Hizmet Alanları

Aile Danışmanlığı Nedir?

Aile danışmanlığı bazı kaynaklarda çift veya evlilik danışmanlığı olarak da kullanılmakla birlikte aslında çocuk ve anne-babayı da içine alan bir danışmanlık türüdür. Bu yazıda çocukların da dahil olduğu aile danışmanlığı ele alınacaktır.

Aile Danışmanlığı Nedir?

Aile danışmanlığı; aile danışmanlığı alanında eğitim almış uzman kişi tarafından verilen, aile bireyleri arasında yaşanan problemlere farklı bakış açıları sunan, sorunların çözümü için aile üyelerinin daha kaliteli ilişki kurabilmelerini sağlayan bir danışmanlık hizmetidir.

Aile danışmanlığında süreç bireyler ile ayrı ayrı değil, tüm aile birlikte olarak yürütülür. Bu durum anne, baba ve çocuk/çocuklar ile olabileceği gibi bazı durumlarda büyükanne, büyükbaba, teyze, amca vb. de sürece dahil edilebilir. Aile danışmanlığı, bireyi tek başına ele almak yerine aileye bir bütün olarak bakar. Aile üyelerinin birbirini karşılıklı olarak etkilediğini söyler. Bu nedenle aile üyelerini bir bütün olarak ele almanın problemin daha kolay çözülmesini sağlayacağını belirtir.

Kimler Aile Danışmanlığı Hizmeti Verebilir?

Aile danışmanlığı son yıllarda popülerleşen bir alan olmuştur. Bu nedenle aile danışmanlığı almadan önce dikkat edilecek en önemli husus bu hizmeti verecek kişinin eğitimidir. Aile danışmanlığı için öncelikle buna uygun lisans bölümünden mezun (özellikle psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyal hizmet gibi görüşme tekniklerine hakim bölümlerden mezun olması) daha sonrasında ise aile danışmalığı alanında yüksek lisans yapmış veya ilgili yerlerden aile danışmanlığı sertifikası almış olması gerekmektedir. Farklı alanlarda lisans eğitimi alıp birkaç günlük eğitim ile aile danışmanlığı sertifikası almış kişilere itibar etmemek gerekir. Çünkü bu alan oldukça hassas olup yapılacak küçük bir hatada ailenin hem maddi hem manevi olarak hasar almasına sebep olabilir. Bu durumdan korunmak için aile danışmanlığı hizmeti alacağınız kişiden lisans, yüksek lisans varsa doktora diplomalarını ve uygun yerlerden aile danışmanlığı eğitimi aldıklarına dair sertifikalarını sorgulamak gerekli ve önemlidir.

Aile Danışmanlığından Hangi Alanlarda Destek Alınabilir?

  • Eşler arasında görülen ilişki problemleri
  • Ebeveyn-çocuk arasında görülen ilişki problemleri
  • Çekirdek aile-kök aile (üst kuşak) arasında görülen ilişki problemleri
  • Aile içi çatışmalar
  • Aile içi iletişim problemleri
  • Aile içi şiddet
  • Boşanma süreci ve sonrasında yaşanan problemler
  • Ailede yaşanan önemli değişiklikler (Şehir değişikliği, iş kaybı, aileye yeni bir üyenin katılımı, aile üyelerinden birinin evden ayrılması, ciddi sağlık problemleri, ölüm vb.)
  • İkinci evlilikler (Eşlerden birinin veya ikisinin de ikinci evliliği yaptığı durumlar, üvey anne/baba /kardeş ile ilgili konular)
  • Ebeveynlerin eşleri veya çocukları ile daha kaliteli ilişki kurma isteği

Aile Nedir?

Aile danışmanlığını ele almadan öncelikle aile kavramının ne olduğunu tanımlamak gerekir. Geleneksel olarak anne, baba ve çocuklardan oluşan birim olarak tanımlanan aile, her üyenin birbirine karşı belirli yükümlülükleri olduğu ve ortak bir alanı paylaştığı birincil sosyal kurum olarak tanımlanabilir. Kendini aile olarak tanımlayan ve birbirine karşı belirli sorumluluk ve görevleri üstlenen iki veya daha fazla kişiden oluşur. İnsan, bazı özel durumlar dışında bir aile üyesi olarak dünyaya gelip yaşamının büyük bir kısmını bir aile içinde geçirir. Bu nedenle, insanın yaşamı boyu karşılaştığı birçok sorun bulunduğu aileden önemli ölçüde etkilenir. Aile; kan bağı, evlilik, evlat edinme veya yakın arkadaşlık yoluyla oluşan üyeleri kapsayabilir. Aile yapısı nasıl oluşursa oluşsun aşağıda sayılan özellikler birçok aile için söylenebilir.

