer.

Bu örnekte, psikoterapist, Cemil’in asıl sözlerinin arkasında, reddedilen kabul görme ve sahiplenme arzusunu duyar. Ayrıca, başkalarının onu görmezden geleceğine ya da daha da kötüsü, onların sevgisine layık olmadığına dair bilinçdışı inancı da duyar. Bu bilinçdışı arzu ve korkular, Cemil’in dayanılmaz bulduğu öfke, kıskançlık, değersizlik ve umutsuzluk duygularını doğurur. Terapist bunu, Cemil’in bu duygulara karşı sıraya koyduğu savunmalardan -özellikle uyumsuz yansıtmadan- çıkarır. Cemil, bu savunmaları kullanarak kendini diğer insanlar tarafından reddedilmeye ve ihanete karşı korur -ama bunun bedeli yalnız kalmak ve dışlanmak olur.

Terapistin, Cemil’i farkında olmadığı söz konusu duygu, fantezi ve çatışmalarla yüzleştirmemeye özen gösterdiğine dikkat edin. Henüz tedavinin başıdır, terapötik ittifak yeterince güçlü değildir ve Cemil henüz kendini gözlemleme veya savunmaları yorumlandığında ortaya çıkabilecek güçlü duygulara tahammül etme kapasitesine sahip değildir.

Terapist, akıllıca bir şekilde, Cemil’in savunmalarının en “uyumsuz” olanını -öfkeyi yansıtma eğilimini- ilk önce ele almak için seçer; çünkü, ilişkilerini en çok bozan bu gibi görünüyor. Ardından, destekleyici ve yardımcı müdahalelerin bir karışımını kullanarak, Cemil’in dikkatini nazikçe davranışına odaklar, gerçeklikle kendi yanlış algılamalarını test eder (eality-test) ve daha uyumlu alternatifler önerir. Tüm bunları, empatik tutum (empathy) ve övgü (praise) ile birlikte gerçekleştirir.

Terapist daha sonra, Cemil’in öğle tatillerinde tek başına koşmaya başladığını (süblimasyon) ve kendisini Gandhi’nin yazdığı her şeyi okumaya adadığını (tepki oluşturma, entelektüelleştirme) öğrenir. Terapist, bu savunmaların yeterince adaptif/ uyumsal olduğuna karar verir. Çünkü bunların -şu anda her ne kadar Cemil’in sevgi dolu ve onaylayıcı bir ilişki arzusuna hizmet etmeseler de- kendine ve çevresindekilere büyük ıstırap vermediğini ve zamanla bırakılabileceklerini düşünüyor.

Açığa çıkarma teknikleri

Birini bilinçdışı fantezilerinden, çatışmalarından ve savunmalarından haberdar etmek istediğimizde, onları daha uyumlu seçimler yapmak üzere özgür kılmak için, açığa çıkarma tekniklerini seçiyoruz.

Bu malzemeyi ortaya çıkarmak için müdahale ettiğimizde birkaç hedefimiz var:

  • Bilinçdışı fanteziler davranışı etkiler, ancak bunu kişinin farkındalığı dışında yapar. Bilinçdışı fantezileri güvenli bir ortamda gün ışığına çıkarmak, hastanın onlardan daha az utanmasına, onları anlamasına ve onlara köle olmadan seçimler yapabilmesine yardımcı olabilir.
  • Bilinçdışı çatışmalar insanı felç eder. Çözülmezler ise, anksiyete ve stazın [zihinsel enerjinin durağanlığı, dinamik olmama hali] neden olduğu muazzam morbiditeye (hastalıklılık) yol açabilirler. Sorunlu davranış kalıpları ve tatmin etmeyen ilişkilerin ağır bedeli karşılığında, kaygıyı azaltan daha “maliyetli” savunma mekanizmalarını harekete geçirirler. Bilinçdışı çatışmaları yorumlamak (insanları onlardan haberdar etmek), insanların daha esnek, uyumsal savunma mekanizmaları kullanmalarına ve/veya savunma operasyonlarına daha az ihtiyaç duymasına izin vererek onları çözmeye yardımcı olabilir.
  • Bilinçdışı savunmalar katı (esnemez) ve sorunlu olma eğilimindedir. Bunlar yüzeye çıkarıldığında, insanlar karakteristik savunma kalıplarını değiştirmek için ikincil süreç düşüncesini kullanabilirler; bu da daha sağlıklı işleyişe ve karşılıklı olarak tatmin edici kişilerarası ilişkilere yol açar.

