<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Psikolojik Danışman Yusuf BAYALAN &#187; Depresyon</title>
	<atom:link href="http://yusufbayalan.com/category/psikolojik-sorunlar/depresyon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yusufbayalan.com</link>
	<description>Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı Yusuf BAYALAN&#039;ın blogu</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 18:40:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Depresyonun belirtileri nelerdir?</title>
		<link>http://yusufbayalan.com/depresyonun-belirtileri-nelerdir/</link>
		<comments>http://yusufbayalan.com/depresyonun-belirtileri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 11:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf BAYALAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[1- A'dan Z'ye]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://insanvepsikoloji.com/?p=107</guid>
		<description><![CDATA[Genel görünüm ve davranış: Depresif bir kişide genel olarak yüz çizgileri belirgin, alın çizgileri derinleşmiş, omuzlar çökük, yüz üzüntülü ve az bakımlı bir görünüm vardır. Hareketler yavaşlamıştır. Durgunluk göze çarpar ve bazı kişilerde çok uzun süre yatakta yatma görülebilir. Bazı durumlarda da çok sıkıntılı bir görünüme yerinde duramama, ileri geri yürüme görülebilir.  Konuşma ve insanlarla ilişki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><div style="text-align: justify;"><strong><a href="http://yusufbayalan.com/?attachment_id=108" rel="attachment wp-att-108"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-108" title="depresyonun belirtileri" src="http://insanvepsikoloji.com/wp-content/uploads/DWE-99x150.jpg" alt="depresyon" width="99" height="150" /></a>Genel görünüm ve davranış:</strong> Depresif bir kişide genel olarak yüz çizgileri belirgin, alın çizgileri derinleşmiş, omuzlar çökük, yüz üzüntülü ve az bakımlı bir görünüm vardır. Hareketler yavaşlamıştır. Durgunluk göze çarpar ve bazı kişilerde çok uzun süre yatakta yatma görülebilir. Bazı durumlarda da çok sıkıntılı bir görünüme yerinde duramama, ileri geri yürüme görülebilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"> <strong style="color: #000000;">Konuşma ve insanlarla ilişki kurma:</strong> Depresif kişiler genelde alçak sesli ve yavaş konuşur. Bu kişilerden yanıt almak çok zor olabilir. İleri düzeyde depresyonda hiç konuşmama(mutizm) görülebilir. Hafif ve orta<span id="more-107"></span> düzeyde depresyon yaşayanlar etrafıyla ilişki kurabilir; ancak ileri düzeyde depresyonda olanlar etrafındaki insanlarla ilişki kuramayabilirler. Bunlar ayrıca ilgisiz, duygusuz bir görünüm arzedebilirler.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong style="color: #000000;">Duygulanım(Duygusal Tepkide Bulunma):</strong> Depresif kişiler genel bir keyfsizlikten ağır bir üzüntüye kadar değişen bir duygu yelpazesinde yer alabilirler. Üzüntüye bunaltı(anksiyete), tedirginlik ve öfke eşDelik edebilir. Bazı depresif kişilerde sabah bunaltısı çok belirgin ve ağırdır. Hayattan zevk alamama, anlamsızlık, isteksizlik, ilgisizlik önemli depresif göstergelerdir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Bilişsel Yetiler(Zihinsel Özellikler):</strong> Depresyondaki kişilerde genelde bilin açıktır; çok ağır durumlarda bilinç bulanıklığı söz konusu olabilir. Genellikle algı bozukluğu olmaz Unutkanlık sık karşılaşılan bir durumdur. Burdaki unutkanlık ağır üzüntü, sıkıntı ve dikkat azalmasına bağlıdır. Bu unutkanlık, randevu, yemek pişirme gibi günlük işlerde kendini gösterir. Çökkünlük iyileşince unutkanlık düzelir. Depresif kişiler yer, zaman ve kişileri doğru algılamakta sıkıntı çekmezler; ancak zaman onlar için çok zor geçer ve çok uzun olur.