0505 495 4727 info@yusufbayalan.com

Takma adı Ayşe olan okuyucum tarafından bana yönlendirilen soru ve cevabım aşağıdadır:

SORU:

İyi günler. Benim adım Ayşe.

Size bir şey sormak istiyorum.

Benim 8 aydır süren bir ilişkim vardı. Ben 19 yaşında eski sevgilim ise 23 yaşında. O Türkiye’de ben ise Fransa’dayım. Fakat 2 hafta sonra Türkiye’ye dönüyorum. İlk zamanlar bana bağlanmaktan korkuyordu. Sonrasında ise bağlandı bana. Her dakika sevdiğini söylerdi. Ailesiyle tanıştırdı. Sonra hep tartışmaya başladık. Başka kızları ekledi facebook’a. Göreceğimi bile bile ilişki durumunu “ilişkisi yok” yaptı. Ben de kıskançlık krizine girdim. Kızdım, söylendim. Sonra konuşmadık. Birkaç gün sonra yine konuştuk. Kavga ettik. Türkiye’ye geldiğinde bunları yüz yüze konuşalım dedi. Ben de kabul ettim. Sonra yine soğuk olduğu için kızdım. Sonra hiç konuşmadık. İki hafta oldu, ona onu sevdiğimi söyledim, özlediğimi söyledim. Cevap vermedi. Ne yapmalıyım? İlginiz için teşekkür ederim.

CEVAP:

Ayşe Hanım merhaba.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, sorunuzu sorma şekliniz bile yaşadığınız ilişkinin ne kadar belirsizlik ve karmaşalarla dolu olduğunu gösteriyor. Sorunuzun ilk kısmında ilişkinizden -di’li geçmiş zaman kipiyle bahsediyorsunuz; yani okunduğunda eski bir ilişkinizden bahsettiğiniz anlaşılıyor. Ancak sorunun devamında halen süren bir ilişkiniz olduğunu görüyoruz. Galiba bir ilişkinizin olup olmadığından emin değilsiniz.

Günümüzde, uzakta olan iki insanın yaşamaya çalıştığı şeye ne kadar “ilişki” denebileceğinden emin değilim. Çünkü zamane insanı, genelde beklemeye tahammül gösteremiyor, tahammül göstermesi gerektiğine de inanmıyor. Dolayısıyla da, özlem ve hasret duygularının kendini olgunlaştırmasına müsade etmek yerine, kendini içinde bulacağı yeni bir ilişki oluşturma derdine düşebiliyor. Bu gibi sebeplerde ben, günümüzde uzaktan uzağa ilişkilerin çok da sağlıklı olabileceğini düşünmüyorum.

Bağlanma, insanın en önemli meselelerinden birisi. Güvenli bağlanma hepimizin ihtiyacı olsa bile, çok azımızın becerebildiği bir şey. Bağlan(a)mamak, bağlanıla(maya)n kişiyle ilgili de olabilir. Yani, kendisine çekim duyduğumuz kişi, sıcak, sevecen ve güvenilir olmayabilir. Ancak bağlanamamak çoğunlukla kişinin kendisiyle ilgilidir ve psikoloji kuramlarından öğrendiğimiz kadarıyla, kişinin erken dönem yaşantılarından kaynak alır. Bağlanmayı beceremeyen insanların, partnerlerine sahici, güvenilir bir sevgi atmosferi sunmaları pek mümkün değildir.

Bağlanma meselesinin sizi ilgilendiren kısmı bence şu: “Neden bağlanmayı beceremeyen insanları hayatınıza alıyorsunuz?” Aynı şekilde “Neden, sevildiğinize, aldatılmayacağınıza dair güven duymadığınız halde bir kişiyle ilişki yaşamaya devam ediyorsunuz?” Bu ve benzeri soruların cevapları sizi kendinizle yüzleştirecektir.

Son olarak, ilişkimizin nasıl olduğu ile ilgili önemli göstergelerden biri, partnerimizin bize hissettirdiği duygulardır. Sevilmiş, önemsenmiş, değer verilmiş, güvende hissediyorsanız ve bu duygular gerçekçi ise iyi bir ilişkiniz var demektir. Yaşadıklarınız, kuşku, aldatılmışlık, kullanılmışlık, terk edilmişlik gibi duygular ise ve duygularınız gerçekçi ise ilişkinizin sağlıklı oluşundan bahsedemeyiz. Şayet ilişkiniz sağlıklı ise devam edin, sağlıklı değilse canınız yansa da ilişkinizi bitirin. Muhabbetle.