Daha uyumlu savunma işlevini desteklemek için bilinçdışı fanteziyi ve savunmaları ortaya çıkarmak, psikodinamik psikoterapinin önemli bir parçasıdır ancak bunu çok yavaş ve dikkatli bir şekilde yapmamız gerektiğini hatırlamak önemlidir. Bu çatışmaların ve fantezilerin bilinçdışı olmalarının bir nedeni var -anksiyeteye ve rahatsız edici duygulanımlara yol açıyorlar. Savunmalar kötü değildir -aslında onlar gereklidir. Anksiyeteyi hafifletmeye ve benliği sayısız yoldan korumaya yardımcı olurlar. Savunmaları ortadan kaldırmak için değil, hastaların kendilerini daha düşük bir bedelle koruyabileceklerini düşündüğümüz için yorumluyoruz.

Savunmalara ve bilinçdışı fantezinin utanç vericiliğine saygı duymamız gerektiğini bilerek ilerliyoruz. Yüzeye yeterince yakın olan materyali seçtiğimizde (seçim ilkeleri) ve hastanın, bilinçdışı materyali öğrenmenin kaçınılmaz anksiyetesiyle (hazır olma ilkeleri) baş edebileceğini düşündüğümüzde, yorumlama sürecine (yüzleştirme, netleştirme, yorumlama) başlarız. Tedavinin başlarında, yaptığımız şeylerin çoğu, gerçekten bilince çevirecek bir şey bulana kadar sorular sormak, yüzleştirmek ve netleştirmektir. Çabuk yorumlama konusunda endişelenmeyin -yavaş yorumlamanız, muhtemelen dikkatli, saygılı ve hastanızın benzersiz bilinçdışı materyali hakkında gerçekten öğrenmeye çalıştığınız anlamına gelir. Ayrıca, her yorum sekansı kendi içinde bir son değildir -gerçek değişimin meydana gelmesi için bolca tekrar gerekir.

İşte bazı örnekler. Açıklama amacıyla, bu örneklerin kompakt olduğuna dikkat edin -gerçek dünyada, bilinçdışı malzeme daha net bir şekilde odak haline geldiğinden yorumlama süreci birçok seansa yayılabilir.

Bilinçdışı fantezinin yorumlanması

Hasta, elli yaşında erkek bir terapistle iki yıldır tedavi gören otuz beş yaşında bir erkektir. Hastaya iş yerinde büyük bir terfi teklif edildi:

– Hasta: Yani 40 yaşımdan önce başkan yardımcısı olacağım, ha! Babam hiçbir zaman başkan yardımcısı olamadı. Diğer personelin bunu nasıl karşılayacağını bilmiyorum -benden pek hoşlanmıyorlar. İş yerinde iyi olmamın çoğu, burada sizinle yaptığım çalışmalarla ilgili. Bu (terapi) aynı zamanda çok daha fazla para demek. Size paradan bahsederken her zaman garip hissediyorum -ne kadar kazandığınızı ve benden daha fazla mı daha az mı kazandığınızı bilmiyorum.

– Terapist: Bu konuda ne düşünüyorsunuz? (soru, çağrışım daveti)

– Hasta: Ah, bilmiyorum. Bence benim alanımdaki insanlar sizin alanınızdaki insanlardan daha çok kazanıyor. Siz bir profesyonelsiniz; bunu biliyorsunuz; öyleyse bunu bana neden sordunuz?

– Terapist: Ama bana daha fazla para kazanacağınızı söylerken biraz endişelenmiş gibi göründünüz. (yüzleştirme)

– Hasta: Elbette! İnsanlar sıradan bir sohbette bunun hakkında konuşmazlar. Biliyorum, biliyorum, bu sıradan bir konuşma değil ama yine de iki erkeğiz ve siz daha büyüksünüz. Kendinizi kötü hissedebilirsiniz ya da başka bir şey.

