0505 495 4727 info@yusufbayalan.com

Bu yazı, indirimkodu.com yöneticilerinin talebi üzerine sizinle paylaşılmıştır. Bir tanıtım yazısı olarak iyi bir yazı olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar.

Alışveriş mekânları gitgide çeşitleniyor ve ortamlar artık Orhan Veli’nin “İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı” diye mırıldandığı şiirdeki “serin serin Kapalıçarşı, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa” ile sınırlı değil.

Beyoğlu’ndan geçen troleybüslerin boynuz astığı elektrik tellerinin yerinde yeller esiyor. Ataköy’deki Galleria’nın Türkiye’nin tek AVM’si olduğu günler de geride kaldı. Bugün ülkemizdeki irili ufaklı alışveriş merkezlerinin sayısı bine yaklaştı.

Bu durum bundan bir nesil öncesinde tanımadığımız yepyeni bir psikolojiyi de birlikte getirdi: Alışveriş Psikolojisi

1970’LERİN MARGARİN KUYRUKLARI

Yaşı bugün 40’ın üzerinde olanlar çocukluğunda annelerinin “oğlum falanca bakkala Sana yağı gelmiş, herkese 1 tane veriyorlarmış, koş kuyruğa gir” dediğini hala hatırlar. Çünkü İkinci Dünya Savaşı sonrasından 1980’lere kadar uzanan dönem görece yokluk dönemidir ve elinizde paranız olsa da satılık ürün sayısının azlığı bugünkü refah ortamından çok farklı bir dünya yaratmıştır. Dolayısıyla sadece ihtiyaç oldukça alışveriş yapılmaktadır ve alışveriş “keyif” değil bir “ihtiyacın karşılanması” anlamındadır.

Toplumun parayla olan ilişkisi de bu nedenle soyut bir seviyededir. Genellikle devletin ürettiği ürünler ve tekdüze tasarımlardan başka bir çeşitliliğin olmaması, yurtdışından gelebilecek ürünler için koyulmuş yüksek gümrük duvarları ve tabii ki bizi alışverişe sevk edecek reklamların bugünkü gibi cevval olmamasından dolayı alışveriş bir huzursuzluk kaynağı değildir.

İNTERNET ÇAĞINDA ALIŞVERİŞ

Yıllar hızla geçerken Türkiye de dünyaya paralel olarak evrilir ve artık alışverişe çıkmak, bir ihtiyacı karşılamak için değil, bir keyif kaynağı olarak görülmeye başlanır. Çünkü 2000’li yıllar reklamın bizi her yerde yakaladığı ve “hemen alışveriş yapmalısın, yoksa mutsuz olursun” dediği yıllardır.

Reklamların bize ulaştığı ilk-dönem altyapılar olan gazete, dergi, radyo, televizyon ve sokak ilanları; artık yerini internet denen medyaya bırakmıştır. Google sadece bir arama motoru olarak çıkıp, asıl bir reklam devi olduğunu ilan ettiğinde; Facebook arkadaşlarımızı bulduğumuz değil, reklamların arasından arkadaşlarımıza erişmeye çalıştığımız bir site haline geldiğinde; Youtube videolarının yarısı reklam olduğunda ve hangi siteye girsek reklamın içerikten daha fazla yer tuttuğunu fark ettiğimizde durumu biz de anlarız: “Hemen alışveriş yapmalıyız, yoksa mutsuz olacağız.”

MAÇI KENDİ LEHİNİZE ÇEVİRİN

O halde madem ki bu ilaç yutulacak, oyunu kendi lehimize çevirmenin bir yolu olmalı. Evet var: Keyif almak

Bir Fransız atasözü “Bir Gülüş Bir Pirzoladır” der. Yani bu sadece alışveriş için değil, hayatın her anı için geçerli bir söz. Gülün, neşelenin, hayattan keyif alın. Mesela konu alışveriş ise alacağınız ürünü internetten arayın. Bunun için genel arama motorları olduğu gibi fiyat karşılaştırma motorları da var. Cimri veya Ucuzu şu sıralarda en çok kullanılan fiyat arama motorları. Aradığınız ürünü bu sitelerde aratın; size binlerce mağazayı arayıp en ucuzundan en pahalısına kadar sıralasınlar.

En ucuzunu bulduysanız durun işin en keyifli yanı şimdi başlıyor: O en ucuz mağaza için bir indirim kodu bulmalısınız. Gidin indirimkodu.com sitesine ve binlerce sitenin onbinlerce kupon kodu arasından sizin aradığınız kodu şıp diye bulun. Sitenin kullanımı ücretsiz.
Sonra başlayın alışverişe. Mağazaya gidin; ürünü seçin; sepete atın; ödeme sayfasına gelin. İşte tam o sayfada “indirim kodunuz varsa buraya girin” diye bir kutucuk göreceksiniz. Biraz önce aldığınız kupon kodunu buraya yazın. Fiyat anında ucuzlasın. Siz de ucuzlamış fiyat üzerinden alışverişinizi tamamlayın. İşte keyfin ete kemiğe bürünmüş hali.
Bu keyif size hem ekonomik olarak geri dönecek, hem pozitif enerji saçmanız dostlarınıza ve çevrenize de yansıyacak. Sizin psikolojiniz güzelleştikçe Dünya da güzelleşecek. Zülfü Livaneli’nin şarkısındaki gibi “Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.”

KISSADAN HİSSE

Alışveriş bir karar verme anı. Dolayısıyla öncesi ve sonrasıyla iki farklı aşamadan oluşan bir süreç. Karar öncesi dinamikler, karar sonrası hissedilen mutluluk ve mutsuzluğun da habercisi olarak görülebilir.
Bunun için eğer internetten alışveriş yapıyorsanız, fiyatlar fiks ve pazarlık imkansızdır. Bunun sizi üzmesine ve psikolojinizi karartmasına izin vermeyin. İnternetin size sunduğu karşılaştırma motoru ve indirim kodu sitesi gibi nimetleri kullanın. Alışverişi keyif ve mutlulukla tamamlayın.