0505 495 4727 info@yusufbayalan.com

Panik atak tedavisi için psikoterapi desteğini ele almaya çalışacağım bir yazıda daha birlikteyiz. İsterseniz öncelikle, yazıda hangi konuları ele almaya ve hangi sorulara cevap aramaya çalışacağımı sizinle paylaşayım:

Yazının alt başlıkları

  • Panik atak nedir?
  • Panik atak belirtileri nelerdir?
  • Panik atak çeşitleri nelerdir?
  • Beklenti anksiyetesi nedir?
  • Baston eş nedir?
  • Panik atak döngüsü nedir?
  • Panik atak testi nedir?
  • Panik atak için örnek vaka
  • Panik atak esnasında neler yapılabilir?
  • Panik atak tedavisi nasıl olur?

Panik bozukluğu, kendiliğinden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan panik ataklarla giden bir klinik tablodur. Panik atak ise, aniden ve beklenmedik bir biçimde ortaya çıkan ½-1 saat süreli, bedensel belirtilerin eşlik ettiği yoğun bir anksiyete (bunaltı, kaygı) nöbetidir. Bu yüzden her panik atak, panik bozukluğu anlamına gelmez.

DSM-IV-TR’ye göre bir yaşantının panik atak olarak tanımlanabilmesi için şu 14 maddeden 4 ya da daha fazlasının gerçekleşmiş olması gerekmektedir:

  • Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olmas
  • Terleme
  • Titreme ya da sarsılma
  • Nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları
  • Soluğun kesilmesi
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
  • Gerçek dışılık duyguları ya da benliğinden ayrılmış olma duyumu
  • Uyuşma ya da karıncalanma duyumları
  • Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
  • Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
  • Ölüm korkusu

Panik atak sırasında kişi ne kadar çok belirti yaşarsa ve bu belirtiler ne kadar yoğun olursa, kişi kendini o denli bitkin ve yılgın hisseder.

İlk panik atak sıklıkla kendiliğinden ortaya çıkar. Koşma, duygusal travma, alkol gibi her hangi bir durum panik atak yaşantısını tetikleyebilir.

Panik ataklar aniden başlar ve belirtiler 10 dakika gibi bir sürede zirve noktasına ulaşabilir; birkaç dakikadan bir saate dek sürebilir. Saatlerce ya da günlerce sürdüğü söylenen ataklar ise tek atağı değil birden fazla atağın olduğunu gösterebilir.

Panik atakta en önemli belirti çıldırma, kontrolünü kaybetme ya da ölüm korkusudur.

Panik atakta, anksiyete(kaygı, bunaltı)nin fizyolojik belirtileri(kalp çarpıntısı, terleme vb.) yoğun olarak görülür.

Panik atak yaşayan insanlar bulundukları yeri terk etme, yardım arama davranışı gösterebilirler. Panik atak yaşantısından sonra, atağın tekrarlanacağı korkusu yaşanabilir ki buna ?beklenti anksiyetesi? denir.

Panik atak bazen kişinin kaçması ya da yardım alması güç bir durumda ortaya çıkar ve kişi bu durumdan kaçınmaya çalışır. Bu yüzden kişi evden çıkmamaya, kalabalıklara girmemeye, köprüden geçmemeye, yalnız kalmamaya vb. çalışabilir. Bu duruma agorafobili panik atak denir. Agorafobi, bir panik atağının yaşanması ya da panik atağı benzeri belirtilerin ortaya çıkması durumunda, yardım sağlanamayabileceği ya da kaçınmanın zor olabileceği ortamlarda ya da durumlarda bulunmaktan korkma olarak tanımlanır.

Panik atağa aynı zamanda depresyon da eşlik edebilir.

Panik atak yaşantısı öznel bir yaşantıdır; dolayısıyla panik atak yaşayan herkes bu durumu farklı ifade edebilir.

Panik bozukluktaki en önemli nokta, kişinin yaşadığı korkuların gerçekçi olmamasıdır. Yani kişi gerçekten bir kalp krizi de geçirebilir; ya da farklı sebeplerden dolayı bayılabilir. Bu durumlarda gerekli tıbbi müdahale yapılmalıdır. Yapılan tıbbi tetkikler sonucunda başkaca bir tıbbi bulgu yoksa panik atak düşünülür.

Panik bozukluğu tedavisinde bilişsel davranışçı terapi son derece etkin olarak kullanılmaktadır.

Örnek Bir Panik Atak Vakası

Sertan, 45 yaşında, evli ve üç çocuk babası bir adamdır. İyi eğitimli ve başarılı olmasına karşın, Sertan’ın hayatında on beş yıldır panik atakların yol açtığı zorluklar vardı. Sertan her ay ortalama iki ile beş arasında panik atak yaşıyordu.

Sertan bir önceki hafta, ailesiyle bilgisayar mağazasına giderken, direksiyon başında panik atak yaşamıştı. Panik ataktan hemen önce, arka koltukta çok gürültü yapan çocuklara sesini yükselttiğini hatırlıyordu. Panik atak, çocuklara uslu durmalarını söylemek için hızla arkaya döndüğü anda ortaya çıkmıştı. Yola bakmak için kafasını çevirdiğinde, başının döndüğünü hissetmişti. Bunu hisseder hissetmez terleme, kalp atışlarının hızlanması, ateş basması ve titreme gibi ani ve yoğun yaşantılar da sökün etmişti. Kaza yapmaktan korkan Sertan, arabayı hemen sağa çekmişti.

Panik atak yaşantısı

Sertan ayda yalnızca birkaç panik atakyaşıyordu. Ancak her an bir panik atakyaşama olasılığına odaklandığı için ger gün yüksek düzeyde kaygı yaşıyordu. Dolayısıyla araba kullanma, uçakla seyahat, asansöre binme, açık alanlarda bulunma, uzun süre yalnız yürüme, sinemaya gitme ya da şehir dışına çıkma gibi konularda yoğun bir endişe yaşıyordu, ya da bu durumlardan kaçınıyordu.

Panik atak geçmişi

Sertan ilk panik atağını on beş yıl önce yaşamıştı. Gece saat bir sularında, arkadaşlarıyla içtikten sonra eve dönmüş ve salondaki divanda uyuyakalmıştı. Dört buçuk gibi uyandıktan hemen sonra midesinde acı, ensesinde yoğun bir kan basıncı hissedecekti. Birdenbire kalbinin de deli gibi atmaya başladığını fark etmişti. Ne olup bittiğini bilmiyordu ama öleceğinden emindi.

Sertan, yaklaşık iki ay sonra ikinci bir panik atak yaşadığını anımsıyordu. Bundan sonra panik ataklar daha düzenli bir şekilde ortaya çıkmaya başlamıştı. Ataklar tekrarlanınca Sertan da, atakları yaşadığı durumların yanı sıra, panik atak yaşamaktan korktuğu diğer durumlardan da kaçınmaya başlamıştı. Panik atakların ilk birkaç yılında yaşadığı üç olayda hastanenin acil servisine gitmiş; çünkü belirtilerin kalp krizine işaret ettiğinden eminmiş. Ancak yapılan tetkiklerde herhangi bir kalp krizi belirtisine rastlanmamış.