Başlangıç notu: Bu yazıyı okumadan önce "Sorunlarınıza yeni bir gözle bakmaya ne dersiniz?" ve "Sorun çözme terapisi nedir?"yazılarını okumanızı tavsiye ederim. Sorun çözme terapisinin temel kavramları arasında sorun, çözüm, sorun çözme, dayanıklılık, başetme vb. yer alır. Sorun nedir? Sorun, Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğü'nde "a. 1. Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem: “Türkiye'ye gölge oyununun ne zaman ve nasıl girdiği sorunu üzerine çeşitli yorumlar bulunmaktadır.” -M. And. 2. mec. Sıkıntı veren durum, dert." olarak tanımlanmaktadır. Sorun çözme ...
Devamını Oku
İnsan olmak “sorun”lu olmaktır. İnsan olmak her an bir sorunla karşı karşıya kalma ihtimaliyle yaşamaktır. Hatta şunu söyleme cesaretini kendimde görüyorum: nasıl bir insan olacağımızı sorun ettiğimiz şeyler(sorun olarak kabul ettiğimiz) ve bu sorunlarla başa çıkma şeklimiz belirlemektedir. Sorun çözme terapisi(SÇT), insanların günlük hayatta karşılaştıkları sorunlar karşısında zorlanması sonucunda gelişen birtakım ruhsal sorunların çözümlenmesinde kullanılabilen bir sağaltım yöntemidir. Sorun çöze terapisinin ana amacı, insanlara karşılaştıkları sorunlar karşısında nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği ve proble ...
Devamını Oku
Günümüz insanının en önemli psikolojik sorun çözme yöntemlerinden biri, psikoterapi/psikolojik danışmanlık desteği almaktır. Ne var ki yardıma ihtiyaç duyan herkes bir uzmanla yüz yüze görüşme imkanına sahip değil. Bu durumda da pek çok insan, uzmanlara internet üzerinden ulaşmakta ve sorularını iletmektedir. Her ne kadar gelen sorulara cevap verme çabası gütsek de ben dahil pek çok meslektaşım, zamansızlık, soruların çetrefilliği gibi sorunlar yüzünden bu konuda yeterli desteği sunamayabiliyoruz. Bu yüzden nice zamandır düşündüğüm şeyi, yani bir sorun çözme süreci yazı dizisi hazırlamayı gerçekleştirmeye çalışıyorum şu anda. ...
Devamını Oku
İnsan doğduğunda, kendisine diğer insanlara ve dünyaya(çevreye, nesnelere, hayata, varoluşa vb.) dair sabit bilgi ve inançlara sahip değildir. Ancak, insan “bilgi edinme potansiyeline” sahiptir. Bu potansiyeli ne şekilde kullanacağı; yani kendisiyle, diğer insanlarla ve dünyayla ilgili ne tür inanç ve tutumlar geliştireceği temel yaşantılarıyla direkt alakalıdır. İnsanın doğduğu andaki zihinsel yapısını “boş bir kişisel defter” alegorisiyle ifade edebiliriz. Gün geçtikçe insan bu deftere, yeni bilgiler ekler, yeni tanımlamalar yapar. Bu deftere yazılacak şeyleri, temel yaşantılar, duygular, düşünceler, fizyolojik reaksiyonla ...
Devamını Oku
Psikoterapi, psiko ve terapi kelimelerinden oluşan bir kavram/terimdir. Psiko, can, ruh, nefs; terapi de iyileştirme, daha iyi hale getirme anlamına gelmektedir. Buradan hareketle psikoterapi, “ruhsal yapı”nın, “psişik fenomen”in daha iyi hale getirilmesidir. Ruhsal yapının daha iyi hale getirilmesi için yapılan müdahaleye psikoterapi diyebilmemiz için, müdahale yöntemlerinin ilaç ve cerrahi yöntemleri içermemesi gerekmektedir. Peki ilaç ve cerrahi yöntem dışındaki her müdahale psikoterapi olarak adlandırılabilir mi? Tabii ki hayır. Psikoterapi ruhsal problemleri belirli bir patolojik(hastalık oluşumu) anlayış içerisinde ele al ...
Devamını Oku
Psikoterapi, tanımı üzerinde hemfikir olunamayan bir uğraş. Tanımlama çabasındaki zorluk eylemin/yapılan işin belirsizliğinden ziyade, ilgi alanının genişliğinden ve zorluğundan neşet ediyor. Bir hekim danışanım, psikoterapi seanslarının etkisinden bahsederken “ben böyle bir ilaç hiç kullanmadım” demişti. Ancak, buna rağmen söz konusu “ilacı” tanımlayamamıştı. Durum böyle olunca bir psikoterapi tanımından ziyade “psikoterapi algısı” üzerinde durmak daha işlevsel gibi görünüyor. Sözün kudretine inanmak ilk şartıdır psikoterapötik çabanın. Sözün yaralayıcı ve iyileştirici gücünü hesaba katmadan psikoterapi müdahalesi olamaz. Sö ...
Devamını Oku