0505 495 4727 info@yusufbayalan.com

İnsan mutlu olabilmek, doyum verici bir hayat yaşayabilmek için, kendisiyle, diğer insanlarla ve dünyayla iyi ilişkiler geliştirmelidir. Diğer insanlarla uygun şekilde iletişime girmek, kendini ifade etmek, karşıdakini dinlemek vb. insanın en temel ihtiyaçlarındandır. Ancak bazı insanlar diğer insanların arasında kendilerini rahat hissedemez, iyi ifade edemez; insanların olduğu ortamlardan uzaklaşmak isterler. Sosyal fobi, söz konusu iyi insani ilişkilerin kurulmasına engel olan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Sosyal Fobi Nedir?

Sosyal fobi en genel anlamda, bir ya da daha fazla sosyal durumdan rahatsız olmak ve kaçınmak olarak ifade edilebilir. Sıklıkla rahatsız olunan sosyal durumlar, topluluk önünde konuşma, yeni insanlarla tanışma, sosyal ortamlar(düğün, eğlence, parti, cenaze vb.), karşı cinsle arkadaşlık ilişkisi başlatma, topluluk içinde yemek yeme, genel tuvaletleri kullanma(özellikle erkekler için pisuar kullanma), mevki sahibi kişilerle konuşma ve başkalarının fikirlerine karşı çıkma olarak gösterilebilir.

Sosyal fobisi olan insanlar, yaptıkları davranışlarından dolayı diğer insanların kendileri hakkında olumsuz düşünceler geliştireceklerine inanırlar. Başkalarının kendilerindeki terleme, titreme, yüz kızarması gibi kaygı belirtilerini fark edeceklerinden endişe ederler.

Sosyal fobikler, sıklıkla rahatsız oldukları ortam ve durumlardan kaçınmaya / uzak durmaya çalışırlar. Bunu yapamadıklarında ise son derece kaygılı ve utanmış hissederler. Rahatsız olunan durum ve ortamlardan uzak kalma çabası zaman zaman panik ataklara yol açabilir.

Sosyal fobi utangaçlığın ağır ve işlev bozucu bir halidir ve kişinin yaşamında sorunlar yaratabilir. Sınıfta söz alamamak, sağlıklı arkadaşlık ilişkileri geliştirememek, sosyal eğlencelere katılamamak, iş ortamında potansiyelinin altında performans sergilemek, karşı cinsle ilişki geliştirememek sosyal fobinin yol açacağı sorunlardan bazılarıdır. Sosyal fobi kişide yarattığı rahatsızlık dolayısıyla depresyonu da tetikleyebilir.

APA (Amerikan Psikoloji Topluluğu), sosyal fobiyi şöyle tanımlamıştır: sosyal fobi utanmaktan, küçük düşmekten, sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkma ve korkulan durumlardan kaçınma eğilimi ile tanımlanabilecek yaygın bir anksiyete (kaygı, bunaltı) bozukluğudur.

Yakın tarihlerda yapılan bazı göden geçirme çalışmaları sosyal fobide 3 önemli noktanın altını çizmektedir:

  • Sosyal fobi ruhsal bozukluklar içinde en yaygın olanlardan biridir
  • Utangaçlıktan daha aşırı bir durumdur ve neden olduğu sonuçlar bakımından tahmin edilenden daha ciddi bir bozukluktur.
  • Sosyal fobi yaşayanların sadece küçük bir bölümü tedaviye başvurmaktadır.

Sosyal Fobinin Tanı Kriterleri Nelerdir?

Günümüzde yaygın olarak kullanılan tanı sınıflama sistemi DSM-V’e göre sosyal fobi kriterleri şunlardır:

A. Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal ya da bir eylemi gerçekleştirdiği bir durumdan belirgin ve sürekli bir korku duyma. Kişi küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar (ya da anksiyete belirtileri gösterir.)

B. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman anksiyete(kaygı, bunaltı) doğurur, bu da duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösterilen panik atağı biçimini alabilir.

C. Kişi korkusunun aşırı ya da anlamsız olduğunu bilir.

D. Korkulan toplumsal ya da bireysel eylemin gerçekleştirildiği durumlardan kaçınılır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bunlara katlanılır.

E. Kaçınma, anksiyöz beklenti ya da korkulan toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlarda sıkıntı duyma, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır.