Aile, çoğu zaman farklı kuşaklardaki bireylerden oluşur.

Aile, çocuklar, anne-babalar, büyükanne-büyükbabalardan oluşur. Her bir kuşak bir sonraki kuşağa aile ile ilgili aktarımlarda bulunur ve birbirini etkiler. Farklı kuşaklardan her aile üyesinin katkısı ile aile zenginleşmektedir. Örneğin büyükanne/büyükbaba bilgelik adına önemli bir kaynak oluşturabilir veya anne/baba ailenin genç üyelerine model oluşturabilir. Aileyi oluşturan her bir üyenin kendi gelişimsel görev ve gereksinimleri karşılandığında, aile daha rahat ve uyumlu bir şekilde gelişir.

Aile, üyesi olan yetişkinlerin her birinin kendi tarihini içinde barındırır.

Ailedeki her bir bireyin farklı inanç, değer ve tutumları ile geçmişten getirdiği deneyimleri, her aile üyesini büyük ölçüde etkilemektedir. Bu inanç, değer, tutum ve deneyimler diğer aile üyeleri için farklılaşmakta veya ortaklaşmaktadır. Çocuk büyüdükçe aileden devraldığı değer, inanç ve tutumlardan bazılarından hoşlanmayabilir. Ancak çocuk bunu yok saymaya çalışsa da bu değerler bir şekilde onun parçası haline gelmiştir.

Aile, üyesi olan yetişkinlerin her birinin kendi tarihinden etkilenir.

Çocuğa fiziksel, duygusal ve entelektüel bir çevre sağlayan aile, bu çevre ile çocuğun gelecekteki yaşamında dünyaya bakış açısını etkilemektedir. Ailedeki yetişkinlerin kişisel tarihi çocuğun nasıl yetişeceğini, ailenin nasıl gelişeceğini ve ailenin bütün olarak nasıl işlev göstereceğini etkiler. Ailenin sağlıklı işlev göstermesi, ailedeki yetişkinlere bağlıdır.

Ailenin Bir Üyesi Olarak Çocuğun Aile İçindeki İşlevi

Aile, bireylerden oluşan bir gruptur. Bu bireylerin her biri çocuğun yaşamında duygusal ve sosyal açıdan oldukça etkilidir. Çünkü çocuklar zamanlarının büyük bir bölümünü aileleri ile birlikte geçirmektedir. Aile bireylerinin düşünce, davranış ve aileye ilişkin algıları ailenin diğer üyelerinden, ailenin gelişimsel değişimlerinden ve dışsal faktörlerden etkilenmektedir. Aile danışmanlığı bu noktada aile üyelerinin bireysel olarak algılarını, düşüncelerini ve davranışlarını etkiler.

Ailedeki her bir bireyin aile içinde varlığını sürdürmesi için gerekli düşünce ve davranış becerilerine sahip olması gerekir. Bu düşünce ve davranışlar, aile bireylerinin duygusal ve fiziksel gereksinimlerini karşılamalarını ve aile sisteminde oluşan kaygıları azaltıp rahat bir aile ortamı oluşmasını sağlar. Bazı durumlarda ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını karşılama biçimi uygun olmayabilir. Bu durum diğer aile üyeleri ve çocuk için sorun yaratabilmektedir.

Aile içindeki gelişimsel değişimler kaçınılmaz olup aileyi önemli ölçüde etkilemektedir. Bu değişimler yaşamın olağan bir parçasıdır ve aile bu yeni duruma adapte olmalıdır. Örneğin doğum ile aileye yeni bir üyenin katılması, çocuğun ergenlik dönemine geçmesi, iş nedeniyle taşınma, aileden birinin ölümü gibi birçok olayın yaşanması doğaldır. Bu yeni olaylar ile değişen hayatlarında aile bireylerinin algılarında, düşüncelerinde ve davranışlarında da değişim görülmeye başlanır. Örneğin yeni bebek sahibi olan bir çiftin hayat tarzında değişimler görülme olasılığı yüksektir. Bazı durumlarda ise aile değişimi kabul etmez ve bu durum aile sistemi içinde sorunlara yol açar. Örneğin çocukluk döneminden ergenlik dönemine geçen bir çocuğu olan aileyi düşünelim. Ebeveynlerin çocuklarının ergenlik dönemine geçtiğini kabul etmeyip ona eskiden davrandığı gibi davranmaya devam ettiği, ev içinde yeni duruma uygun yeni kurallar koymadığı, çocuklarının değişen ihtiyaçlarına uygun davranmadığı durumda ebeveyn-çocuk arasında çatışmaya sebep olup aileye yalan söyleme, aileden uzaklaşma, istenmeyen olumsuz davranışlarda bulunma gibi sorunlara sebep olabilir. Çocuğun bağımsızlığına izin vermek için aile sınırlarında esnekliği arttırmalıdır. Ailenin hayat içinde değişen durumlara karşı gösterdiği bu gibi tepkiler kaçınılmaz olarak çocuğun algılarını, düşüncelerini ve davranışlarını da etkiler.