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Düşünce Akımı Ve İçeriği:</strong> Depresif kişilerin düşünceleri yavaş olur. Bu düşünce yavaşlamasına hareketlerdeki yavaşlama da eşlik eder. Hastalar düşüncelerini yavaşça ve düşük bir ses tonuyla dile getitirirler. Depresyondaki hastaların düşüncelerinin en belirgin özelliği “kaybetme” üzerine odaklanmaktır. Hasta her şeye kaybetmiş penceresinden bakar. O öz güvenini, kendine saygısını, yaşamın anlamını, ümidini vb. kaybetmiş olarak algılar. Çaresizlik, ümitsizlik, kendini suçlama düşünceleri hastada egemendir. Ona göre kendi olumsuz birisidir, geçmiş kötü yaşanmıştır ve gelecek de kötü olacaktır. Bu olumsuz bakış açıları ileri düzeyde olduğunda kişi intihara yönelebilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Devinim(Psikomotor hareketler):</strong> Ruhsal süreçlerdeki yavaşlamaya hareketlerdeki yavaşlamalar eşlik eder. Hasta için konuşmak, yürümek, iş yapmak çok zordur. Kişi sürekli yatmak, uyumak isteyebilir. Bununla birlikte bunaltı düzeyi yüksek hastalarda tedirginlik, yerinde duramama, elleri ovuşturma görülebilir</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong>Fiziksel Ve Fizyolojik Belirtiler:</strong> Hastaların çoğunda yeme isteği azalır. Bu nedenle kısa sürede bir zayıflama söz konusu olabilir. Bazen de aşırı yemek yeme ve kilo alma söz konusu olabilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Hastalar genelde enerji düşüklüğü, güçsüzlük, halsizlik ve çabuk yorulmadan yakınırlar.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Uyku düzeninde bozulmalar olur. Uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlükler ortaya çıkabilir. Bazı hastalar çok az uyurken bazıları fazla uyuyabilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Depresif hastalarda cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Bir depresyon(çökkünlük) nöbetindeki ana belirtiler özetle şöyledir:</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Çökkün ve bunaltılı duygu durum</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Psikolojik ve devinimsel işlerde yavaşlama</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Genel bir isteksizlik, enerji düşüklüğü, çabuk yorulma</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Eskiden zebk alınan şeylerden artık zevk alınamaması</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■İlgilerde, eylemlerde azalma</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Dikkati yoğunlaştırmada zorluk, dalgınlık</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Yetersizlik, değersizlik, suçluluk düşünceleri</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Pişmanlık ve ümitsizlik</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Uykuda bozukluk</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■İştahta azalma, zayıflama/bazen tam tersi</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■Cinsel isteksizlik ve uyarılma sorunları</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">■İntihar düşünceleri</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Yusuf BAYALAN</div>
<div style="text-align: justify;">Psikolojik Danışman ve İlişki Danışmanı</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Kaynak: Öztürk M. Orhan, Ruh Sağlığı Ve Bozuklukları, İstanbul, Nobel Tıp Kitabevleri, 2001</div>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yusufbayalan.com/depresyonun-belirtileri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyonun sebepleri nelerdir?</title>
		<link>http://yusufbayalan.com/depresyonun-sebepleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://yusufbayalan.com/depresyonun-sebepleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 11:23:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf BAYALAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[1- A'dan Z'ye]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://insanvepsikoloji.com/?p=102</guid>
		<description><![CDATA[Psikiyatrik açıdan, henüz hiç bir psikopatolojinin oluşum sebebi kesin olarak ortaya konamamıştır. Dolayısıyla depresyonun da oluşum sebepleri henüz tam olarak bilinmemektedir. Genel anlamda bu sebepler biyolojik sebepler, genetik sebepler ve psikosoyal sebepler olmak üzere üç başlıkta ele alınabilir. Ancak bu etkenler birbirlerinden kesin bir şekilde ayrılmış değildir. 1- Biyolojik Faktörler: Yapılan çalışmalar, beyindeki bazı maddelerin(nörepinefrin, serotonin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><div style="text-align: justify;"><a href="http://yusufbayalan.com/?attachment_id=103" rel="attachment wp-att-103"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-103" title="depresyonun sebepleri nelerdir" src="http://insanvepsikoloji.com/wp-content/uploads/depresyonun-sebepleri-nelerdir-150x122.jpg" alt="" width="150" height="122" /></a>Psikiyatrik açıdan, henüz hiç bir psikopatolojinin oluşum sebebi kesin olarak ortaya konamamıştır. Dolayısıyla <strong>depresyonun da oluşum sebepleri henüz tam olarak bilinmemektedir.