Panik bozukluk odaklı bir değerlendirme için şu sorular bize yardımcı olabilir?

  • Kişinin genel görünüm ve dışa vuran davranışı nasıl?

Panik atak dışında kişinin görünümünde net bir bozukluk yoktur. Panik esnasında kişi, ileri derecede endişeli ve telaşlı olur.

  • Kişinin konuşması ve ilişki kurması nasıl?

Panik esnasında kişi rahat konuşamaz, sesi titrer. Bazen kişi ile ilişki kurmak güç olabilir. Hasta, sürekli yaşadıklarından bahsetmek isteyebilir. 

  • Kişinin duygulanımı nasıl?

Panik nöbeti esnasında kişide ileri derecede korku söz konusudur. Panik nöbeti dışında, paniğin tekrar yaşanmasına dönük bir beklenti korkusu yaşanabilir. En önemli korku delirme, çıldırma, kontrolü kaybetme ya da ölüm korkusudur.

  • Kişinin bilişsel yetileri nasıl?

Panik nöbetleri dışında hastanın yöneliminde, algılamasında, ya da diğer bilişsel yetilerinde problem yoktur. Ancak panik esnasında çevreyi tanıyamama, algı bozukluğu varmış gibi bir durum ortaya çıkabilir. Hasta şaşkınlık içinde olabilir; çevresini ve kendini değişmiş olarak algılayabilir.

  • Kişinin düşünce süreci ve içeriği nasıldır?

Nöbet dışında hastanın düşünce sürecinde problem olmaz. Panik esnasında, kontrolü kaybetme, çıldırma, ölme düşünceleri ortaya çıkabilir. Ataklardan sonra da aynı yaşantının tekrar olabileceğine dair düşünceler ortaya çıkabilir.

  • Kişinin fiziği ve fizyolojik belirtileri nasıldır?

Panik dışında bir anormallik yoktur. Panik esnasında çarpıntı, yüz kızarması ya da solması, terleme, üşüme, kılların diken diken olması, göğüste sıkışma, soluk almıyor hissetme, solunum sıklaşması, baş dönmesi, bulantı, el ve ayaklarda uyuşma, sık idrara çıkma, kan basıncının yükselmesi, sıcak-soğuk basması, baygınlık duygusu yaşanabilir.

Panik Bozukluk Tedavisi (Bilişsel Davranışçı Terapi Odaklı)

Panik bozukluk için açıklama geliştiren bilişsel ve koşullamaya dayalı modeller, dünyanın birçok ülkesinde düzinelerce farklı çalışmada son derece etkili olduğu görülen yeni tedavilerin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Tedaviler arasında bazı farklılıklar olmakla birlikte, hepsi davranışçı ya da bilişsel davranışçı terapinin bir biçimidir. Barlow, Craske ve meslektaşları tarafından geliştirilen Panik Denetimi Tedavisi’nin yaygın olarak kullanılan bir çeşidinde çeşitli bilişsel ve davranışçı teknikler tipik olarak 12 ila 15 seans süren bir programda birleştirilmiştir.

Panik Denetimi Tedavisinin çeşitli yönleri bulunuyor. İlk olarak, danışanlar kaygı ve paniğin doğası ve her ikisinin de uyumsal değeri konusunda eğitilir. Panik sırasında yaşanan savaş ya da kaç tepkisinin doğasını öğrenen danışanlar, panik sırasında yaşadıkları duyumların normal ve zararsız olduğunu anlamaya başlar. Danışanlara kendi kaygı ve panik deneyimlerini günlük tutarak izlemeleri de öğretilir.

Tedavinin ikinci bölümünde panik bozukluğu olanlara nefeslerini denetlemeleri öğretilir. Önce aşırı soluklanmaları ya da aşırı nefes alıp vermeleri istenir. Aşırı nefes alıp vermenin genellikle panik ataklar sırasında yaşanan çeşitli nahoş duyumlar (sersemleme, baş dönmesi ve göğsün gerilmesi gibi) yarattığı biliniyor. (Bunu bir iki dakika deneyerek siz de görebilirsiniz.) Danışanlar nefes alıp vermelerini denetlemeyi öğrenerek, çok korktukları belirtilerden bazılarını bizzat yaratma olasılığını azaltmaya yarayan yeni bir başa çıkma tekniği üzerinde uzmanlaşırlar.

Üçüncü olarak, danışanlara panik atakların yanı sıra kaygıyı tetikleyen durumlarda ortaya çıkan otomatik düşünceleri nasıl saptayacakları öğretilir. Daha sonra da panik yaşayan insanların sergileme eğiliminde olduğu mantık hatalarını ve kendi otomatik düşüncelerini mantıksal yeniden çözümlemeden geçirmeyi öğrenirler. Örneğin, ilk kalp çarpıntısı belirtisinde kalp krizi geçiriyor olmaktan korkanlardan bunun doğruluğunu incelemeleri istenir. (Doktor en son ne zaman kalbinde hiçbir sorun olmadığını söylemişti? 30 yaşında kalp krizi geçirme olasılığı nedir? gibi sorularla)

Daha sonraki seanslarda, tedavinin bilişsel boyutu insanlara felaketleştirmemeyi, yani panik atak yaşadıklarında olabilecek en kötü şeyi düşünmeyi öğretmeye odaklanır. (Örneğin, araba kullanırken panik atak yaşadıklarında, atak geçene dek sağa çekip beklemeleri gerekecektir.) Danışan felaketleştirmemeyi öğrendiğinde panik deneyiminin kendisi genellikle daha az korkutucu olur.

Son olarak, tedavinin diğer bir bölümünde korkulan durumlara ve korkulan bedensel duyumlara maruz bırakma uygulanır. İnteroseptif korkuların(bedensel duyumlarla ilgili korku) önemi nedeniyle danışanlardan terapistle birlikte farklı bedensel duyumları ortaya çıkaracak çeşitli alıştırmalar yapmaları istenir: aşırı nefes alıp verme, bir pipetten nefes alıp verme, başı bir yandan diğerine sallama, bir mekanda jogging yapma, bir dakika boyunca nefesini tutma vb. Her alıştırmadan sonra danışan ortaya çıkan duyumları betimler, bu duyumların panik sırasında yaşadığı duyumlara ne kadar benzediğini tartışır ve bu duyumların ne kadar korkutucu olduğunu değerlendirir. Danışanın panik atak sırasında yaşadığı duyuma en yakın duyumu ortaya çıkaran egzersiz hedeflenir. Bu uygulamanın arkasındaki düşünceye göre, danışan bu durumları ortaya çıkarma alıştırması yaptığında yaşanan rahatsızlığa dayanma yeteneği artacak ve böylece duyumlarla ilgili kaygı zamanla azalacaktır.

En sonunda, geniş kapsamlı agorafobik kaçınma sergileyen danışanlar, kendilerini, kaygının ortadan kalkmasına yetecek uzunlukta bir süre boyunca, korkulan durumlara maruz bırakmaya başlar. Panik bozukluk tedavisinin bu bölümü, danışanların çeşitli başa çıkma becerileri (bilişsel teknikler ve nefes alma teknikleri) edinmesinden sonra uygulanırsa daha fazla anlam kazanır. Diğer bir deyişle, beyin düzeyinde olup bitenler bedeni ve bedende olup bitenler beyni çok somut bir şekilde etkiler.

Kaynak:

Öztürk M. Orhan, Ruh Sağlığı Ve Bozuklukları, İstanbul, Nobel Tıp Kitabevleri, 2001

Anormal Psikoloji, Kaknüs Yayınları

UA-36874928-1