Çocuk Odaklı Aile Danışmanlığı

Çocuklar, duygusal ya da sosyal sorun yaşadığı zaman aileleri ya da bakım veren kişiler tarafından terapiye getirilirler. Çocuğun kabul görmeyen davranışları, ailenin diğer üyelerini de etkiler. Ancak çocuğun bu kabul görmeyen davranışları zaten genellikle çocuğun en çok zaman geçirdiği çevre ile ilişkilidir. Ailenin, çocuğun yaşamını duygusal ve sosyal açıdan doğrudan etkilediği açıktır. Bu nedenle çocuğun davranışlarını anlamak için aile etkileşimlerine ilişkin bilgi edinme ve gözlem ile aile sistemine ilişkin veri toplanarak bunların ne ölçüde çocuğun duygusal ve davranışsal sorunlarına katkıda bulunduğu incelenmelidir. Aile etkileşimine ilişkin bilgi edinme çocukta sorun olarak görülen davranışın ilk olarak ne zaman başladığı ve nasıl şekillendiğine ilişkin de bilgi verir. Çocukta sorun davranış olduğu durumlarda çocuk ile bireysel görüşülmesi yeterli olmayabilir. Bazı durumlarda çocuk etiketlenmiş veya günah keçisi ilan edilmiş olabilir. Ailenin çocuğun yaşamını birincil olarak etkileyen kurum olması sebebi ile çocukla çalışırken sürece aileyi de dahil etmek ve bu sürece aile danışmanlığı çerçevesinde ilerlemek sürecin daha etkili geçmesini sağlamaktadır. Bu süreçte ailedeki üyeler düşünce, inanç ve davranışlarında değişim yaratmak için kendi ihtiyaçlarını fark ettikçe çocukta da değişim başlar.

Aile Danışmanlığında Kullanılan Temel Kavramlar

Aile danışmanlığı sürecinde dikkat edilmesi gereken bazı temel kavramlar vardır. Aile danışmanının bunlara dikkat etmesi ailenin dinamiğini anlamasını ve yönünü belirlemesini sağlar. Aşağıda bu kavramlardan önemli olarak görülenlerden bazıları açıklanmıştır.

Kurallar: Ailede kararlı bir sistem için üyelerin etkileşimini düzenleyen açık veya örtük sözleşmedir. Ailelerde hangi davranışların kabul edilip hangilerinin edilmeyeceğine yönelik gizli ya da belirgin kurallar vardır. Kuralların genellikle ailenin değerler sistemine göre düzenlendiği görülür. Aile içinde kurallar belirsiz, tutarsız, katı vb. olabileceği gibi hiç kural olmadığı durumlar da olabilir. Aile danışmanlığı sürecinde ailede işlevsel olmayan kuralların fark edilip değiştirilmesi hedeflenir.

Roller: Ailenin oluşturduğu normlar ve beklentiler ile pekiştirilmiş, kişinin bireysel olarak belirlediği davranış örüntüsüdür. Her aile üyesinin belirli rolleri vardır ve bu role uygun davranması beklenir. Aile danışmanlığı sürecinde aile üyelerinin hangi rollere sahip olduğu gözlemlenebilir. Bazı durumlarda roller birbiri içine geçmiş olabilir veya bir aile üyesi diğer bir aile üyesinin rolünü de üstleniyor olabilir. Bu gibi durumlara dikkat etmek gerekir.

Sınırlar: Ailenin etkileşimlerini belirleyen yazılı olmayan kurallardır. Ayrıca etkileşimi düzenleyen kuralları da içeren, bireyi ve ailenin bütünlüğünü koruyan ve artıran duygusal bariyerler olarak da adlandırılabilir.