– Terapist: Duygularımın ne olabileceği ile ilgili daha fazla şey söyleyebilir misiniz? (soru)

– Hasta: (sinirli) Ne demeliyim? Evet, tamam, size daha fazla para kazandığımı söylediğimde, ücretimi artıracağınızdan her zaman biraz endişeleniyorum. Bunu söylerken kendimi kötü hissediyorum çünkü bana çok yardımcı oldunuz ama terapi dışında bu ekstra parayı harcamak istediğim çok şey var.

– Terapist: Bir yanınız bana işinizdeki olumlu gelişmelerden bahsetmek istiyor ama bir yanınız bunu benden saklamak istiyor. (bilinçdışı çatışmanın yüzleştirilmesi)

– Hasta: Sanırım öyle. Babamla da para hakkında konuşamam -sadece miktarı ile ilgili değil. Şu anda alacağım parayı duyarsa sevinçten çıldırır. Onun şu anda mali sorunları var. Onu desteklemek zorunda kalacağımdan endişeleniyorum. Bunu yaparsam tüm bu kazancım çöpe gitmiş olacak.

– Terapist: Yani sizin için mutlu olacağımı umuyorsunuz ama paranızı alarak size zarar vereceğimden de endişe ediyorsunuz -tıpkı babanızla ilişkinizde olduğu gibi. Belki de başarınızı kıskandığımı düşündüğünüz için öyle geliyor size. (yorum)

– Hasta: Biliyorum bunu yapmayacaksınız. Bana karşı her zaman adil davrandınız ama endişem orada duruyor. Sizin yanınızda ihtiyatlı olmama yol açıyor.

Bu örnekte hastanın, terapist de dahil olmak üzere, diğer erkeklerle iyi ilişki kurmasını ve onlara güvenmesini zorlaştıran bilinçdışı bir çatışması var. Terapistin onun adına mutlu olacağına dair bir fantezisi ve terapistin kıskançlığının ona saldırmasına ve onu yaralamasına (parasını almasına) neden olacağına dair de karşıt bir fantezisi var. Hasta, terapistin tepkisi hakkında endişelenir, sonra geri adım atar -bu uyumsuzluk, terapistin karşı karşıya olduğu çatışmaya işaret eder. Yüzleştirme, terapistin çatışmaya odaklanmasını sağlar. Son olarak, terapist bilinçdışı çatışmayı yorumlar. Terapistin, çağrışımlarda bulunan genetik bağı eklediğini unutmayın. Yine, bu yorumun “çünkü şematiği” şeklinde yazılabileceğine dikkat edin.

Bu yorum hem bir aktarım yorumu (transference interpretation) hem de bir genetik yorumdur (genetic interpretation), çünkü erken bir ilişkinin çatışmada nasıl etiyolojik bir rol oynadığına dair bir hipotez içerir.

Savunmanın yorumlanması (savunma analizi)

Hasta, altmış sekiz yaşında bir erkektir; otuz dokuz yaşında bir kadın terapistle üç yıldır terapidedir. Aşağıda, dört haftalık bir yaz tatilinden sonraki ilk seanstan bir kesit yer alıyor:

– Hasta: Bir kez daha. Ağustos ayında iyiydim. Terapiye ara vermek güzeldi ve ekonomik olarak da işime yaradı. Neden hep zor olacağını düşündüğümü bilmiyorum. İlaçları almaya devam ettim ve düşündüğüm kadar endişeli değildim.

– Terapist: Elbette iyiydin. Bunu ben ayrılmadan önce konuşmuştuk -kriz günleri geride kaldı. (onaylama, yüzleştirme)

– Hasta: Peki neden haftada iki kez buraya gelip duruyorum? Görüşmediğim dönemde, belki haftada bir gelirim diye düşünüyordum. Bana çok yardımcı oldunuz. Konuşabileceğimiz pek çok şey olduğunu biliyorum -bu yaz büyük bir kavga yaşamadık ama karımla aramız çok da iyi değildi. Ameliyatından beri hala seks yapmadım. Bu sonsuza kadar böyle mi gidecek? Ama bu konudaki hislerim hakkında konuşmanın ne faydası var?