</strong> Genel anlamda bu sebepler biyolojik sebepler, genetik sebepler ve psikosoyal sebepler olmak üzere üç başlıkta ele alınabilir. Ancak bu etkenler birbirlerinden kesin bir şekilde ayrılmış değildir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong style="color: #000000;">1- Biyolojik Faktörler:</strong> Yapılan çalışmalar, beyindeki bazı maddelerin(nörepinefrin, serotonin, bazı hormonlar vb.) depresyonla ilişkisini ortaya koymaktadır.<span id="more-102"></span></div>
<div style="text-align: justify;"><strong style="color: #000000;">2- Genetik Faktörler</strong>: Araştırmalar, depresyonda genetik bir yatkınlığın olduğunu ortaya koymaktadır. Aile araştırmalarında ağır depresyonu olan kişilerin birinci derece yakınlarında depresyon normal topluma oranla 2-3 kat fazla görülmektedir. Aynı şekilde tek yumurta ikizlerinde birinde depresyon varsa diğerinin de depresyon geçirme oranı %50’dir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;"><strong>3- Psikosoyal Faktörler:</strong> Bazı araştırmalar stresli yaşam olaylarının depresyonun ortaya çıkmasında etkili olduğunu göstermektedir. Küçük yaşta anne babasını kayedenlerin ileride depresyon yaşama ihtimalleri diğerlerine göre daha fazladır.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Burada psikolojik açıdan bakıldığında “depresyona yatkınlık”tan bahsedebiliriz. Çünkü aynı yaşantılara(iflas, eşin kaybı, ağır bir hastalık, ders başarısızlığı vb.) sahip herkes depresyona girmiyor. Hastalıklara yatkınlık üzerinde çalışan bazı kuramcılar, durumu şemalarla açıklama yoluna gitmektedir. Şema en basit anlatımıyla, temel ihtiyaçlarımızın(sevilme, güven, ait olma, başarı, gerçekçi sınılar vb.) çocukluk ve ergenlik döneminde uygun şekilde giderilememesi sebebiyle oluşan ruhsal yapılardır. Bu bakış açısına göre, her şema/patolojik ruhsal yapı, belirli bir psikolojik rahatsızlığa zemin oluşturur. Mesela depresyonda, terkedilme, başarısızlık, kusurluluk, dayanıksızlık, boyun eğicilik, karamsarlık, cezalandırıcılık gibi şemaların belirleyici rol oynadığını söyleyebilir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Yusuf BAYALAN</div>
<div style="text-align: justify;">Psikolojik Danışman ve Yusuf BAYALAN</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Kaynak: Duran Çakmak ve Ömer Saatçioğlu, Yüksek Lisans İçin Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul, 2003</div>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yusufbayalan.com/depresyonun-sebepleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon nedir?</title>
		<link>http://yusufbayalan.com/depresyon-nedir/</link>
		<comments>http://yusufbayalan.com/depresyon-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 11:18:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yusuf BAYALAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[1- A'dan Z'ye]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://insanvepsikoloji.com/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Depresyon, psikolojik problemler literatüründe üzerinde çok konuşulan, hakkında çok şey söylenen/yazılan konuların başında gelmektedir. Depresyon aynı zamanda, dünyadaki sağlık harcamalarında ilk sıralarda yer almasıyla da dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Depresyonun bir tanı olarak ele alınabilmesi için(DSM-IV’e göre) şu kriterlerin gerçekleşmiş olması gerekmektedir: iki haftalık bir dönem sırasında, daha önceki işlevsellik düzeyinde bir değişiklik olması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ilyasbat" style="font-size:13px;"><div style="text-align: justify;"><a href="http://yusufbayalan.com/?attachment_id=99" rel="attachment wp-att-99"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-99" title="depresyon" src="http://insanvepsikoloji.com/wp-content/uploads/depresyon1-99x150.jpg" alt="" width="99" height="150" /></a>Depresyon, psikolojik problemler literatüründe üzerinde çok konuşulan, hakkında çok şey söylenen/yazılan konuların başında gelmektedir. Depresyon aynı zamanda, dünyadaki sağlık harcamalarında ilk sıralarda yer almasıyla da dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Depresyonun