Bazı aileler daha gevşek bazıları ise daha katı sınırlara sahiptir. Gevşek(yakın) sınırlar, çok geçirgen olmaları nedeniyle aile üyelerinin birbiriyle fazla iç içe geçmesine yol açar. Bu tür ailelerde, bireyler birbirine aşırı yakın olup sınırları neredeyse yoktur. Katı sınırlar söz konusu olduğunda ise, alt sistemler arasındaki bilgi akışı en az seviyededir ve buna bağlı olarak aile üyeleri arasında kopukluk yaşanır. Üyeleri arasındaki iletişim az ve duygusal uzaklık fazladır. Özerklik düzeyi yüksektir ancak ait olma duygusu düşüktür. Uygun sınırlar ise, aile sisteminin güçlenmesini sağlar ve işlevsel olmayan davranış kalıplarını engeller.

Süreç: Aileler genellikle süreç yerine içeriğe odaklanır. İçerik, oturumda tartışılan somut konular yani danışma sırasında konuşulanlardır. Süreç ise içerik olan konuların nasıl tasvir edildiği ve kişilerarası dinamik ve davranış örüntüleridir.Örneğin çocuğun okul performansı, arkadaş seçimi, eve giriş çıkış saatleri vb. ailedeki tartışmaların içerik konularıdır. Danışmanın herhangi bir anında hangi konu olduğuna bakılmaksızın bu konuların tartışma süreci aynıdır. Süreç, ailede temel olarak tekrarlanan işlevsel olmayan problem çözme örüntüsünün nasıl olduğunu gösterir.

Aile danışmanına gelen aileler genellikle içeriğe odaklanırlar. Boşanma, çocuğun okul sorunları, aile üyelerinden birinin depresyonu gibi içerik sorunları ile gelirler. Aile danışmanı bu sorunların içeriği üzerine konuşur ancak bu sorunları çözmeye çalıştıkları süreci düşünür. Örneğin çiftin çocuğun okulda yaşadığı bir sorun üzerine tartıştığı sırada danışman anne-babanın idareyi ellerinde nasıl tuttuklarına ve birbirlerini destekleyip desteklemediklerine bakar. Bunun yerine onlara sorunu nasıl çözeceklerini söylerse, danışman süreç yerine içerik üzerine çalışıyor demektir. Bu durumda sorun çözülmüş gibi görünse de anne babanın karar verme, problem çözme süreçlerinde ilerleme kaydedilmemiş olacaktır ve aileye daha iyi işleyen bir sistem olma yolunda yardımcı olamayacaktır. Bu yüzden aile danışmanının içeriğe (aile üyelerinin ne konuştuğuna) değil, iletişim sürecine (nasıl konuştuklarına) odaklanması ve aileye de bu yönde farkındalık kazandırması önemlidir.

İletişim Örüntüleri: Aile içindeki iletişimin nasıl gerçekleştiğini ifade eder. Ailenin sözel ve sözel olmayan etkileşimleri aile örüntülerinin kalbi niteliğindedir. Aile içinde kimin kiminle konuştuğu, birbirleri ile konuşup konuşmadıkları, sen/ben dilinin nasıl kullanıldığı, tartışmalarda hakimiyetin kimde olduğu, tartışmalar sırasında ne tür kelimelerin kullanıldığı, tartışmalara nasıl bir tutumun hakim olduğu, aile üyelerinin birbirlerini dinleme becerileri vb. ailedeki sözel davranışların oluşturduğu iletişim örüntüleridir. Aile üyelerinin konuşurken kullandıkları göz teması, baş sallama, jest ve mimikler, birbirleriyle ilişkilerine göre oturma düzenleri, birbirlerinden kaçınma davranışları, aralarındaki fiziksel temas ve bu temasın niteliği(rahatlatıcı, zoraki…) vb. ise sözel olmayan davranışların oluşturduğu iletişim örüntüleridir. İletişim örüntüleri aile danışmanına aile hakkında önemli bilgiler verir.

Üçleme: İki kişi arasındaki bir çatışmaya birini daha dahil etmektir. Anne ve babanın bir çatışma sırasında çocuğu; çocuk ve ebeveynlerden biri arasındaki bir çatışmada ise diğer ebeveynin olaya dahil edilmesi ile üçleme oluşturulabilir.