F. 18 yaşının altındaki kişilerde süresi en az 6 aydır.

G. Korku ya da kaçınma, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örn. Agorafobi ile Birlikte ya da Olmadan Panik Bozukluğu, Ayrılma Anksiyetesi bozukluğu, Vücut Dismorfik Bozukluğu, Yaygın Gelişimsel Bozukluk ya da şizoid Kişilik Bozukluğu).

H. Genel tıbbi bir durum ya da başka bir mental bozukluk varsa bile A tan ölçütünde sözü edilen korku bununla ilişkisizdir, örn. Korku, kekemelik, parkinson hastalığındaki titreme ya da anoreksiya nervoza ya da bulimia nervozadaki yemek yeme davranışı ile ilişkili değildir.

Örnek Bir Sosyal Fobi Vakası

Sosyal fobi ya da sosyal kaygı bozukluğunun karakteristik özelliği, bir ya da birden fazla sosyal durumda (Mesela, bir gruba sunum yapma, insanlarla tanışma, bir lokantada tek başına yemek yeme, başkalarının gözü önünde imza atma vb.) kişiyi yetersiz kılan endişeler / kaygılardır.

Sosyal fobi durumunda kişi başkalarının dikkatli bakışlarına ve olumsuz değerlendirmelerine maruz kalmaktan, ve/veya utanç verici ya da küçük düşürücü bir şekilde davranmaktan korkar. Bu tür endişeler dolayısıyla da sosyal fobisi olan insanlar, belirli durumlardan kaçınmaya çalışır ya da bu tür durumlarda ciddi düzeyde kaygı yaşar.

Bazı insanlar, belirli sosyal durumlarda değil, çoğu sosyal durumda önemli derecede kaygı yaşarlar. Sosyal fobinin bu türüne genelleştirilmiş sosyal fobi denir. Genelleştirilmiş sosyal fobiye çoğunlukla kaçınmacı kişilik bozukluğu da eşlik edebilir.

Aşağıda bir sosyal fobi vakası yer almaktadır. Vakayı burada paylaşma amacım, sosyal fobiyi biraz daha tanınır kılmaktır

Sosyal Fobik Birisi: Polat Bey

Polat Bey tedaviye başvurduğunda otuzlu yaşlarının ortalarındaydı. Cerrahtı ve on üç yıllık sosyal fobi geçmişi vardı. Heyecanının fark edileceği endişesiyle sosyal ortamlara fazla girmiyordu ve uzun yıllardır kız arkadaşı olmamıştı. İnsanların onu bir budala ya da deli gibi algılayacağına inanıyordu ve çevresindekilerin özellikle çenesindeki gerginliği fark etmelerinden korkuyordu. İnsan içindeyken sürekli sakız çiğniyordu. Bu şekilde yüzünün çarpık görünmesini engelleyebileceğini düşünüyordu. İlginç bir şekilde, mesleki konularda konuşurken pek sorun yaşamıyordu. Mesela, ameliyatlardan önce ve sonra hastalarıyla konuşurken oldukça sakindi. İşini yaparken de diğer cerrah ve hemşirelerle olan ilişkisinde sorun yaşamıyordu. Sorun ameliyat odasından çıkıp ameliyata giren diğer cerrah ve hemşirelerle ya da hastanın ailesiyle ayaküstü sohbetler yapması -ve göz teması kurması- gerektiğinde ortaya çıkıyordu. Buna benzer sosyal durumlarda sıklıkla panik ataklar yaşıyordu. Panik ataklar sırasında kalp çarpıntısı, çıldırma korkuları ve zihninin kapandığı hissini yaşıyordu. Panik ataklar yalnızca sosyal durumlarda ortaya çıktığı için panik bozukluk değil sosyal fobi tanısı kondu Polat Bey’e.

Polat Bey’in sosyal fobisi ve panik atağı on üç yıl önce, büyük bir stres altında olduğu dönemde başlamıştı. Ailesi iflas etmişti. Anne babası boşanmıştı ve annesi kalp krizi geçirmişti. Büyük ihtimalle, birden çok stres yaratıcının söz konusu olduğu bu bağlamda kişisel travma yaratıcı bir olay sosyal fobinin başlangıcını tetiklemişti. Bir gün tıp fakültesinden eve döndüğünde en iyi arkadaşını nişanlısıyla aynı yatakta bulmuştu. Bir ay kadar sonra da ilk panik atağını yaşamış ve sosyal durumlardan kaçınmaya başlamıştı.

