<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN &#187; Ali Şeriati</title>
	<atom:link href="http://yusufbayalan.com/tag/ali-seriati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yusufbayalan.com</link>
	<description>Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı Yusuf BAYALAN&#039;ın blogu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 May 2012 08:57:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>İnsanın zindanları</title>
		<link>http://yusufbayalan.com/insanin-zindanlari/</link>
		<comments>http://yusufbayalan.com/insanin-zindanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 14:51:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf BAYALAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[1- A'dan Z'ye]]></category>
		<category><![CDATA[6- Sigma Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şeriati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yusufbayalan.com/?p=649</guid>
		<description><![CDATA[Bir önceki yazımda, Ali Şeriati’nin “İnsan” ve “Beşer” ayırımından, “İnsan”ın özelliklerinden bahsetmiştim. Bu yazımda ise, İnsan olma sürecinde bize engel olan ve üstadın “zindan” olarak tanımladığı olgulardan bahsetmeye çalışacağım. İnsanı “insan” yapan üç temel özelliğini, bilinçli olmak, seçim yapabilmek ve yaratıcılık olarak tarif etmişti Ali Şeriati. Normal şartlarda, “beşer” olarak doğan varlık, “insan”laşma ülküsünü kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p style="text-align: justify;"><a href="http://yusufbayalan.com/insanin-zindanlari/images-5/" rel="attachment wp-att-654"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-654" title="İnsani Gelişim" src="http://yusufbayalan.com/wp-content/uploads/images-5-150x110.jpg" alt="Kişisel Gelişim" width="150" height="110" /></a><a href="http://yusufbayalan.com/beserlikten-insanliga-merhaba/" target="_blank">Bir önceki yazımda,</a> Ali Şeriati’nin <strong>“İnsan”</strong> ve <strong>“Beşer”</strong> ayırımından, “İnsan”ın özelliklerinden bahsetmiştim. Bu yazımda ise, İnsan olma sürecinde bize engel olan ve üstadın <strong>“zindan”</strong> olarak tanımladığı olgulardan bahsetmeye çalışacağım.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanı “insan” yapan üç temel özelliğini<strong>, bilinçli olmak, seçim yapabilmek ve yaratıcılık</strong> olarak tarif etmişti Ali Şeriati. Normal şartlarda, “beşer” olarak doğan varlık, “insan”laşma ülküsünü kendi içinde taşır. Ancak bazı engeller dolayısıyla insanlaşmak kesintiye uğrayabilir. Bu engeller / zindanları Şeriati şu şekilde özetlemektedir:<span id="more-649"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İdeolojik yaklaşımlar:</strong> Zindanların ilk grubunu ideolojik yaklaşımlar oluşturur. Maddecilik(Materyalizm), en baştan insanı sadece maddeye indirgeyerek, Doğalcılık(Natüralizm) insanı bilinçsiz “doğa”nın bir ürünü şeklinde algılayarak, İlahi Meşiyyet(İlahi iradenin her şeyi yönetmesi ve insana seçim hakkı bırakmaması) anlayışı insanı Tanrısal mecburiyete düçar ederek “insan”a zindan olurlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Historizm(Tarihselcilik):</strong> Historizm’e göre insan, sadece tarihin üretimidir. Buna göre bütün yapıp etmelerimiz, içinde bulunduğumuz tarihsel durumla ilgilidir. Doğup büyüdüğünüz tarihsel şartlar sizi şekillendirir, sizin kişiliğinizi oluşturur.  Bu anlayışa göre, nasıl ki ten rengimizi doğa veriyor ruhumuzun rengini de tarih vermektedir. Tarihselciliğe göre İkibinli yıllarda Türkiye’de değil de başka bir yerde yaşasaydık bambaşka insanlar olacaktık.