Ailede çocuğun üçlemeye dahil edilmesi sık görülen durumlardandır. Eşler birbirleri ile çocuk üzerinden tartışırlar. Bu gerçek problemlerin konuşulmadığı örtük bir evlilik çatışmasıdır. Aile çocuğun davranışı için birbirlerini suçlarken aslında ayrılık ile sonuçlanabilecek konular saklı kalır veya yanlış tarafa çevrilir. Eşler arasındaki çatışmayı karı-koca rolleri yerine anne-baba rolleri üzerinden tartışır. Aile danışmanı tarafından bu tür üçlemelere dikkat edilmesi önemlidir.

Günah Keçisi: Ailede işlevsel olmayan üçlemelerin neden olduğu acının, aile üyelerinden yalnızca birinin üzerine yıkılması durumudur. Üçlemede genellikle çocuk buna dahil edildiği için ailede günah keçisi de genellikle çocuk seçilir. Aile, ‘Eğer o böyle davranmasaydı daha iyi olurduk.’ diye düşünür. Bazı durumlarda da eşlerden biri diğerini suçlayarak aynı şeyi söyleyebilir. Tüm stres, hayal kırıklığı ve öfke günah keçisi olarak seçilen aile üyesine yöneltilir. Ailede günah keçisi olarak seçilen bu kişi bazen bu durumu içselleştirir ve bir süre sonra gerçekten buna uygun olarak davranmaya başlayabilir.

Güç: Diğerlerini etkileyebilme becerisidir. Aile içinde gücün hangi üyelerde olduğuna, bunu nasıl elde ettiklerine, nasıl koruduklarına ve diğer üyeler üzerindeki etkilerine bakılır. Örneğin otoriter bir baba diğerleri üzerinde baskı kurma yoluyla ailede gücü temsil ediyor olabilir. Bazı durumlarda ise bir ergen isyan edip diğerlerini dinlememe gücüne sahiptir. Olaylar karşısında bir şey yapmayıp sessiz kalan bir anne de değişime direnç gösterip mevcut durumu sürdürme gücüne sahip olabilir.

Mahremiyet: Bu kavram aile içinde üyelerin bireysel sınırlarını korurken aynı zamanda diğer üyelere karşı ilgili olması ve bağ kurabilmesi ile ilgilidir. Her birey diğerine karşı yakınlığını farklı şekilde ifade edebilir. Örneğin biri dokunup sarılarak ifade ederken kimi sözlerle, bir diğeri davranışları ile ifade eder. Ailedeki bireylerin mahremiyet tarzını anlamak aile danışmanına müdahale sürecinde yardım eder.

Aile Danışmanlığı Süreci

Ailedeki bireylerinin aileye ilişkin algılarını paylaşmak

Ailedeki her bir birey olayları kendi objektifinden bakıyormuş gibi farklı açılardan görür. Çocuktaki sorun davranış nedeniyle yapılan bir aile danışmanlığı düşünelim. Ailenin çocuğun sorununu aile içinde nasıl bir yer tuttuğunu fark edebilmesi için aile üyelerinin aileyi nasıl bir objektiften gördüğünü anlamak gerekir. Bunun için başlangıçta öncelikle her bir aile üyesinden aileyi tanımlaması, ailenin işlevine ilişkin bakış açısını paylaşması istenerek aile üyeleri arasındaki farklılıklar görülebilir. Bu süreçte çocukta görülen sorun davranışın sürmesine veya katkısına yol açan aile içi etkileşim örüntüleri de görülebilir.

Aile danışmanlığında her bir aile üyesinin bireysel bakış açılarını aktarmaları teşvik edildiğinde tüm aile, diğer aile üyelerinin aileyi nasıl gördüğünü öğrenir. Böylece olaylara sadece kendi objektifinden bakmaz, diğerlerinin bakış açılarından da bakmaya başlar. Bu süreçte aile üyeleri diğerlerine katılmayabilir ya da kendi açıklamalarını gözden geçirebilirler. Bazı durumlarda ise bu durum aile üyelerinin birbirine karşı daha empatik olmasını ve diğer aile üyesine ilişkin aklına gelmeyen bazı düşünce ve duygularını fark etmesini sağlayabilir. Bu süreçte her bir aile üyesinin aileye ilişkin bakış açısını belirtmesi ve anlattıklarının diğerleri tarafından kesilmeden dinlenmesi önemlidir. Aile danışmanı herkese eşit süre vererek her aile üyesini dinlemelidir.