İsterseniz Polat Bey’in yaşantısından hareketle, sosyal fobi ile ilgili bazı noktalara dikkat çekelim:

  • Sosyal fobi, zeka ile ilgili bir yaşantı değildir. Yani sosyal fobi yaşayanlar geri zekalı ya da aptal değillerdir. Çünkü biliyoruz ki, cerrah olabilmek için belirli bir zeka seviyesine sahip olmak gerekir.
  • Sosyal fobi ancak kendi özgünlüğü / bağlamı içinde anlaşılabilir. Polat Bey, ameliyat ortamında diğer insanlardan etkilenmiyordu mesela.
    Sosyal fobi için stres yaratan, tetikleyici yaşantılar söz konusu olabilir.
    Her panik atak panik bozukluğu göstergesi değildir. Panik atak sadece sosyal ortamlarda ortaya çıkıyorsa panik bozukluğunu değil de sosyal fobiyi düşünmek gerekir.
  • Sosyal fobi için sakız çiğnemek gibi kişisel başa çıkma / kaçınma yolları geliştirilebilir. Ancak bu kaçınma davranışları o esnada kişiyi rahatlatsa da sorunun çözümüne katkı sağlamaz.

Sosyal Fobi Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

Sosyal fobinin ortaya çıktığı durumlara dönük yapılan çalışmalarda, dört kategori belirtilmiştir:

1. En çok kaygı yaratan durumlar, bir toplantıda konuşma yapmak, dinleyicilere bir sunum yapmak gibi resmi etkileşimlerdir.

2. Partiye, toplantılara gitme, tanıdık olmayanlarla toplantılara katılma gibi resmi olmayan konuşma ve etkileşimler ikinci sırada yer almaktadır.

3. Üçüncü kategoride itiraz etme, bir malı iade etme, ısrarlı satıcıların baskısına direnç gösterme gibi girişken etkileşimlerin gerektiği durumlar yer almaktadır.

4. Dördüncü düzeyde sosyal kaygı yaratan durumlar ise başkalarının gözü önünde çalışmak, yemek yemek ya da yazmak gibi durumlardır.
Sosyal fobi genelde ergenlik döneminde başlar ve kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür.

Sosyal fobik insanların düşük öz güvene sahip oldukları düşünülebilir. Onlar başkalarının düşünce ve değerlendirmelerini abartma eğilimindedirler.

Türk toplumunda sosyal ortamlarda çekingen tutumlara sahip olma yaygın bir durum olarak göze çarpabilir. Her çekingen tutum sosyal fobiyi işaret etmez. Sosyal fobinin tanı olarak ifade edilebilmesi için yukarıda sayılan tanı kriterlerinin karşılanması gerekir.

Kimler Sosyal Fobik Olur?

Sosyal fobi herkesin deneyimleyebileceği bir yaşantı olabilir. Her sekiz kişiden biri hayatının belirli bir döneminde sosyal fobi yaşayabilir. Sosyal fobi kadınlarda erkeklerden iki kat fazla görülür. Ancak erkekler kadınlara oranla sosyal fobi için daha fazla yardım talebinde bulunurlar. Bunun sebebi, sosyal fobideki utangaçlık ve çekingenliğin toplum tarafından kadınlar açısından sorun olarak görülmemesi olabilir.

Sosyal fobi çok erken yaşlarda başlayabileceği gibi sıklıkla grup etkileşiminin ve sosyalliğin çok önemli olduğu ergenlik döneminde başlar. Şayet yardım alınmazsa bu sorun ömür boyu devam edebilir.

Sosyal Fobi Nedenleri Nelerdir?

Sosyal fobinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak farklı etkenlerin bu duruma yol açtığı söylenebilir. Bu etkenler:

  • Genetik Nedenler: Sosyal fobisi olanların sıklıkla utangaç, çekingen ya da sosyal fobik akrabaları vardır.
  • Geçmiş yaşantılar: Sosyal fobiklerin pek çoğu geçmişte utanç duyduğu, aşağılanmış hissettiği, mahcup duruma düştüğü yaşantılardan bahsederler. Bu yaşantılar onlarda aynı şeylerin tekrarlanma korkusunu ortaya çıkartır. Aynı durumlara maruz kalmamak için sosyal ortamlardan uzak durmaya başlayabilirler. Bu kaçınma zamanla korkuyu artırır ve sosyal fobik kısır döngüyü(sosyal ortamda utanma ? kaçınma ? sosyal ortamdan korkma) oluşturur.
  • Olumsuz düşünme: Sosyal fobisi olan kişiler sosyal ortamlarla ilgili sıklıkla olumsuz düşünce geliştirirler. “Söyleyecek bir şey bulamayacağım.”, “Aptal gibi görüneceğim.”, “Kızlar / erkekler beni beğenmeyecek.”, “Herkes kaygılı olduğumu anlayacak.”, “Kendime güvensiz olduğum için kimse benimle ilgilenmeyecek.”, “Yemek yerken üstüme başıma dökeceğim.” bu düşüncelerden sadece bazılarıdır.
    Sosyal fobikler aynı zamanda ulaşılması zor ve yüksek standartlar geliştirirler. “Hiçbir zaman kaygı duymamalıyım.”, “Sevilmek ve beğenilmek için çok zeki ve güzel / yakışıklı olmak zorundasın.”, “Herkes yaptıklarımı onaylamalı.” bu standartlara örnek verilebilir.