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sosyolojizm(Toplumbilimcilik):</strong> Bu görüş toplumun ve toplumbilimin insan üzerinde temel belirleyici olduğunu kabul eder. Sosyolojizm doğanın ve tarihin etkilerini bir ölçüde kabul ederek “ben”i ortaya çıkartanın üzerimizde egemen olan sosyal yapı olduğunu iddia eder. Bizim cömert, üçkâğıtçı, adil vb. olmamız içinde bulunduğumuz sosyal yapı tarafından belirlenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Biyolojizm(Dirimbilimcilik):</strong> Bu görüş biyolojiyi temel alır. Biyolojizm, insanın fizyolojik(bedensel) ve psikolojik(ruhsal) özellikleri bütününün temel belirleyici olduğunu ileri sürer. Buna göre her birey dirimbilim kanunları içinde ve bunlara göre yaşar. Mesela bu görüşe göre zayıf kimseler akıllı şişmanlar sevecen olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayılan bütün bu zindanların ortak özelliği, <strong>insanın seçim hakkını elinden almaları</strong>dır. Oysa insanı diğer tüm yaratıklardan ayıran en önemli donanım <strong>“seçim”</strong> yapabilmesidir. Seçim hakkı elinden alınan insan ne ile <strong>“sorumlu”</strong> tutulacaktır? Bu açıdan bakıldığında tüm bu ideoloji ve öğretilerin ayrıntıları önemsiz kalmaktadır. Yoksa bu bakış açılarını tamamen reddetme şansımız yoktur. Tabii ki insan biyolojik yapısı, içinde bulunduğu tarihsel dönem, yaşadığı toplumsal dokudan etkilenmektedir. Ancak sadece bunların ürünü değildir. Sadece bunların ürünü olarak kalması hayatını <strong>“beşer”</strong> olarak sürdürdüğü, <strong>“insan”</strong> olma sürecine giremediği anlamına gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu zindanları aşmanın yolu bilgidir. İnsan doğanın bilgisini elde ederek onun etkisinden, tarih ve toplum bilgisini elde ederek onların etkisinden kendini bir ölçüde kurtarabilir.  Ancak  bir başka zindan var ki o zindanların en kötüsüdür. Bu zindan <strong>“kendim”</strong> zindanıdır. Bu, zindanların en kötüsüdür. Onu en kötü yapan şey, fark edilmesinin çok zor olmasıdır. Çünkü burada <strong>zindanla tutsak iç içe geçmi</strong>ştir. Fark edilemediği için de ondan kurtulma ihtiyacı hissedilmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki insan bu son zindandan nasıl kurtulur? Cevap:  <strong>Aşk ile! </strong>Hangi aşkla? Tabii ki zamane insanının aşk zannettiği yaşantılarla değil. Şeriati aşkı şu anlamda kullanıyor: <strong>Muktedir bir güç. Hesapçı ve oportünist akıldan yüce bir güç gerekir ki benim öz benliğimde, İnsan-Ben’de, fıtratımın derinliklerinde, “Ben”de güçlü bir iç patlama koparsın; içimden kemdime karşı bir devrim kopsun, yoksa bu iş doğal yasalarla olmuyor. İçten bana karşı bir başkaldırı gerekli!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Önümüzdeki yazıda görüşmek üzere. Muhabbetle kalın…</p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf BAYALAN</p>
<p style="text-align: justify;">Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı</p>
<p style="text-align: justify;">Not: Bu yazı daha önce <a href="http://www.sigmahaber.com" target="_blank">www.sigmaheber.com</a> sitesinde yayınlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yusufbayalan.com/insanin-zindanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beşerlikten insanlığa merhaba</title>
		<link>http://yusufbayalan.com/beserlikten-insanliga-merhaba/</link>
		<comments>http://yusufbayalan.com/beserlikten-insanliga-merhaba/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 11:19:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf BAYALAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[1- A'dan Z'ye]]></category>
		<category><![CDATA[6- Sigma Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Şeriati]]></category>
		<category><![CDATA[İnsani Gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yusufbayalan.com/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[İlk yazı, ilk heyecan.(*) Bir heyecana ortak olmak ne güzel; ne güzel iyi şeyler üretmenin telaşına şahit olmak. Ne yazmalı, nereden başlamalı diye düşündüm epeyce. İyi bir başlangıç yeri bulmalıydım kendimce. Soruların en çetinini girizgah yapabilirdim kendime: İnsan nedir? Ne çetin, ne çetrefil bir soru! “İnsan yaşamının en büyük sorunu “insan” sorunudur.” diyor Rahmetli Ali [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><p style="text-align: justify;"><a href="http://yusufbayalan.com/beserlikten-insanliga-merhaba/beylikduzu-psikolog-3/" rel="attachment wp-att-557"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-557" title="beylikdüzü psikolog " src="http://yusufbayalan.com/wp-content/uploads/beylikdüzü-psikolog-3-150x109.jpg" alt="" width="150" height="109" /></a>İlk yazı, ilk heyecan.(*)</p>