Geribildirim verilmesi

Aile danışmanı aileye ilişkin algısına dair geribildirim vererek sürece yardımcı olur. Bu süreçte aile danışmanının yansız, önyargısız ve şeffaf olması önemlidir. Aile danışmanının geri bildirimi aileye, aile ile ilgili ek bir resim sunar ve farklı bir gözden nasıl göründüğünü görmelerini sağlar. Aile bunu kabul edebilir veya reddedebilir. Ancak reddetse bile aile, yeni bir bakış açısı kazanır ve bu aile üyelerinin kendi bakış açılarını gözden geçirmesine yardımcı olur, aile üyelerine farkındalık kazandırır. Aileye geribildirim verirken aile danışmanı ailenin kaynaklarını ve yeterliliklerini ön plana çıkarması, aile üyelerinin bireysel açıdan güçlü olan yönlerine vurgu yapması önemlidir. Ayrıca görüşmelerde fark edilen süreçlere ve etkileşim örüntülerine ilişkin yorum yapmak da oldukça önemlidir.

Farkındalığın arttırılması

Aile mevcut aile sistemine ilişkin etkileşim örüntülerini fark ettikçe yeni iletişim örüntüleri deneyerek değişim için fırsat yaratır. Aile üyeleri farkındalıkları arttıkça yanlış ve işlevsel olmayan duygu, düşünce ve davranışlarını yenileri ile değiştirmeye başlar. Bu yeni iletişim örüntüleri de aile üyelerinin sürece katılma ve süreçten hoşlanma olasılığını artırır. Ailenin farkındalığı sürecinde aile üyeleri diğer üyeleri nasıl gördüğünü, aile ilişkileri sırasında nasıl hissettiğini ve nasıl bir aile ilişkisi istediğini ifade etme fırsatı bulur. Ailenin farkındalığı ile başlayan değişimlerin süreç içinde mutlaka altı çizilip yeni değişimlere teşvik edilmelidir.

Aile Danışmanlığında Kullanılan Teknikler

Bu başlık altında aile danışmanlığında kullanılan tekniklerinden bazıları açıklanmıştır. Ancak bunların dışında da aile danışmanlığında kullanılan farklı teknikler bulunmaktadır.

Yaşam Hikayesi Alma

Ailenin nasıl kurulduğunu, ne zaman kurulduğunu, nasıl bir araya geldiğini, nasıl tanıştığını, ne yaptığını, çocuklarının olup olmadığını, eğer varsa nasıl dünyaya geldiğini vb. sorarak aileyi yakından tanıma imkanı bulunur. Bu teknikte dikkat edilmesi gereken husus ailelerin hangi konuları anlatırken ne tür tepkiler verdiğine odaklanılmasıdır. Hangi konuyu anlatırken daha mutlu olduğu, hangi konuyu anlatırken daha gergin olduğu, hangi konuda aile üyelerinin birbirine daha yakın veya daha uzak durduğu vb. sözlü olmayan tepkilerine dikkat edilmelidir. Aile üyelerinin bu tepkileri bazen aile danışmanına anlattıklarından daha çok bilgi verebilir.

Genogram (Aile/Soyağacı) Tekniği

Genogram, en az üç nesli gösteren bir çeşit aile ağacı çizimidir. Bir genogram oluşturmak için şu üç basamak yerine getirilmelidir:

(1) aile yapısının bir haritasını çıkarmak (ayrıntılarını belirlemek),

(2) aile bilgilerini kaydetmek ve

(3) aile ilişkilerini tanımlamak.

Aile ağacından ziyade bir genogram, birkaç nesil boyunca karmaşık aile yapılarının grafiksel olarak gösterilmesidir ve süreçte problemli davranışlar, daha geniş aile sistemlerinin içeriğine yerleştirilir. Bu teknik ile karmaşık aile ilişkilerinin kısa yoldan tanımlanmasının yanı sıra tüm aile pratik bir şekilde ele alanabilir. Böylece aile sistemi içerisinde var olan davranış örüntülerini, rolleri ve ilişkileri analiz etmeye imkan verir. Ayrıca genogram oluşturulurken, ailenin danışmanlığa gelmesine neden olan endişe verici konulardan farklı bir basamak olduğu için, aile üyelerinin kaygısı azalır ve genogram aileyi aile danışmanı ve diğer aile üyeleri ile iş birliği yapmaya teşvik eder.