bir tanı olarak ele alınabilmesi için(DSM-IV’e göre) şu kriterlerin gerçekleşmiş olması gerekmektedir: iki haftalık bir dönem sırasında, daha önceki işlevsellik düzeyinde bir değişiklik olması ile birlikte aşağıdaki semptomlardan/belirtilerden beşinin(ya da daha fazlasının) bulunmuş olması; semptomlardan en az birinin ya depresif duygu durum ya da ilgi kaybı ya da zevk alamama olması gerekir: <span id="more-97"></span></div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">a- Hemen her gün, gün boyunca süren çökkün duygu durum</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">b- Hemen her aktivitede memnuniyetsizlik ya da ilgide belirgin azalma</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">c- Belirgin bir kilo kaybı/alımı ya da iştahta azalma/artma</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">d- Uykusuzluk ya da uykuda artma</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">e- Psikomotor hızlanma/yavaşlama</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">f- Halsizlik ya da enerji kaybı</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">g- Değersizlik duyguları ya da artmış uygunsuz suçluluk duyguları</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">h- Dikkat azalması ya da kararsızlık</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">i- Tekrarlayıcı ölüm düşünceleri, öz kıyım/intihar tasarıları –planlı ya da plansız- ya da öz kıyım girişimi</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">İnsanın hayatında var olan, yaşantıladığı duygular kategorize edilmeye çalışıldığında, diğer duyguların bir şekilde kendileriyle ilintili olduğu dört temel duygudan bahsedilebilir. Bu temel duygular: “üzüntü”, “öfori ve eksitasyon/mutluluk”, “öfke” ve “anksiyete/bunaltı”dır. Depresyon kendini daha çok üzüntü duygusuyla belli eden bir durumdur.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Bilişsel terapi “Yaşadığımız duyguyu belirleyen şey sahip olduğumuz düşünce/inançtır.” temel savıyla kendini inşa etmiştir. Buna göre bir insanın sahip olduğu duyguyu anlama çabasında ilk yapılacak şey, aklından geçen düşüncelere odaklanmak ve onları tespit etmektir. Mesela ben bu yazıyı yazarken, “daha iyisini yapabilmeliydim” diye düşündüğümde “yetersizlik”, “iyi olmayacak” dediğimde “üzüntü/endişe/ümitsizlik”, “harika oldu” dediğimde “mutluluk”, “bir sonraki yazı daha iyi olacak” dediğimde “ ümit” vb. hissederim. Fark edileceği üzere yaşadığım her duygu, altında belli bir düşünce/anlam barındırmaktadır.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Düşünceler fark edilebilmeleri ve birbirine etkimeleri açısından üçlü bir yapı arzederler. Bu yapının en üstünde “otomatik düşünceler”, otomatik düşüncelerin altında “ara inançlar”, ara inançların altında ise en temelde “temel inançlar/şemalar” yer almaktadır. “Otomatik düşünceler” her hangi bir anda aklımızdan geçen, çok hızlı seyreden, kontrol dahilinde olmayan, örtük anlamlar içerebilen düşüncelerdir. Otomatik düşünceler sözel bir yapılanma sergileyebileceği gibi imajinatif/ hayali/resimsel bir yapı da arzedebilirler. Mesela ben, bir sevdiğimin ölümünü hayal ettiğimde üzülebilir, takdir edildiğimi düşlediğimde mutlu olabilirim. “Ara inançlar”, temel inançlardan hareketle oluşturduğumuz hayatımıza dair tutum, kural ve varsayımlardan oluşur. “Temel inançlar” ise bilişsel/düşünsel yapımızın en altında yer alan, kendimize, diğer insanlara, dünyaya/hayata dair temel bakışımızı ifade eden zihinsel yapı taşlarıdır. Temel inançlar katı, toptancı ve aşırı genelleyicidirler. Son paragrafta yazdıklarımızı özetlersek, zihinsel yapımızın en altında temel inançlar/şemalar(hayata açılan kapılar)ımız, onun üstünde temel inançlardan hareketle oluşan ara inançlarımız ve en üstte de ara inançlara göre belirlenen otomatik düşüncelerimiz yer alır. Sahip olduğumuz bu otomatik düşünceler de duygu, davranış ve fizyolojimize etki eder.