<p style="text-align: justify;">Bir heyecana ortak olmak ne güzel; ne güzel iyi şeyler üretmenin telaşına şahit olmak.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne yazmalı, nereden başlamalı diye düşündüm epeyce. İyi bir başlangıç yeri bulmalıydım kendimce.</p>
<p style="text-align: justify;">Soruların en çetinini girizgah yapabilirdim kendime: İnsan nedir? Ne çetin, ne çetrefil bir soru! “İnsan yaşamının en büyük sorunu “insan” sorunudur.” diyor Rahmetli Ali Şeriati. Hem doğru soruyu bulmanın heyecanı hem üstada özlemle aldım “İnsanın dört zindanı”nı elime. Lise yıllarımın izlerini yeniden görmek ölümü hatırlatıyor: geçiyor zaman.<span id="more-543"></span></p>
<p style="text-align: justify;">İnsanı tanımlayışımız hayatı ve ölümü tanımlayışımızdır; insanı kavrayışımız hayatı ve ölümü kavrayışımız. “İnsanın bilinçli, doğru ve mantıki bir tanımına ulaşmadıkça hiç bir sorun çözülemez.” Zamane insanının kafası karışık değildir bu konuda; çünkü İsmet Özel’in dediği gibi karışıklık kafanın çalıştığını gösterir. Oysa zamane insanının kafası bu konuya pek çalışmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ali Şeriati, insanı tanımlamaya çalışırken Kıran’ı referans alır. Kuran’da insana ilişkin iki sözcük kullanılır: <strong>“Beşer”</strong> ve <strong>“İnsan”</strong>. “Beşer” dendiğinde kastedilen, varlıkların gelişim sürecinde yeryüzüne gelmiş bulunan, bu gün de yaşamakta olan ve bu türden üç milyar bireyin şimdi de yeryüzünde eylemde bulunduğu iki ayaklı canlı varlıktır. “İnsan” dendiğinde ise olağan-dışı üstün ve bilmecemsi gerçek anlaşılır. Bu durumda iki insan tanımı vardır: birisi biyolojinin konusu olan “beşer”, diğeri ise şairin üzerinde konuştuğu, feylesofun söz söylediği, dinin ilgilendiği “insan”.</p>
<p style="text-align: justify;">“Beşer” olmak bir tercih meselesi değildir, çünkü beşer olarak doğulur. Fakat “insan” olmak bir tercih ve çabanın ürünüdür. “Beşer”, içerisinde “insan” olmayı bir ülkü olarak taşır. “İnsan” durağan bir nokta değil sürekli bir “oluş” halidir. İnsanlığın nihai hedefi “Allah’ın boyasıyla boyanmak”tır. İnsan olmak Allah’a doğru bir yolculuktur.</p>
<p style="text-align: justify;">“İnsan”ın üç özelliği vardır: <strong>bilinçlilik</strong>, <strong>seçme yeteneği</strong> ve <strong>yaratıcılık</strong>. İnsanın bütün diğer özellikleri bu üç özellikten kaynaklanır. Şu halde her birimiz öz benliğinin bilincine varabildiği, gerçekten seçim yapabildiği ve sonra da doğada olmayanı meydana getirebildiğimiz ölçüde insan olabilmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan bütün doğada kendi varlığının bilincinde olan yegane varlıktır. Benlik bilincini, <em>“kendi niteliğini(kıeyfiyet) ve yaratılışını, öz yapısını; evrenin niteliğini ve öz yapısını; kendisi ile evren arasındaki ilişkinin niteliğini ve neliğini algılama(idrak)”</em> şeklinde tanımlayabiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan “seçebilen” bir varlıktır. İnsan her şeye başkaldırabilen, her şeyi reddedebilen ya da kabul edebilen bir varlıktır. Seçeneklerini yaratamasa bile seçenekler arasında tercihte bulunabilir insan. Bu,  insan olma sürecinin en üst aşamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">“Yaratıcılık”, insana özgü üçüncü önemli özeliktir. Yaratıcılıktan kasıt yoktan var etme değil, eldekilerden elde olmayanı üretmektir. Yaratıcılık sanayiden sanata kadar pek çok alanda geçerli olan bir yetenektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda sıralanan üç özellik de Tanrısal özelliklerdir. Buradaki Tanrısallık kesinlikle Allah’a ortaklık anlamında değil, “Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak” anlamındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ali Şeriati’ye göre “İnsan” olmamızın önündeki engelleri/zindanları bir sonraki yazıda ele almaya çalışacağım. Şayet bu yazı yeterince yorucu olduysa, sizi Ali Şeriati’nin “İnsanın dört zindanı”nı okumaya davet ediyorum! Muhabbetle…</p>
<p style="text-align: justify;">(*) Bu yazı <a title="Sigma Heber" href="http://www.sigmahaber.com" target="_blank">http://www.sigmahaber.com</a> sitesindeki ilk yazım</p>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yusufbayalan.com/beserlikten-insanliga-merhaba/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

