0505 495 4727 info@yusufbayalan.com

Anksiyete bozukluğu hakkında konuşabilmek için öncelikle anksiyete (kaygı, bunaltı) ve korku kavramlarını tanımlamamızda ve aralarındaki fark(lar)a dikkat çekmemizde fayda var. Ancak şunu bilmeliyiz ki, özellikle psikoloji açısından korku ve kaygının ne kadar ayrı olduğu konusunda hiçbir zaman tam bir görüş birliği olmamıştır.

Anksiyete kelimesinin Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde karşılığı yok. Ancak kaygı, adı geçen sözlükte şöyle tanımlanıyor: “Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa” ve “Genellikle kötü bir şey olacakmış düşüncesiyle ortaya çıkan ve sebebi bilinmeyen gerginlik duygusu” Aynı sözlükte bunaltı kelimesine de “sıkıntı, iç sıkıntısı” karşılığı verilmiş.

Korku kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılıkları ise şöyle: ” Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü”, “Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara” ve “Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu”

Kaygı(anxiety)nın Psikoloji Sözlüğündeki tanımlarından biri şöyle: En genel anlamıyla tehlike veya talihsizlik korkusunun ya da beklentisinin yarattığı bunaltı veya tedirginlik; usdışı korku. Ancak tanımlandığı çerçeveye ve kullanıldığı bağlama, teorik temele bağlı olarak kaygı teriminin içeriği de büyük farklılıklar ve çelişkiler göstermektedir.

Psikoloji Sözlüğünün korku(fear) tanımı ise şöyle: Algılanan bir tehlike, tehdit anında hissedilen ve nahoş bir gerilim, güçlü bir kaçma veya kavga etme dürtüsü, hızlı kalp atışları, kaslarda gerginlik vb. belirtilerle yaşanan yoğun bir duygusal uyarılma.

Sizi tanımlamalarla daha fazla sıkmak istemiyorum. Fakat şunu belirtmem lazım ki anksiyete (kaygı, endişe) ve korku tamamen aynı şeyler değildir.

Son yıllarda pek çok önde gelen araştırmacının ayrımına göre korku, otonom sinir sisteminin savaş ya da kaç tepkisinin etkinleştiği temel bir duygudur. Korku, silah tutan birisi ya da yırtıcı bir hayvana karşı anında verilen bir tepkidir. Korkunun bu anlamda, hayatta kalmamız açısından işlevsel bir değeri vardır. Şayet korku tepkisi gerçek bir tehlike olmadığı halde ortaya çıkıyorsa bir panik atak yaşantısından bahsedebiliriz.

Anksiyete (kaygı) ise, korku ve paniğin aksine daha çok geleceğe yönelen ve korkudan çok daha dağınık nahoş duygu ve bilişlerin (düşüncelerin) karmaşık bir şekilde bir araya gelmesidir.

Anksiyete ve korku son derece insani yaşantılardır. Yani bütün insanlar zaman zaman korku ve anksiyete yaşarlar hatta yaşamalıdırlar. Hayatında hiçbir korku ve anksiyete deneyimi yaşamayan bir insanı tasavvur etmekte zorlanıyorum. Bununla birlikte korku ve anksiyete, hayatımıza fayda yerine zarar getirdiğinde bir rahatsızlık ya da hastalık olarak değerlendirilebilir. Mesela, normal düzeyde bir kaygı sınav performansı için gereklidir; ancak kaygı optimal düzeyi aşınca kişi gerçek potansiyelinin altında başarı sergiler. Başkalarının düşüncelerini belirli bir düzeyde önemsemek bize toplumda saygın bir yer edindirebilirken, başkalarının düşüncelerini abartılı şekilde önemsemek evden çıkmamıza ve bir işte çalışmamıza engel olabilir.

Anksiyete Bozuklukları Nelerdir?

Anksiyete bozuklukları(ya da kaygı bozuklukları)nın en temel özelliği, insanı yetersizleştiren yoğunluktaki gerçek dışı (rasyonel olmayan) korku ya da kaygılardır.

DSM-V (Amerikan Psikiyatri Birliği, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, Beşinci Baskı), Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları Bölümü’nde şu başlıklara yer veriyor:

  1. Ayrılma Kaygısı Bozukluğu
  2. Seçici Konuşmazlık (Mutizm)
  3. Özgül Fobi
  4. Toplumsal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi)
  5. Panik Bozukluğu
  6. Agorafobi
  7. Yaygın Kaygı Bozukluğu
  8. Maddenin/İlacın Yol Açtığı Kaygı Bozukluğu
  9. Başka Bir Sağlık Durumuna Bağlı Kaygı Bozukluğu
  10. Tanımlanmış Bir Kaygı Bozukluğu
  11. Tanımlanmamış Kaygı Bozukluğu

Bu bozuklukları sergileyenler, yaşadıkları korku ya da paniğe karşılık, kaygı belirtilerinin şiddeti ve endişelendikleri nesne ya da durum tipleri bakımından birbirlerinden ayrılırlar.

Mesela spesifik fobisi olanlar marul, böcek, peçete gibi belirli nesnelerle karşılaştıklarında panik yaşarlar. Sosyal fobisi olanlar belirli durumlarda başka insanların karşısında panik yaşar ya da kaygılı hissederler. Panik bozukluğu olanlarda, panik atak ya da kaygı yaşama olasılığı panik atak ya da kaygıya neden olur. Yaygın anksiyete bozukluğu olanlar, olası birçok olumsuz şeyle ilgili genel ve dağınık bir endişe hissederler. Obsesif kompulsif bozukluğu olanlar, zorlayıcı düşünce ve imgelere tepki olarak yoğun kaygı ya da rahatsızlık yaşarlar.

Bir kaygı bozukluğu sergileyen pek çok kişinin aynı zamanda, eş zamanlı olarak ya da hayatlarının bir döneminde başka bir kaygı bozukluğu ya da depresyon yaşadığını belirtmekte fayda var.

Anksiyete Bozuklukları Ve Nedensellik

Anksiyete bozuklukları ya da kaygı bozukluklarının nedenleri arasında pek çok ortak nokta bulmak mümkün. Biyolojik nedenler açısından bakarsak, genetik nedenlerin ya da yatkınlığın varlığından söz edebiliriz. Bununla birlikte çoğu bozuklukta en temel rolü oynayan beyin yapıları, duygusal beyin de denilen limbik sistemde ve korteksin belirli bölümlerinde bulunur. En önemli rolü oynayan nörotransmitterler ise GABA, norepinefrin ve serotonindir.

Psikolojik nedenler açısından bakıldığında, anksiyete bozukluklarının oluşumunda şu ya da bu şekilde, öğrenmenin son derece etkin olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde, çevrelerini ya da duygularını denetlemekte yetersiz olduklarını düşünenlerde kaygı bozuklukları oranı daha yüksektir. En geniş açıdan bakıldığında, anksiyete bozuklukları nedenselliğinde biyopsikososyal yapının önemli olduğunu söyleyebiliriz.

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisi

Tüm anksiyete bozuklukları ya da kaygı bozukluklarında maruz bırakma en güçlü tedavi edici unsurdur. Bununla birlikte bazı bozukluklarda bilişsel yeniden yapılandırma teknikleri faydalı olur. Aynı şekilde anksiyete giderici(anksiyolitikler) ve antidepresan ilaçlar spesifik fobiler dışında tüm anksiyete bozukluklarında işe yarayabilir.