– Terapist: Karınıza neler olduğu hakkında daha fazla şey söyleyebilir misiniz? (soru)

– Hasta: Konuyu değiştirmeye çalışmayın -ben terapiden ve randevularımdan bahsediyorum. Geçen yıl da aynı şekilde -biraz yorgun- hissettiğimi hatırlıyorum; yeniden öyle mi olacağım? Karım ve ben. Konuşmak neye yarar ki?

– Terapist: Geçen yıl aradan (tatilden) sonra da böyle hissettiğiniz doğru -bununla ilgili başka hisleriniz var mı? (netleştirme)

– Hasta: Uzakta olmak ve sonra tüm o haftaları sizinle geçirmek zorunda olmak, size yeniden güvenmek; bazen bunun için çok yaşlı olduğumu hissediyorum.

– Terapist: Aradan sonra benimle tekrar ilişkiye girmek acı verici olduğu için, eğilimin uzaklaşmak, aramıza mesafe koymak, böylece aralar/ uzaklaşmalar daha az acı verici olur. (yorum)

– Hasta: Sadece reçete yazsaydınız, evet, daha kolay olurdu. Gittiğinizde benim için zor oluyor. Bir tatil yapmalısınız ama ben gerçekten bu odada güvende hissetmeye geliyorum…

– Terapist: Ve bana güvenmeye (yorum)

– Hasta: Bunu söylemesi daha zor.

Bu örnekte hasta bilinçdışı bir çatışma yaşıyor. Terapistine güveniyor ve onun hakkında güçlü hisler besliyor ancak bağımlılığın tahammül edilemeyecek kadar acı verici olabileceğini düşünüyor. Bu endişeye anksiyeteye yol açar ve bir savunma harekete geçirilir. Buradaki savunmalar, duygulanımın inkarı, rasyonelleştirme ve eyleme geçmenin bir kombinasyonudur: “Ona ihtiyacım yok. Seansları haftada bire indirirsem ondan uzaklaşmış olurum; hem de daha az ücret öderim.”

Hasta, dağılmamak için, terapiste, ona gerçekten ihtiyacı olmadığını söylediğinde savunma varlığını hissettirmeye başlar. Terapist, hastaya daha önce onunla hemfikir olduğunu hatırlatarak onu bu uyumsuzlukla/ tutarsızlıkla yüzleştirir. Hasta geçen yıl da aynı şekilde hissettiğini hatırladığında terapist savunmayı netleştirebilir. Hastanın duygulanımı ön plana çıkınca, savunmanın yorumunu duyabildiğini hisseder (terapist). Hasta savunmayı kabul eder, ancak terapistten uzaklaştığında “siz” yerine “bu oda” diyerek savunma mekanizmasını işletmeye devam eder. Terapistin bir sonraki müdahalesinin [“ve bana güvenmeye”] kısa ama yine de bir savunma yorumu olduğunu unutmayın. Bu kısa ifadeyi, birbirini iyi tanıyan insanlar arasında bir kestirme yol olarak düşünebilirsiniz.

Savunma ile çalışmada destekleme ve açığa çıkarmanın karşılaştırılması

Savunmalarla çalışırken destekleme ve açığa çıkarma hedefleri arasındaki farkları şöyle özetleyebiliriz:

  • Destekleyici çalışmada (supporting work), ele alacağımız savunmalar konusunda daha seçiciyiz. Sorunlu savunmalara alternatif önerirken, uyumsal işlevi olan savunmaları belirlemeye ve teşvik etmeye çalışıyoruz. Ayrıca şu anda ideal olarak uyum sağlayıcı olmasalar bile, büyük zarar vermeyen, “yeterince sağlıklı” savunmaları yorum yapmadan “destekleyici bir şekilde baypas ediyoruz”.
  • Açığa çıkarıcı çalışmada (uncovering work), altta yatan fantezileri ve çatışmaları açığa çıkarmak ve ardından daha uyumlu seçimler yapmaları için, hastalara, savunmalarını bilinçli hale getirmeleri için kademeli olarak yardımcı oluyoruz.
Photo of author

Yusuf Bayalan

Psikolojik Danışman. İstanbul'da kendi ofisinde (yüz yüze ve online), yetişkinlerle, bireysel sorunlar ve ilişki sorunları üzerine çalışıyor. Psikodinamik psikoterapi uyguluyor.

Yorum yapın