Derecelendirme Tekniği

Bu teknikte danışmaya gelen aile üyelerinden, danışmaya gelmelerine sebep olan problemi 10 üzerinden değerlendirmeleri istenir. 10’ a yaklaşıldıkça problemin şiddetli olduğu anlaşılırken, 1’e yaklaşıldığında ise problemin az olduğu anlaşılır. Bu yol ile aile üyelerinin problemi hangi boyutta gördüğünü anlama fırsatı elde edilir. Burada amaç yaşanan problemin öneminin somutlaştırılmasıdır. Bu teknik danışmanlığın ilerleyen dönemlerinde tekrar edilerek ailenin ilk günden bugüne geçirdiği değişimin de somut olarak görülmesini sağlar. Ayrıca bu aile üyeleri için motive edici olur. Aile üyelerinin  kendisindeki değişimi görmesi bu sürece olan inancını da etkiler.

Ev Ödevleri

Aile danışmanı görüşmeler arasındaki süreyi aileye bırakmak yerine, süreci ev ortamında da sürdürmeyi destekleyebilir. Ev ödevleri, aile içerisinde beceri oluşturmaya ya da özel davranışlar göstermeye yönelik olmaktan çok, belirli isteklerle ilgili olabilir. Aslında ev ödevlerinde güçlü bir davranışsal yönlendirmede yer almaktadır. Ailenin problemine veya ihtiyacına yönelik olarak daha kolay yapabileceklerinden daha zor olana doğru izlenecek bir sırayla aileye ev ödevleri vermek aile danışmanlığı sürecinin daha verimli geçmesini sağlayacaktır. Örneğin aile içerisindeki rollerle ilgili sıkıntılar yaşan bir aile görüşmeye geldiğinde onlardan, diğer oturuma kadar aile üyelerinin yapmakla sorumlu oldukları ev işlerinin bir listesini yapmaları istenebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkama,  alışverişe gitme, çocuğun kendi odasını toplaması gibi işler örnek verilebilir. Daha sonra aile üyelerinin bunları kendi aralarında konuşması ve bir iş bölümü yapması istenebilir. Başka bir örnek vermek gerekirse aile içi iletişim problemleri olan, birbirleri ile tartışma dışında konuşamayan bir aile düşünün. Bu aile ile hep birlikte keyif alarak yapabilecekleri ortak bir aktivite keşfedilip belirli zamanlarda bunu yapması istenebilir. Aileye verilen bu ev ödevleri ve neler yaptıkları konusu görüşmeler sırasında konuşulur.

Yeniden Tanımlama

Ailede problem olarak görülen durumun ailede mantıklı veya mantıksız da olsa bir işlevi vardır. Örneğin, okul fobisi olan bir çocuğun durumunda, çocuğun davranışının sebebi dikkati kendi üzerinde toplayarak, ebeveynlerinin evliliğini bir arada tutma çabası olabilir. Buna ikincil kazanç da denilebilir. Aile danışmanı ailede görülen sorunu yeniden tanımlayarak bunu ortaya çıkarabilir.

Döngüsel Sorular

Döngüsel soru, A’nın B’ye ilişkin duygu, düşünce ve aldılarını üçüncü bir kişi olan C’ye sorma yoluyla gerçekleşir. Aile danışmanın sorduğu döngüsel sorular aileyi doğrusal düşünmenin dışına çıkarır. Çünkü genellikle aile üyeleri ‘Benim bu davranışımın sebebi o çünkü böyle yaptı.’ diye düşünür. Yani diğerini suçlama eğiliminde olup soruna doğrusal bir nedensellik ile bakar. Ancak hayatta her şey neden-sonuç ilişkisine bağlı değildir. Her bir aile üyesinin davranışı diğerini karşılıklı olarak etkiler. Aile danışmanı döngüsel sorular sorarak aile üyelerinin tekrar eden düşünce şekline farklı bir bakış açısı ile bakmasını sağlar. Probleme yönelik nedenlerden çok iletişim biçimlerine odaklanılmasını sağlar.

Aile Heykeli

Aile heykeli oluşturma, aile ilişkilerin nasıl olduğunu düşünüyor ve hissediyorsa ya da o anda ailenin nasıl olmasını istiyorsa aile üyelerinin ilişkilerini, sınırlarını ve diğer aile dinamiklerini göstermek amacıyla sahne üzerindeymiş gibi yapılan bir tekniktir. Bu teknik, var olan ilişkileri gösterme veya iletişim örüntülerini değiştirme ve aile ilişkilerini yeniden yapılandırma olarak kullanılabilir. Geçmiş, şimdi ve gelecek üzerine yorum yapma imkanı verir. Geçmişte ilişkilerin nasıl yaşandığı, aile üyelerinde şuan ne gibi değişikliklerin yaşandığı, gelecekte danışanla ne gibi değişiklikleri gerçekleştirmek istedikleri, bunlarla ilgili duyguları konuşabilme fırsatı verir.