Bu kişilerin aynı zamanda kendileri ile ilgili sıkıcı, sevimsiz, beğenilmez, beceriksiz, tuhaf, diğer kişilerden farklı gibi olumsuz temel inançları vardır.

  • Sosyal beceri eksikliği: Bazı insanlar, sosyal ilişkiler için gerekli becerileri hiçbir zaman öğrenememiş olabilirler. Bu da sosyal ortamlarda sorun yaşamalarına neden olabilir. Bazılarının ise yaşadığı kaygı, sosyal becerilerini kullanmalarına engel olabilir.

Sosyal Fobi Tedavisi

Sosyal fobide bilişsel davranışçı terapi nasıl etkili olur?

Bilişsel davranışçı terapi korkularınıza neden olan düşüncelerinizi değiştirmenize yardımcı olur. Psikolojik danışmanınız / psikoterapistiniz size gerçekçi olmayan olumsuz düşüncelerinizi fark etmeyi ve gerçekçi / olumlu düşünce geliştirmeyi öğretir. Terapide, çekindiğiniz durumlarla kademeli olarak yüzlemeniz sağlanır. Sosyal fobinizin devamına yol açan kaçınmaları yok etmek için size yardımcı olunur. Şayet sosyal beceri eksikliği yaşıyorsanız, sosyal beceri geliştirmenize yardımcı olunur. Kaygılı durumla başa çıkmanız için gevşeme yöntemlerini öğrenmenize yardımcı olunur. Bütün bunlar, sosyal fobinizin azalmasına ve kendinize güven duymanıza yol açar.

Psikoterapi ya da psikolojik danışma ne kadar sürer?

Hafif ve orta ağırlıkta sosyal fobi için 20 seans gerekebilir. Ancak topluluk önünde konuşma korkusu gibi özgül bir durum için daha kısa süreli terapi yeterli olabilir. Daha ağır belirtiler için daha fazla seans gerekebilir. Terapi süresini, sahip olduğunuz sorunun düzeyi ve terapiye aktif katılımınız gibi faktörler etkilemektedir.

Sosyal fobide ilaçlar yardımcı olabilir mi?

Bazı ilaçların sosyal fobide etkili olduğu söylenebilir. İlaç için bir psikiyatristin değerlendirmesi gerekir. Sosyal fobinin ilaçla tedavisinde önemli bir sorun, ilacın kesilmesinden sonra belirtilerin ortaya çıkmasıdır. Bu yüzden ilaç kullansanız bile psikoterapi / psikolojik danışma desteği almanız daha faydalı olacaktır.

Sosyal fobi tedavisinde danışan olarak sizden ne beklenmektedir?

Terapinin başında kendinizi kaygılı hissetmeniz normaldir. Terapi sürecinden fayda görüp görmeyeceğinizi merak edebilirsiniz. Ancak unutmayın ki günümüzde psikoterapi sosyal fobinin çözümünde etkili bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Yapmanız gereken, terapi sürecine aktif olarak katılmanız, cesaretli davranmanız, süreçle ilgili her türlü soru ve endişenizi terapistinizle paylaşmanızdır. Unutmayın ki psikoterapi / psikolojik danışma size uygulanan bir yöntem değil, sizin ve terapistinizin iş birliğiyle gerçekleştirilen bir süreçtir.

Şayet siz de sosyal fobi ile ilgili düşüncelerinizi ve yaşantılarınızı benimle paylaşırsanız memnun olurum. Muhabbetle.

Not: Sosyal fobi tedavisi için, bilişsel davranışçı terapi desteği almak istiyorsanız 0 505 495 47 27‘den bana ulaşabilirsiniz.