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Zihinsel yapımızın en altında yer alan temel inançlar/şemalar, hayatımıza yön veren , duygu, dünce, davranış ve fizyolojimizi etkileyen en önemli mekanizmalardır. Bu noktada sorulan temel soru şudur: “İnsanın şemaları nasıl oluşur?” Bu sorunun en kestirme, kısa ve de doğru cevabı “temel yaşantılar sayesinde” olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">İnsan doğduğunda, boş fakat potansiyel/etkilenmeye açık bir düşünce yapısıyla doğar. Zamanla karşılaştığı durumlar, yaşantılar onun kendine, diğer insanlara ve dünyaya dair temel bakış açılarını oluşturur. Annesi tarafından ilgi görmeyen bir çocuğun “ben sevilmezim”, etrafındaki insanlardan iyilik ve yardım gören bir çocuğun “insanlar güvenilir varlıklardır” vb. temel inancı oluşturması pek muhtemeldir. Bu süreçte ilk yıllar son derece önemli bir yere sahiptir; çünkü zihinsel yapının bir özelliği olarak bir bilgi sonraki bilginin oluşumunu etkilemektedir. Kişinin sahip olduğu temel inançlar, onu bazı tutumlara, davranışlara sürükler. Bu tutumlar zamanla onun bir “yaşam tarzı” oluşturmasına yol açar. Bu “yaşam tarzı” gittikçe katılaşır; katılaşan bu tarz herkes için olmasa da bazı insanlar için olumsuz sonuçlar doğurur, ve kişiyi/veya başkalarını da huzursuz eder .</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Yukarıda anlatılanlar, depresyonun belirtileriyle birlikte, depresyon(ve diğer psikolojik problemler)un oluşumuna etki eden bilişsel/düşünsel mekanizmanın temel özellikleriydi. Depresif bir insanın düşünce yapısı dikkatle incelendiğinde fark edilebilecek en önemli nokta, kişinin kendini, olayları, durumları, geleceği “kaybeden” penceresinden görmesidir. Ona göre, o bir “kaybeden”dir. Bu durum bilişsel terapide “bilişsel üçlü” kavramı(kendini, dünyayı, geleceği olumsuz algılama)yla ifadelendirilir. Depresif kişi, “olumsuz bir dünya/hayat algısı”na, “olumsuz bir kendilik algısı”na ve “olumsuz bir gelecek algısın”a sahiptir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Her insanı diri tutan, insana enerji kaynağı teşkil eden, yaptığının yaşadığının anlamlı/olumlu olmasıdır. Ancak depresif kişide bu yapı bozulmuştur; ve “artık hiçbir şeyin anlamı yok”tur. Hayat boş ve saçmadır. Hiç bir eylem işe yaramaz, hiç bir etkinlik zevk vermez hale gelmiştir. Hayata böyle bakan bir insanın yapacağı en doğal şey “hiçbir şey yapmamak”; hiçbir şey yapmayarak da sahip olduğu olumsuz düşünce ateşine yakıt temin etmek olacaktır.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Depresif kişi kendini bir “kaybeden” olarak algılar. Bu kaybediş, yetersizlik, güçsüzlük, değersizlik, suçluluk, millete yük olma, işe yaramama düşünceleriyle kendini gösterir. Ona göre onun var olmasının da bir anlamı yoktur. Onun var olmasıyla insanlık bir şey kazanmadığı gibi, yok olmasıyla da bir şey kaybetmeyecektir.</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">İnsan depresyondayken geleceğe de “kaybetme” penceresinden bakar. Bu pencerenin gösterdiği ise ümitsizlik, çaresizlik vb.dir. Depresif kişiye göre hiçbir şey eskisi gibi olamayacak, kaybedilenler asla telafi edilemeyecektir. Gelecekte sadece “daha fazla kaybetme” ihtimali vardır. Madem benim ve hayatın bir anlamı yok; gelecekte de bu durum düzelmeyecek o halde yapılacak en iyi şey bu dünyadan gitmektir: İntihar!</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Depresyondaki insanın düşüncelerinde bir miktar doğruluk payının olması muhtemeldir; ancak problem olan nokta depresif kişinin, pek çok insan tarafından olumlu ve iyi kabul edilebilecek şeyleri bile olumsuz olarak algılamasıdır. Bu algı sürecinde yapılan hataları “bilişsel çarpıtma “ olarak ifade ediyoruz. Bilişsel çarpıtma, düşünce üretme sürecinde yapılan sistematik/olumsuz /yanlış değerlendirmelerdir. Bilişsel çarpıtma ile insan, değerlendirmelerini tamamen öznel ve olumsuzluk penceresinden yapar. Bu çarpıtmalar içinde, felaketleştirme, seçici odaklanma, olumluyu yok sayma, etiketleme, aşırı küçümseme/yüceltme, abartma, tünel bakış vb. yer alır.(Bilişsel çarpıtmalar ayrı bir yazıya konu olacaktır)</div>
<div style="text-align: justify;"></div>
<div style="text-align: justify;">Depresyonun bilişsel terapisinde danışan ilk önce, bilişsel yapısı/hayata bakışı konusunda farkındalık sağlar. Daha sonra da otomatik düşüncelerini, ara inançlarını ve en sonunda da temel inançlarını daha olumlu ve faydalı olanlarıyla değiştirmeyi öğrenir. Bu da danışana “hayatını yeniden inşa etme” şansını sunar!</div>
</div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yusufbayalan.com/depresyon-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