Yeniden Çerçeveleme

Bu teknik aile üyelerininn şikayet ettiği davranışlar hakkında alternatif düşünebilmek, mantıklı başka bir açıklama yapabilmek ya da aile üyeleri arasındaki ilişki örüntülerinde değişim oluşturabilecek daha çok olasılığı keşfedebilmek için kullanılır. Aile danışmanı aile üyelerine önce sorun olarak dile getirdikleri durumla ilgili başka mantıklı açıklamalar yapmasını isteyip soruna yeni bir bakış açısıyla bakma imkanı sağlayabilir. Bu süreçte aile bir duruma yeni bir anlam yükleyebilir ve bu sayede alternatif davranış şekilleri keşfedebilir. Yeniden çerçevelendirme mevcut durumu değiştirmez fakat duruma ilişkin algıyı değiştirerek değişime olanak sağlar.

Aile Danışmanlığının Önemi

Aile danışmanlığı, çocuğun veya anne/babanın yaşadığı sorunların aile bağlamı içinde nasıl yer aldığını görebilmeyi sağlar. Ayrıca ailenin, çocuğun veya anne/babanın davranışlarını sürdürmesine nasıl katkıda bulunduğunu yani ailenin bu süreçteki işlevini görmemizi sağlar. Aile içindeki davranış ve etkileşimlerin aile üyelerini nasıl etkilediğini anlamak önemlidir. Aile danışmanlığı ile tüm bu süreçler aile üyeleri tarafından fark edilir. Aile danışmanlığı süreci aile üyelerinin her birini doğrudan veya dolaylı olarak kendi davranışlarını, düşüncelerini ve algılarını gözlemleyip tanımlamasına yardımcı olur. Böylece aile üyeleri kendine yardımcı olacak yeni davranış, düşünce ve algı geliştirmeye başlar.  Aile, sorunlarını çözebilmek için aile sistemine ilişkin kaynaklarını keşfeder. Her bir bireyin kendine ve ailesine ilişkin zihnindeki tablo değişir. Aile danışmanlığı sonrasında aile üyelerinin duygu, düşünce ve davranışlarında olumlu değişimler sağlanır, aile üyelerinin ve ailenin bir bütün olarak güven duygusu gelişir ve aile danışmanlığından sonraki süreçte sorunlarını kendileri çözebilecek düzeye gelirler. Bu yazıda aile danışmanlığının aile üzerindeki etkilerinin önemi görülmektedir.

Her aile, yaşamı boyunca bazı zorluklarla karşılaşır. Bunlardan bazıları ile daha kolay baş edebilirken bazıları ile daha zor baş edebilir. Bazı durumlarda ise bu sorunla baş edemez ve ailede çatlaklar oluşur. Bu durum normal olup her ailenin başına gelebilir. Bu durumu kabul edip süreci daha kolay geçirmek ve aile ilişkilerinizin kalitesini artırmak için lütfen aile danışmanlığı hizmeti almaktan çekinmeyin.

Kaynakça
  • Duyan, V. (2016). Sosyal Hizmet Temelleri, Yaklaşımları ve Müdahale Yöntemleri. Ankara: Sosyal Çalışma Yayınları.
  • Geldard, K., ve Geldard, D. (2016). Çocuk Psikoterapisi (2. Baskı). Erden G. ve Kudiaki Ç. (Ed., Çev.). Ankara: Türk Psikologlar Derneği Yayınları.
  • Gladding, S. T. (2015). Aile Terapisi Tarihi, Kuram ve Uygulamaları (5. Baskı). Keklik İ. ve Yıldırım İ. (Ed., Çev.). Ankara: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği.
  • Nichols, M. P. (2013). Aile Terapisi, Kavramlar ve Yöntemler (1. Baskı). Gündüz O. (Ed., Çev.). İstanbul: Kaknüs Yayınları.
  • Worden, M. (2013). Aile Terapisi Temelleri. (3. Baskı). Akbaş T. (Ed., Çev.). Adana: Nobel Kitabevi.

Psikolog T. Nihan Akaydın

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikoloji bölümü'nde lisans, Ankara Üniversitesi Aile Danışmanlığı Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimi gördü. Halen Ufuk Üniversitesi’nde Gelişimsel Sosyal Psikoloji Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimine devam ediyor. Özel bir kurumda psikolog olarak, çocuk ve ergenlerle çalışıyor. yusufbayalan.com için içerik üretiyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Call Now ButtonRandevu İçin Tıklayın
Kapalı
Kapalı